Elektronik Ticaret Dersi 8. Ünite Özet

Elektronik Ticaret Ve Bilgi Sistemleri

Bilgi Sistemleri

Bilgi kullanıcıları aldıkları kararlarla işletme faaliyetlerine yön vermektedir. Faaliyetlerin yürütülmesi sonucunda oluşan veriler bilgiye dönüştürülerek tekrar karar alma faaliyetlerine sokulmaktadır.

Bilgi sistemleri bilgi üretir. İşletme faaliyetleri esnasında finansal olan veya olmayan, niteliksel ve niceliksel, işletme içi ve işletme dışı tüm verileri birbirleriyle ilişkilendirerek bilgi kullanıcılarına bilgi olarak sunar.

Bilgi ve iletişim teknolojilerinde yaşanan gelişmeler, işletmelerin iş yapış biçimlerini ve dolayısıyla bilgi sistemlerinin işleyiş biçimlerini değiştirmiştir. Günümüz işletmeciliği artık fiber optik kablolar ve uydular üzerinden faaliyetlerini yürütmektedir. Elektronik ticaret de işletme faaliyetlerine farklı bir boyut kazandırmıştır.

Bilgi Sistemlerinin Gelişimi

Bilgi sistemlerinin gelişimi ile iletişim teknolojilerinin gelişimi paralellik göstermektedir.

İçinde bulunduğumuz ve bilgi çağı olarak adlandırılan çağın başlangıcı olarak uzay çalışmalarının başladığı 1950’li yıllar kabul edilmektedir. 1960’lara kadar yönetim bilgi sistemlerinin görevleri işlemlerin yürütülmesi, saklama, hesaplama ve diğer elektronik veri işleme uygulamaları iken, 1960’larda yönetim bilgi sistemlerine, yöneticilerin karar alma amaçlarına yönelik olan bilgi ihtiyaçlarını karşılamak amacıyla belirli bilgileri içeren yönetim raporları hazırlama ve sunma görevi eklenmiştir.

1970’lerde karar destek sistemleri gündeme gelmiştir. Karar destek sistemlerinin amacı karar alma süreçlerinde yöneticilere etkileşimli destek sağlamaktı.

1980’lerde son kullanıcı bilgi sistemleri ortaya çıkmıştır. Böylece, son kullanıcılar kararları için kendi kaynaklarına ulaşabilmekteydiler. Ayrıca bu yıllarda yöneticilere istedikleri biçimde ve anda kritik, stratejik bilgiye ulaşma imkânı sağlayan üst yönetim bilgi sistemleri gelişmiştir. Buna ek olarak yapay zekânın gelişimi ve bilgi sistemlerinde uygulanmaya başlaması, uzman sistemler ve diğer bilgiye dayalı sistemlerin gelişimini gündeme getirmiştir.

1980’lerde başlayan ve 1990’lara kadar süren dönemde her biri kendi başına çalışan bilgi sistemlerinin bütünleştirilmesinin daha büyük sinerji yarattığı belirlenmiştir. 1990’lı yıllarda ise internet, intranet ve diğer küresel ağların hızla gelişmesi işletme içi ve işletme dışı sistemlerin bütünleşmesini gündeme getirmiştir. Tedarik Zinciri Yönetimi ve Müşteri İlişkileri Yönetimi kavramları bu bütünleşmenin sonucu ortaya çıkmıştır. Konu ile ilgili kitabınızın 164. sayfasındaki şekil 8.1’i inceleyiniz.

Bütünleşik Bilgi Sistemleri

Büyük çaplı işletmelerde çok sayıda bilgi sistemi bulunmaktadır ve bu sistemlerin birbirinden bağımsız olarak faaliyet göstermeleri karar alma durumunda olan bilgi kullanıcılarını zor durumda bırakabilmektedir. Ayrıca faaliyete ilişkin bilgilerin her bir sistem için tekrar girilmesi gerektiği için sistemde veri tekrarı ve hatalar oluşmaktadır. Tüm bu sebeplerle bütünleşik bilgi sistemi yaklaşımı geliştirilmiştir. Bütünleşik bilgi sistemi yaklaşımında işletme bütün olarak bir sistem kabul edilmektedir. Bu yaklaşıma göre işletmedeki sistemler sürekli olarak birbirleriyle etkileşim içindedir. Dolayısıyla işletme faaliyetlerine ilişkin veriler sisteme yalnızca bir kez girilmekte, o veriyi kullanacak olan sistem ortak veri tabanından veriyi çekmektedir. Böylelikle her bir sistem bir diğerinin faaliyeti hakkında da bilgi sahibi olmaktadır.

Kurumsal Kaynak Planlaması Sistemleri

Kurumsal kaynak planlaması (KKP) sistemleri, işletmede var olan tüm bilgilerin bütünleştirilmesini sağlayan yazılımlardır. Burada esas olan işletme departmanlarının bütünleştirilmesinden ziyade iş süreçlerindeki bilgi akışının bütünleştirilmesidir. Bu yüzden KKP uygulamaları farklı sektörlerde faaliyet gösteren işletmelerin farklı ihtiyaçlarına uygun olarak özelleştirilebilen nitelikte olmalıdır. Bu özelleştirme de ortak veri tabanı yaklaşımı ve modüler yapı ile sağlanabilmektedir.

İşletmelerin tedarikçileri ve müşterileri ile olan ilişkilerini tedarik zinciri yönetimi sistemi ile müşteri ilişkileri yönetimi sistemi yürütmektedir. Bu sistemlerden elde edilen veriler kurumsal kaynak planlaması sistemiyle bütünleşerek verilerin tek elde toplanması sağlanmakta ve tedarikçilerden müşterilere kadar olan tüm unsurların tek bir sistem olarak faaliyet göstermesi sağlanmaktadır.

Gelişmiş Planlama ve Programlama sistemi Tedarik zinciri yönetiminde önemli bir alt sistem olarak faaliyet göstermektedir.

İşletmeler, gerek tedarikçileri gerekse de müşterileri ile olan faaliyetleri en hızlı, güvenilir ve en az hata ile yapma amacıyla günümüz iletişim teknolojilerinden yararlanmaktadırlar. Yürütülen bu ticari faaliyetler elektronik ortamda yapıldığından elektronik ticaret kapsamında yer almaktadır.

Elektronik Ticaretin Türleri

Bilgi ve iletişim teknolojilerindeki gelişmeler işlem sürelerini kısaltmış, kâğıt yükünü azaltmış bu da maliyetlerin azalmasını sağlamıştır.

İşletmeler çağın sunmuş olduğu gelişmeleri tedarikçileri, müşterileri ve devlet ile olan ilişkilerine de yansıtmıştır. Böylece, işletmeler arası e-ticaret (B2B–Business to Business), işletme-müşteri arasında e-ticaret (B2C– Business to Customer) kavramları ortaya çıkmıştır. İşletmelerin devlet ile olan faaliyetleri e-devlet sistemi aracılığıyla yürütülmektedir. E-ticaretin bir başka türü de tüketiciler arası e-ticarettir (C2C –Customer to Customer).

İşletmeler Arası E-Ticaret (B2B)

İşletmelerin gerek tedarikçileri gerekse de kurumsal müşterileri ile yaptığı e-ticaret işletmeler arası e-ticaret olarak adlandırılmaktadır.

Elektronik Veri Değişimi (EVD) sistemi, işletmeler arası faaliyetlerin standart bir formatta değişimine olanak sağlayan bir sistemdir.

  • EVD sistemi mutlaka bir stratejik ortaklık gerektirir.
  • EVD sisteminde yer alan işletmelerin standart veri tanımlarını kullanmaları gerekmektedir.
  • EVD sistemleri tarafların yaptıkları sözleşmeler çerçevesinde otomatik olarak çalışmaktadır.
  • Onaylamalar, yükümlülüklerin doğuşu vb. hukuki düzenlemeler sözleşmeler çerçevesinde tanımlanmaktadır.

İşletmenin stok seviyesi önceden belirlenmiş olan seviyenin altına düştüğünde, EVD sistemi satıcı işletmeye otomatik olarak sipariş emri göndermektedir. Satıcı işletme, gelen bu sipariş emrini işleyerek talep edilen malzemeyi alıcı işletmeye göndermektedir. İki işletme arasında gerçekleşen bu faaliyetler yalnızca bilgisayarlar tarafından yürütülmektedir.

EVD sistemi pahalı bir sistemdir ancak, başarılı bir şekilde kurulduğunda işletmelere büyük avantajlar sağlamaktadır. EVD sisteminin işletmelere sağladığı birçok yarar mevcuttur.

EVD sisteminin direkt faydaları:

  • Azalan iş maliyetleri
  • Artan nakit akışı
  • Stok düzeyindeki azalma
  • Artan bilgi kalitesi

EVD sisteminin direkt faydalarının nedenleri:

  • Kâğıt işinin azalması ve işgücü tasarrufu
  • Süreçlerin ve bilgi değişiminin hızlanması
  • Daha kısa stok devri; azalan sipariş maliyetleri
  • Bilgiye ulaşmada artan zamanlılık ve doğruluk

EVD sisteminin endirekt faydaları:

  • Artan faaliyet verimliliği
  • Daha iyi müşteri hizmetleri
  • Artan iş ortaklığı ilişkileri
  • Rekabet gücündeki artış

EVD sisteminin endirekt faydalarının nedenleri:

  • Zaman ve faaliyet azalmasına bağlı olarak artan iç faaliyetler ve bilginin daha iyi yönetilmesi
  • Azalan gecikmeler, işlem durumları hakkında dakik bilgiler
  • Bilginin paylaşımında artış, olumsuz faktörlerin ortadan kaldırılması
  • Yeni pazarlara ulaşma kolaylığı, daha düşük maliyetle daha iyi hizmet sunabilme

Bunlara ek olarak EVD sisteminin başarılı bir şekilde kurulmasıyla sağlanabilecek yararlar aşağıdaki gibidir:

  • Belgeler kaybolmadan veya hasara uğramadan saniyeler içinde karşı tarafa gönderilmesi
  • İşletmenin ve iş ortağının ihtiyaçları doğrultusunda belgelerin standartlaşması
  • Binlerce işletme ile elektronik iletişime geçilebilmesi
  • Denetim, faturalama ve güvenlik fonksiyonlarının tam olarak gerçekleştirilebilmesi.

Yaz Okulu Sınavı
4 Eylül 2021 Cumartesi