Dış Ticarete Giriş Dersi 7. Ünite Özet

Dış Ticarette Gelişen Trendler Ve Teknolojiler

Giriş

Dış ticarette gelişen trendler ve teknolojilerin, ülkeler için neoliberal küreselleşmenin sağladığı birer kazanım hâline gelebilmesi için bazı toplumsal, siyasi, iktisadi yapısal reformların başarılabilmesi gerekmektedir. Ülkelerde yapısal reformları hayata geçirebilmek, uluslararası sermaye için sınırların ortadan kalkması, oyun alanının dünya ölçeğinde genişlemesi anlamına gelmektedir. Dış ticaretin yapısı ve gerçekleşme koşulları küresel ekonominin getirdiği yeni trendler ve gelişen yeni teknolojilerle hızlı bir değişime uğramaktadır. Bilgi ve iletişim teknolojileri, bireylerin ve toplumların hayatını önemli ölçüde etkilemekte, aynı zamanda sektörün ürettiği mal ve hizmetler gün geçtikçe yaygınlaşmakta, daha geniş kitlelere ulaşmaktadır. Bilgi ve iletişim teknolojileri temelinde gerçekleşen ilerlemeler her geçen gün hayatın pek çok alanında kendini göstermekte ve yeni bir dönemin başlangıcının işaretlerini veren dijital dönüşüm süreci ile ülkeler ve üretim süreçleri önemli değişimler yaşamaktadır.

Küresel Ekonomi ve Dış Ticaretin Bilgi ve İletişim Teknolojileri ile Genişlemesi

Bilgi ve iletişim teknolojilerinde meydana gelen ilerlemeler ve ortaya çıkan yenilikler, ülkelerin dış ticaret potansiyelinin gelişmesine ve daha fazla ekonomik ve ticari ilişki yürütmelerine, küresel ekonominin genişlemesine ve bununla birlikte ekonomik alanda önemli dönüşümlerin söz konusu olmasına yol açmaktadır.

Küreselleşme ve Ekonomideki Dönüşüm

Küreselleşme, ticaret serbestliği ve sermaye hareketliliği önündeki engellerin kaldırılması ve bilgi ve iletişim teknolojilerinin ülkelerdeki yayılımı ile tüm dünyanın ekonomik anlamda bütünleşmesi sürecini ifade etmektedir. Sanayi Devrimi’nden bu yana dünya ekonomisi ve ticaretini etkileyen önemli gelişmelerden biri teknolojik gelişmeler alanında gerçekleşmiştir. İkinci Dünya Savaşı sonrası dönem, dünya ülkelerinde teknolojinin yakınsama gösterdiği ve bilgi farkındalığındaki artışla bilgi çağı ya da bilgi toplumu olarak anılmaya başlayan bir dönemi ortaya çıkarmıştır. Bilgi ve iletişim teknolojilerinde görülen gelişmeler, ekonominin de büyük bir dönüşüm yaşamasına, küreselleşmenin yeni açılımların kaynağı olarak; yaşamanın, iş yapmanın, çalışmanın, öğrenmenin ve eğlenmenin kurallarını değiştirdiği, verimliliğin artış gösterdiği, küçük/büyük yeniliklerin daha hızlı ortaya çıktığı bir dünya yaratmıştır. Bu gelişme süreci, ülkelerin ve toplumların sosyal, ekonomik ve kültürel yönlerden gelişmesine, dış ticaret gibi ekonominin her alanında önemli değişikliklerin meydana gelmesine neden olmaktadır. Bu değişiklikler, 4. Sanayi Devrimi ya da diğer deyişle Endüstri 4.0 kavramlarını ortaya çıkarmıştır. Endüstri 4.0, önceki dönemlerde ileri teknolojili ürün üretilen alanlarda bile kısıtlı kullanımı söz konusu olan sensörlerin ve iletişim teknolojilerinin gündelik hayata yansıyacak biçimde adaptasyonunu gündeme getirmektedir. Böylece artık sadece fiziksel obje niteliğinde olan ürünlerden değil, aynı zamanda algılayan, programlanabilen, karar verebilen, harekete geçebilen ve çevresiyle iletişim kurabilen özellikte ürünler üretilebilir hâle gelinmektedir. Piyasada rekabetin bu tür ürünlere doğru kayması, üretim süreçlerinde de önemli değişikliklerin yaşanmasına sebep olmaktadır. Ülkeler kendi ulusal menfaatleri doğrultusunda, birbirleri aleyhine sonuçlar doğurabilecek dış ticaret politikaları izleyebilmekte ve karşımıza ticaret savaşlarının çeşitli örnekleri çıkabilmektedir.

Ticaret Savaşları ve Yeni Merkantilizm Yaklaşımı

Ticaret Savaşları, ülkelerin birbirleriyle yaptıkları ticaretten kazançlı çıkabilmek için uyguladıkları kısıtlamalar, yasaklamalar, denetimler vb. ticaret kısıtlamalarıdır.

2008 küresel finans krizinin, küresel ekonomi için önemli bir köşe taşı olduğu tartışılmazdır. ABD’de başlayan, sonrasında Avrupa’ya ve dünyanın geri kalanına yayılan kriz, küresel ekonomiyi içine çekerek, uluslararası ticari ve mali sistemin 21. yüzyılın değişen koşullarını ve getirdiği yeni ihtiyaçları karşılayabilmek için radikal yeniliklerin gerektiğini ortaya koymuştur. Kriz sonrasındaki dönemde ise, ABD ile Çin arasında giderek yoğunlaşan ticaret savaşları, dünya ekonomisinin yapısında önemli değişikliklere yol açmıştır. Ülkeler arasında boy gösteren bu eğilim, dünya ekonomisinin yeni gündemini belirleyen ve uluslararası firmaların hedef alınmasına varan bir süreç yaratmaktadır. Bu korumacı yaklaşımların temelinde, ülkelerin en başta yüksek teknolojili sektörler olmak üzere, katma değeri yüksek ürünlerinin ticaretinde birbirlerine rekabet avantajlarını kaptırmamak amacıyla yürüttükleri bir mücadele yatmaktadır.

Gündeme gelen bu Yeni Merkantilist politikaların hedefi, hükûmetlerin nakit döviz rezerv düzeyini artırmak ve daha etkili parasal ve mali politikalar uygulanmasını sağlamaktır. Böylece ülkeler dış ticaret gelirlerini artırmak suretiyle ulusal gelirlerini artırmayı sağlayacak korumacı önlemler geliştirebilmektedir. Ülkeler her ne kadar zaman zaman korumacı dış ticaret politikaları ile gündeme gelse de küresel ekonomi bilgi ve iletişim teknolojilerindeki gelişmeler sayesinde dış ticaret potansiyelinin her geçen gün daha da genişlediği bir yapı karşımıza çıkarmaktadır.

Bilgi İletişim Teknolojileri ve Dış Ticaret

Küresel ekonominin ve dış ticaretin genişleme sürecini kolaylaştıran ve buna zemin hazırlayan yegâne unsur bilgi ve iletişim teknolojileridir. Bu gelişmeler, dünya ekonomisini daha küresel hâle getirerek, ülkeleri birbirine daha fazla bağlamakta, ülkeler arasındaki dış ticaret potansiyelini de artırmaktadır.

Bilgi ve iletişim teknolojileri; bilginin toplanması, depolanması, işlenmesi ve çeşitli ağlar aracılığıyla bir yerden başka bir yere taşınmasıdır. Ülkeler, bilgi ve iletişim teknolojileri sayesinde giderek artan bir oranda birbirlerinin uzmanlıklarından ve yeteneklerinden yararlanmaktadır. Böylece yeni iş birlikleri ile bilgiye ulaşma olanakları hızlı bir şekilde artmaktadır. Bilimsel ve teknolojik buluşların hızında artış gözlenmekte ve inovasyon belirli ülkelerin tekelinden çıkıp, oldukça geniş bir coğrafyaya yayılmakta, küresel bir iletişim ağı üzerinden yaygın bir iş birliği sağlanmaktadır. Bilgi ve iletişim teknolojilerinin dış ticarete yönelik sunduğu çeşitli olanaklardan yararlanan taraflar; verimliliklerini artırmak, maliyetlerini düşürmek, işlemlerini daha hızlı gerçekleştirmek ve tamamlamak yönünde avantajlar elde edebilmektedir. Bilgi akışındaki hızlılık ve kurumsal değişim ile birlikte elektronik ticaret sistemleri piyasayı rekabetin oldukça yüksek düzeyde gerçekleştiği bir ortama dönüştürmekte ve bu teknolojilerden yararlanabilmek stratejik bir avantaja dönüşebilmektedir. Dış ticaretin bilgi ve iletişim teknolojileri ile bağı sadece bu teknolojilerin sunduğu altyapı olanakları ile sınırlı değildir. Ülkeler aynı zamanda yüksek teknolojili ürünler ve hâliyle yüksek katma değere sahip ürünler ihraç etmek ve dış ticaretten daha fazla gelir elde etmek istemektedirler.

Dış Ticarette Yeni Trend ve Yaklaşımlar

Dış ticaretin ülkeler arası basit bir alım satım faaliyetinden öte sosyal, politik, sosyolojik ve teknolojik gelişmelere de konu olan bir süreçtir. Küresel ekonomik gelişmelerin şekillendirdiği koşullar, ülkelerde dış ticareti ilgilendiren ve dış ticarete yön veren yeni trendlerin ve yaklaşımların gündeme gelmesine sebep olmaktadır. Dolayısıyla ülkelerin sosyal, politik, sosyolojik ya da teknolojik yönlerden karşı karşıya kaldıkları dönüşüm süreçleri, dış ticareti de kapsayan ve etkileyen yeni gündemlerin oluşmasında etkili olmaktadır.

Dijital Ticaret Platformları

Bilgi ve iletişim teknolojileri temelindeki gelişmeler ve internet ağlarının dünyanın farklı yerlerinden ticarete taraf olan kişi ve kuruluşları bir araya getirmesi ile yayılım gösteren dijital ticaret platformları, dış ticaretin önemli ölçüde ilerleme göstermesinde etkili olmaktadır. Servis sağlayıcılar ile müşterilerin iletişim hâlinde olmasını sağlayan dijital ticaret platformları; iş süreçlerinin kısalmasına, maliyetlerin azalmasına ve verimliliğin artmasına olanak sunmaktadır. Bu tür platformlar, birey ya da kuruluşların bir varlığın ortak kullanımı ya da bir hizmetin sunumu sırasında ortaya çıkan işlem ve ihtilaf maliyetlerini büyük ölçüde azaltırlar. Dijital ticaret platformlarının açıklanan olumlu özelliklerinin yanı sıra, bu platformlarda büyük veri ve bulut bilişim teknolojilerinin yaygın olarak kullanılması veri güvenliği ihtiyacını artırmaktadır. Bu durum, siber güvenlik konusunu gündeme getirir.

Uluslararası e-Ticaret

İnternetin toplumlar tarafından çeşitli amaçlarla kullanılmaya başlamasıyla, internet üzerinden birbirleriyle haberleşen, bilgiye ulaşan ve elde ettiği bilgileri tartışan ve bunun yanı sıra eğlence, dinlenme, bilgilenme ve alışveriş amaçlı olarak kullanmaya başlayan bir kitle oluşmuştur.

e-Ticaret; internet kullanımının artmasıyla ortaya çıkan, elektronik ortamda yapılan ticareti ifade eder. Mal ve hizmetlerin üretim, tanıtım, satış, sigorta, dağıtım ve ödeme işlemlerinin bilgisayar ağları üzerinden yapılmasıdır.

Bilgi ve iletişim teknolojilerindeki bu önemli gelişmelerin yarattığı düzende, iş yapış şekilleri ve süreçleri oldukça farklılaşmıştır. Bu gelişmeler, aynı zamanda küreselleşmenin pekişmesini sağlarken, üretim süreçlerinde verimlilik artışını esas alan iş modelleri ortaya çıkmıştır. Bu yeni düzende, varlık gösterebilmek ve rekabet edebilmek ülkelerin bilgi tabanlı ekonomiye geçiş süreçlerine hız vermiştir. Gelişmelere paralel olarak büyüme gösteren e-Ticaret, birçok sektörde geleneksel ticarete önemli bir alternatif oluşturmuştur. Geleneksel ticaretin en önemli kısıtlarından biri olan zaman ve mekân kavramını ortadan kaldıran e-Ticaret, aynı zamanda küçük firmaların da büyük firmalarla rekabet edebileceği, ülke sınırlarını ortadan kaldıran, pratik olarak erişilmesi mümkün olmayan piyasalara erişim sağlayan bir yenilik olarak karşımıza çıkmıştır.

e-Ticareti farklı yaklaşımlara göre tanımları:

  • İletişim: Bilgisayar ağları üzerinden ürün, hizmet, bilgi veya ödemelerin dağıtımıdır.
  • Ticari: İnternet veya diğer çevrim içi hizmetler vasıtasıyla ürün, hizmet veya bilgi alıp satma yetkisini temin eder.
  • İş süreci: Fiziksel yapılan iş süreçlerini elektronik ortamda takip etmemizi sağlayan bir araçtır.
  • Hizmet: Devlet, firma veya yönetimlerin maliyetlerini düşürerek, hizmet kalitesini artırmak amaçlı kullandıkları bir araçtır.
  • Öğrenme: Çeşitli eğitim kurumlarında öğrenme ve öğretme amaçlı kullanılan bir platformdur.
  • İş birlikleri: Firma içi ve firma dışı ortak çalışmalar için bir altyapı anlamına gelir. Ekonomide e-Ticaret hacminin artış göstermesinde, internetin yaygın kullanılmaya başlaması kadar, akıllı telefonlar ve sosyal medya platformlarının da büyük önemi bulunmaktadır. e-Ticaret işlemlerinde kullanılan model türleri 4 ana biçimde incelenebilir:
  • İşletmeden-İşletmeye (B2B): İşletmeler arasındaki ürünlerin servislerin veya bilginin internet üzerinden değişimi biçiminde yapılan e-Ticaret biçimidir.
  • İşletmeden-Tüketiciye (B2C): Herhangi bir işletmenin ürün ya da servislerinin internet üzerinden müşterilerin kullanımı için satışı olarak tanımlanabilir.
  • Tüketiciden-Tüketiciye (C2C): İnternet üzerindeki sanal pazar yerleri üzerinde alıcı ve satıcıya mal değişimi, kullanılmış ürün pazarlama ve ürün fiyatları üzerinde pazarlık imkânı sağlayan yapıdaki e-Ticaret türüdür. • Tüketiciden-İşletmeye (C2B): B2C modeline benzeyen bu modelde fark tüketicinin satıcı, işletmenin ise alıcı olmasıdır. Kariyer siteleri bu modele örnek olarak verilebilir.

e-Ticaretin sağladığı geniş olanaklara karşın, firmaların aynı tür ürünleri elektronik yoldan pazarlayan pek çok üretici ile rekabet etmek zorunda kaldığı bir gerçektir. Bu durum, firmaların daha yenilikçi ve etkin olmalarını, kendilerini artan rekabete hazırlamalarını gerektirmektedir. Yakın gelecekte dijital cüzdanların kullanım oranlarının kredi kartlarını geride bırakması ve e-Ticaret içinde en yaygın ödeme yöntemi hâline gelmesi beklenmektedir. Buna ilave olarak, banka transferi ile yapılan ödemeler de sunduğu pratiklik ve geri ödeme avantajları ile yükseliş sergilemektedir. e-Ticaretin dünya genelinde yaygınlaşması ve tüketicilerin ürün teslimatı konusunda artan beklentileri ile firmalar, özellikle lojistik alanında da kendilerini farklılaştırmaya ve rekabet avantajı elde etmeye çalışmaktadır. 1995 yılında kurulan Amazon ve eBay dünyadaki ilk e-Ticaret platformları olma özelliğini göstermektedir. 1999 yılında kurulan ve Çin merkezli olan Alibaba ise bugün e-Ticaret sektörünün en güçlü oyuncuları arasında yer almaktadır.

Mobil Ödeme Teknikleri

Mobil ödeme kavramı, “mallar, hizmetler ve faturaların kablosuz iletişim teknolojileri yardımıyla mobil cihazlar vasıtasıyla gerçekleştirilmesi” olarak tanımlanır. Tüketiciler için cüzdan veya kredi kartı taşımak gibi fiziksel gereksinimler ortadan kalkmakta ve ödeme teknikleri mobil çözümlerle giderek kolaylaşmaktadır. Bunun bireysel tüketim ile sınırlı kalmayarak ticari alana yansıdığı da bir gerçektir. Bütün bu gelişmeler, kripto para ya da dış ticarete yönelik ödeme tekniklerinin gelişimine yol açmaktadır.

Yüksek güvenlik olanağı sağlayan blokzincir teknolojisi, günümüzde bankacılık, finansal hizmetler, telekomünikasyon gibi birçok alanda kullanılmaya başlanarak, kripto temelli ödeme çözümleri sunmaktadır. Kripto temelli ödeme çözümleri, kredi kartları veya diğer çevrim içi ödeme sistemlerinden farklı bir mantıkla çalışmaktadır. Bu sistem her türlü kaydın tek bir merkez yerine, bir ağın tamamında tutulmasını sağlamakta ve kayıt güvenliğini artırmaktadır. Mobil ödeme tekniklerindeki bu gelişmelerin, dış ticaretin finansman kanallarını daha etkin kılarak, işlem hızı ve güvenliğini artıracağını, maliyetleri düşüreceğini ve sonuç itibarıyla dış ticaret potansiyelini güçlendireceğini söyleyebiliriz.

Fin-Tech

Finansal hizmetlerin sunumunda geleneksel finansal yöntemlerle rekabet etmeyi amaçlayan teknoloji ve yenilikleri ifade eder. Finans piyasalarındaki karşılıklı bağımlılığın ikinci unsuru ise karmaşık işlemleri hâlledebilecek kapasitede güçlü bilgisayarları da içeren bilgi ve iletişim teknolojileri altyapısının gelişmesidir. Ülkeler arasındaki dış ticaret ilişkisinin finansman boyutunda önemli rol oynayan finansal sistem ve finansal kuruluşlar, FinTech sisteminin sunduğu gelişmeler ile özellikle veri güvenliğinin yükseltilmesini sağlayarak dış ticaretin gelişimini destekleyici bir rol yerine getirebilir. Dünyanın giderek daha dijital hâle gelmesi nihayetinde veri miktarı ve çeşitliliğinin hayal edilmeyecek seviyelere yükselmesini ile sonuçlanmaktadır. Ancak konu dış ticaret olduğunda, verilerin sınır ötesindeki başka ülkeler tarafından depolanması ve analiz edilmesi gündeme gelmekte ve bu üzerinde daha da hassasiyetle durulması gereken bir konu hâlini almaktadır. Bir ülkede FinTech ekosistemi göstergeleri kitabınızın 169. sayfasında Tablo 7.1’de verilmiştir. Bu kapsamda, FinTech ekosisteminin oluşumunda ülkenin pazar yapısının, rekabet düzeyinin, tüketici davranışlarının, müşteri deneyiminin, fırsat ve tehditlerin ve yeni pazarların talep yapısının belirleyicileri olduğu söylenebilir.

Yönetişim

Yönetişim, kamu yönetiminde yeniden yapılanmayı, kamu sektörünün, özel sektör ve sivil toplumun gücünden de yararlanarak, kalite ve etkinliğini artırmasını sağlamaya dönük yeniden yapılandırma araçlarından biri olarak tanımlanabilir. Karmaşık toplumsal sistemlerin eş güdümünün ve toplumsal gelişmelerin yönlendirilmesinin artık tek başına devletin sorumluluğu olmadığının ve bir dizi aktörün etkileşim süreci olduğunun farkına varılması ile yönetişim yaklaşımı ön plana çıkmıştır. Mikro düzeyde firmalar, makro düzeyde ise ülkeler sermaye gereksinimlerini güvenilirlik çerçevesinde sağlayabilmektedir. Yönetişim ilkelerinin benimsenmesi, üretimde ve dış ticarette verimliliğin, yatırımların ve dolayısıyla ihracatın artmasını sağlamaktadır. Bilgi ve iletişim teknolojilerindeki gelişmeler her alanda olduğu gibi, bu alanda da yeni bir kavramın doğarak e-Yönetişim kavramının ortaya çıkmasına neden olmuştur. Böylece yeni nesil teknolojiler, toplumsal dinamikler tarafından içselleştirilerek katılımcılığın, saydamlığın ve hesap verebilirliğin sağlandığı bir kamu yönetimi anlayışının oluşturulması hedeflenmektedir.

Dış Ticarette Dijital Dönüşüm

Dijital dönüşüm hayatın ve ekonominin her alanında olduğu gibi, dış ticaret ve dış ticareti şekillendiren koşullar üzerinde de etkili olacaktır. Bu kapsamda dış ticaret faaliyetlerini gerek mikro düzeyde gerekse makro düzeyde geliştirmeye dönük politikaların dijital dönüşüm ile gündeme gelen yeni teknoloji ve yöntemlere adapte olması gerekmektedir. Dijital dönüşümün getirdiği yeni koşullar; tüketici endeksli, çeşitliliği artan, miktarı azalan ve yaşam süreleri kısalan mal ve hizmetlerle piyasada rekabetin şartlarının değiştiği bir ortam yaratmıştır. Küreselleşme sürecinde ulaştırma alanındaki gelişmeler Optik Karakter Tanıma (OCR), Radyo Frekansı Tanımlaması (RFID) ve gönderilerin tanımlanması ve izlenmesi için QR kodları gibi ticari belgelerin sayısallaştırılmasına dayanan gelişmeler ile uluslararası ticaretin güvenilirliğini ve verimliliğini artırmıştır. Endüstri 4.0 dijital dönüşüm süreci, üretimin ve dolayısıyla ticaretin kurallarının yeni baştan yazılmasına neden olmakta, ülkelerin küresel ekonomideki konumlarını değiştirmektedir.

Blokzincir

Blokzincir (blockchain), ürünlerin daha verimli ve güvenilir hâle getirilmesinin yanı sıra, ticaretin finansmanını da etkileyen bir teknolojidir. Blokzincir tabanlı kayıt sistemleri küresel ticaret tedarik zincirinde ve giderek daha fazla etkili olmakta, uluslararası ticarette kullanılan ödeme tekniklerini kolaylaştırmaktadır. Dış ticaretin finansmanı açısından günümüzde pek çok kuruluşun yüksek maliyetler, yetersiz şeffaflık ve güvenlik eksikliği gibi küresel ticaretin temel sorunlarına çözüm olarak blokzincir teknolojisinden yararlanmaya yöneldiğini söyleyebiliriz.

Blokzincirin işlem kayıtlarının daha güvenilir bir mekanizma ile tutulmasını sağlayan bir yöntem olarak, dış ticaret ve dış ticaretin finansmanı konularında olumlu sonuçlar doğuracağı öngörülmektedir.

Büyük Veri

Dijital dönüşüm sürecinde en sık karşılaşılan kavramlardan biri de büyük veri kavramıdır. Çünkü dijital dönüşüme konu olan bütün mecralarda üretilen veriler, kaydedilmekte, analiz edilmekte ve karar süreçlerine bir girdi olarak dâhil edilmektedir. Büyük veri; gelişen teknoloji ve artan veri kullanım oranı paralelinde daha fazla çeşitlilik içeren ve işlenebilen veri kümesidir. Büyük verinin işlenmesi, firmalar için müşterilerin bireysel satın alma tercihlerini önceden mümkün olmayan bir ayrıntı seviyesinde tespit edebilme imkânı vermektedir. Bu sayede firmalar piyasa talebine göre bir üretim planı yapmakta ve böylece müşteri sadakati oluşumunu da sağlayabilmektedir.

Yapay Zekâ ve Makine Öğrenmesi

Yapay zekânın, bilgisayarların insanın bilişsel işlevlerini taklit etmek için kullanılmasını ele alan, makine öğrenmesinden daha geniş bir kavram olduğu söylenebilir. Yapay zekâ ve makine öğrenmesi, piyasa aktörlerini daha iyi analiz etme imkânı sunarak, üretimde ve ticari faaliyetlerde verimlilik artışı sağlamaktadır. Dış ticarette yapay zekâ ve makine öğrenmesinin ticari nakliye rotalarının optimize edilmesi, limanlardaki gemi ve kamyon trafiğinin yönetilmesi, e-Ticaret arama sorgularının bir dilden diğer dillere çevrilmesi ve envanterin yönetilmesi gibi uygulama alanları bulunmaktadır. Yapay zekâ uygulamaları karar süreçlerinde insanlar tarafından analiz edilmesi mümkün olmayan büyüklükte veri gruplarından bilgiler çıkararak bunu ticaret alanında değerli bir bilgiye dönüştürebilmektedir.

Üç Boyutlu (3D) Yazıcılarla Baskı

Üç boyutlu yazıcı ile baskı, malzemeyi alıp dijital bir şablon kullanarak üç boyutlu bir nesne yaratmaktadır. Bu teknoloji çok geniş bir uygulama yelpazesine sahiptir. Özellikle otomotiv, havacılık ve medikal sektörlerinde hızlı ve yaygın biçimde kullanılmaya başlanmıştır. Fiziksel anlamda küresel ticaret hacminde önemli değişimlere neden olması beklenen ve daha az işgücü kullanımı gerektiren, ithalat ihtiyacını azaltan ve daha ucuza üretimi mümkün hâle getiren üç boyutlu yazıcılarla yapılan baskılar, hem üretim hem de ticaret anlayışını değiştirmektedir.


Yaz Okulu Sınavı
4 Eylül 2021 Cumartesi