Hukukun Temel Kavramları Dersi 7. Ünite Özet

Özel Hukukun Dalları

Giriş

Kamu hukuku özel hukuk ayrımı hukuka ilişkin temel ayrımlardan olmasına karşın eski önemini yitirmiştir. Özel hukukta taraflar özgür iradeleri ve eşitlik ilkesi esaslarınca hukuki ilişkiye girmeleridir. Ancak kamu hukukunda kamu menfaati dikkate alınmakta, hukuki ilişki eşit görülmemektedir.

Günümüzde ilişkilerin karmaşıklaşması ile kamu hukuku sözleşme serbestisini etkileyecek biçimde özel hukuka dahil olmakta ve kamu hukukuna uygun olarak getirilen sınırlandırıcı ve koruyucu hükümlere tarafların uyması beklenmektedir.

Özel hukukun dalları şunlardır:

  • Medeni Hukuk,
  • İş Hukuku,
  • Ticaret Hukuku,
  • Devletler Özel Hukuku.

Medeni Hukuk

Medeni hukuk, gerçek ya da tüzel kişilerin toplumsal ilişkilerinde ön plana çıkan haklarını konu almaktadır. Bugün geçerli olan medeni hukuk anlayışının temeli Roma hukukuna dayanmaktadır.

Türk Medeni Kanunu’nun ilk yedi maddesinde genel ilkelere yer verilmiştir. Buna göre kanun, sözüyle ve özüyle değindiği bütün konularda uygulanır. Kanunda uygulanabilir bir hüküm yoksa, yargıç, örf ve âdet hukukuna göre, bu da yoksa kendisi kanun koyucu olsaydı nasıl bir kural koyacak idiyse ona göre karar verir.

22.11.2001’de kabul edilen Türk Medeni Kanunu dört kitaptan oluşmaktadır. Türk Borçlar Kanunu ise ayrı bir kanun metnidir. Medeni Hukukun Dalları şunlardır:

  • Kişiler Hukuku,
  • Aile Hukuku,
  • Eşya Hukuku,
  • Miras Hukuku,
  • Borçlar Hukuku.

Kişiler Hukuku

Medeni Kanun kişileri iki ayrı grupta ele almaktadır. Bunlar kısaca şöyle açıklanabilir:

  • Gerçek kişiler: Gerçek kişiler hukukunda, önce her insanın hak ehliyeti olduğu belirtilir. Fiil ehliyeti ise ayrıca irdelenir ve fiil ehliyetine sahip olan kimsenin kendi fiilleriyle hak edinebileceği ve borç altına girebileceği düşünülür. Bunun dışında kişiler hukuku, on sekiz yaşın doldurulmasıyla başlayan erginliği de ele almaktadır.
    Kişiler hukukunun ele aldığı bir başka konu da ikametgahtır. Bir kimsenin sürekli kalma niyetiyle oturduğu yer, başka bir deyişle kişinin yerleşim yeri, hukuken “ikametgâh” olarak adlandırılır.
    Kişiliğin korunması da kişiler hukukunun konusuna girer. Kişiliğe yönelik saldırıların ne şekilde engelleneceği, ortaya çıkan zararın nasıl karşılanacağı hep kişiler hukukunda incelenir. Doğum, ölüm, gaiplik kararı gibi kişisel durum sicilleri de bu alana girmektedir.
  • Tüzel Kişiler: Başlı başına bir varlığı olmak üzere örgütlenmiş kişi toplulukları ve belli bir amaca özgülenmiş olan bağımsız mal topluluklarını ifade eder.

Tüzel kişiler, iki temel türe ayrılırlar. Bunlar kısaca şöyle açıklanabilir:

  • Dernekler: En az yedi gerçek kişinin kazanç paylaşma dışında belirli ve ortak bir amacı gerçekleştirmek üzere, bilgi ve çalışmalarını sürekli olarak birleştirmek suretiyle oluşturdukları tüzel kişiliğe sahip kişi topluluklarıdır.
  • Vakıflar: Gerçek veya tüzel kişilerin yeterli mal ve hakları belirli ve sürekli bir amaca özgülemeleriyle oluşan tüzel kişiliğe sahip mal topluluklarıdır.

Aile Hukuku

Evlenme, nişanlanma, boşanma aile hukukunun ilgi alanına girmektedir. Aile hukuku kapsamında değerlendirilmesi gereken bir başka konu da mal rejimleridir. Mal ayrılığı, paylaşmalı mal ayrılığı, mal ortaklığı gibi kavramlar mal rejimine dahil edilen konularıdır.

Vesayet, vesayet organları ve kayyımlık, aile hukukunun ele aldığı bir başka konudur. Bu kurumların oluşması, koşulları, sona ermesi ve sonuçları ayrı ayrı değerlendirilir. Vesayet organları denilen makamlar, vesayet daireleri, vasiler ve kayyımlardır. Kamu vesayeti, vesayet makamı ve denetim makamından oluşan vesayet daireleri tarafından yürütülür.

Miras Hukuku

Miras hukuku, kişinin ölümü sonrasında geride kalan malvarlığı üzerindeki hakları ele alır. Yasal mirasçılar miras bırakanın birinci derece mirasçıları olan altsoyu, altsoyu bulunmayan mirasbırakanın mirasçıları, ana ve babasıdır. Mirasbırakandan önce ölmüş olan büyük ana ve büyük babaların yerlerini, her derecede halefiyet yoluyla kendi altsoyları almaktadır.

Evlilik dışında doğmuş ve soybağı, tanıma veya hâkim hükmüyle kurulmuş olanlar, baba yönünden evlilik içi hısımlar gibi mirasçı olurlar. Evlâtlık ve altsoyunun, evlât edinene mirasçılığı da kan hısmı gibidir. Evlâtlığın kendi ailesindeki mirasçılığı da devam eder. Evlât edinen ve hısımları, evlâtlığa mirasçı olmazlar. Mirasçı bırakmaksızın ölen kimsenin mirası devlete geçer.

Miras hukukunun bir başka önemli konusu da ölüme bağlı tasarruflardır. Mirasbırakan, mal varlığı üzerindeki tasarruf özgürlüğüne dayanarak malvarlığının tamamında ya da bir kısmında miras sözleşmesi ya da vasiyetname ile tasarrufta bulunabilirler.

Mirasçı mirasbırakana karşı ağır bir suç işlemişse mirasçılıktan çıkarılabilir.

Mirasın açılması, paylaşılması, istihkak davaları, mirasın reddi ve tasfiyesi, miras hukukunda yargısal sorunlara neden olan en önemli konular arasındadır.

Miras hukuku, paylaşımın ne şekilde yapılacağını da ele alır. Buna göre yasal mirasçılar, gerek kendi aralarında, gerek atanmış mirasçılarla birlikte mirası aynı kurallara göre paylaşırlar.

Eşya Hukuku

Medeni hukukun dördüncü bölümü olan eşya hukuku, temelde taşınır ve taşınmaz malların üzerindeki hakları konu alır. Bu alanın temel kavramı mülkiyettir.

Mülkiyet hakkı, bir kimseye, bir eşya üzerinde kullanma, yararlanma, tasarrufta bulunma yetkilerini tanıyan en geniş kapsamlı haktır.

Eşya hukukunda mülkiyet hakları iki gruba ayrılır:

  • Ferdi mülkiyet,
  • Birlikte mülkiyet.

Birlikte mülkiyet ikiye ayrılmaktadır. Bunlar kısaca şöyle açıklanabilir:

  • Paylı mülkiyet (müşterek mülkiyet): Birden çok kimsenin maddî olarak bölünmüş olmayan birşeyin tamamına belli paylarla maliktir. Başka türlü belirlenmedikçe paylar eşit sayılmaktadır.
  • Elbirliği mülkiyeti (iştirak hâlinde mülkiyet): Kanun veya kanunda öngörülen sözleşmeler uyarınca oluşan topluluk dolayısıyla mallara birlikte malik olunmasıdır.

Taşınmaz mülkiyeti, eşya hukukunun en önemli bölümünü oluşturur. Arazi, tapu kütüğünde ayrı sayfaya kaydedilen bağımsız ve sürekli haklar ve kat mülkiyeti kütüğüne kayıtlı bağımsız bölümler, taşınmaz mülkiyetinin konusunu oluşturur. Taşınmaz mülkiyetinin kazanılması, tescille olur.

Taşınır mülkiyeti eşya hukukunun temel iki bölümünden ikincisidir. Taşınır mülkiyetinin konusu, nitelikleri itibarıyla taşınabilen maddî şeyler ile edinmeye elverişli olan ve taşınmaz mülkiyetinin kapsamına girmeyen doğal güçlerdir.

Borçlar Hukuku

Borçlar hukuku, kişiler arasındaki borç ilişkilerini konu alır. Hukuk sistemimiz içinde borcun kaynağı kural olarak, kanun, sözleşme ya da hukuka aykırı fiil olabilir. Borçlar hukuku bu borç kaynaklarını, yarattıkları sorumluluk türünü ve sonuçlarını düzenler.

Türk Borçlar Kanunu iki temel bölümden oluşmaktadır. Bunlar kısaca şöyle açıklanabilir:

  • Genel hükümler : Hemen her borç ilişkisine uygulanabilecek hükümler bulunmaktadır.
  • Özel Hükümler : Çeşitli sözleşme tipleri ve onlara özgü hükümler düzenlenmektedir.

Borçlar Kanunu sözleşmelerin nasıl kurulacağı, nasıl sonlandırılacağı, tarafların hakiki ve ortak iradelerinin ortaya çıkarılmasıyla ilgilenmektedir.

Borçlar hukukunun en önemli ilgi alanlarından biri başkası da, ilk kez yeni Borçlar Kanunu’nda düzenlenen genel işlem koşullarıdır. Genel işlem koşulları, bir sözleşmenin yapılması sırasında sözleşmeyi düzenleyenin, ileride çok sayıdaki benzer sözleşmede kullanmak amacıyla önceden, tek başına hazırlayarak karşı tarafa sunduğu sözleşme hükümleri olarak ifade edilebilir.

Temsil de Borçlar hukukunun konusudur. Temsilin nasıl işeyeceği, neler içerdiği, türleri, yetkisiz temsil bu kapsamdadır.

İş Hukuku

İş hukuku esasen hem özel hem kamu hukuku alanına dahil bir hukuk dalıdır.

İş hukuku üç ana başlık altında incelenmektedir:

  • Bireysel iş hukuku,
  • Toplu iş hukuku,
  • Sosyal güvenlik hukuku.

Bireysel İş hukuku

Bireysel iş hukuku, 4857 sayılı İş Kanunu’nu temel alır. İçerdiği özgün hukuki yapılar, bir ikili borç ilişkisinden beklenmeyecek düzeyde kamusal bakış açısı, daha önceleri borçlar hukukunun bir parçası olan iş hukukunu, tümüyle ondan koparmış ve çok kapsamlı bir alan haline getirmiştir.

İş Kanunu, Borçlar Kanunu ile kıyaslanamayacak düzeyde geniş kapsamlı haklar içerir. Bu ayrım sebebiyle işçileri İş Kanunu’na tabî olanlar ve olmayanlar olarak ayırmaya bir engel yoktur. İş Kanunu’nun kapsamına girmeyen işçiler, hizmet sözleşmesi ile çalışıyor olsalar da Borçlar Kanunu hükümlerine tabî olacaklar, orada tanınan haklarla yetineceklerdir.

İş Kanunu’nun içeriğinde önce “iş sözleşmesi” ve “işçi- işveren-alt işveren” yapılarının düzenlendiği görülür.

Toplu İş hukuku

İş hukukunun diğer bir bölümünü oluşturan toplu iş hukuku, Sendikalar ve Toplu İş Sözleşmesi Kanunu ile düzenlenmektedir. Söz konusu yasa, işçilerin Anayasa’dan kaynaklanan örgütlenme hakkını güvence altına almaktadır.

Toplu iş hukukunda, işçi ve memurların sendikal hakları ele alınır. Söz konusu sendikaların kuruluşu, işleyişi ve tasfiyesi dışında, üyelerine sağladıkları haklar, bu bağlamda incelenmektedir.

Sosyal Güvenlik Hukuku

Sosyal güvenlik sisteminin temel yasası, 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu’dur. Yasa esasen, sigortalı ve genel sağlık sigortalısı olarak tanımladığı kişileri ve onların bakmakla yükümlü oldukları kişileri muhatap alır.

Yasaya göre sigortalı, kısa ve/veya uzun vadeli sigorta kolları bakımından adına prim ödenmesi gereken veya kendi adına prim ödemesi gereken kişiyi ifade eder. Genel sağlık sigortalısı ise aynı yasada bu kapsamda olduğu söylenen kişileri tanımlar. Sosyal güvenlik hukuku, işçi ve memurlar dışında bağımsız çalışanlar da dahildir.

Ticaret Hukuku

Ticaret hukuku bir ticari işletmeyi ilgilendiren işlem ve fiilleri konu almaktadır. Ticaret hukuku altı ayrı başlık altında incelenmektedir:

  • Ticari İşletme Hukuku,
  • Şirketler Hukuku,
  • Kıymetli Evrak Hukuku,
  • Taşıma İşleri Hukuku,
  • Deniz Ticareti Hukuku,
  • Sigorta Hukuku.

Ticari İşletme Hukuku

Ticari işletme, ticari iş ve tacir kavramları yanında, ticari örf âdet ele alınır. Ticaret Kanunu’nda yer alan hükümlerle, bir ticari işletmeyi ilgilendiren işlem ve fiillere ilişkin diğer kanunlarda yazılı özel hükümler, ticari hükümlerdir. Mahkeme, hakkında ticari bir hüküm bulunmayan ticari işlerde, ticari örf ve âdete, bu da yoksa genel hükümlere göre karar verir.

Ticaret Şirketleri Hukuku

Şirket, iki veya daha fazla kişinin ortak bir ekonomik amaca erişmek için emek ve sermayelerini bir araya getirmelerini ifade eder. Ticaret hukukunun ticari şirketlere ilişkin kısmı, ticari şirket olarak tanımlanan, kolektif şirket, komandit şirket, anonim şirket, limited şirket ve kooperati erin hukuki yapısı ile ilgilenir. Ticaret Kanunu’nda, kolektif ile komandit şirket şahıs; anonim, limited ve sermayesi paylara bölünmüş komandit şirket sermaye şirketi sayılır.

Kıymetli Evrak Hukuku

Kıymetli evrak hukuku, Ticaret Kanununun üçüncü kitabını oluşturur. İçeriğinde bir hakkı barındıran ve piyasada dolaşımı mümkün evraklar incelenir. Bu alanın temel kavramı olan kıymetli evrak öyle senetlerdir ki, bunların içerdikleri hak, senetten ayrı olarak ileri sürülemediği gibi başkalarına da devredilemez.

Taşıma İşleri Hukuku

6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’yla ilk kez (dördüncü kitap) olarak düzenlenen taşıma işleri hukuku kısmında önce genel hükümlere yer verilmiş, sonrasında ise çeşitli taşıma işlerine değinilmiştir.

Deniz Ticareti Hukuku

Deniz ticaret hukukunda, gemi, kaptan, gemi alacakları, çatma, kurtarma, donatanın, gemi adamlarının kusurundan doğan sorumluluk gibi konular ele alınır. Bu hükümler belirli koşullarla yatlar, denizci yetiştirme gemileri gibi sadece gezinti, spor, eğitim, öğretim ve bilim amaçlarına tahsis edilmiş gemilere de uygulanır.

Sigorta Hukuku

Ticaret Kanunu’nun altıncı kitabı sigorta hukukudur. Bu alanda sigorta sözleşmesi ve çeşitli sigorta tipleri incelenir. Sigorta sözleşmesi, sigortacının bir prim karşılığında, kişinin para ile ölçülebilir bir menfaatini zarara uğratan tehlikenin, rizikonun, meydana gelmesi hâlinde bunu tazmin etmeyi ya da bir veya birkaç kişinin hayat süreleri sebebiyle ya da hayatlarında gerçekleşen bazı olaylar dolayısıyla bir para ödemeyi veya diğer edimlerde bulunmayı yükümlendiği sözleşmedir. Birden çok kişinin birleşerek, içlerinden herhangi birinin, belli bir rizikonun gerçekleşmesi durumunda doğacak zararlarını tazmin etmeyi borçlanmaları karşılıklı sigortadır. Karşılıklı sigorta faaliyeti ancak kooperatif şirket şeklinde yürütülebilir.

Devletler Özel Hukuku

Devletler özel hukuku, yabancılık unsuru taşıyan özel hukuka ilişkin işlem ve ilişkilerde uygulanacak hukuktur.

Devletler hukuku üç ana başlık altında ele alınmaktadır:

  • Vatandaşlık Hukuku,
  • Yabancılar Hukuku,
  • Kanunlar İhtilaf Hukuku.

Yaz Okulu Sınavı
4 Eylül 2021 Cumartesi