Temel Klinik Bilgisi Dersi 7. Ünite Sorularla Öğrenelim

Kafes Kuşları Ve Egzotik Hayvan Kliniği

1. Soru

Kafes temizliği için dikkat edilmesi gereken hususlar nelerdir? Açıklayınız.

Cevap

Kafes temizliği için dikkat edilmesi gereken hususlar şunlardır: Günlük kafes temizliği kafes altının günlük olarak değiştirilmesidir. Haftalık veya aylık kapsamlı temizliğe kafesteki kuş sayısı, kuşun türü, kafesin boyutu, kuşun kafeste geçirdiği süre ile ilgili olarak karar verilir. Kapsamlı temizlik büyük kuşlar, lori ve loriketlerde haftalık, daha küçük boyutlu kuşlarda ise aylık yapılır. Kafes temizliğinde kullanılacak dezenfektan bakteri, virüs ve mantarları öldürebilecek kadar etkili fakat aynı zamanda kuşa zarar vermeyecek özellikte olmalıdır. Birçok dezenfektanın buharı kuşu etkileyeceğinden temizlik esnasında kuş başka bir odaya konulmalıdır. Piyasada dezenfeksiyon için phenol, quarterner ammonium, glutaraldehit, ve formaldehit içeren solüsyonlar vardır. Dezenfektanların en kolay bulunur ve uygulanabilir ve etkili olanından biri çamaşır suyudur. Bunu uygulamadan önce kafesteki kirlilikler sıcak suyla ovularak giderilmelidir. Dezenfeksiyon solüsyonunu hazırlamak için 5 litre suya 150 ml çamaşır suyu konulur. Kafes ve diğer malzemeler 5-10 dakika bu sıvı içinde tutulur. Daha sonra malzemeler duru suyla ovularak yıkanır ve kurutulur. Dezenfeksiyon işleminin havalandırılmış bir ortamda ve lastik eldiven kullanılarak yapılması uygun olur. Kafesin tabanına kâğıt havlu serilmeli ve günlük olarak değiştirilmelidir. Gıda ve su kapları ile varsa banyolukları sıcak sabunlu suyla yıkanıp durulandıktan ve iyi kurutulduktan sonra yerine konulmalıdır. Yıkama işlemi evde mutfakta yapılmamalıdır. Kuşlar için iki ayrı kap seti kullanılırsa birini temizler kuruturken diğerleri kullanılır. Kapların paslanmaz çelik veya sağlam plastikten olması onların iyi temizlenebilmesine olanak sağlar. Tüp şeklinde suluk kullanıldığında tüpün içi fırça ile temizlenmelidir. Tünek ve oyuncaklar üzerindeki damla kirlilikleri temizlenmelidir. Kafes etrafına temizlenmesi kolay malzemeden yapılmış örtü serilmeli ve yem damla veya tüyle oluşan kirlilik temizlenip dezenfeksiyon uygulanmalıdır.


2. Soru

Kafes kuşlarının beslenmesi nasıl gerçekleştirilir? Açıklayınız.

Cevap

Kuşların ırk ve aktivitelerine ve üreme durumuna göre ayarlanmış çeşitli ticari gıdaları vardır. Ticari gıda verilirse temiz su dışında tohum, vitamin, mineral ve iri kum verilmesine gerek yoktur. Kuşlara diyetin % 20’sinden fazla olmamak koşulu ile meyve ve sebze verilebilir. Ticari gıda verilmeyenlere vitamin ilave etmek gerekir. Bazı iri papağanların gıdalarında yüksek yağ ve lif de bulunmalıdır. Sebze, meyve ve koyu yeşil veya koyu sarı renkli sebzeler (çayır, havuç, tatlı patates, ıspanak, pancar, kayısı, kurutulmuş biber, brokoli ve mısır) verilebilir. Erişkin kuşlar öğünlerini sabah ve akşam yerken genç kuşlar günde 4 kez beslenir. Kafes kuşlarının önünde devamlı gıda ve su bulundurulmasından çok sabah akşam beslenmesinin birçok bakımdan yararlı olacağı düşünülmektedir. Bu uygulama kuşa yemin toplanma ve sunulma zamanları olduğunu öğreterek onun iştahını uyaracaktır. Yeni gıdaya alışmasını kolaylaştıracak, yem veren ile kuş arasında pozitif bir ilişki sağlayacaktır. Beslenme can sıkıntısını giderme aracı olmaktan çıkacak ve obezite ile diğer beslenme sorunlarının ortaya çıkma oranı azalacaktır. Kuş sahibi kuşun iştah ve beslenme davranışlarındaki değişiklikleri daha kolay izleyebilecektir. Kuşlara toksik olmayan ve temiz olan taslarda su verilir. Su tası tünek hizasının üstüne konulur. Gıda suya düşünce bakteriyel kontaminasyon olasılığı artacağından su ve gıda kapları yan yana konmaz ve suluklar günlük olarak yıkanır. Ticari gıda yiyen papağan grubu ve ötücü kuşların iri kuma ihtiyaçları yoktur. Doğal gıda yiyenlerde bu gereksinim ancak ayda 1-2 parçadır. Fazla kum alınması bağırsak hastalıklarına yol açar. Çoğu vitamin suda kolay yıkımlanır ve suda bakteri üremesine neden olur. Bu nedenle vitamin katılmış suyun sık değiştirilmesi gerekir veya vitamin direk olarak ağızdan verilmelidir.


3. Soru

Kafes kuşlarının muayenesinde hangi yollar izlenir? Açıklayınız.

Cevap

Kafes kuşlarının muayenesinde şu yollar izlenir; - Hayvan sahibinden bakım-besleme ve kuşun günlük yaşamı hakkında bilgi alınması, - Kafes ve kafes içeriğinin kontrolü, - Damlaların kontrolü, - Kuşun kafeste gözlenmesi, - Muayenede kuş sahiplerinden şu bilgiler alınır; - Kuşun ne zamandan beri kendilerinde bulunduğu, - Kuşu nereden satın aldıkları, - Evde başka bir pet hayvanının bulunup bulunmadığı, - Evde başka kafes kuşu varsa onların sağlık durumları, - Kafesin boyut ve tipi ve kafes tabanındaki malzemenin ne olduğu, tüneğin tipi ve kafes aksesuarları, - Kuşun kafes dışına çıkıp çıkmadığı, çıkıyorsa ne sıklıkta çıktığı, kuşun açık havayla temasının olup olmadığı, - Kafesin temizliğinin ne sıklıkta yapıldığı ve temizlikte hangi malzemelerin kullanıldığı, - Kuşun bulunduğu ortamın sıcaklığı, - Kuşun bulunduğu odanın ışık kaynakları ve bu ışık kaynaklarında yapılan değişiklikler, - Kafesin bulunduğu yerdeki nem, su ve nemin kaynağı, - Verilen gıdanın ticari markası, gıdanın satın alındığı yer, gıdanın ne sıklıkta ve ne miktarda verildiği, kuşun ne sıklıkta ve ne kadar yem tükettiği, - Kuşun çıkardığı damlaların rengi, miktarı ve yoğunluğu, - Kullanılan ilaçların markası ve dozu, - Verilen vitamin ve mineraller, - Kullanılan dış parazit öldürücüler ve bakım ürünleri, - Kuşun temas ettiği diğer evcil hayvanlar, - Kuşun temas edebileceği olası toksinler (temizlik maddeleri, sigara izmariti, ağır metaller ve dış parazit öldürürcüler), - Kuşun cinsiyeti ve üreme durumu, - Davranış değişiklikleri, - Çiftleşme hikâyesi, - Kuşta görülen akıntılar, damlasındaki değişiklikler, ağzına aldığı yabancı cisimler, yaralanmalar, şişlikler. - Veteriner hekimler hasta kuşların muayenesinde şunlara dikkat eder; - Kuşun vücut ağırlığı, - Kuşun duruşu ve hareketleri, - Kuşun damlalarının fiziksel görünümü, - Kuşun tüy, deri, gözler, burun delikleri, ağız boşluğu, kulakları, ayakları, kanatları, kemikleri ve kuyruğunun fiziksel görünümü, - Kuşun göğüs kasları, karın ve kloakasının fiziksel görünümü, - Kuşun solunum hareketleri. - Veteriner hekimlerin kuşlara radiyografi çekerek görüntüyü değerlendirirler.


4. Soru

Kafes kuşlarında görülen hastalık belirtileri nelerdir? Açıklayınız.

Cevap

Kuşların görünümünde ve hareketliliğinde fark edilen değişiklikler hastalığın ilk belirtisi olabilir. Bu değişikliklerden bazıları şunlardır; - Ağırlık kaybı: Sağlık açısından dikkati çeken belirtilerden biri kilo kaybıdır. - Kuşlarda bir süredir saptanan vücut ağırlığında ortaya çıkan %10’luk zayışama sağlık problemine bağlı olabilir ve derhal bir veteriner muayenehanesine başvurulmalıdır. - Damla anormallikleri: Kuşunuzda diyet değişikliği yapmadığınız halde damlaların kıvamı, rengi, damladaki beyaz ve sulu kısımlar normalden farklı ise bu durumun birkaç gün izlenmesi önerilir. Değişiklik şiddetleniyor veya aynı düzeyde bir süre devam ediyorsa damlalar normal şekil kıvam ve içeriğine dönmüyorsa stres veya hastalık durumlarının kontrolü yapılır. - Göz akıntısı, göz etrafındaki deride lezyonlar ve göz etrafındaki şişlikler ve bakış anormallikleri hastalık belirtisi olabilir. - Burun deliklerinde daralma, tıkanıklık ve şişlikler ile şekil değişiklikleri ve burun akıntısı hastalık belirtileri olabilir. - Tüyleri karışmış halde olan bir kuşun hareketsiz olarak durması kuşun ciddi derecede hasta olduğunu gösterir. - Kuşlarda hareketsiz dururken ortaya çıkan tıksırma A vitamini yetersizliği ile sinüs enfeksiyonlarında ortaya çıkar. - İştahsızlık genellikle bir hastalık belirtisidir. Yalnız kuşların duygusal stres durumlarında da yeme içmeyi kesebileceği unutulmamalıdır. - Aktif olan bir kuşun aktivitesinin azalması veya tamamen ortadan kalkması hastalık belirtisi veya duygusal bir çöküntü olabilir. - Kanatlarını yanlara doğru düşürmesi ve o halde kalması hastalık belirtisidir. - Kafeste veya kuşun üzerinde kan damlalarının görülmesi yaralanma veya ağız, burun ya da kloakadan kan veya kanlı sıvı gelmesi, kıl köklerinin kanamasından ileri gelebilir. - Ağzı açık soluma ve solurken kuyruğunu aşağı yukarı hareket ettirme önemli bir karın veya göğüs içi hastalığının ya da ciddi bir enfeksiyonun işareti olabilir. - Vücut üzerindeki şişlikler karın içi tümörleri, karın fıtıkları, deri ve deri altı tümörleri ve çeşitli kistik yapıları akla getirir. - Ayak ve eklemlerdeki şişlikler gut kristalleri ve tümörleri akla getirir. - Kendi tüyünü düzeltme ve gagasını ayaklarını temizleme hareketlerinin gözlenmemesi stres veya hastalık belirtisi olabilir. - Konuşma, bağırma ve melodik ses çıkarmanın ortadan kalkması hastalık veya stres belirtisi olabilir. - Kafesin tabanında hareketsiz oturma ciddi hastalık belirtisidir. - Tünekten düşme, topallama veya sürekli tek ayak üzerinde tüneme ayak kemik ve dokularındaki ağrılı bozukluklar ve böbreklerdeki ağrılı lezyonların bir sonucu olabilir.


5. Soru

Hangi hayvanlar “Reptiller” grubuna girer ve reptillerin temel özellikleri nelerdir? Açıklayınız.

Cevap

Reptiller boynuzumsu ve kabuğumsu derileriyle tanınırlar. Kaplumbağa, yılan, iguana, kertenkele ve bukalemun bu gruptaki hayvanlardandır. Reptillerin derisi kurudur ve çoğu reptilde deri üzeri pullarla kaplıdır. Epidermisin yüzeyi kalındır ve keratinleşmiştir. Bazı reptillerde (büyük kaplumbağalar ve bazı kertenkeleler gibi) pullar daha fazla keratinize olmuştur. Kaplumbağalarda deri yapısı kabuk şeklinde gelişmiştir. Deride müköz bezler ve zehir bezleri bulunmaz. Reptillerin çoğunda vücut sıcaklığı çevre ısısına göre değiştiğinden çevre ısısına bağımlıdırlar. Metabolik aktivitelerinden kaynaklanan sıcaklık sınırlıdır. Ürettikleri sıcaklığın tamamını koruyamazlar. Vücutlarındaki günlük sıcaklık dalgalanmalarını kontrol edebilmek için bazen serin bazen ılık ortam ararlar. Mikroorganizmalarla enfekte olduklarında ılık yerlere giderler. Bu nedenle yılanın beslendiği yerde onun ısınma veya serinleme isteğini karşılayabilecek düzeneklerin kurulmuş olması gerekir. Reptillerin vücut sıcaklığındaki düşüş ve yükselmeler sindirim, antikor üretimi ve antibiyotiklerin vücutta dağılımı ve atılımını ayarlamada gereklidir. Çevre ısısı tropikal tür reptiller için 27-38°C, ılıman bölge türleri için 20-35°C’dir. Ömrünün yarısını suda yarısını karada geçiren kaplumbağa türleri daha düşük ısı aralığını tercih ederler. Reptillerin çoğu güneşlenerek ısınmak isterler. Bu nedenle direk güneş ışığı bulunamadığında infrared lambaları kullanılır. Isı kaynakları ısıtılacak canlıdan 45 cm uzakta bulundurulmalıdır. Aşırı ısınma problem yarattığından reptillerin barınaklarında termometre ve termostatlı ısı kaynakları bulundurulmalıdır. Ayrıca havalandırmanın da bulunması yararlı olur. Barınağın tabandan ısıtılması özellikle yılanlarda tercih edilir.


6. Soru

Kaplumbağaların bakımları nasıl yapılmalıdır? Açıklayınız.

Cevap

Evlerde tatlı su kaplumbağalarına cam veya plastik kaplar veya akvaryumlarda bakılmaktadır. Büyük boy tatlı su kaplumbağaları için ideal bir akvaryum ısıtmalı, hava ve su temizleme filtreli, ultraviyole lambalı ve ayrıca aydınlatma lambası olacak şekilde hazırlanmalıdır. Kara kaplumbağaları için su havuzu, kuru dinlenme alanı, ultraviyole ve ısıtma için ışık kaynaklarını içeren bakım yerleri gerekir. Kaplumbağa barınağının boyutu kaplumbağanın türü, sayısı ve boyutlarına bağlıdır. Evde bakılan su kaplumbağalarında akvaryumlarda filtrasyon sistemi ve havuz suyunun değiştirilebilir olması önemlidir. Sularının haftada en az bir kere değiştirilmesi gereklidir. Barınaklarda yeterli yüzme alanı ve dinlenme ile güneşlenme için kuru alan bulunması önemlidir. Barınaktaki su düzeyi en az kaplumbağanın içine batabileceği derinlikte olmalıdır. Çeşme suyu 48 saat dinlendirildikten sonra akvaryuma doldurulabilir. Bulunulan yöredeki sularda yüksek demir veya şor bulunuyorsa şişe suyu kullanmak daha güvenli olur. Akvaryum veya göletlerdeki gıda artıkları ve dışkıyla kirlenme kaplumbağalar için potansiyel tehlikedir. Çünkü mikroorganizmalar böyle ortamda çabuk çoğalır. Kaplumbağalarda besleme ayrı bir yerde yapılmalıdır. Bunun için küçük bir akvaryum veya sert plastik havuz yeterli olur. Kaplumbağaların yorulduğundan tırmanabilecekleri bir alanın bulunması çok önemlidir. Yavru kaplumbağalar küçük tahta veya mantar parçalarını tırmanma veya altına gizlenme amacıyla kullanırlar. Büyük kaplumbağalar tırmanma için taş, tuğla, beton tümsek gibi hareketsiz ve sert malzemeye gerek duyarlar. Akvaryumun üçte birlik kısmı güneşlenme, üçte ikilik kısmı yüzme alanı olabilir. Yeşillik istenilen alana konulabilir. Sudan güneşlenme bölgesine geçebilmek için eğimli bir tırmanma alanı yararlı olur. Bu alan kaplumbağanın yumurtlaması için de önemlidir. Akvaryumun tabanına toksik ve yaralayıcı olmayan malzeme konulmalıdır. Çakıl konulması uygun olmaz. Çakıl yutulursa bağırsak tıkanmasına neden olur. Su ve ortam sıcaklığı 22-30°C arasında olmalıdır. Sıcaklık su ısıtıcıları ve lambalar ile sağlanır. Ultraviyole lambası kullanılması kaplumbağanın sağlığı açısından önemlidir. Bu sağlanamazsa barınak direk güneş ışığına maruz bırakılmalıdır. Güneş ışığına maruz bırakılan akvaryumlarda su ısısının aşırı ısınması önlenmelidir. Ultraviyole lambaları gündüz çalıştırılır, gece kapatılır. Kaplumbağalara günlük 10-12 saat ışık uygulaması, 12-14 saat karanlık sağlanmalıdır. İlkbaharda ışık görme saatinde kademeli artış, sonbahar ve kışın ışık görme saatinde kademeli azalma sağlanmalıdır.


7. Soru

Kaplumbağaların beslenmesi nasıl gerçekleştirilmelidir? Açıklayınız.

Cevap

Kaplumbağalar genel olarak etçil ve otçuldurlar. Doğada böcek, solucan ve çeşitli bitkileri yiyerek beslenirler. Kaplumbağalar vücut gelişimlerini tamamlamaları için 1-3 yaş aralığında protein ağırlıklı besin maddeleri almalıdırlar. Bu nedenle 6-7 yaşına kadar kış uykusuna yatırılmamalıdır. Su kaplumbağaları yaş ve vücut büyüklüklerine göre günde 1 kez veya haftada 2-3 kez beslenebilir. Hızlı büyüyen gençler günlük olarak beslenirken, erişkinler haftada 2-3 kez beslenirler. Kaplumbağalar aşırı besleme kilo artışına neden olur. Kaplumbağaların yemlerine kalsiyum ve vitamin ilave edilmelidir. Kaplumbağalar suda beslendiklerinden su çabuk kirlenir. Bu nedenle beslenme ve yaşamını sürdürdüğü bölmelerin ayrı olması yararlı olur. Tatlı su kaplumbağaları esas olarak hayvansal gıda tüketirler. Bazen bitkisel gıda da yerler. Erişkin kaplumbağalar karnivorken, genç kaplumbağalar bitkisel ve hayvansal gıdayla karışık beslenirler. Genç su kaplumbağalarının gıdalarının yaklaşık % 25’i yeşillik olmalıdır (yosun, ıspanak, brokoli, hardal yaprakları, havuç, kereviz yaprakları). Kaplumbağalar için üretilmiş hazır gıdalar da vardır. Ticari hazır gıdalar %30-50 protein içerirler. Ticari gıdalardan kaplumbağa yemi, balık esaslı kedi maması veya tropikal balık yemi kullanılabilir. Böyle beslenenler vitamin ve mineral de almış olur ve suları daha az kirlenir. Balığın beslenmede aşırı kullanılması thiamin veya E vitamini eksikliğine yol açar. Canlı gıdalar bazı hastalıkları taşıyıp kaplumbağaya bulaştırabilir. Kaplumbağalara sadece et veya hamburger verilmesi kabuk yumuşamasına neden olur. Kara kaplumbağaları bitkisel gıda tüketirler. Büyük kaplumbağalar pelet yem ve yonca yerler. Bunların gıdalarına brokoli, yeşil fasulye, lahana ve havuç eklenebilir. Gıdalarına meyve ve sebze eklenenlere ayrıca vitamin/mineral verilmesine gerek yoktur. Barınaklarında kalsiyum ve mineral içeren taşların bulundurulması yararlı olur.


8. Soru

Yılanların barınmasında nelere dikkat edilmelidir? Açıklayınız.

Cevap

Kafes boyutları yılanın büyüklüğüne göre değişir. Akvaryum veya plastik ya da tahtadan yapılmış kutular bu amaçla kullanılabilir. Barınağın genişliği yılanın genişliğinin 2 katı, uzunluğu yılanın uzunluğunun 2 katı olmalıdır. Yılanlar barınaktan kaçmaya yatkın hayvanlardır. O nedenle barınağın kapağı sıkıca kapatılmalı hatta kilitlenmelidir. Havalandırmanın bulunması gerekir. Ağaç yaprağı, kâğıt havlu veya gazete kâğıdı iyi altlık malzemesidir. Altlık olarak talaş kullanılmamalıdır. Barınak temizlenirken kullanılmak üzere 1-2 ayrı kısım bulundurulmalıdır. Kafeste saklanabilmeleri için bir kutu bulunmalıdır. Delikli bir kütük bu iş için uygun olur. Pişmiş topraktan yapılmış bir çiçek saksısı saklanma için uygun bir malzemedir. Saksı akvaryuma drenaj deliği yan cepheye bakacak şekilde yerleştirilmelidir. Yılan gündüz yaşamını bu saklanma kabında geçirir. Barınağın çevre sıcaklığı İguanaların sağlıklı yaşam sürmesi ve uzun süre yaşaması, iyi bakım, besleme ve çevre şartlarıyla yakından ilgilidir. İguanalar evlerde akvaryum veya tel kafes tarzında barınaklarda bakılmaktadır. Havalandırma açısından tel kafesler daha uygundur.Fakat dezenfeksiyon, çevre sıcaklığının sabit tutulması bakımından akvaryum tercih edilir. Kafesin uzunluğu iguananın uzunluğundan fazla, eni ise uzunluğunun üçteikisi kadar olmalıdır. Kafes veya akvaryum için iguananın büyüyerek ulaşabileceğiuzunluk dikkate alınarak en az 2 m2’lik bir alana gereksinim olacaktır. Yetişkin iguanalariçin tavsiye edilebilir minimum kafesin eni 2 m, derinliği 1 m ve yüksekliği1,5 m olmalıdır. Kafesin yapıldığı malzemelerin kolay temizlenebilecek, ayak, kuyrukya da burunda yaralanmaya neden olmayacak nitelikte olmasına dikkat edilmesi gerekir. Kafes içinde ısı kaynağı olarak gündüz 50-75 vatlık lambadan, gece kafesin altına ya da içine konulabilecek çeşitli ısıtıcı pet ya da panellerden yararlanı-gündüz 25-290 C, güneşlenme alanında 320 C, gece barınağın sıcaklığı 20.5-240 C olmalıdır. Bu ısı derecesi barınak altı ısıtıcıları veya üst ısıtıcılarla sağlanmalıdır. Gün boyunca 75 vatlık aydınlatıcı lambalarla ısıtma sağlanır. Lamba barınağın bir ucuna tavana asılmalıdır. Ağaç dalları yılanın lambaya çok yaklaşamayacağı şekilde konulmalıdır. Ağaç dalları tırmanmadan başka yılana gölgelik olarak ta yararlı olur. Isıtma için ısıtıcı kayalar kullanılmamalıdır. Barınağın üzerinde ultraviyole lambaları kullanılmalıdır. Çevre sıcaklığı barınağın birden fazla kısmında ölçülmelidir. Yılan ihtiyaç duyduğunda sıcak, ihtiyaç duyduğunda serin bölgeye gidebilmelidir. Isı düzeyini ayarlamada termostat kullanılmalıdır. Cam barınaklar direk güneş ışığı görmemelidir. Gün ışığı veya geniş spektrumlu şoresan ışık gün boyunca iyi aydınlık sağlar. Yılan 12 saat aydınlık, 12 saat karanlık ortamda kalmak ister. Yazın ışık görme saati 2 saat artırılmalı, kışın 2 saat azaltılmalıdır. Bunun lamba üzerindeki bir zamanlama saati ile sağlanabilir. Barınakta taze su bulundurulmalı, suluk yılanın deviremeyeceği kadar ağır olmalıdır. Suyun ısısı 22-26°C olmalıdır. Yılan genellikle suda dışkılar. Bu nedenle suluk kontrol edilerek kirlendiğinde derhal değiştirilmelidir. Barınakta nemlendirmeye genellikle gerek duyulmaz. Fakat bazen nem çok düşerse günlük nemlendirme yapılabilir. Bu derinin kolay değiştirilmesine de yardımcı olur. Fazla nemli ortam deride enfeksiyöz hastalıklarda artışa neden olur. Yaşam süreleri 13-30 yıl arasında değişir.


9. Soru

Yılanların beslenmesi nasıl gerçekleştirilmelidir? Açıklayınız.

Cevap

Yılanlar çoğunlukla omurgasız veya omurgalı canlı gıda yerler. Yumurtayla beslenirler. Yılanlara fare yavrusu, civciv, hamster, rat, tavuk, ördek ve tavşan verilir. Gıdaları yarı öldürülmüş veya dondurulmuş şekilde de verilir. Canlı gıda verildiğinde yılanın yaralanma riski vardır. Hayvanat bahçelerinde dondurulmuş gıda kullanılır. Gıda verilmeden önce eritilir. Verilecek canlı gıdanın büyüklüğü yılanın yutabileceği kadar olmalıdır. Yılan gıdayı yedikten sonra üç gün ele alınmamalıdır. Beslenmeden sonra ortamın ısısı uygun sınırlarda olmalıdır. Yılanın beslenme sıklığı yaşa, çevre ısısına, üreme durumuna ve canlı avın büyüklüğüne ve yılanın aktivitesine göre değişir. Genç yılanlar haftada 1-2, erişkinler 1-2 haftada 1 kez beslenir. Büyük ve daha az aktif yılan türleri 4 haftada bir beslenebilir. Kış mevsiminde veya çevre ısısı düşük olduğunda yılan daha az yer. Yumurtlayacak dişi yumurtayı çıkarıncaya kadar bir şey yemez. Deri değiştirecek yılanlarda bir şey yemez. Yılanlar çok beslendiğinde kilo alma eğilimindedirler. Bu nedenle çok beslenmezler. Beslenme akşam veya hafif karanlıkta olur. İştahı azalmış yılanlara gıda yumurta akı ile sıvanıp yutturulabilir veya gıda ezilip sondayla verilebilir.


10. Soru

İguanaların beslenmesi ve bakımında nelere dikkat edilmelidir? Açıklayınız.

Cevap

İguanaların sağlıklı yaşam sürmesi ve uzun süre yaşaması, iyi bakım, besleme ve çevre şartlarıyla yakından ilgilidir. İguanalar evlerde akvaryum veya tel kafes tarzında barınaklarda bakılmaktadır. Havalandırma açısından tel kafesler daha uygundur. Fakat dezenfeksiyon, çevre sıcaklığının sabit tutulması bakımından akvaryum tercih edilir. Kafesin uzunluğu iguananın uzunluğundan fazla, eni ise uzunluğunun üçte ikisi kadar olmalıdır. Kafes veya akvaryum için iguananın büyüyerek ulaşabileceği uzunluk dikkate alınarak en az 2 m2’lik bir alana gereksinim olacaktır. Yetişkin iguanalar için tavsiye edilebilir minimum kafesin eni 2 m, derinliği 1 m ve yüksekliği 1,5 m olmalıdır. Kafesin yapıldığı malzemelerin kolay temizlenebilecek, ayak, kuyruk ya da burunda yaralanmaya neden olmayacak nitelikte olmasına dikkat edilmesi gerekir. Kafes içinde ısı kaynağı olarak gündüz 50-75 vatlık lambadan, gece kafesin altına ya da içine konulabilecek çeşitli ısıtıcı pet ya da panellerden yararlanılabilir. İguana, geniş bir odada yaşıyorsa oda sıcaklığının termostatlı ısıtıcılarla ayarlanması gerekir. Kafesin tamamının ısıtılması uygun olmaz. Hayvanın gerektiğinde serinleyebileceği bölgeye de gereksinimi olabilir. Bu nedenle kafeslerin sadece dörtte birinin ya da üçte birinin ısıtılması uygun olur. Isıtma lamba ile yapılıyorsa, iguanada temas sonucu yanık oluşma riskine karşı lambanın etrafının tel muhafaza ile çevrilmesi uygun olur. Lamba altındaki bölgenin ısısı 32-38°C olmalıdır. İguana kafeslerinin devamlı güneş altında kalması aşırı ısınma ve ölüme neden olabilir. Güneş ışığı iguanaların D vitamini sentezi için gerekli olan en iyi ultraviyole B (UVB) kaynağıdır. Cam UV ışınlarını geçirmediğinden güneşlenmenin cam arkasından yapılmasının ısınmadan başka bir yararı olmaz. Direkt güneş ışığı görmeyen iguanalar için sunî UVB ışığı veren lambalar kullanılır. UVB lambaları 6 ayda bir yenilenmelidir. İguanalar genellikle zeminden yüksekte durduğundan UVB lambaları zeminden 45 cm yükseklikte olmalıdır. İguanaların her gün bir süre UVB ışını veren lamba altında, bir süre de ısıtıcı lamba altında durması sağlanmalıdır. Her canlının olduğu gibi iguanaların da psikolojik ve fiziksel rahatlık için geceleri 10 saat kadar bir süre karanlık bir ortamda kalmaları gerekir. Bu nedenle gece ısıtıcı olarak lamba kullanılmamalı ısıtma başka sistemlerle sağlanmalıdır. Kafeslerde havalandırma yeterli düzeyde olmalıdır. İguanalar doğuştan otçuldurlar. İguanalar doğada çok çeşitli sebze ve meyvelerle beslenirler. Ev koşullarında bu beslenme çeşitliğinin sağlanması iguanaların sağlığı açısından çok önemlidir. Bu nedenle koyu yeşil yapraklı ve lif oranı yüksek olanlar başta olmak üzere birçok bitkiden beslenme amacıyla faydalanabilirler. İguanalarınızın diyetinin %80’i sebze %20’si meyve ağırlıklı olmalıdır. İguanaların yemek tabağında en az 6-8 çeşit sebze ve meyve bulunmalıdır Onlara vereceğiniz sebze ve meyveleri iyice yıkayıp küçük parçalar halinde doğrayarak hazırlayabilirsiniz. Sebze ve meyvelerin yanı sıra günlük bir miktar kalsiyumu iguanaların beslenmesine ilave edilmelidir. İguanalarınıza verebileceğiniz besinlerden bazıları roka, marul, tere, dereotu, radika, hindiba, ebegümeci, yonca, pancar yaprağı, turp otu, kereviz yaprağı, nane, fesleğen, dut yaprağı, Japon gülü, gül yaprağı ve çiçeği, kayısı, incir, erik, kivi, muz, papaya, çilek, kiraz, armut, kabak, şeftali, yeni dünya, yeşil biberdir. Salatalık, domates, havuç ve patates besin değerleri düşük olduğundan az miktarda verilir.


11. Soru

Kafes kuşları fiziksel ve biyolojik özelliklerine göre nasıl gruplandırılır?

Cevap

Kafes kuşları fiziksel ve biyolojik özelliklerine göre papağanlar (Psittaciformes), ötücü kuşlar (Passeriformes) ve ağaçkakanlar (Piciformes) adı altında gruplandırılırlar.


12. Soru

Papağan grubu kuşlara örnek olarak neler verilebilir?

Cevap

Papağan grubu kuşlara örnek olarak Muhabbet kuşu, Cennet kuşu, Sultan papağanı, Paraketler, Loriler, Konur, Amazon papağanı, Afrika Gri papağanı, Makavlar, Kokadular gösterilebilir


13. Soru

kafes kuşlarının kafesleri nasıl olmalıdır?

Cevap

Kafes kuşlarının kafesleri kuşun cinsi, vücut ölçüleri ve günlük hareket tarzına göre değişiklik gösterir. Kafes kuşları kafes tellerini kemirdiklerinden kafesin yapıldığı malzemenin özelliği önem kazanır. Boyanmış veya nikelajlanmış telleri kemiren kuşların vücuduna giren bu sentetik materyaller sonuçta alınan o maddelerin vücutta birikmesine ve uzun sürede zehirlenmelere neden olabilir. Bu nedenle kafes telleri boyanmamış ve nikelajlanmamış kromajlı tellerden yapılmalıdır. Kafesin boyutu kuşun beden ölçüsüne göre değişmeli ve sürekli hareket eden kuşlarda bu ölçü biraz daha büyük tutulmalıdır.


14. Soru

kafes kuşlarına vitamin verirken nelere dikkat etmek gerekir?

Cevap

Çoğu vitamin suda kolay yıkımlanır ve suda bakteri üremesine neden olur. Bu nedenle vitamin katılmış suyun sık değiştirilmesi gerekir veya vitamin direk olarak ağızdan verilmelidir.


15. Soru

Kafes kuşlarının tutulması sırasında nelere dikkat etmek gerekir?

Cevap

Kuşların tutulması kuş tipine göre değişmektedir (Resim 7.5). Hiç bir kuş sahibinin üzerine konmuş iken tutulmamalıdır. Küçük kuşlar hafif loş veya karanlık ortamda, kalem şeklindeki bir ışık kaynağı kullanılarak daha kolay yakalanırlar. Orta büyüklükte olanlar için el havluları, büyük kuşlar için banyo havluları kullanılabilir.
Solunum güçlüğü bulunanlar ve şişman olanlar tutulmaya çalışılmamalıdır. Kuşumyakalamak için bir kez kullanılan veya dezenfekte edilmiş olan eldiven, havlu veya ağ kullanılmalıdır. Ağ kaçan kuşlar ve kuş evindeki kuşların yakalanması için kullanılır. Kuşu yakalamak için pencereler, havalandırmalar ve baca kapısı kapalı olmalıdır. Kuş yakalandığında sıkı tutulmalı fakat nefes alabilmesi için sternum hareketine izin verilmelidir. Yakalama esnasında kuşların gözlerinde geçici yer değiştirme
meydana gelebilir fakat birkaç dakikada düzelir.


16. Soru

Kafes kuşlarının muayenesinde hangi yol izlenir?

Cevap

Hayvan sahibinden bakım-besleme ve kuşun günlük yaşamı hakkında bilgi alınması,

Kafes ve kafes içeriğinin kontrolü,

Damlaların kontrolü,

Kuşun kafeste gözlenmesi


17. Soru

Kafes kuşlarının muayenesi sırasında kuş sahiplerinden hangi bilgiler alınmalıdır?

Cevap

Muayenede kuş sahiplerinden şu bilgiler alınır;
• Kuşun ne zamandan beri kendilerinde bulunduğu,
• Kuşu nereden satın aldıkları,
• Evde başka bir pet hayvanının bulunup bulunmadığı,
• Evde başka kafes kuşu varsa onların sağlık durumları,
• Kafesin boyut ve tipi ve kafes tabanındaki malzemenin ne olduğu, tüneğin
tipi ve kafes aksesuarları,
• Kuşun kafes dışına çıkıp çıkmadığı, çıkıyorsa ne sıklıkta çıktığı, kuşun açık
havayla temasının olup olmadığı,
• Kafesin temizliğinin ne sıklıkta yapıldığı ve temizlikte hangi malzemelerin kullanıldığı,
• Kuşun bulunduğu ortamın sıcaklığı,
• Kuşun bulunduğu odanın ışık kaynakları ve bu ışık kaynaklarında yapılan değişiklikler,
• Kafesin bulunduğu yerdeki nem, su ve nemin kaynağı,

  • Verilen gıdanın ticari markası, gıdanın satın alındığı yer, gıdanın ne sıklıkta ve ne miktarda verildiği, kuşun ne sıklıkta ve ne kadar yem tükettiği,

• Kuşun çıkardığı damlaların rengi, miktarı ve yoğunluğu,
• Kullanılan ilaçların markası ve dozu,
• Verilen vitamin ve mineraller,
• Kullanılan dış parazit öldürücüler ve bakım ürünleri,
• Kuşun temas ettiği diğer evcil hayvanlar,
• Kuşun temas edebileceği olası toksinler (temizlik maddeleri, sigara izmariti, ağır metaller ve dış parazit öldürürcüler),
• Kuşun cinsiyeti ve üreme durumu,
• Davranış değişiklikleri,
• Çiftleşme hikâyesi,
• Kuşta görülen akıntılar, damlasındaki değişiklikler, ağzına aldığı yabancı cisimler, yaralanmalar, şişlikler.


18. Soru

Veteriner hekimler hasta kuşların muayenesinde nelere dikkat eder?

Cevap


• Kuşun vücut ağırlığı,
• Kuşun duruşu ve hareketleri,
• Kuşun damlalarının fiziksel görünümü,
• Kuşun tüy, deri, gözler, burun delikleri, ağız boşluğu, kulakları, ayakları, kanatları, kemikleri ve kuyruğunun fiziksel görünümü,
• Kuşun göğüs kasları, karın ve kloakasının fiziksel görünümü,
• Kuşun solunum hareketleri.
• Veteriner hekimlerin kuşlara radiyografi çekerek görüntüyü değerlendirirler


19. Soru

Kafes kuşlarında hastalık belirtileri nelerdir?

Cevap

belirtisi olabilir. Bu değişikliklerden bazıları şunlardır;
• Ağırlık kaybı: Sağlık açısından dikkati çeken belirtilerden biri kilo kaybıdır. Kuşlarda bir süredir saptanan vücut ağırlığında ortaya çıkan %10’luk zayıflama sağlık problemine bağlı olabilir ve derhal bir veteriner muayenehanesine başvurulmalıdır.
• Damla anormallikleri: Kuşunuzda diyet değişikliği yapmadığınız halde damlaların kıvamı, rengi, damladaki beyaz ve sulu kısımlar normalden farklı ise bu durumun birkaç gün izlenmesi önerilir. Değişiklik şiddetleniyor veya aynı düzeyde bir süre devam ediyorsa damlalar normal şekil kıvam ve içeriğine dönmüyorsa stres veya hastalık durumlarının kontrolü yapılır.
• Göz akıntısı, göz etrafındaki deride lezyonlar ve göz etrafındaki şişlikler ve bakış anormallikleri hastalık belirtisi olabilir.
• Burun deliklerinde daralma, tıkanıklık ve şişlikler ile şekil değişiklikleri ve burun akıntısı hastalık belirtileri olabilir.
• Tüyleri karışmış halde olan bir kuşun hareketsiz olarak durması kuşun ciddi derecede hasta olduğunu gösterir.
• Kuşlarda hareketsiz dururken ortaya çıkan tıksırma A vitamini yetersizliği
ile sinüs enfeksiyonlarında ortaya çıkar.
• İştahsızlık genellikle bir hastalık belirtisidir. Yalnız kuşların duygusal stres durumlarında da yeme içmeyi kesebileceği unutulmamalıdır.
• Aktif olan bir kuşun aktivitesinin azalması veya tamamen ortadan kalkması hastalık belirtisi veya duygusal bir çöküntü olabilir.
• Kanatlarını yanlara doğru düşürmesi ve o halde kalması hastalık belirtisidir.
• Kafeste veya kuşun üzerinde kan damlalarının görülmesi yaralanma veya ağız, burun ya da kloakadan kan veya kanlı sıvı gelmesi, kıl köklerinin kanamasından ileri gelebilir.
• Ağzı açık soluma ve solurken kuyruğunu aşağı yukarı hareket ettirme önemli bir karın veya göğüs içi hastalığının ya da ciddi bir enfeksiyonun işareti olabilir.
• Vücut üzerindeki şişlikler karın içi tümörleri, karın fıtıkları, deri ve deri altı tümörleri ve çeşitli kistik yapıları akla getirir.
• Ayak ve eklemlerdeki şişlikler gut kristalleri ve tümörleri akla getirir.
• Kendi tüyünü düzeltme ve gagasını ayaklarını temizleme hareketlerinin gözlenmemesi stres veya hastalık belirtisi olabilir.
• Konuşma, bağırma ve melodik ses çıkarmanın ortadan kalkması hastalık veya stres belirtisi olabilir.
• Kafesin tabanında hareketsiz oturma ciddi hastalık belirtisidir.
• Tünekten düşme, topallama veya sürekli tek ayak üzerinde tüneme ayak kemik ve dokularındaki ağrılı bozukluklar ve böbreklerdeki ağrılı lezyonların
bir sonucu olabilir.


20. Soru

Reptillerin genel özellikleri nelerdir?

Cevap

Reptiller boynuzumsu ve kabuğumsu derileriyle tanınırlar. Kaplumbağa, yılan, iguana, kertenkele ve bukalemun bu gruptaki hayvanlardandır.
Reptillerin derisi kurudur ve çoğu reptilde deri üzeri pullarla kaplıdır. Epidermisin yüzeyi kalındır ve keratinleşmiştir. Bazı reptillerde (büyük kaplumbağalar ve bazı kertenkeleler gibi) pullar daha fazla keratinize olmuştur. Kaplumbağalarda deri yapısı kabuk şeklinde gelişmiştir. Deride müköz bezler ve zehir bezleri bulunmaz.


21. Soru

Kaplumbağaların bakımı nasıl yapılmalıdır?

Cevap

Evlerde tatlı su kaplumbağalarına cam veya plastik kaplar veya akvaryumlarda bakılmaktadır. Büyük boy tatlı su kaplumbağaları için ideal bir akvaryum ısıtmalı, hava ve su temizleme filtreli, ultraviyole lambalı ve ayrıca aydınlatma lambası olacak şekilde hazırlanmalıdır. Kara kaplumbağaları için su havuzu, kuru dinlenme alanı, ultraviyole ve ısıtma için ışık kaynaklarını içeren bakım yerleri gerekir.
Kaplumbağa barınağının boyutu kaplumbağanın türü, sayısı ve boyutlarına bağlıdır. Evde bakılan su kaplumbağalarında akvaryumlarda filtrasyon sistemi ve havuz suyunun değiştirilebilir olması önemlidir. Sularının haftada en az bir kere değiştirilmesi gereklidir. Barınaklarda yeterli yüzme alanı ve dinlenme ile güneşlenme için kuru alan bulunması önemlidir. Barınaktaki su düzeyi en az kaplumbağanın içine batabileceği derinlikte olmalıdır. Çeşme suyu 48 saat dinlendirildikten sonra akvaryuma doldurulabilir. Bulunulan yöredeki sularda yüksek demir veya flor bulunuyorsa şişe suyu kullanmak daha güvenli olur. Akvaryum veya göletlerdeki gıda artıkları ve dışkıyla kirlenme kaplumbağalar için potansiyel
tehlikedir. Çünkü mikroorganizmalar böyle ortamda çabuk çoğalır. Kaplumbağalarda besleme ayrı bir yerde yapılmalıdır. Bunun için küçük bir akvaryum veya sert plastik havuz yeterli olur.
Kaplumbağaların yorulduğundan tırmanabilecekleri bir alanın bulunması çok önemlidir. Yavru kaplumbağalar küçük tahta veya mantar parçalarını tırmanma veya altına gizlenme amacıyla kullanırlar. Büyük kaplumbağalar tırmanma için
taş, tuğla, beton tümsek gibi hareketsiz ve sert malzemeye gerek duyarlar. Akvaryumun üçte birlik kısmı güneşlenme, üçte ikilik kısmı yüzme alanı olabilir. Yeşillik istenilen alana konulabilir. Sudan güneşlenme bölgesine geçebilmek için eğimli bir tırmanma alanı yararlı olur. Bu alan kaplumbağanın yumurtlaması için de önemlidir. Akvaryumun tabanına toksik ve yaralayıcı olmayan malzeme konulmalıdır. Çakıl konulması uygun olmaz. Çakıl yutulursa bağırsak tıkanmasına neden olur. Su ve ortam sıcaklığı 22-30°C arasında olmalıdır. Sıcaklık su ısıtıcıları ve lambalar ile sağlanır. Ultraviyole lambası kullanılması kaplumbağanın sağlığı açısından önemlidir. Bu sağlanamazsa barınak direk güneş ışığına maruz bırakılmalıdır. Güneş ışığına maruz bırakılan akvaryumlarda su ısısının aşırı ısınması önlenmelidir. Ultraviyole lambaları gündüz çalıştırılır, gece kapatılır. Kaplumbağalara günlük 10-12 saat ışık uygulaması, 12-14 saat karanlık sağlanmalıdır. İlkbaharda ışık görme saatinde kademeli artış, sonbahar ve kışın ışık görme saatinde kademeli azalma sağlanmalıdır.


22. Soru

Kaplumbağaların tutulması sırasında nelere dikkat etmek gerekir?

Cevap

Kaplumbağalar alt ve üst kabukların birleştiği kenardan iki elle tutulur. Çok küçük olanlar tek elle tutulabilir. Birçok kaplumbağa türü agresiftir ısırabilir. Kaplumbağaların başı mandibula gerisinden boyun ileri doğru uzatılarak tutulur. Bu şekilde baş ve boyun muayenesi, besleme, ilaç ve sıvı uygulamaları yapılabilir. Muayene edilebilmeleri ve gerekli uygulamaların yapılabilmesi için büyük kaplumbağalarda sakinleştirici ilaçlar kullanılmalıdır, daha küçük kaplumbağaların önce üzerine ağ sonra başına örtü örtülür, ağızlarına bant yapıştırılır. Büyük kaplumbağaları tutmak için birden fazla insana ihtiyaç vardır.


23. Soru

Yılanların kalpleri kaç odacıklıdır?

Cevap

Yılanlarda üç odacıklı kalp bulunur.


24. Soru

Yılanların yaşam alanları nerede ve nasıldır?

Cevap

Yılanlar karada, ağaçların üzerinde, yeraltında veya tatlı ve tuzlu sularda yaşayabilirler. Güneşin altında yatarak ve vücutlarını sıcak kayalara temas ettirerek, vücut ısılarını yükseltirler. Sonbaharda, kuytu yerlere çekilerek kışı hareketsiz ve uyuşuk olarak geçirirler. İlkbaharda, kış uykusundan uyanırlar.


25. Soru

İguanaların doğal yaşam alanlarının özellikleri nelerdir?

Cevap

İguanaların doğal yaşam alanları hava sıcaklığı ve neminin yüksek olduğu Meksika’nın kuzeyi ile Brezilya’nın güneyindeki yağmur ormanlarıdır. Çöllerde yaşayan türleri de bulunur. İguanalar genellikle ağaç dalları üzerinde yaşar ve güneşlenmekten hoşlanırlar.


26. Soru

İguanların beslenmesi nasıldır?

Cevap

İguanalar doğuştan otçuldurlar. İguanalar doğada çok çeşitli sebze ve meyvelerle beslenirler. Ev koşullarında bu beslenme çeşitliğinin sağlanması iguanaların sağlığı açısından çok önemlidir. Bu nedenle koyu yeşil yapraklı ve lif oranı yüksek olanlar başta olmak üzere birçok bitkiden beslenme amacıyla faydalanabilirler.
İguanalarınızın diyetinin %80’i sebze %20’si meyve ağırlıklı olmalıdır. İguanaların yemek tabağında en az 6-8 çeşit sebze ve meyve bulunmalıdır Onlara vereceğiniz sebze ve meyveleri iyice yıkayıp küçük parçalar halinde doğrayarak hazırlayabilirsiniz. Sebze ve meyvelerin yanı sıra günlük bir miktar kalsiyumu iguanaların beslenmesine ilave edilmelidir. İguanalarınıza verebileceğiniz besinlerden bazıları roka, marul, tere, dereotu, radika, hindiba, ebegümeci, yonca, pancar yaprağı, turp otu, kereviz yaprağı, nane, fesleğen, dut yaprağı, Japon gülü, gül yaprağı ve çiçeği,
kayısı, incir, erik, kivi, muz, papaya, çilek, kiraz, armut, kabak, şeftali, yeni dünya, yeşil biberdir. Salatalık, domates, havuç ve patates besin değerleri düşük olduğundan az miktarda verilir


27. Soru

İguanların yakalanmasında nelere dikkat etmek gerekir?

Cevap

İguanalar kafese konulduktan sonra hemen yakalanmamalı öncelikle kafesine alışması beklenmelidir. Daha sonra her gün yakalamadan sadece gıda sunulmalı ve bu defalarca tekrarlanmalıdır. İguanalar elden gıda almaya alıştıktan sonra tutulmaya başlanmalıdır. İguanaya yaklaşımın en iyi yolu eli iguanaya yaklaştırmak
ve iguananın kişiye tutunmasına izin vermektir. Daha sonra iguana iki el birlikte kullanılarak göğüs bölgesi ve kalça bölgesi desteklenerek tutulur. Kertenkelelerde olduğu gibi iguanalarda da kuyruktan çekildiğinde kuyruk kopabilir. İguanalar kuyruk sallama ve ısırma ile insan ve aynı kafesi paylaşan diğer iguanalara zarar
verirler. Böyle hayvanların tutulmasında havlu örtüler kullanılır.


28. Soru

Bukalemunların doğal yaşam alanı özellikleri nasıldır?

Cevap

Dünyanın sıcak veya ılıman iklime sahip çöllük ve az yağışlı tropikal bölgelerinde yer altında ve ağaçlar üzerinde yaşarlar. Kış mevsiminde yerdeki deliklerin içinde ilkbahara kadar kış uykusuna yatarlar. Soğukkanlı olduklarından taşlar üzerinde güneşlenmeyi severler. Renkleri yaşadıkları ortamlara uyum gösterir.


29. Soru

Parthenogenetik durum neyi ifade eder?

Cevap

Erkek cinsiyete gerek olmadan yumurtanın döllenme durumudur.


30. Soru

Kertenkeleler için ortam sıcaklığı ve ışığı nasıl olmalıdır?

Cevap

Kertenkeleler ekzotermiktir ve barınakta sıcaklık ayarlaması yapılmalıdır. Sindirim, büyüme, iyileşme, üreme ve immun sistem fonksiyonu için optimal sıcaklığın sağlanması gerekir. Ortam sıcaklığı yerden ısıtıcılarla veya lamba ile yapılır. Lamba ile ısıtma gündüz saatlerinde yapılmalı, gece alttan ısıtma yapılmalıdır. Gündüz çevre sıcaklığı tropikal cinslerde 26.5-37°C, daha ılıman bölge
cinslerinde 24-29.5°C olmalıdır. Hasta olanlar için bu sıcaklıkların üst sınır değerleri esas alınmalıdır. Bu sıcaklıkta savunma sistemi de maksimum düzeyde çalışır. Barınaklarda kullanılacak ışık kaynaklarının yanık oluşturmamsı için lamba etrafına önlem alınmalıdır. Bazı cinsler hariç kemik gelişimi ve sağlığı için direk güneş ışığı UV-B kaynağı olan ultraviyole ışığı kullanılmalıdır. Bu ışık kaynakları yavrular ve üreme dönemindeki dişiler için 6 ayda bir diğer erişkinler için yılda bir değiştirilmelidir. Kertenkelelerin ışık görme aralığı 10-12 saat gece, 12-14 saat gündüz olacak şekilde ayarlanmalıdır.


Kayıt Yenileme (Ders Ekle Sil)
7 Şubat 2022 Pazartesi