Kamu Özel Kesim Yapısı Ve İlişkileri Dersi 3. Ünite Özet

Kamu Yönetiminin Teşkilat Yapısı: Merkezi Yönetim Ve Taşra Teşkilatı

Giriş

Kamu yönetimi, devletin amaçlarını ve hedeflerini gerçekleştirecek şekilde teşkilatlanmış insan gücü ve araçgereçler ile bunların yönetimi demektir. Diğer deyişle kamu yönetimi, kamu politikalarının gerçekleştirilmesi için gerekli bireysel ve grupsal çabaların eşgüdümlü hâle getirilmesi olarak tanımlanabilir. Kamu yönetiminin en önemli ve temel görevi, iktidarın günlük işlerini yürütmektir. Kamu yönetimi, bütün bir toplumun iç içe girmiş ve çoğu zaman da birbirinin zıttı sorunları arasında işleyen bir idari mekanizmayı ifade eder. Kamu yönetiminin temelde “işlevsel” ve “yapısal” olmak üzere iki yönünden söz edilebilir. Kamu yönetiminin işlevsel yönü, kanunların ve kamu politikalarının uygulanması sürecini ifade eder. Kamu yönetiminin yapısal yönü ise devletin teşkilat yapısını ifade etmektedir. Ülkemizde kamu yönetimi, genel olarak sıkı bir merkezcilik ilkesine göre teşkilatlanmıştır.

Kamu Yönetiminin Teşkilatlanması ve Unsurları

Genel olarak “kamu yönetimi” kavramı, bireylere hizmet etme, kamu görevlilerini, kamusal faaliyetleri ve politikaları yürütme süreci anlamında kullanılmaktadır. Kamu yönetimi sistemi; halk, kurallar düzeni, teşkilat, ekonomik kaynak, kamu görevlileri ve kamu politikaları olmak üzere çeşitli unsurlardan oluşmaktadır.

Kamu Yönetiminin Teşkilat Yapısı

Anayasanın 123. maddesinde, “İdare, kuruluş ve görevleriyle bir bütündür ve kanunla düzenlenir. İdarenin kuruluş ve görevleri, merkezden yönetim ve yerinden yönetim esaslarına dayanır. Kamu tüzelkişiliği, kanunla veya Cumhurbaşkanlığı kararnamesiyle kurulur.” düzenlemesi bulunmaktadır. Bunun sonucu olarak da ülkemizde merkezden yönetim ilkesi uygulanmaktadır. Diğer deyişle kamu hizmetleri, hizmeti yöneten görevliler ve hizmetin yürütülmesi için mali olanaklar açısından merkezileşmiş, yetki ve sorumlulukların tümü başkent denilen merkezde belli sayıdaki yetkililer tarafından yerine getirilmektedir. Ancak bu yetkililerin ülke sınırlarındaki her yere ulaşarak görevlerini yapmaları fiziki imkânsızlık nedeniyle olanaklı olmayabilir. Bu nedenle, taşra ya da yerel hizmetlerde yetki genişliği ilkesi kabul edilmiştir. Yetki genişliği merkezden yönetimin sakıncalarını gidermek amacıyla merkez yönetiminin taşrada görevli memurlarına, sınırlı da olsa belli konularda karar alma ve uygulama yetkisinin verilmesini ifade eder.

982 Anayasası’nın 126/2. maddesi gereğince ülkemizde de illerin yönetimi yetki genişliği ilkesine göre yürütülmekte olup illerin başında bulunan yüksek memurlar ya da valilere belli konularda karar alma ve uygulama yetkisi verilmiştir. Ancak bu yüksek memur ya da valiler merkezin hiyerarşik denetimi altında faaliyetlerini yerine getirebilmektedirler. Diğer taraftan merkezin, yerel yönetimler üzerindeki “idari vesayet” yetkisi de idari bütünlüğünü sağlamaya yönelik bir mekanizmadır. Ülkemizde kamu yönetiminin teşkilat yapısı üç temel başlık altında incelenecektir. Bunlar; Merkezî Yönetimin Başkent Teşkilatı, Merkezdeki Yardımcı Kuruluşlar, üçüncüsü ise Merkezî Yönetimin Taşra Teşkilatıdır.

Merkez Yönetimin Başkent Teşkilatı

21 Ocak 2017 tarih ve 6771 sayılı Kanunla yapılan Anayasa değişikliğinden sonra hükûmet sisteminde değişiklik olmuştur. Anılan değişiklikten sonra merkezi yönetimin başkent teşkilatı Cumhurbaşkanı ve Bakanlıklardan oluşmaktadır.

Cumhurbaşkanı

Anayasanın 8. maddesine göre, yürütme yetkisi ve görevi, Cumhurbaşkanı tarafından, Anayasaya ve kanunlara uygun olarak kullanılır ve yerine getirilir. 21 Ocak 2017 tarih ve 6771 sayılı Kanunla yapılan Anayasa değişikliğiyle birlikte yürütme organı sadece Cumhurbaşkanından oluşacak şekilde yeniden düzenlenmiştir.

Cumhurbaşkanının Görev ve Yetkileri

Cumhurbaşkanının görevleri ve yetkileri Anayasanın 104. maddesinde sayılmıştır. Buna göre Cumhurbaşkanının görev ve yetkileri şunlardır:

  • Cumhurbaşkanı Devletin başıdır.
  • Anayasanın uygulanmasını, Devlet organlarının düzenli ve uyumlu çalışmasını sağlar.
  • Gerekli gördüğü takdirde, yasama yılının ilk günü TBMM’de açılış konuşmasını yapar.
  • Ülkenin iç ve dış siyaseti hakkında TBMM’ye mesaj verir.
  • Kanunları yayımlar.
  • Kanunları tekrar görüşülmek üzere TBMM’ye geri gönderir.
  • Kanunların, TBMM İçtüzüğü ’nün tümünün veya belirli hükümlerinin Anayasaya şekil veya esas bakımından aykırı oldukları gerekçesiyle Anayasa Mahkemesinde iptal davası açar.
  • Cumhurbaşkanı yardımcıları ile bakanları atar ve görevlerine son verir.
  • Üst kademe kamu yöneticilerini atar, görevlerine son verir.
  • Üst kademe kamu yöneticilerinin atanmalarına ilişkin usul ve esasları Cumhurbaşkanlığı kararnamesiyle düzenler.
  • Yabancı devletlere Türkiye Cumhuriyeti’nin temsilcilerini gönderir, Türkiye Cumhuriyeti’ne gönderilecek yabancı devlet temsilcilerini kabul eder.
  • Milletlerarası sözleşmeleri onaylar ve yayımlar.
  • Anayasa değişikliklerine ilişkin kanunları gerekli gördüğü takdirde halkoyuna sunar. • Milli güvenlik politikalarını belirler ve gerekli önlemleri alır.
  • TBMM adına Türk Silahlı Kuvvetleri’nin Başkomutanlığını temsil eder.
  • Türk Silahlı Kuvvetleri’nin kullanılmasına karar verir.
  • Sürekli hastalık, sakatlık ve yaşlılık sebebiyle kişilerin cezalarını hafifletir veya kaldırır.
  • Yürütme yetkisine ilişkin konularda Cumhurbaşkanlığı kararnamesi çıkarabilir.
  • Kanunların uygulanmasını sağlamak üzere ve bunlara aykırı olmamak şartıyla yönetmelikler çıkarabilir (Cumhurbaşkanlığı Yönetmelikleri).
  • Yürütme yetkisi Cumhurbaşkanına aittir.
  • Cumhurbaşkanı, Devlet başkanı sıfatıyla Türkiye Cumhuriyeti’ni ve Türk Milleti’nin birliğini temsil eder.
  • Anayasada ve kanunlarda verilen seçme ve atama görevleri ile diğer görevleri yerine getirir ve yetkileri kullanır.

Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi

21 Ocak 2017 tarih ve 6771 sayılı Kanunla yapılan Anayasa değişikliğinin 9 Temmuz 2018 tarihinde yürürlüğe girmesiyle birlikte hukukumuzda (olağan dönem ve olağanüstü hâl) Kanun Hükmünde Kararnamelerinin (KHK) hukuki varlığına son verilmiştir. Ortaya çıkabilecek eksikliği gidermek üzere yine anılan değişiklikle Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi isimli yeni bir norm türüne Anayasada yer verilmiştir. Anayasanın 104. maddesine göre, Cumhurbaşkanı, yürütme yetkisine ilişkin konularda Cumhurbaşkanlığı kararnamesi çıkarabilir. Cumhurbaşkanlığı kararnamesiyle ilgili esaslar şu şekilde belirlenmiştir:

  • Anayasanın ikinci kısmının birinci ve ikinci bölümlerinde yer alan temel haklar,kişi hakları ve ödevleriyle dördüncü bölümde yer alan siyasi haklar ve ödevler Cumhurbaşkanlığı kararnamesiyle düzenlenemez.
  • Anayasada sadece kanunla düzenlenmesi öngörülen konularda Cumhurbaşkanlığı kararnamesi çıkarılamaz.
  • Kanunda açıkça düzenlenen konularda Cumhurbaşkanlığı kararnamesi çıkarılamaz.
  • Cumhurbaşkanlığı kararnamesi ile kanunlarda farklı hükümler bulunması hâlinde, kanun hükümleri uygulanır.
  • TBMM’nin aynı konuda kanun çıkarması durumunda, Cumhurbaşkanlığı kararnamesi hükümsüz hâle gelir.

Cumhurbaşkanlığı kararnamelerinin yargısal denetimi Anayasa Mahkemesi tarafından gerçekleştirilmektedir. Kararnameler, yayımdan sonraki bir tarih belirlenmemişse Resmî Gazete’de yayımlandıkları gün yürürlüğe girer.

21 Ocak 2017 tarih ve 6771 sayılı Kanunla yapılan Anayasa değişikliğinin 9 Temmuz 2018 tarihinde yürürlüğe girmesiyle birlikte hukukumuzda tüzüklerin hukuki varlığına son verilmiştir. Ortaya çıkabilecek eksikliği gidermek üzere yine anılan değişiklikle Cumhurbaşkanlığı Yönetmelikleri Anayasada özel olarak düzenlenmiştir. Anayasanın 104. maddesine göre Cumhurbaşkanı, kanunların uygulanmasını sağlamak üzere ve bunlara aykırı olmamak şartıyla yönetmelikler çıkarabilir.

Hukukumuzda Cumhurbaşkanının görev süresi 5 yıl olarak belirlenmiştir. Bu sürenin bitmesiyle birlikte Cumhurbaşkanlığı görevi de sona erer.

Cumhurbaşkanlığı Politika Kurulları

10 Temmuz 2018 tarihli Resmi Gazete’de yayınlanan 1 sayılı Cumhurbaşkanlığı Teşkilatı Hakkında Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi’nin 20. maddesi ile aşağıdaki politika kurulları kurulmuştur:

  • Bilim, Teknoloji ve Yenilik Politikaları Kurulu
  • Eğitim ve Öğretim Politikaları Kurulu
  • Ekonomi Politikaları Kurulu
  • Güvenlik ve Dış Politikalar Kurulu
  • Hukuk Politikaları Kurulu
  • Kültür ve Sanat Politikaları Kurulu
  • Sağlık ve Gıda Politikaları Kurulu
  • Sosyal Politikalar Kurulu
  • Yerel Yönetim Politikaları Kurulu

Cumhurbaşkanı, kurulların başkanıdır. Kurullar en az üç üyeden oluşur. Kurul üyeleri Cumhurbaşkanınca atanır. Cumhurbaşkanı kurul üyelerinden birini başkanvekili olarak görevlendirir.

Cumhurbaşkanı Yardımcıları

Cumhurbaşkanı yardımcılığı müessesesi ilk kez 21 Ocak 2017 tarihli ve 6771 sayılı Kanunla yapılan Anayasa değişikliğiyle hukukumuza girmiştir. Anılan Anayasa değişikliğinin 9 Temmuz 2018 tarihinde yürürlüğe giren hükümlerine göre, Cumhurbaşkanı bir ya da daha fazla sayıda Cumhurbaşkanı yardımcısı atayabilir. Cumhurbaşkanı yardımcıları Cumhurbaşkanına karşı sorumlu olup Cumhurbaşkanı tarafından herhangi bir gerekçe gösterilmeksizin görevden alınabilir. Anayasaya göre, Cumhurbaşkanı yardımcıları ve bakanlar, Anayasanın 81. maddede yazılı şekilde TBMM önünde and içerler. TBMM üyeleri, Cumhurbaşkanı yardımcısı atanırlarsa üyelikleri sona erer. Dolayısıyla Cumhurbaşkanı yardımcılığı ile milletvekilliği birbiriyle bağdaşmaz.

Bakanlar ve Bakanlıklar

Hükûmet sisteminin değişmesi ve Cumhurbaşkanlığı hükûmet sistemine geçilmesiyle birlikte Bakanlar Kurulunun (dolayısıyla da bakanların) hükûmetin asli unsuru olma özellikleri sona ermiştir. Bakanlar tamamen Cumhurbaşkanına bağlanmış ve adeta Cumhurbaşkanının görevlileri hâline gelmiştir. Bakanlıkların devlet tüzel kişiliğinden ayrı bir tüzel kişilikleri olmayıp bakanlıklar devlet tüzel kişiliğini temsil etmektedir. Bakanlıkların isimleri aşağıdaki gibidir:

  • Adalet Bakanlığı
  • Çalışma, Sosyal Hizmetler ve Aile Bakanlığı
  • Dışişleri Bakanlığı
  • İçişleri Bakanlığı
  • Milli Savunma Bakanlığı
  • Milli Eğitim Bakanlığı
  • Sağlık Bakanlığı
  • Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı
  • Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı
  • Çevre ve Şehircilik Bakanlığı
  • Tarım ve Orman Bakanlığı
  • Kültür ve Turizm Bakanlığı
  • Gençlik ve Spor Bakanlığı
  • Hazine ve Maliye Bakanlığı
  • Ticaret Bakanlığı
  • Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı

Yeni hükûmet sistemi olan Cumhurbaşkanlığı hükûmet sistemindeki yapıda bakanların görev ve yetkileri şöyle sıralanabilir:

  • Devlet tüzel kişiliğini temsil etmek,
  • Bakanlık teşkilatının hiyerarşik amiri görevini yerine getirmek,
  • Bağlı kuruluşlar, ilişkili kuruluşlar ve ilgili kuruluşlar üzerinde vesayet görevini yerine getirmek,
  • 3 sayılı Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi II sayılı cetvelde belirtilen görevlileri Cumhurbaşkanının onayıyla atamak,
  • 3 sayılı Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi I ve II sayılı cetvelde belirtilen görevlilerin dışındaki görevlileri atamak,
  • Bakanlık adına harcama yapmak,
  • Yönetmelik çıkarmak,
  • Hizmet ve görevleriyle ilgili konularda, diğer bakanlıkların ve kamu kurum ve kuruluşlarının uyacakları esasları mevzuata uygun olarak belirlemek,
  • Hizmet ve görevleriyle ilgili konularda kaynak israfını önleyecek ve koordinasyonu sağlayacak tedbirleri almak,
  • Diğer bakanlıkların hizmet alanına giren konulara ilişkin faaliyetlerinde, ilgili bakanlıklara danışmak ve gerekli işbirliği ve koordinasyonu sağlamak.

Bakanlar, Cumhurbaşkanına karşı sorumludur. Bakanlar hakkında görevleriyle ilgili suç işledikleri iddiasıyla TBMM üye tamsayısının (600 Milletvekilinin) salt çoğunluğunun (301 Milletvekilinin) vereceği önergeyle soruşturma açılması istenebilir. TBMM, önergeyi en geç bir ay içinde görüşür ve üye tamsayısının beşte üçünün (360 Milletvekilinin) gizli oyuyla soruşturma açılmasına karar verebilir.

Devlet Denetleme Kurulu

Anayasanın 108. maddesine göre, idarenin hukuka uygunluğunun, düzenli ve verimli şekilde yürütülmesinin ve geliştirilmesinin sağlanması amacıyla Cumhurbaşkanlığına bağlı olarak kurulan Devlet Denetleme Kurulu (DDK), Cumhurbaşkanının isteği üzerine, tüm kamu kurum ve kuruluşlarında ve sermayesinin yarısından fazlasına bu kurum ve kuruluşların katıldığı her türlü kuruluşta, kamu kurumu niteliğinde olan meslek kuruluşlarında, her düzeydeki işçi ve işveren meslek kuruluşlarında, kamuya yararlı derneklerle vakıflarda, her türlü idari soruşturma, inceleme, araştırma ve denetlemeleri yapar. Yargı organları, Devlet Denetleme Kurulunun görev alanı dışındadır. Devlet Denetleme Kurulunun Başkan ve üyeleri, Cumhurbaşkanınca atanır. DDK’nın işleyişi, üyelerinin görev süresi ve diğer özlük işleri, Cumhurbaşkanlığı kararnamesiyle düzenlenir. DDK, Cumhurbaşkanlığına bağlı üst denetleme organıdır. Kurul; Başkan ve sekiz üyeden oluşan Kurul Karar Organı ile denetim ve soruşturma grupları, Kurul Sekreterliği ve ona bağlı idari birimlerden oluşur. Kurul Cumhurbaşkanlığına bağlı olarak faaliyetlerini yürütür. Kurul Başkan ve üyeleri Cumhurbaşkanına karşı sorumludur.

Merkezi Yardımcı Kuruluşlar

Merkezdeki yardımcı kuruluşlar; Danıştay, Sayıştay, Milli Güvenlik Kurulu ve Yüksek Askerî Şura olarak sıralanabilir.

Danıştay

1982 Anayasası’nda Yüksek Mahkemeler arasında sayılan Danıştay, Anayasanın 155. maddesine göre, yürütme organına yardımcı bir inceleme, danışma ve karar organı olmanın yanı sıra yönetimin yargı yoluyla denetlenmesinde etkin ve önemli görev yapan bir yargı kuruluşudur. Günümüzde Danıştayın idari görevleri ile yargı görevi birbirlerinden kesin olarak ayrılmış ve her iki görevi yürütecek daireler birbirinden tamamen ayrı olarak teşkilatlanmıştır. Yönetimin yargı yoluyla denetlenmesi görevini, idare, bölge idare ve vergi mahkemeleriyle birlikte, Danıştay’ın dava daireleri yürütmektedir.

Danıştay’ın görev ve yetkileri şunlardır:

  • İdare Mahkemeleri ile vergi mahkemelerinden verilen kararlar ve ilk derece mahkemesi olarak Danıştay’da görülen davalarla ilgili kararlara karşı temyiz taleplerini incelemek ve karara bağlamak,
  • 2575 sayılı Danıştay Kanunu’nda yazılı idari davaları ilk ve son derece mahkemesi olarak karara bağlamak,
  • Kamu hizmetleri ile ilgili imtiyaz şartlaşma ve sözleşmeleri hakkında düşüncesini bildirmek.

Sayıştay

6085 sayılı Sayıştay Kanunu’nun amacı, kamuda hesap verme sorumluluğu ve mali saydamlık esasları çerçevesinde, kamu yönetimlerinin etkili, ekonomik, verimli ve hukuka uygun olarak çalışması ve kamu kaynaklarının öngörülen amaç, hedef, kanunlar ve diğer hukuki düzenlemelere uygun olarak elde edilmesi, muhafaza edilmesi ve kullanılması için TBMM adına yapılacak denetimleri, sorumluların hesap ve işlemlerinin kesin hükme bağlanmasını ve kanunlarla verilen inceleme, denetleme ve hükme bağlama işlerini yapmak üzere Sayıştay’ın kuruluşunu, işleyişini, denetim ve hesap yargılaması usullerini, mensuplarının niteliklerini ve atanmalarını, ödev ve yetkilerini, haklarını ve yükümlülüklerini ve diğer özlük işlerini, Başkan ve üyelerinin seçim ve güvencesini düzenlemek olarak belirlenmiştir. 6085 sayılı Sayıştay Kanunu’na göre, Sayıştay; 6085 sayılı Kanun ve diğer kanunlarla verilen inceleme, denetleme ve kesin hükme bağlama işlerini yaparken işlevsel ve kurumsal bağımsızlığı olan bir kurumdur.

Sayıştay’ın denetim alanı şöyle sıralanabilir:

Sayıştay;

  • Merkezi yönetim bütçesi kapsamındaki kamu idareleri ile sosyal güvenlik kurumlarını, mahallî idareleri, sermayesinde doğrudan veya dolaylı olarak kamu payı olan özel kanunlar veya Cumhurbaşkanlığı kararnameleri ile kurulmuş anonim şirketleri, diğer kamu idarelerini (kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşları hariç),
  • (a) maddesindeki sayılan idarelere bağlı veya bu idarelerin kurdukları veya doğrudan doğruya ya da dolaylı olarak ortak oldukları her çeşit idare, kuruluş, müessese, birlik, işletme ve şirketleri,
  • Kamu idareleri tarafından yapılan her türlü iç ve dış borçlanma, borç verilmesi, borç geri ödemeleri, yurt dışından alınan hibelerin kullanımı, hibe verilmesi, Hazine garantileri, Hazine alacakları, nakit yönetimi ve bunlarla ilgili diğer hususları; tüm kaynak aktarımları ve kullanımları ile Avrupa Birliği fonları dâhil yurt içi ve yurt dışından sağlanan diğer kaynakların ve fonların kullanımını,
  • Kamu idareleri bütçelerinde yer alıp almadığına bakılmaksızın özel hesaplar dâhil tüm kamu hesapları, fonları, kaynakları ve faaliyetlerini, denetler.

Milli Güvenlik Kurulu

Anayasa’nın 118. Maddesine göre, MGK; Cumhurbaşkanının başkanlığında, Cumhurbaşkanı yardımcıları, Adalet, Millî Savunma, İçişleri, Dışişleri Bakanları, Genelkurmay Başkanı, Kara, Deniz ve Hava kuvvetleri komutanlarından kurulur. Gündemin özelliğine göre Kurul toplantılarına ilgili bakan ve kişiler çağrılıp görüşlerin alınması mümkündür. MGK, Devletin millî güvenlik siyasetinin tayini, tespiti ve uygulanması ile ilgili alınan tavsiye kararları ve gerekli koordinasyonun sağlanması konusundaki görüşlerini Cumhurbaşkanına bildirir. MGK’nın, Devletin varlığı ve bağımsızlığı, ülkenin bütünlüğü ve bölünmezliği, toplumun huzur ve güvenliğinin korunması hususunda alınmasını zorunlu gördüğü tedbirlere ait kararlar Cumhurbaşkanınca değerlendirilir.

Yüksek Askerî Şura

Yüksek Askerî Şûra (YAŞ), Türkiye Cumhurbaşkanlığına bağlı olarak görev yapmak üzere oluşturulan kuruldur.

8 sayılı Cumhurbaşkanlığı Kararnamesine göre, yalnız barış zamanında görev yapmak üzere Başkent’te YAŞ kurulmuştur. YAŞ’ın üyeleri; Cumhurbaşkanı Yardımcıları, Adalet Bakanı, Dışişleri Bakanı, İçişleri Bakanı, Hazine ve Maliye Bakanı, Milli Eğitim Bakanı, Milli Savunma Bakanı ve Genelkurmay Başkanı ile Kuvvet Komutanlarıdır. Cumhurbaşkanı gerekli gördüğü hâllerde YAŞ toplantılarına katılır ve başkanlık eder. Cumhurbaşkanı katılmadığında, görevlendireceği yardımcısı başkanlık eder.

Yüksek Askeri Şûranın görevleri şunlardır:

  • Genelkurmay Başkanlığınca hazırlanan askeri stratejik ana fikrin tespiti ve gerektiğinde yeniden gözden geçirilmesi hususlarında görüş bildirmek,
  • Silahlı Kuvvetlerin ana program ve hedefleri ile ilgili konularda görüş bildirmek,
  • Türk Silahlı Kuvvetleriyle ilgili olup önemli görülen mevzuat taslaklarını inceleyip görüş bildirmek,
  • Cumhurbaşkanının gerekli gördüğü hâllerde Türk Silahlı Kuvvetleri’yle ilgili diğer konular hakkında görüş bildirmek,
  • Mevzuatla verilen görevleri yapmak.

Merkezi Yönetimin Taşra Teşkilatı

Taşra teşkilatı, merkezi yönetimin taşradaki uzantısını oluşturmaktadır. Anayasa’nın 126. maddesine göre, “Türkiye, merkezî idare kuruluşu bakımından, coğrafya durumuna, ekonomik şartlara ve kamu hizmetlerinin gereklerine göre, illere; iller de diğer kademeli bölümlere ayırılır. İllerin idaresi yetki genişliği esasına dayanır. Kamu hizmetlerinin görülmesinde verim ve uyum sağlamak amacıyla, birden çok ili içine alan merkezi idare teşkilatı kurulabilir. Bu teşkilatın görev ve yetkileri kanunla düzenlenir.” Merkezî yönetimin taşra teşkilatı, il, ilçe ve (kurulursa) bölge teşkilatlarıdır.

10 Haziran 1949 tarihli ve 5442 sayılı İl İdaresi Kanunu’nun 2. maddesine göre illerin kurulması, kaldırılması ve isimlerinin değiştirilmesi kanunla mümkündür. Aynı kanuna göre, illerin idaresi yetki genişliği esasına dayanır. İllerde genel idare teşkilatı il ve ilçe bölümlerine uygun olarak düzenlenir. Belli kamu hizmetlerinin görülmesi amacıyla birden çok ili içine alan çevrede, bu hizmetler için yetki genişliğine sahip kuruluşlar meydana getirilmesi mümkündür. 2018 yılı itibariyle ülkemizde 81 il bulunmaktadır. İl idaresi; vali, il idare şube müdürü ve il idare kurulundan oluşmaktadır.

10 Haziran 1949 tarihli ve 5442 sayılı İl İdaresi Kanunu’nun 2. maddesine göre ilçelerin kurulması, kaldırılması ve isimlerinin değiştirilmesi kanunla mümkündür. 2018 tarihi itibariyle ülkemizde 921 adet ilçe bulunmaktadır. TBMM’nin takdirine göre, ilçeler il yapılabileceği gibi, illerde yeni ilçeler de kurulabilir. Her ilde birden fazla ilçe bulunmaktadır. Kural olarak ilçeler kaymakam tarafından yönetilmekle birlikte, bazı illerimizde bulunan merkez ilçeler doğrudan il valisinin yönetimi altındadır. Sözgelimi Adapazarı, Sakarya ilinin merkez ilçesini oluşturmaktadır. İlçe idaresi Kaymakam, İlçe İdare Şube Başkanları ve İlçe İdare Kurulundan oluşmaktadır.

Anayasanın 126. maddesine göre, Kamu hizmetlerinin görülmesinde verim ve uyum sağlamak amacıyla, birden çok ili içine alan merkezî idare teşkilatı kurulabilir. Bu teşkilatın görev ve yetkileri kanunla düzenlenir. Dolayısıyla hukuken illerin üzerinde bölge yönetimlerin oluşturulması mümkündür. Sözgelimi 1987 yılında 285 sayılı Kanun Hükmünde Kararname ile olağanüstü hâl bölge valiliği kurulmuştur. Ancak adında da anlaşılacağı üzere olağanüstü hâl bölge valiliği sadece olağanüstü hâl süresince ve olağanüstü hâl ilan edilen yerlerde görevlerini icra edebilir. Yine günümüzde Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığının bölge müdürlükleri bulunmaktadır. Yine Kara Yolları Genel Müdürlüğü, Devlet Su İşleri Genel Müdürlüğü, Orman Genel Müdürlüğü ve Vakıflar Genel Müdürlüğünün bölge müdürlükleri bulunmaktadır. Bunlar ihtiyaca göre kurulup kaldırılabilir.


Yaz Okulu Sınavı
4 Eylül 2021 Cumartesi