Uluslararası Lojistik Dersi 1. Ünite Özet

Ulaştırma Sistemleri

Giriş

Lojistik kavramının en güncel tanımı müşterilerin ihtiyaçlarını karşılamak üzere her türlü ürün, servis hizmeti ve bilgi akışının başlangıç noktasından tüketildiği son noktaya kadar olan hareketinin planlanması, uygulanması, taşınması, depolanması ve kontrol altında tutulmasını sağlayan faaliyetlerin tümü şeklinde yapılabilir. Ürünlerin, kaynağından tüketildiği yere ulaşımının etkili ve verimli bir biçimde gerçekleşmesi lojistik faaliyetlerinin etkinliğini belirler.

Lojistik sistemleri, çeşitli süreçlerin yürütüldüğü tesisler ve bu tesisleri birbirine bağlayan ulaşım hizmetlerinden oluşan bir bütündür. Tesisleri birbirlerine bağlayan ulaşım hizmetleri ise araç, ekipman ve insan gücü kullanarak mal ve ürünlerin çeşitli tesisler arasında hareket etmelerini sağlarlar.

Bir lojistik sisteminin etkili çalışabilmesi için üç ana işlevini yerine getirmesi gerekir. Bunlar, siparişlerin alınıp işlenmesi, stok kontrolü ve tedariktir. Sistemin üç ana işlevinden herhangi birini yerine getirememesi sistemin çalışmasına engel olacaktır. Ulaştırma faaliyetleri lojistik sistemlerinin belkemiğini oluşturur; üretim, depolama ve tüketim süreçlerinin arasındaki bağ ulaştırma sistemleri tarafından sağlanır.

Yerel ve bölgesel lojistiğe kıyasla uluslararası lojistikte ulaştırma hizmeti çok daha önemli bir yer tutar. Ulaştırma hizmetinin önemine bu anlamda iki yönüyle yaklaşmak gerekecektir:

  • Lojistik giderlerinde ulaştırma maliyetlerinin payı,
  • Ulaştırma hizmeti kalitesinin müşteri memnuniyetine ve genel hizmet kalitesine etkisi.

Ulaştırma Sistemleri

Ulaştırma sistemleri birçok farklı fonksiyonu yerine getiren bileşenlerden oluşur. Bu bileşenlerin birbirleriyle olan etkileşimi ve farklı alt sistemlerin bir araya gelmesiyle oluşan süreç mekanizmaları ulaştırma sistemlerinin oldukça karmaşık sistemler olmasına neden olur.

Ulaştırma sistemlerinin her şeyden önce işlevsel sistemler olmalarının nedeni, hem mal ve ürünlerin hem de insanların hareket etmelerini sağlamalarındandır. Gelişmiş bir ulaştırma sistemi mal ve ürünlerin hem çeşitliliğinin artmasına hem de ihtiyaç duyulan yerlerde yeteri miktarda bulunmasına olanak sağlar.

İşlevsel açıdan ele alındığında ulaştırma sistemleri temel olarak aşağıdaki bileşenlerden oluşmaktadır:

  • Tesisler ve altyapı
  • Araçlar ve araç filoları
  • İşletmeler ve organizasyonlar
  • İşlevsel tesisler ve ilgili işletmeler
  • Operasyon stratejileri ve yasalar

Ulaştırma hizmetinin gerçekleştirilebilmesi için bu işlevsel bileşenlerin her birinin birbirleriyle ilişkilerinin ve etkileşiminin de tasarlanması ve planlaması gerekmektedir. Ulaştırma sistemleri toplum genelini ilgilendirdiğinden yasa koyucu ve uygulayıcıları da ulaştırma sistemlerinin en önemli bileşenlerinden biri olarak görülmelidir. Ulaştırma sisteminin, üretim sistemleri, finansal sistemler ve pazarlama faaliyetleri ile etkileşimli bir biçimde işlevlerini yerine getirmesi lojistik sistemlerinin etkinliği ve verimliliği için zorunludur.

Ulaştırma sistemleri uygarlığın gelişiminde çok önemli bir role sahip olmakla birlikte üretim sistemlerinin etki ve ilgi alanlarını yerel olmaktan çıkarıp öncelikle bölgesel daha sonra da küresel hale getirmiş, dolayısıyla büyük ölçekte üretim faaliyetlerini mümkün kılmıştır.

Uluslararası Lojistik ve Uluslararası Taşımacılık

Mesafelerin ve taşıma hacimlerinin artmasıyla birlikte lojistik sistemlerinde ulaştırma faaliyetlerinin etkinliği ve önemi artmıştır. Uluslararası lojistikte bu etki ve önem çok daha belirgin bir şekilde ortaya çıkar. Dolayısıyla, ürünün değeri ve maliyeti, ulaştırma faaliyetiyle ürüne katılan değerin etkisini de düşünerek ele alınmalıdır.

Lojistik sistemleri içerisinde ulaştırma faaliyeti üç farklı bakış açısıyla ele alınabilir.

  • Gönderici , taşınacak olan yükün kendisinden sorumlu olan taraf ya da yükü kontrol eden tüzel kişi veya kuruluştur,
  • Taşıyıcı , yükü hareket ettiren ulaştırma kuruluşudur,
  • Alıcı , taşınan yükü alacak olan kişi ya da kuruluştur.

Yerel lojistik sistemlerinde çok daha bağımsız bir biçimde sorumluluklarını yerine getirebilen taraflar uluslararası lojistikte daha etkin bir biçimde işbirliği ve ortaklık yürütmek durumunda kalabilirler.

  • Her şeyden önce uluslararası taşımacılık sınırlar ötesi bir faaliyettir ve bir yükün taşınmasında birden fazla ulusal sınırdan geçmesi ve birden fazla ülkenin topraklarında hareket etmesi gerekecektir.
  • Uluslararası taşımacılıkta ölçekler farklıdır. Ortalama mesafeler ve ortalama yük miktarları çok daha büyüktür.
  • Kullanılan taşıma türleri çok daha farklıdır.

Lojistik sisteminin performansı açısından ele aldığımızda ise en belirleyici faktörlerin gönderici tarafından ulaştırma hizmetinin hangi şartlar altında yerine getireceğini belirleyen birtakım kararların olduğunu görebiliriz.

  • Hangi taşıma türü kullanılacak?
  • Kullanılacak olan her bir taşıma türü için hangi taşıyıcı kuruluştan hizmet alınacak?
  • Şirket, kendi filosuna sahip olduğu bir sistem mi yürütecek yoksa hizmetin ya da araçların kiralandığı bir sistemle mi çalışacak?
  • Gönderici, ulaştırma operasyonlarını kendisi mi yönetecek, yoksa üçüncü taraf olan bir kuruluştan hizmet mi alacak?

Ulaştırma Yönetimi

Tesisler arasında taşınan farklı biçimdeki yüklerin çıkış noktalarından varış noktalarına hareketlerini sağlamak için lojistik sisteminin bir taşıma ya da ulaştırma sistemi tarafından desteklenmesi gerekir (S:7, Şekil 1.1). Lojistik sisteminin etkin ve verimli bir şekilde çalışması için ulaştırma hizmetlerinin etkin bir şekilde planlanması ve yönetilmesi gerekir. Planlama ve yönetim sürecinde alınması gereken en önemli kararlardan ilki taşıma türünün seçimidir. Bu karara bağlı olarak ulaştırma hizmetinin ne şekilde yerine getirileceğinin belirlenmesi gerekir. Lojistik sisteminin sahibinin ulaştırma hizmetlerinin nasıl yerine getirileceğini belirlemesi oldukça karmaşık bir süreçtir.

Taşıma Türü Seçimi , Bir yükün karayolu, demiryolu, denizyolu, havayolu veya boru hattıyla ya da bunların birlikte kullanılmasıyla oluşturulan karma taşımacılık kullanılarak başlangıç noktasından varış noktasına ulaşması kararına taşıma türü seçimi denir. Taşıma türü seçimi aşağıdakiler göz önüne alınarak yapılmalıdır;

  • Yükün karakteristik özellikleri,
  • Taşıma türüne kolay erişim,
  • Bedel ve tarifeler,
  • Taşıma süresi,
  • Yüklerin güvenliği,
  • Yasal mevzuatla ilgili hükümler.

Yükün özellikleri, Yüklerin doğasından gelen karakteristik özellikleri, taşıma türüyle uyumunu belirlemekte öncelikle göz önüne alınması gereken unsurlardır. Yükün ele alınması gereken özellikleri aşağıdaki gibi sıralanabilir;

  • Boyutları
  • Ağırlık ve yoğunluğu
  • Maddi değeri
  • İstiflenebilirliği
  • Elleçlenebilirliği
  • Zarar/Ziyan olasılığı
  • Tehlikeli ürünler ve özel ihtiyaçlar

Taşıma türüne kolay erişim, Göndericiler ve alıcıları her türlü taşıma türüne kolaylıkla erişemeyebilirler. Örneğin, tomruk taşımacılığı ve maden taşımacılığı için ekonomik açıdan en uygun seçim su kanalları ya da suyolu taşımacılığı olmasına rağmen tomruk üretiminin yapıldığı tesisler ya da maden çıkarılan tesisler suyollarına ve havzalarına yakın olmayabilirler.

Taşıma süresi, Bir ürünün sipariş edildiği andan temin edildiği ana kadar geçen süre içerisindeki en önemli bileşenlerden bir tanesi taşıma süresidir. Taşıma süresi yükün çıkış noktasından yola çıktığı andan varış noktasında alıcı tarafından teslim alındığı ana kadar geçen süredir. Lojistik sistemlerinde taşıma süreleri hizmet seviyesinin ve müşteri memnuniyetinin önemli ölçütleri olarak ele alınabilirler.

Bedel ve tarifeler, Ulaştırma maliyetleri taşıma türüne bağlıdır ve genellikle taşıma türünün hızı ile orantılı bir şekilde artış gösterir. Taşıma türü seçiminde taşıma bedelleri ve tarifeler, göndericinin amaçladığı müşteri memnuniyeti ve hizmet seviyesine bağlı olarak önemli bir rol oynayacaktır. Ancak bu aynı zamanda yüklerin değerinin de ön plana çıkarılması gereken bir unsur olarak ele alınmalıdır.

Güvenlik , Bir yük taşıma süresi boyunca çok çeşitli tehlikelere maruz kalabilir. Genel olarak, bu tehlikelerin önemli bir kısmıyla yolculuk süresince değil ara beklemelerde karşı karşıya gelinir. Örneğin, hırsızlıkların veya fiziksel hasarların yük hareket halindeyken gerçekleşmesi pek mümkün değildir. Yüklerin güvenliği çerçevesinde aynı zamanda çevreye verebilecekleri zararları da göz önünde bulundurmak gerekir. Tehlikeli madde taşımacılığında elleçleme sürelerinin en aza indirilmesi ve yüklerin özel teçhizat ile elleçlenmesi hem ilgili personelin hem de çevrenin yükün oluşturduğu risklere karşı korunmasını temin edecektir.

Yasal mevzuat ve düzenlemeler, Yasal düzenlemelerin bir kısmı yüklerin güvenli bir şekilde taşınmasını sağlama amacı güderken bir kısmı da ekonomik ve siyasal önlemlerin alınmasını hedeflemektedir. Uluslararası taşımacılıkta gümrük işlemleriyle ilgili düzenlemeler, kaçakçılığı engellemeyi amaçlayan düzenlemeler ve ülkeler arası hukuka bağlı yasal çerçeve mekanizmaları da taşıma türünün seçiminde göz önüne alınması gereken unsurlardır. Ekonomik düzenlemelerin bir kısmı ise taşıma tipleri arasındaki seçimleri etkileyecek ve dolayısıyla ekonomik aktivitenin yönünü belirleyecek şekilde yapılmaktadır.

Ulaştırma Hizmetinin Yönetimi, Ulaştırma hizmetinin yönetimi üç farklı şekilde gerçekleştirilebilir: özel taşımacılık, sözleşmeli taşımacılık, genel taşıyıcı. Bu üç farklı düzen arasında gönderici tarafından yapılacak olan tercih birçok farklı etmenin bir araya getirilmesi ile belirlenir. Üç düzenin temel özellikleri şu şekilde açıklanabilir;

  • Özel Taşımacılık: Göndericinin taşıma hizmetlerini kendi sermayesiyle elde edilmiş sabit kaynaklar ve kendine ait değişken kaynakları kullanarak yerine getirdiği durumdur.
  • Sözleşmeli Taşımacılık: Gönderici firmanın lojistik ve taşıma hizmeti sağlayan üçüncü taraf bir başka kuruluşa ulaştırma ve taşıma hizmetleriyle ilgili tüm sorumluluklarını ya da birtakım sorumluluklarını iki tarafça belirlenen sözleşme şartları ve fiyatlandırma koşulları altında aktarmasıdır.
  • Genel Taşıyıcı: Gönderici firma taşıyıcı firmanın pek çok müşterisinden bir tanesidir. Bu, temelde kargo taşıyıcılarının verdiği hizmetlerin büyük ölçekteki karşılığı olarak görülebilir.

Göndericinin tercihi yüklenilmek istenen sorumlulukla alınmak istenen riski dengeleyici bir şekilde yapılmalıdır.

Yukarıda bahsettiğimiz üç farklı düzen içerisinde en fazla sorumluluk ve en az risk özel taşımacılıkta, en az sorumluluk ve en fazla risk ise genel taşıyıcı seçeneğindedir. Son yıllarda eğilim, özellikle üretim endüstrisindeki şirketlerin çoğunlukla sözleşmeli taşımacılık seçeneğine yöneldiğini göstermektedir. Özellikle uluslararası taşımacılıkta özel taşımacılık seçeneği olurlu olmaktan çıkmaktadır.

Taşıma Türlerine Lojistik Bakış Açısı

Ulaştırma endüstrisinde diğer her endüstride olduğu gibi taşıyıcılar arasındaki rekabet pazarın temel destekleyici gücüdür. Ancak, bu rekabet yalnızca taşıyıcılar arasında değil temelde taşıma türleri arasında da açıkça görülmektedir ve gerçekleşmektedir. Müşteri tarafında yer alan göndericiler tercihlerini öncelikle kullanmak istedikleri tür ya da türleri belirlemek yönünde daha sonra bu türdeki ulaşımı sunan taşıyıcılar arasında yapmak durumundadırlar.

Karayolu , Motorlu taşıtlarla yapılan karayolu taşımacılığı ulaşım türleri arasında yük taşımacılığında hem ilk akla gelen hem de en çok tercih edilen türdür. Karayolu taşımacılığı diğer bütün türler arasında en esnek ve erişimi en kolay olan türdür. Altyapı gereksinimi hükümetler ve devletler tarafından özellikle yolcu taşımacılığı ve yerleşim yerleri göz önüne alınarak yapıldığından erişim kolaylığı açısından herhangi bir zorluk teşkil etmemektedir. Dolayısıyla, hem göndericilerin hem de alıcıların erişimi açısından en yüksek ölçekteki esnekliği sağlamaktadır. (S:11, Şekil 1.2). Karayolu taşımacılığında yükler genelde çıkış noktasından alınıp varış noktasına bırakılacak şekilde tek bir seferle taşınır. Karayolu taşımacılığında yeni taşıyıcıların pazara girmesi oldukça kolaydır. Bu durum, karayolu taşımacılığında diğer türlere göre çok daha zorlu ve dirençli bir pazar payı rekabeti olmasına neden olur; zira pazara yeni giriş yapan taşıyıcı sayısındaki artış çok yüksektir. Uluslararası taşımacılıktaki artış, mesafelerin artmasına ve coğrafi kısıtlamalara rağmen karayolu taşımacılığının önemini yitirmesine neden olmamıştır. Bu durumun nedeni ise diğer türlere erişimin karayolu ile sağlanması ve karma taşımacılıkta karayolu taşımacılığının önemli rolüdür.

Demiryolu , Demiryolları, büyük hacimli, yüksek yoğunluklu ve düşük değerli yüklerin uzun mesafelerde taşınmasının özellikle karayolu ve havayolu taşımacılığına göre çok daha az maliyetle gerçekleştirilmesini sağlar. Coğrafi şartlar uygun ise denizyolu ve hatta boru hattı taşımacılığı ile de rekabet halindedir, ancak genel olarak daha maliyetlidir. Demiryolları tarafından sunulan hizmetler altyapı kısıtları nedeniyle çok esnek değillerdir. Demiryollarının çalışması için gerekli olan altyapı bu türe erişimin çok kolay olmadığını ortaya çıkarmaktadır. (S:12, Şekil 1.3). Demiryolu taşımacılığında pazar içinde rekabet diğer türlere karşı yapılan rekabet gibi değildir. Çeşitli ulusal sistemlerde farklı şekillerde düzenlenmiş olmasına rağmen, birçok ulusal sistemde demiryolları ya devlet tarafından yönetilen ve sahip olunan tek bir demiryolu taşıyıcısı vardır.

Havayolu , Havayolu taşımacılığının gelişimi 20. Yüzyıl sonlarında lojistik sistemlerinde ulaştırma hizmetleri açısından yaşanmış en önemli ilerlemelerden bir tanesidir. Özellikle uluslararası taşımacılığın gelişmesi ile taşıma mesafelerinin uzaması, ancak var olan taşıma türleriyle taşıma sürelerinin çok uzun olması uluslararası ticaretin önündeki en büyük engellerden biri olmuştur. Havayolu taşımacılığının yaygınlaşması bu engeli ortadan kaldırmakta çok önemli bir rol oynayarak uluslararası ticaretin ve dolayısıyla uluslararası lojistiğin gelişiminde önemli adımlar atılmasına neden olmuştur. (S:13; Şekil 1.4). Havayolu taşımacılığı terminalli ulaştırma sistemleri (demiryolu, denizyolu ve havayolu) içerisinde terminaller arası yolculuk sürelerinin en kısa olduğu türdür. Terminallerin altyapı ve işletme maliyetlerini arttırması nedeniyle taşıma maliyetlerinin de oldukça yüksek olması tüm türler arasında en pahalı taşıma türü olmasına neden olur. Öte yandan, taşıma sürelerinin çok kısa olması bu dezavantajın göz ardı edilmesinde etkili olmuştur. Geleneksel olarak yüklerin terminalden terminale taşıma hizmetini yerine getiren havayolları hizmet seviyelerini yükseltebilmek ve pazar paylarını arttırmak amacıyla kapıdan kapıya teslim hizmetleri de vermeye başlamışlardır.

Denizyolu , Denizyolu taşımacılığı uluslararası taşımacılık pazarına hükmeden taşıma türüdür. Kıtalar arası ve denizaşırı taşımacılıkta havayolu taşımacılığına göre çok daha eski bir taşıma türü olmasıyla birlikte maliyetlerin de oldukça düşük olması uzun mesafe ve uluslararası taşımacılıkta denizyolu taşımacılığına çok önemli bir avantaj sağlamaktadır. Bununla birlikte, taşınabilen yüklerde hem ağırlık hem de boyut sınırlarının olmaması, hem paketlenebilir yüklerde hem de dökme yüklerin taşınmasında kullanılabilir olması denizyolu taşımacılığının güçlü tarafları olarak ön plana çıkar. (S:14, Şekil 1.5). Denizyolu taşımacılığı diğer türlere göre çok daha yavaş ve üstelik de çok değişken sefer sürelerine mağdur kalmaya açıktır. Erişim kolaylığı açısından ise çok belirgin bir dezavantaja sahip olduğu ortadadır. Denizyolu taşımacılığında faaliyet gösteren firmalar sundukları hizmet tipine göre sınıflandırılabilirler

Boru Hattı, Boru hattı taşımacılığı özel olarak sıvı haldeki yakıt taşımacılığında kullanılan taşıma türüdür. Bu taşıma türünde taşınacak yükün akışkanlığından faydalanılarak yükün harekete geçirilmesi söz konusudur. (S:15, Şekil 1.6). Boru hattı taşımacılığı temelde demiryolu ve denizyolu taşımacılığı ile rekabet halindedir. Ancak, boru hattı yatırımları taşınacak sıvı yakıtın çıkarıldığı ya da işlendiği tesislerle limanlar ya da kullanılabilir halde dağıtımının yapılacak olduğu tesisler arasında yapıldığından kuruluş altyapısı oluşturulduktan sonra oldukça düşük maliyetli bir taşıma türü seçeneği haline gelir. Ancak, bu türün elbette ki başlangıç yatırım maliyetleri oldukça yüksektir. Genellikle boru hattının topraklarından geçtiği ülkelerin oluşturduğu konsorsiyumlar tarafından yapımına karar verilir. İşletmesi çoğunlukla kamu kuruluşları tarafından doğrudan ya da uzun süre kiralama yöntemiyle gerçekleştirilir.

Karma Taşımacılık, Karma taşımacılık yükün taşınmasında ara duraklarda gerçekleşen transferler aracılığıyla birden fazla taşıma türünün kullanıldığı ulaştırma sistemlerinin temelini oluşturur. Temelde bir taşıma türü olarak değil, bir ulaştırma sisteminin temelini oluşturan taşıma yöntemi ya da tekniği olarak da düşünülebilir. karma taşımacılıkta ön plana çıkan iki önemli unsur vardır:

  • Konteyner taşıma: Yüklerin bir taşıma kabı içerisinde taşınıyor olması ve türler arası transferin bu taşıma kabının transferi ile gerçekleştiriliyor olması karma taşımacılık operasyonlarının en temel ilkesidir.
  • Türler arası eşgüdüm: Karma taşımacılıkta türler arası transferin etkin bir şekilde gerçekleştirilmesi gerekir. Bu da ancak transfer operasyonlarının eşgüdümlü bir şekilde gerçekleştirilmesi ile mümkün olmaktadır

Karma taşımacılıkta karayolu, demiryolu ve denizyolu taşımacılığı kullanımı ön plana çıkar. Uluslararası ticaret ve taşımacılığın artışı, karma taşımacılığının doğuşuna neden olmuştur. Hem mesafelerin uzaması hem de taşıma seferlerinin farklı coğrafi bölgelerden geçiyor olması uluslararası taşımacılıkta tek tür kullanımın yetersiz olacağını ortaya çıkarmıştır. Taşıma türünün seçimi lojistik sistemlerindeki en kritik karar problemlerinden bir tanesi olmakla beraber daha önce bahsettiğimiz birçok etmenle birlikte yükün değer-ağırlık oranı ve ağırlık-boyut ilişkisi tür seçiminin belirlenmesinde kritik önem taşırlar. (S:16, Şekil 1.8).

Ulaştırma Ekonomisi

Üretim endüstrisinin temel varlık sebebi mallar ve ürünler için oluşan talebi karşılamaktır. Ekonomik ve sosyal gelişim üretim endüstrisinin ulaştırma hizmeti için bir pazar oluşturmasına neden olmuş, sistemlerinin büyümesiyle birlikte bu pazar da ekonomideki geleneksel arz-talep ilişkisi mekanizmasının çalıştığı bir endüstri kolunun oluşmasını sağlamıştır. 20. Yüzyıl sonlarından itibaren gelişmiş ve gelişmekte olan ülke ekonomilerinde ulaştırma endüstrisinin payı % 20’ler seviyesine kadar çıkmıştır.

Ulaştırma sistemlerindeki ekonomik mekanizmayı çalıştıran geleneksel arz-talep ilişkisiyle birlikte iki temel ilke vardır. Bir tanesi geleneksel üretim ekonomisinde de önemli rol oynayan ölçek ekonomisi diğeri de ulaştırma hizmetine özel mesafe ekonomisidir.

Taşımacılık bedelleri ya da ücretlerinin belirlenmesi ulaştırma sistemlerinde oluşan talebi karşılama mekanizmasında önemli bir yer tutar. Taşımacılık bedellerinin hesaplanmasında yukarıda bahsettiğimiz maliyet yapısı kadar önemli bir başka belirleyici de taşınan mal ve ürünlerin çeşitli özellikleridir. Bu özellikler daha önce bahsettiğimiz taşıma türünün seçiminde de çok önemli bir rol oynamakla birlikte yalnızca taşıma türü ile ürün özellikleri arasındaki uyum değil, ürünün kendine ait özellikleri de taşıma ücretlerini önemli bir ölçüde etkiler.

Taşımacılık bedellerinin belirlenmesinde önemli rol oynayan başka bir faktör ise taşıyıcı ve gönderici arasındaki ilişkinin şeklidir. Bir taşıyıcı için uzun süreli sözleşmeli gönderici müşteriler için belirlenecek navlun bedelleri yalnızca ihtiyaç oluştuğunda taşıma hizmeti talep eden bir gönderici için belirlenen navlun bedellerinden çok farklı olacaktır.

Taşımacılık bedellerinin ve maliyetlerin değişimindeki en önemli etmenlerden bir tanesi de genel ekonomik durum ve genel ekonomik durum çerçevesinde üretim endüstrisinin içinde bulunduğu şartlardır. Üretim ekonomisindeki durgunluk ulaştırma hizmetlerine olan talebi düşürecektir.

Ulaştırma ekonomisi, en genel anlamda, geleneksel üretim ekonomisine benzemekle birlikte piyasanın belirleyicileri olan maliyetleri ve bedelleri etkileyen ve destekleyen birçok farklı unsur vardır. Bunlar kısaca şu şekilde özetlenebilir:

  • Hizmet maliyeti,
  • Taşınan ürünlerin değeri,
  • Taşıyıcının faaliyet kapasitesi
  • Taşıyıcının faaliyet alanının büyüklüğü ve jeopolitik önemi,
  • Taşıyıcının kullandığı taşıma türü,
  • Taşınan ürünle taşıma türü arasındaki uyum,
  • Taşıyıcı ve gönderici arasındaki işbirlikleri ve ortaklıklar,
  • Genel ekonomik durumla birlikte arz-talep dengesindeki durum.

Uluslararası taşımacılıkta bütün bu saydığımız unsurlar çok daha karmaşık bir şekilde ulaştırma sistemlerini ve faaliyetlerin yürütülme biçimini etkiler.


Yaz Okulu Sınavı
4 Eylül 2021 Cumartesi