Menkul Kıymet Yatırımları Dersi 7. Ünite Özet

Yatırım Fonu Katılma Belgesi Yatırımları

Giriş

Tasarruf sahipleri ihraçcı şirketlerden, aracı kuruluşlardan ya da menkul kıymet borsalarından menkul kıymet almak suretiyle tasarruflarını değerlendirebilirler. Ancak menkul kıymetlere yatırım yapmak bilgi ve uzmanlık gerektirmektedir. Ayrıca bireysel birikimler genelde yeterli büyüklüğe ulaşamadıklarından bunlarla oluşturulan portföyler de riskli portföylerdir. Bu risk anapara bakımından söz konusu olabileceği gibi portföyün getirisi açısından da söz konusu olabilir. Bu nedenle sermaye piyasasında kolektif yatırım kuruluşları olarak adlandırılan yatırım fonları oluşturulmuştur. Yatırım fonları finansal piyasaların itici gücü olan küçük tasarruf sahiplerinin tasarruflarının değerlendirilmesi ve büyük tutara ulaştırılarak yatırıma yönlendirilmesi konusunda sermaye piyasalarının en önemli yatırım araçlarından biridir. Yatırım fonları halktan toplanan paralar karşılığı, ortaklık payı, tahvil gibi sermaye piyasası araçlarından ve kıymetli madenlerden oluşan portföyleri yönetirler. Her bir yatırımcı fonun sahip olduğu portföyün bir kısmını temsil eden katılma payını alarak fon portföyüne ortak olurlar.

Yatırım fonlarının aktif büyüklüğü hem gelişmiş hem de gelişmekte olan ülkelerde artış göstermeye devam etmektedir. Yatırımcılar açısından çok sayıda fon arasında seçim yapmak giderek zorlaşmaktadır. Yatırımcılar bu zorluğu aşmak adına kendi risk ve getiri tercihlerini en iyi yansıtan yatırım fonunu seçmek durumundadırlar.

Yatırım Fonu Tanımı

Sermaye Piyasası Kanunu’nun 25’inci maddesi uyarınca, “tasarruf sahiplerinden fon katılma payı karşılığında toplanan para ya da diğer varlıklarla, tasarruf sahipleri hesabına, inançlı mülkiyet esaslarına göre Kurulca belirlenen varlık ve haklardan oluşan portföy veya portföyleri işletmek amacıyla portföy yönetim şirketleri tarafından fon iç tüzüğü ile kurulan ve tüzel kişiliği bulunmayan mal varlığına yatırım fonu adı verilir”. Yatırım fonları halktan topladıkları paralar karşılığı, ortaklık payı, tahvil gibi sermaye piyasası araçlarından ve kıymetli madenlerden oluşan portföyleri yönetirler. Her bir yatırımcı fonun sahip olduğu portföyün bir kısmını temsil eden katılma payını alarak fon portföyüne ortak olurlar. Üç yoldan fon yatırımından para kazanılabilir.

  • İlk olarak fon sahip olduğu menkul kıymetlerden kâr payı ve/veya faiz geliri elde eder. Fon elde ettiği bütün gelirini fon portföy değerine yansıtır.
  • İkinci olarak, fonun sahip olduğu menkul kıymetlerin fiyatı artabilir. Eğer fon fiyatı yükselen bu menkul kıymeti satarsa sermaye kazancı elde eder. Fon elde ettiği bu sermaye kazancını veya zararını fon portföy değerine yansıtır.
  • Üçüncü ve son olarak eğer yatırım fonu fiyatı yükselen menkul kıymeti satmıyor elinde tutuyorsa katılma paylarının fiyatı artar. Yüksek fon toplam değeri yatırımın yüksek değerli olduğunu gösterir.

Yatırım Fonu Katılma Payları ve Pay Sahiplerinin Hakları
Yatırım fonlarının amacı, tasarruf sahiplerine bu optimal risk getiri kombinasyonunu sunmaktır. Tasarruf sahiplerinin yatırım fonlarına dahil olabilmeleri ise katılma payı aracılığıyla gerçekleşmektedir. Yatırım fonu katılımcılarının fon portföyüne ortak olmaları nedeniyle edindikleri belgeye katılma payı denir. Bir başka deyişle, katılma payı, yatırımcının fon portföyüne kaç adet payla ortak olduğunu gösterir. Yatırım fonlarındaki katılma payları, şirketlerin ortaklık paylarına benzetilebilir. Nasıl ki yatırımcılar, ortaklık payı alarak şirketlere ortak olurlar ve o şirketler üzerinde hak sahibi olurlar ise benzer şekilde yatırım fonlarında da katılma payı ile fon portföyüne ortak olunur. Ancak, ortaklık payı sahipleri şirket yönetimine katılabilirken katılma payı sahiplerinin fon yönetimine katılma hakları yoktur.

Yatırım Fonu Katılma Pay Değerinin Hesaplanması
Katılma paylarının itibari (nominal) değeri bulunmamaktadır. Tasarruf sahiplerinin fona katılımı, katılma payı değerinin tam olarak nakden ödenmesi koşuluyla gerçekleşmektedir. Fona iştiraki sağlayan katılma payının fiyatı kurucu tarafından her işgünü itibariyle hesaplanmakta ve izleyen gün yapılan katılma payı alış satışlarında bu fiyat uygulanmaktadır. Hesaplamalarda ilk adım olarak değerleme gününde portföyde bulunan varlıkların işlem gördükleri, alınıp satıldıkları borsalarda oluşan fiyatları dikkate alınarak fon portföy değeri hesaplanmaktadır. İkinci adım olarak, fon portföy değerine fonun alacakları eklenmek ve borçları düşülmek suretiyle fonun toplam değeri belirlenmektedir. Üçüncü ve son adım olarak ise fon toplam değeri, değerleme gününde tedavülde olan pay sayısına bölünerek birim katılma payı fiyatı hesaplanmaktadır. Bu hesaplama aşağıdaki gibi formüle edilebilir.

Katılma Payı Değeri = (Fon Toplam Değeri)/(Katılma Paylarının Sayısı)

Yatırım Fonlarına Hakim Olan Temel İlkeler
Yatırım fonlarına hakim olan temel ilkeler riskin dağıtılması ilkesi, profesyonel yönetim ilkesi, menkul kıymet portföyü işletme ilkesi, inançlı mülkiyet ilkesi ve mal varlığının korunması ilkesidir

  • Riskin Dağıtılması İlkesi: Bu ilke sayesinde yatırım fonlarının, bireylerin kendi imkanları ile sağlayamayacakları ölçüde riski dağıtmaları mümkündür.
  • Profesyonel Yönetim İlkesi: Menkul kıymet piyasaları nitelikleri itibariyle belirli bir bilgi birikimini gerektiren teknik piyasalar olup, bu piyasada oluşan gelişmelerin yakından takip edilmesi gerekir. Doğal olarak bireylerin böylesi bir takibi düzenli olarak yapmaları ve bu piyasalarda oluşan gelişmelerin menkul kıymet fiyatlarına etkilerini tahmin edip ona göre zamanında tavır alabilmeleri zordur. Yatırım fonları ise çok fazla sayıda kişiden para toplamak suretiyle yüksek miktarlarda portföyler oluşturduklarından, gerekli donanıma ve menkul kıymet piyasalarıyla ilgili yetişmiş elemanlara sahip olabilirler.
  • Menkul Kıymet Portföyü İşletme İlkesi: Yatırım fonları, bazı kısıtlamalar içerisinde birçok varlığa yatırım yapabilmekle beraber, temel amaçları menkul kıymet alıp satmak ve alım satımlar arasında oluşan olumlu fark ile bu menkul kıymetlerin kâr payları ve faizlerinden gelir sağlamak olan kuruluşlardır.
  • İnançlı Mülkiyet İlkesi: Yatırım fonları inançlı mülkiyet esasına dayanır. İnançlı mülkiyet esasında fona inançlı olarak fon kurucusu sahiptir. Tasarruf sahipleri ise fonla ilgili muameleleri yapma yetkisini kurucuya verirler. Bu yetki devri fon içtüzüğü ile olur. Kurucu, fonu bu sözleşme (içtüzük) çerçevesinde ve tasarruf sahiplerinin haklarını koruyarak yönetmek/yönettirmek zorundadır.
  • Mal Varlığının Korunması İlkesi: Fon tüzel kişilik sahibi olmamakla beraber fonun mal varlığı kurucudan ayrıdır. Ayrıca Sermaye Piyasası Kanunu uyarınca, fon malvarlığı rehnedilemez, teminat gösterilemez ve üçüncü kişiler tarafından haczedilemez. Yani fon malvarlığının korunması kanun ile güvence altına alınmıştır.

Yatırım Fonlarının Avantajları
Tasarrufçunun ortaya koyduğu sermayesi yani tasarrufu, profesyonel ve güvenilir yöneticiler tarafından yönetilmektedir. Yatırım fonu portföyüne alınabilecek menkul kıymetlerin sabit getirili, dövize endeksli ve ortaklık payı gibi araçlarla çeşitlenmesi nedeniyle riskin en aza indirilmesi mümkün olabilecektir. Menkul kıymetlerin değerlemesi ve kontrolü ile kupon, faiz ve temettü tahsili fon yönetimince yapılacağından vade takibi, tahsil etme gibi zaman ve kaynak kullanımını gerektiren işlemlerden korunabilecektir. Küçük tasarruflarla temin edilemeyecek kazanç potansiyeli yüksek menkul kıymetlere yatırım yapılmasına olanak sağlayacaktır. Fon portföyündeki değer artışlarının portföy değerine günlük olarak yansıtılması nedeniyle işlemiş gelir ile birlikte gerek ihtiyacı kadar gerekse tamamını istendiği anda paraya çevirebilecektir. Portföye büyük tutarlı alım satımlar nedeniyle zaman ve para tasarrufu sağlamaktadır.

Yatırım Fonlarının Getirdiği Maliyetler
Yatırım fonları yatırımcılara üç farklı şekilde maliyet getirebilmektedirler. Bunlardan birincisi alım satım nedeniyle yatırımcılardan kesilen komisyonlardır. İkinci maliyet unsuru olan yönetim ücretidir. Bu ücret fon kurucusuna fonun yönetimi karşılığında ödenen ücrettir. Yatırımcılar açısından katlanılması gereken diğer maliyet unsuru fonun işletilmesi sırasında fon varlığından yapılan harcamalardır.

Yatırım Fonlarının Yatırım Yapabileceği Araçlar
SPK’nın düzenlemeleri çerçevesinde yatırım fonlarının yatırım yapabileceği araçlar şunlardır:

  • Özelleştirme kapsamına alınanlar dahil Türkiye’de kurulan ihraçcılara ait paylar,
  • Özel sektör ve kamu borçlanma araçları,
  • Türk Parasının Kıymetini Koruma Hakkında 32 sayılı Karar hükümleri çerçevesinde alım satımı yapılabilen yabancı, özel sektör ve kamu borçlanma araçları ile ihraçcı payları,
  • 12 aydan uzun vadeli olmamak üzere vadeli mevduat, katılma hesabı ve mevduat sertifikaları,
  • Borsada işlem görmeleri kaydıyla; altın ve diğer kıymetli madenler ile bu madenlere dayalı olarak ihraç edilen sermaye piyasası araçları,
  • Fon katılma payları,
  • Repo ve ters repo işlemleri,
  • Kira sertifikaları,
  • Gayrimenkul sertifikaları,
  • Varantlar ve sertifikalar,
  • Takasbank para piyasası işlemleri, Türev araç işlemlerinin nakit teminatları ve primleri,
  • Kurulca uygun görülen özel tasarlanmış yabancı yatırım araçları ve ikraz iştirak senetleri,
  • Kurulca uygun görülen diğer yatırım araçları.

Yatırım Fonu Yönetimi
Yatırım fonlarının kurulması ve yönetimi sadece bir sermaye piyasası kurumu olan Portföy Yönetim Şirketleri tarafından gerçekleştirilmektedir. Portföy yönetim şirketleri tarafından yönetilen yatırım fonları, tasarruf sahiplerinden topladıkları paralar karşılığında pay senedi, özel sektör ve kamu borçlanma araçları, kira sertifikaları ve varantlar vb. gibi sermaye piyasası araçlarından oluşan portföyleri yönetirler. Portföy yönetim şirketleri, öncelikle bir içtüzük ile mevzuatta belirtilen “Şemsiye Fon” türlerinden birini kurmalıdır.

Yatırım Fonuna Yatırım Kararı Verirken Dikkat Edilmesi Gereken Hususlar
Yatırım fonlarına yatırım kararı verirken risk düzeyi, geçmiş performans, gider oranları ve yatırım fonu ile ilgili diğer unsurlar önemle incelenmelidir.

Risk Düzeyi : Yatırım fonuna yatırım kararı vermek aynı zamanda bir risk üslenmek anlamına da gelmektedir. Çünkü fon tarafından alınan menkul kıymetlerin değeri artabileceği gibi düşebileceği için yatırım yapılan anaparanın bir kısmını kaybedilebilir. Ancak her yatırım fonunun riski aynı düzeyde değildir. Yatırım fonlarını kendi içlerinde daha riskli ve daha az riskli olarak ayırmak mümkündür. Bunun için kullanılabilecek en önemli ölçü yatırımcı bilgi formunda yer alan risk değeridir. Diğer yandan genellikle potansiyel olarak yüksek getiri, yüksek kayıp yani yüksek risk demektir. Riskli fonların kaybettirme ihtimali daha yüksek olmakla beraber, piyasaların iyi gitmesi durumunda diğerlerine göre daha yüksek oranlarda kazandırmaları da mümkündür.

Geçmiş Performans: Genel olarak tüm menkul kıymet yatırımlarında özel olarak da yatırım fonlarına yapılan yatırımlarda, geçmiş dönemde o menkul kıymetin ya da yatırım fonunun elde ettiği getirinin gelecek dönemde de elde edileceği yönünde bir garantinin olmadığının tüm yatırımcılar tarafından bilinmesi gerekmektedir. Fonun geçmiş dönemdeki performansından bir fikir edinmekle beraber, bu performansın önümüzdeki dönemde tekrar yakalanmasının garanti olmadığını unutmamak gereklidir.

Gider Oranları: Fonun gider oranları getiri üzerinde olumsuz bir etki yapmaktadır. Ancak bu gider oranı daha yüksek olan bir fon daha kötü bir getiri elde edecek demek değildir. Çeşitli nedenlerle fonların gider oranları değişebilmektedir.

Yatırım Fonu ile İlgili Diğer Unsurlar: Yatırım fonu katılma payına yatırım yapmayı planlayan tasarruf sahipleri fonun kurucusu ve bu kurucunun yönettiği fonların türü, fonun portföyünü yöneten portföy yöneticisi, fonun en yakın tarihli portföy bileşimi ve stratejisi, fonun yönetim ücreti oranı ve fon toplam gider oranı, kurucunun fonlarının geçmiş dönemlerdeki performansı ve diğer fonlara göre başarı durumu, fon katılma paylarının alınıp satılabileceği yerler, işlem saatleri ve alım satım şartları, giriş–çıkış komisyonu olup olmadığı gibi bazı önemli konularda yeterli bilgi edinmelidir.

Yatırım Fonu Türleri

Yatırım fonları ile ilgili farklı kriterlere göre çeşitli sınıflandırmalara rastlamak mümkündür. Ancak, temel olarak pay sayısının değişebilirliği, fonun portföy yapısı ve kâr payı dağıtım esasına göre bir sınıflandırma yapılabilir.

Pay Sayısına Göre Yatırım Fonları
Pay sayısına göre yatırım fonları açık uçlu fonlar ve kapalı uçlu fonlar olmak üzere iki farklı sınıfa ayrılmaktadır.

  • Açık Uçlu Fonlar: Pay sayısı sabit olmayan, talebin seviyesine göre pay sayısı artırılabilen veya azaltılabilen fonlar açık uçlu (open-ended) yatırım fonları olarak tanımlanabilir. Açık uçlu yatırım fonlarının katılma belgeleri için ikincil bir piyasa söz konusu değildir. Yatırımcı fondan pay almak veya fondaki paylarını satmak isterse fon yönetimi ile alışveriş içine girmek zorundadır. Bu tür fonlarda pay sahibi, payını istediği an fona geri satabilme olanağına sahiptir.
  • Kapalı Uçlu Fonlar: Yatırımcılar tarafından talep edildiğinde pay sayısı anında artırılamayan, yatırımcılar tarafından fona iade edilemeyen dolayısıyla pay sayısı azaltılamayan fonlar kapalı uçlu fonlar olarak tanımlanır. Kapalı uçlu bir fonun piyasa fiyatı, diğer alınıp satılan menkul kıymetler gibi dalgalanır ve piyasadaki arz ve talep tarafından belirlenir

Portföy Yapısına Göre Yatırım Fonları
6362 sayılı Sermaye Piyasası Kanunu’nun yatırım fonlarına ilişkin 52. ve 54. maddeleri uyarınca hazırlanan ‘’Yatırım Fonlarına İlişkin Esaslar Tebliği’’nde yer alan tanımlar doğrultusunda A ve B fon tipleri ayrımı da kaldırılıp şemsiye fon tanımlanmıştır. Şemsiye fon, katılma payları tek bir içtüzük kapsamında ihraç edilen tüm fonları kapsayan yatırım fonudur. Şemsiye fonlar aşağıdaki türlerde kurulabilir:

  • Borçlanma Araçları Şemsiye Fonu: Fon toplam değerinin en az %80’i devamlı olarak yerli ve/veya yabancı kamu ve/veya özel sektör borçlanma araçlarına yatırılan fonları kapsayan şemsiye fonlara verilen addır.
  • Pay Senedi Şemsiye Fonu: Fon toplam değerinin en az %80’i devamlı olarak yerli ve/veya yabancı ihraçcıların paylarına yatırılan fonları kapsayan şemsiye fonlara verilen addır.
  • Kıymetli Madenler Şemsiye Fonu: Fon toplam değerinin en az %80’i devamlı olarak borsada işlem gören altın ve diğer kıymetli madenler ile kıymetli madenlere dayalı sermaye piyasası araçlarına yatırılan fonları kapsayan şemsiye fonlara verilen addır.
  • Fon Sepeti Şemsiye Fonu: Fon toplam değerinin en az %80’i devamlı olarak diğer fonların ve borsa yatırım fonlarının katılma paylarından oluşan fonları kapsayan şemsiye fonlara verilen addır.
  • Para Piyasası Şemsiye Fonu: Portföyünün tamamı devamlı olarak, vadesine en fazla 184 gün kalmış likiditesi yüksek para ve sermaye piyasası araçlarından oluşan ve portföyünün günlük olarak hesaplanan ağırlıklı ortalama vadesi en fazla 45 gün olan fonları kapsayan şemsiye fonlara verilen addır.
  • Katılım Şemsiye Fonu: Portföyünün tamamı devamlı olarak, kira sertifikaları, katılma hesapları, ortaklık payları, altın ve diğer kıymetli madenler ile Kurulca uygun görülen diğer faize dayalı olmayan para ve sermaye piyasası araçlarından oluşan fonları kapsayan şemsiye fonlara verilen addır.
  • Değişken Şemsiye Fon: Portföy sınırlamaları itibarıyla yukarıdaki türlerden herhangi birine girmeyen fonları kapsayan şemsiye fonlardır.
  • Serbest Şemsiye Fon: Katılma payları sadece nitelikli yatırımcılara satılmak üzere kurulmuş olan fonları kapsayan şemsiye fonlara verilen addır
  • Garantili Şemsiye Fon: Yatırımcının başlangıç yatırımının belirli bir bölümünün, tamamının ya da başlangıç yatırımının üzerinde belirli bir getirinin bilgilendirme dokümanlarında belirlenen esaslar çerçevesinde belirli vade ya da vadelerde yatırımcıya geri ödenmesi uygun bir yatırım stratejisine ve garantör tarafından verilen garantiye dayanılarak taahhüt edilen fonları kapsayan şemsiye fonlara verilen addır.
  • Koruma Amaçlı Şemsiye Fon: Yatırımcının başlangıç yatırımının belirli bir bölümünün, tamamının ya da başlangıç yatırımının üzerinde belirli bir getirinin bilgilendirme dokümanlarında belirlenen esaslar çerçevesinde belirli vade ya da vadelerde yatırımcıya geri ödenmesi uygun bir yatırım stratejisine dayanılarak en iyi gayret esası çerçevesinde amaçlanan fonları kapsayan şemsiye fonlara verilen addır.
  • Pay Senedi Yoğun Fon: Fon toplam değerinin en az %80’i devamlı olarak menkul kıymet yatırım ortaklıkları payları hariç olmak üzere Borsa İstanbul A.Ş’ de işlem gören ihraçcı paylarından oluşan ve pay senedi şemsiye fonuna bağlı olarak ihraç edilen fonlara verilen addır.
  • Karma Şemsiye Fon: Fon portföyünün tamamı, ortaklık payları, borçlanma araçları, altın ve diğer kıymetli madenler ile bu madenlere dayalı olarak ihraç edilen sermaye piyasası araçlarının en az ikisinden oluşan ve her birinin değeri fon toplam değerinin %20 ’sinden az olmayan fonları kapsayan şemsiye fonlara verilen addır.

Kar Dağıtımına Göre Yatırım Fonları
Kar payı dağıtımına göre yatırım fonları kâr dağıtan fonlar ve kâr dağıtmayan fonlar olmak üzere iki temel sınıfa ayrılmaktadır.

Kar Dağıtan Fonlar: Bu fon türünde, yatırım fonlarını yöneten kuruluş yıl sonlarında değer artışı ve tahsil edilen temettü ve faiz tutarı olarak fonun karını hesaplar. İç tüzüğe göre belli bir miktarı katılma belgesi sahiplerine kâr payı olarak öder.

Kar Dağıtmayan Fonlar: Portföydeki menkul kıymetlerin kupon ödeme zamanı geldiğinde tahsil edilen kupon bedelleri, dağıtılmayıp fona eklenir ve bunlarla yeniden menkul değer satın alınması suretiyle fon portföyünün büyütülmesi ve katılma belgelerinin değerinin arttırılması yolu izlenir.

Türkiye’de Yatırım Fonlarına Yatırım

Yatırım fonları, 1970’li yılların sonlarına doğru Türkiye’de konuşulmaya başlanmış ve fon kurulması konusunda girişimler olmuştur. Ancak yasal zemin 1980’li yılların başlarında oluşturulabilmiştir. Ülkemizde yatırım fonları 2000’li yıllardan itibaren gelişmeye başlamıştır. Ülkemizdeki piyasalarda alım-satımı daha çok yapılan yatırım fonları; emeklilik ve menkul kıymet fonlarıdır. Tasarruf sahiplerinin yatırım yapabileceği menkul kıymet yatırım fonu sayısında yıllar itibariyle bir düşüş göze çarpmaktadır. 2011 yılında 466 olan menkul kıymet yatırım fonu sayısı 2015 yılına gelindiğinde 397’ye gerilemiştir. Bununla birlikte, yatırımcı sayısı da 2014 yılında göre 2015 yılında %11’lik bir düşüş yaşamıştır.

Ancak, bu düşüşe rağmen menkul kıymet yatırım fonlarının portföy değerlerinde yıllar itibariyle düzenli bir artış meydana gelmiştir.

  • 2015 yılında ise emeklilik yatırım fonu portföy değeri 48 milyar TL’yi aşmıştır. Emeklilik yatırım fonu katılımcı sayısı da 2015 yılında 6 milyon rakamını geçmiştir.
  • 2015 itibariyle toplam fon büyüklükleri ise 87.1 Milyar TL seviyesine ulaşmıştır. 2015 yılında menkul kıymet yatırım fonlarının büyüklüğü %8 artarak 39 milyar TL ye yükselmiştir. Bu artışta kamu ve özel sektör borçlanma araçlarına yatırım yapan fonları kapsayan borçlanma araçları fon büyüklüğündeki artış etkili olmuştur.
  • 2011’de 20 milyar TL’ye çıkan para piyasası fonlarının büyüklüğü ise kademeli olarak azalmış, 2015’te 12 milyar TL’ye kadar düşmüştür. Bu değişimde 2012 yılında yapılan düzenlemeyle ilk defa oluşturulan kısa vadeli borçlanma araçları fonlarına olan talep rol oynamıştır.
  • İlk defa 2007’ de oluşturulan ve 2011’e kadar portföy büyüklüğü artan koruma amaçlı ve garantili fonların portföy değeri, 2011’de 3,5 milyar TL’ye kadar çıkmışken 2012 yılından itibaren küçülmeye başlamış ve 2015 sonunda 158 milyon TL’ye inmiştir.
  • Sadece nitelikli yatırımcıya satılmak üzere kurulmuş olan fonları kapsayan serbest yatırım fonlarının portföyü bir yılda 1,2 milyar TL’ye çıkmıştır.
  • 2012 yılından itibaren altın fiyatlarındaki düşüş ile altın kıymetli maden fonlarına olan talep azalmış ve bu fonların portföy büyüklüğü 2015 yılı sonunda 221 milyon TL’ye kadar gerilemiştir.
  • 2012 yılında portföy büyüklüğü 626 milyon TL olan borsa yatırım fonları 2015 yılında %35 gerileyerek 125 milyon TL’ye düşmüştür.
  • Menkul kıymet yatırım fonlarının portföy dağılımına bakıldığında kamu ve özel sektör borçlanma araçlarının payının 2015 yılında 10 puan artarak %62’ye çıktığı gözlenmektedir. Özel sektör tahvillerinin payı 2011 yılında %10’dan 2015 yılında %46’ya kadar çıkmıştır. Pay senetlerinin payının ise son 4 yıldır %5 civarında seyrettiği gözlenmektedir.

Dünya’da Yatırım Fonlarına Yatırım

Yatırımcıların yatırım amacıyla bir araya gelip, fonlarını birleştirdikleri bir havuz yoluyla yatırımlarını gerçekleştirmeleri fikri Avrupa’da 1800’lü yıllarda ortaya çıkmıştır. İlk yatırım fonunun kuruluşu 1868 yılında Londra’da gerçekleşmiştir. Yatırım fonlarının Amerika’da gelişimi ise 1920’lerin başına rastlamıştır.

2015 yılında 18 trilyon $’a yaklaşan fon büyüklüğü ile ABD, dünyada yatırım fonları arasında ilk sırada yer almakta olup; aynı zamanda bu rakam dünya genelindeki toplam yatırım fonu büyüklüğünün yarısına tekabül etmektedir. Dikkat çekici bir şekilde Lüksemburg dünya yatırım fonu büyüklüğünün yaklaşık %10’unu oluşturmaktadır. Lüksemburg vergi ve operasyonel alanlarda sunduğu olanaklardan dolayı yatırım fonu ve yatırım ortaklığı gibi kolektif yatırım kuruluşlarının merkezi hâline gelmiştir. İrlanda da benzer fırsatlar sunarak kolektif yatırım şirketlerinin alternatif merkezi hâline gelmeyi hedeflemektedir.

Türkiye’de yatırım fonlarının büyüklüğü 13 milyar $ seviyesindedir. Bu rakamın, gelişmiş ülkelerle karşılaştırıldığında oldukça düşük olduğu görülmektedir. Toplam yatırım fonu büyüklüğünün incelenen ülkelerdeki milli gelire oranı % 59 civarında iken Türkiye’de bu oranın yalnızca % 1,8 olduğu görülmektedir.

Yatırım fonlarının türlere göre dağılımı incelendiğinde; yatırım fonu portföy büyüklüğü açısından dünyada ilk sırada olan ABD’de pay senetlerine eğilim göze çarpmaktadır. Tahvil-bono ise % 21’lik oran ile ABD’de ikinci sırada yer alan yatırım enstrümanını oluşturmaktadır. Portföyündeki pay senedi ağırlığının en yüksek düzeyde olduğu ülke ise % 88’lik oran ile Japonya olmuştur. Türkiye’de ise bu oran yalnızca % 3’tür.

Türkiye’nin Elektronik Fon Alım Satım Platformu (TEFAS) ve Sunduğu Olanaklar

TEFAS tek bir yatırım hesabıyla özel şartlara tabi olan yatırım fonları hariç olmak üzere, Sermaye Piyasası Kurulu’nun izniyle kurulmuş olan ve sermaye piyasamızda faaliyette olan tüm yatırım fonlarına erişim imkanı sağlayan elektronik bir platformdur.

TEFAS aracılığı ile alım-satımı yapılan fonların risk-getiri analizlerine, portföy dağılımlarına, dönemsel getirilerine hızlı bir şekilde ulaşılabildiği gibi yatırımcıların beklentileri doğrultusunda istenilen fon seçimi de kolaylıkla yapılabilmektedir. TEFAS kurulmadan önce, yatırımcılar sadece yatırım hesaplarının bulunduğu bankanın ya da aracı kurumun fonlarını alıp satabilmekteydiler. Bu durum yatırımcıları sınırlamakta ve diğer alternatifleri bloke etmekteydi. TEFAS’tan önce herhangi bir aracı kurumun fonlarından biriyle ilgilenen bir yatırımcının, ilgili aracı kurum nezdinde hesap açtırması gerekmekteydi. TEFAS’ın yatırımcılar için en büyük önemi, yatırımcının sadece yatırım hesabının olduğu kurumun fonlarına ulaşması yerine sayısız birçok diğer fona da erişimini mümkün kılmasıdır. Bu şekilde yatırım fonu almayı düşünen bir yatırımcı, kendi için en uygun yatırım fonunu seçme şansı bulacaktır. TEFAS yatırımcılara, tüm yatırım fonlarını ve diğer yatırım alternatiflerini göz önüne alarak, varlık dağılımı ve performans açısından bir karşılaştırma yapıp kendileri için en uygun fonu seçebilme özgürlüğü tanımaktadır. Ayrıca yatırımcılar hem Türkiye’den hem de yurtdışından bu platformdaki fonlara ulaşıp alım-satım yapabileceklerdir.


Yaz Okulu Sınavı
4 Eylül 2021 Cumartesi