İnfaz Hukuku Dersi 4. Ünite Özet

İnfaz Kurumlarında Uygulanacak Rejim, Düzen Ve Güvenlik

Giriş

CGTİHK m.3 infazın temel amacını ya da amaçlarını “genel ve özel önlemeyi sağlamak, bu maksatla hükümlünün yeniden suç işlemesini engelleyici etkenleri güçlendirmek, toplumu suça karşı korumak, hükümlünün; yeniden sosyalleşmesini teşvik etmek, üretken ve kanunlara, nizamlara ve toplumsal kurallara saygılı, sorumluluk taşıyan bir yaşam biçimine uyumunu kolaylaştırmaktır” olarak ifade etmektedir. Bu amaçlara ulaşma yollarından biri de yine yasada dördüncü kısım altında “iyileştirme” olarak ifade edilmektedir. Bu anlamda hükümlünün iyileştirilmesi bireyselleştirme (m.73-74), eğitim (m.75-77), sağlığının korunması (m.78- 82), dışarıyla ilişkiler (m.83-86), beden eğitimi ve boş zaman etkinlikleri (m.87-88), salıverme için hazırlama (m.89-91) ve izinler (m.92-97) ile sağlanmaya çalışılmaktadır. Aslında iyileştirme ile ifade edilmek istenenin “iyileştirmek suretiyle yeniden topluma kazandırma” olduğu söylenmelidir.

İnfaz Rejimi

Bugünkü infaz rejiminin, infaz sisteminin geçirdiği üç önemli değişimin bir sonucu olduğu söylenebilir:

  • Hükümlülere tanınan hakların artması
  • Cezaevi içinde şiddetin azalması
  • Yeniden topluma kazandırma programlarının suçtan uzaklaştırmayı sağlayacak düzeye getirilmesi çabaları

Öte yandan, amaca uygun bir infaz rejiminin oluşturulabilmesi için infazın dört görevi olan güvenlik, düzen, bakım ve adalet arasında bir denge oluşturulmalıdır. Buna göre firar engellenmeli, kurum içinde hükümlü ve personel arasında güvenli ve düzenli bir yaşam garanti edilmeli, hükümlülerin ruhsal ve bedensel sağlıkları korunmalı ve nihayet dürüst işlem ilkesine uygun, keyfilikten uzak ve etkin şikâyet olanağının bulunduğu bir rejim uygulanmalıdır.

Çağdaş infaz hukukunda geçerli olan ve serbestliğe doğru gidişi hedef alan infaz rejiminin esasları şunlardır:

  • “İnsan kişiliğine saygılı ve zaaf göstermeyen bir disiplin
  • Hükümlü ve tutukluya hakları ve cezaevi yaşamı konusunda bilgi vermek
  • Haberleşme ve ziyaret imkânlarının genişletilmesi.
  • Hapishanelerden çıkışa hazırlayan çalışmaları çekici hâle getirmek.”

Yeniden Topluma Kazandırma

Kavram

Yeniden topluma kazandırma, hükümlünün gelecekte, sosyal sorumluluk sahibi, suç işlemeden bir yaşam sürdürecek yetenek kazanması amacını güden infaz kurumunda gösterilen çabalar şeklinde tanımlanabilir. Yeniden topluma kazandırma terimi yerine zaman zaman tretman, iyileştirme ya da rehabilitasyon terimleri de kullanılmaktadır.

Yeniden topluma kazandırmada temel amaç, suç işleyerek kanunu ihlal eden suçluyu kanuna saygılı birey hâline dönüştürmektir. Hükümlü cezaevinde insan olma ruh ve kimliğinden koparılmamalıdır.

Uluslararası Hukukta Yeniden Topluma Kazandırma

Hükümlü ve tutukluların yeniden sosyalleştirilmesine ilişkin düzenlemelere hem Birleşmiş Milletler Asgari Standart Kurallar 65 ve 66’da hem de Avrupa Konseyi Cezaevi Kuralları m.65-66’da yer verilmiştir. Buna göre cezasını çekmek üzere infaz kurumunda bulunan hükümlülere, yasalara saygı ve tahliye sonrası yaşamlarını sürdürecek becerileri kazandırmak gereklidir.

Türk İnfaz Hukukunda Yeniden Topluma Kazandırma

5275 sayılı CGTİHK Birinci Kitap Dördüncü Kısımda yeniden topluma kazandırmayı “Bireyselleştirme”, “eğitim”, “sağlığın korunması ve tıbbi müdahaleler”, “dışarıyla ilişkiler (ziyaret)”, “beden eğitimi ve boş zaman etkinlikleri”, “salıverilme için hazırlama” ve “izinler” başlıkları altında düzenlemektedir.

Bireyselleştirme

Hapis cezalarının infaz rejiminde gözetilen amaçlarının başında, hükümlülerin kişilikleriyle uyumlu, bireyselleştirilmiş programlar doğrultusunda iyileştirilerek, topluma yeniden kazandırılması ilkesi gelir. Bireyselleştirilmiş iyileştirme programlarında gözetilecek ölçütler şunlardır (m.73/1):

  • Hükümlünün geçmişi
  • Suçluluk nedeni
  • Suç sicili
  • Fizik yeteneği ve ruhsal yapısı
  • Kişisel Doğası
  • Taşıdığı tehlike halleri
  • Cezanın süresi
  • Salıverildikten sonraki beklentisi

Bu programların hazırlanması ve uygulanması amacıyla ceza infaz kurumlarında eğitim ve psiko-sosyal hizmet servisleri oluşturulur. Hükümlüler için uygulanacak iyileştirme programları, bireyselleştirme ilkesi ile doğrudan ilgili bir konudur. Bu nedenle hükümlülerin yerleştirildikleri kurum veya bölümlerde bireyselleştirmeyi mümkün kılacak sayıda bulundurulmalarına özen gösterilmelidir (m.74/1).

Eğitim

Suçluların eğitimi çağdaş toplumlarda, cezanın temel işlevlerinden biri olarak kabul edilmektedir. Hükümlüler ceza süreleri içinde yeniden suç işlemelerini önleyecek ve salıverilmelerinden sonra yaşamlarını sürdürmelerini temin edecek çeşitli eğitim programlarına alınmaktadır. Buna göre ceza infaz kurumlarında bulunduğu süre içinde hükümlüye, kişiliğini geliştirecek, eğitimini güçlendirecek, yeni beceriler elde etmesini, suç işleme eğilimini yok etmeyi sağlayacak ve salıverilme sonrasına hazırlayacak programlar uygulanır. Hükümlünün yaş, ceza süresi ve yeteneklerine öncelik verilerek ekonomik ve kültür durumuna uygun biçimde düzenlenen eğitim programları; temel eğitim, orta ve yüksek öğretim, meslek eğitimi, din eğitimi, beden eğitimi, kütüphane ve psiko-sosyal hizmet konularını kapsar. Hükümlülerin iyileştirilme çabalarında başarıya ulaşılması için dernekler, vakıflar ve gönüllü kişi ve kuruluşlar ile iş birliği yapılabilir. Kamu kurum ve kuruluşları bu maksatla olanakları ölçüsünde, gerekli yardımları yapmakla yükümlüdürler (m.77).

Sağlığın Korunması ve Tıbbi Müdahaleler

CGTİHK de konuya özel önem vermiş, infaz kurumunun sağlık koşullarının düzenlenmesi ile hükümlünün acil veya olağan muayene ve tedavisinin kurum hekimince yapılacağını, genel veya hastalık nedeniyle yapılan tüm muayene ve tedavi sonuçlarının, sağlık izleme kartına işleneceği ve dosyasında saklanacağı düzenlemesini getirmiştir (m.78/1). Öte yandan, sağlık hizmetinin yerine getirilebilmesi için Sağlık Bakanlığı ve Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı ile üniversitelerin sağlık kuruluşları, hükümlülerin tedavileri bakımından gerekli yardımları yapmakla görevlendirilmiştir (m.78/2). Nihayet rızası olsa bile hiçbir hükümlü üzerinde tıbbi deney yapılamaz. Yine kurum hekimi, kurumu ayda en az bir kez denetleyerek genel ve özel önlem alınması gereken hastalıklar ile kurumda sağlık koşulları yönünden alınması gereken önerileri içeren bir rapor düzenler ve kurum yönetimine verir (m.79). Hükümlünün sağlık nedeniyle hastaneye sevkine gerek duyulduğunda durum, kurum hekimi tarafından derhâl bir raporla ceza infaz kurumu yönetimine bildirilir (m.80). Nihayet kurum hekimi veya görevli hekim tarafından yapılan muayene ve incelemeler sonucunda hükümlünün cezasını yerine getirmesine engel olabilecek hastalığı saptanırsa durum, kurum yönetimine bildirilir (m.81).

Dışarıyla İlişkiler (Ziyaret)

5275 sayılı CGTİHK de konuya özel önem vermiş ve dışarıya ilişkileri ayrıntılı olarak düzenlemiştir. Buna göre hükümlünün belli koşullarla ziyaret edilebilmesi mümkündür (m.83/1). Belgelendirilmesi koşuluyla;

  • Eşi
  • Üçüncü dereceye kadar kan ve kayın hısımları ile
  • Vasisi ve kayyımı tarafından

haftada bir kez ziyaret edilebilir.

Kan hısımlığı biri diğerinden gelen ya da ortak bir kökten gelenler arasındaki hısımlığa denir (MK m.17/II). Kan hısımlığı ise üstsoy-altsoy (usul-füru) hısımlığı ve yansoy (civar kan) hısımlığı olmak üzere ikiye ayrılır. Kan hısımlığının derecesi, hısımları birbirine bağlayan doğum sayısıyla belli olur (MK m.17/I). Bu doğumların sayısı ise kişileri birbirine bağlayan çizgilerin sayısı ile bulunur.Bu durumda çocuk ile anne babası arasında birinci dereceden, kardeşleri ile ikinci dereceden, amca, dayı, hala ve teyzesi ile üçüncü dereceden hısımlık bağı bulunur.

Kayın (sıhri) hısımlığı ise evlenmeden doğan hısımlıktır. Eşlerden birinin kan hısımları, diğerinin kayın hısmıdır (MK m.18/I). Kayın hısımlığı da üstsoy-altsoy kayın hısımlığı ve yansoy kayın hısımlığı olmak üzere ikiye ayrılır. Eşlerden birinin üstsoy-altsoy kan hısmı, diğerinin aynı derecede üstsoy-altsoy kayın hısmı olur. Aynı şekilde eşlerden birinin yansoy kan hısmı, diğerinin aynı dereceden yansoy sıhri hısmı olur. Kayın hısımlığının derecesi kan hısımlığı gibi hesaplanır. Yukarıda belirtilen kişilerin dışındaki kimselerin ziyaretine Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yazılı olarak izin verilebilir.

Ziyaret Şekilleri: Kapalı ve Açık Görüş

Kapalı Görüş

Kapalı görüş, hükümlü ve tutuklular ile ziyaretçilerinin her türlü maddi temasının önlendiği, konuşulanların hazır bulunan görevli tarafından işitilebilecek şekilde izlenebildiği ve ceza infaz kurumu idaresinin bu iş için tahsis ettiği özel bölümde yapılan görüşmelerdir.

Görüş Yeri

Her ceza infaz kurumunda, olanaklar elverdiği ölçüde, kapalı görüş yapılabilmesi için bir ziyaretçi kabul yeri ayrılır.

Ziyaret Edebilecek Kişiler

Hükümlü ve tutuklular; eşi, anne, babası, büyükanne ve büyükbabası, çocuğu, torunu, kardeşi, gelini, damadı, kayınbiraderi, baldızı, yengesi, eniştesi, görümcesi, kayınvalidesi, kayınpederi, kayınvalidesinin annesi ve babası, kayınpederinin anne ve babası, eşinin başkasından olma çocuğu, büyükanne ve büyükbabasının anne ve babaları, torun çocuğu, kardeş çocuğu, eşi, amcası, halası, dayısı, teyzesi ve bunların eşleri ile vasisi ve kayyımıyla görüşebilir. Hükümlü ve tutuklular, yukarıda sayılanlar dışında kalan üç ziyaretçisinin adı ve soyadı ile bilmesi hâlinde adresini ceza infaz kurumuna kabulünden ve kendisine bu hususun tebliğ edildiği tarihten itibaren 60 gün içinde bildirir. Aynı ceza infaz kurumu içinde bulunan hükümlü ve tutuklular, birinci fıkrada sayılan kişilerden olmaları şartıyla bu Yönetmelik hükümleri kapsamında birbirleri ile görüşebilir. Yukarıda belirtilenler dışında kalan kişilerin ziyaretlerine, makul sebep bulunması hâlinde Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yazılı olarak izin verilebilir.

Ziyaret Gün ve Saatleri

Ziyaret günleri ve saatleri ile bir hükümlü ve tutuklunun görüşebileceği ziyaretçi sayısı, kurumun fiziki yapısı ve kapasitesi dikkate alınarak, kurumca belirlenir. Görüş süresi, yarım saatten az, bir saatten fazla olacak şekilde belirlenemez. Görüş süresi, görüşmenin fiilen başladığı andan itibaren işletilir.

Ağırlaştırılmış Müebbet Hapis Cezasına Hükümlü Olanların Ziyaretçileri

Ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına hükümlü olanları; eşi, çocukları, torunları, torunlarının çocukları, annesi, babası, büyükannesi, büyükbabası, büyükannesi ve büyükbabasının anne ve babaları, kardeşleri ve vasisi dışında kimse ziyaret edemez.

Ağırlaştırılmış Müebbet Hapis Cezasına Hükümlü Olanların Görüş Usulü

Ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına hükümlü olanlar, 11 inci maddede belirtilen kişiler ile ancak teker teker ve ceza infaz kurumu müdürünün belirleyeceği gün, saat ve koşullar içinde, on beş günlük aralıklarla ve günde bir saati geçmemek üzere görüşebilir.

Açık Görüş

Açık görüş, hükümlü ve tutuklular ile ziyaretçilerinin maddi temasına imkân verecek şekilde, konuşulanların hazır bulunan görevli tarafından işitilebildiği ve izlenebildiği, ceza infaz kurumunun bu iş için tahsis edilmiş özel bölümünde yapılan ziyaret ve görüşmelerdir.

Açık Görüş Yapabilecek Kişiler

Hükümlü ve tutuklular, anne, baba, eş, çocuk ve torunlarıyla ayda bir gün açık görüş yapabilir. Görüş günleri kurumca belirlenir. Buna karşılık kınama cezası dışında disiplin cezası almış ve bu cezası kaldırılmamış hükümlü ve tutuklular açık görüşten faydalanamaz.

Bayramlarda ve Özel Günlerde Açık Görüş

Hükümlü ve tutuklular, Bakanlıkça uygun görülen, dinî ve milli bayramlar ile özel günlere mahsus olmak üzere, belirlenen tarihlerde, anne, baba, eş, çocuk, torun, büyükanne, büyükbaba ve kardeşleriyle açık görüş yapabilir. Bakanlıkça belirlenen yakınları olmayan hükümlü ve tutuklular, üçüncü dereceye kadar olan akrabalarından en çok üç kişiyle görüşebilir.

Açık Görüş Yapılacak Yer

Açık görüşler, ceza infaz kurumunun oda ve eklentileri dışında, bu iş için ayrılmış özel bölümünde, bulunmadığı takdirde, ceza infaz kurumu müdürünün uygun göreceği yerde yaptırılır.

Görüş Süresi ve Saatleri

Açık ziyaretler, bir saatten fazla olmamak kaydıyla 09.00- 17.00 saatleri arasında yaptırılır. Ziyaret süresi, görüşmenin fiilen başladığı andan itibaren işler.

Açık Görüşe İlişkin Diğer Konular

Hükümlü ve tutuklu sayısının, verilen açık görüş günü sayısına bölünmesi suretiyle görüş gününe kadar gruplar oluşturulur, her grubun görüş günü ve saatleri, ailelerine bildirilmek üzere, hükümlü ve tutuklulara tebliğ edilir ve hazırlanan program ayrıca koğuşlara ve ziyaretçilerin görebileceği uygun yerlere asılır. Her grubun açık görüşü bittikten sonra, görüş yerinde bulunan hükümlü ve tutuklular, görevliler nezaretinde dikkatli bir şekilde arandıktan sonra koğuş veya odalarına götürülerek burada sayılır. Açık ceza infaz kurumları ile çocuk eğitimevlerinde kalan hükümlüler görüşlerini her zaman açık görüş şeklinde yapar.

Yabancıların, Mülteci ve Vatansız Hükümlülerin Ziyareti

Yabancı hükümlülerin, vatandaşı olduğu devletin diplomatik temsilciliği veya konsolosluğunun ziyaret istemleri, geciktirilmeden yerine getirilir. Diplomatik temsilciliği veya konsolosluğu bulunmayan devletler vatandaşlığındaki hükümlüler ile mülteci veya vatansız olan hükümlülerin, yararlarını koruyan devletin diplomatik temsilciliği veya bu gibi kimseleri koruma görevini üstlenmiş ulusal veya uluslararası kuruluşlarla görüştürülmelerinde söz konusu kuruluşların ziyaret istemleri de geciktirilmeden yerine getirilmelidir.

Resmi Kurum ve Kuruluşlar ile Türkiye’nin Taraf Olduğu Uluslararası Sözleşmelerle Yetkisi Kabul Edilen Kurum ve Kuruluşların Temsilcilerinin Ziyaretleri

Resmî kurum ve kuruluşlar, heyet hâlinde veya bireysel olarak ceza infaz kurumlarını ziyaret edebilmek ve hükümlülerle görüşebilmek için Adalet Bakanlığından izin almak zorundadır. Bilimsel araştırma yapanlarla görsel ve yazılı basın mensupları hakkında da bu hüküm uygulanır. Hükümlü, denetim amacıyla Türkiye’nin taraf olduğu uluslararası sözleşmelerle yetkisi kabul edilen kurum ve kuruluşların temsilcileri tarafından gerekçesi belirtilmek suretiyle ve Adalet Bakanlığının izniyle ziyaret edilebilir.

Avukatların Ziyareti

Tutuklu ve hükümlülerin müdafii ile görüşmeleri ve hukuki yardımından yararlanmaları savunma hakkının bir gereğidir. Bu nedenle konu hem AİHS m.6/3 (c) hem de CMK m.154’te düzenlenmektedir. CMK m.154 göre “Şüpheli veya sanık, vekâletname aranmaksızın müdafii ile her zaman ve konuşulanları başkalarının duyamayacağı bir ortamda görüşebilir. Bu kişilerin müdafii ile yazışmaları denetime tâbi tutulamaz.” Öte yandan, ziyaretçi kabulünden yoksun bırakma cezası infaz edilmekte olanlar ile hücreye koyma cezası infaz edilmekte olanların avukatlarıyla görüşmeleri engellenemez.

Müdafiin Aranıp Aranmayacağı Sorunu

5275 sayılı CGTİHK konuyu açıkça düzenlemektedir. Buna göre kurum görevlileri ve dış güvenlik görevlileri de dahil olmak üzere, SIFAT VE GÖREVİ NE OLURSA OLSUN, ceza infaz kurumlarına girenler duyarlı kapıdan geçmek zorundadır. Bu kişilerin üstleri metal dedektörle aranır; eşyaları x-ray cihazından veya benzeri güvenlik sistemlerinden geçirilir, ayrıca şüphe hâlinde elle aranır. Bu cihazların bulunmadığı yerlerde arama ve kontrol elle yapılır. AVUKATLARIN ÜSTLERİ AĞIR CEZAYI GEREKTİREN SUÇÜSTÜ HÂLLERİ DIŞINDA ELLE ARANAMAZ. Duyarlı kapı cihazının ikazının sürmesi hâlinde bu kişiler ancak elle aramayı kabul ettikleri takdirde kuruma girebilir.

Tutuklunun Avukatla Görüşmesi

Yönetmelikte avukatla görüşme, tutuklu ve hükümlü bakımından ayrı ayrı düzenlenmektedir. Tutuklu, vekâletname aranmaksızın müdafi ile her zaman ve konuşulanları başkalarının duymayacağı ancak görüşmenin görevlilerce izlenebileceği bir ortamda, açık görüş usulüne tabi olarak görüşür. Bu kişilerin müdafi ile yazışmaları denetime tabi tutulmaz.

Hükümlünün Avukatla Görüşmesi

Hükümlü ile avukatı, meslek kimliğinin ibrazı üzerine, tatil günleri dışında ve çalışma saatleri içinde, bu iş için ayrılan görüşme yerlerinde, konuşulanların duyulamayacağı ancak güvenlik nedeniyle görülebileceği bir biçimde, açık görüş usulüne uygun olarak görüştürülür.

İstisna: Yazışmaların Denetlenmesi

5237 sayılı Kanun’un 220’nci, ikinci kitap dördüncü kısım dördüncü ve beşinci bölümlerinde yer alan suçlardan mahkûm olan hükümlülerin avukatları ile ilişkisi; konusu suç teşkil eden fiilleri işlediğinin, infaz kurumunun güvenliğini tehlikeye düşürdüğüne, terör örgütü veya diğer suç örgütleri mensuplarının örgütsel amaçlı haberleşmelerine aracılık ettiğine ilişkin bulgu veya belge elde edilmesi hâlinde Cumhuriyet Başsavcılığının istemi ve infaz hâkiminin kararıyla bir görevli görüşmede hazır bulundurulabileceği gibi bu kişilerin avukatlarına verdiği veya avukatlarınca bu kişilere verilen belgeler infaz hâkimince incelenebilir. İnfaz hâkimi, belgenin kısmen veya tamamen verilmesine veya verilmemesine karar verir. Bu karara karşı ilgililer 4675 sayılı İnfaz Hâkimliği Kanunu’na göre itiraz edebilir.

Ziyaret Yasağı

5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu hükümlerine göre mahkemece haklarında müdafi veya vekillik görevinden yasaklanmış bulunan avukatlar, Kanunda belirtilen yasaklama süreleri içinde başka davalarla ilgili olsa bile müdafiliğini veya vekilliğini üstlendiği kişiyi kurumda ziyaret edemez.

Yasağın Kapsamı

Yasaklama şu hâllerde söz konusu olabilir:

  • Avukat suç işlemek amacıyla örgüt kurma (TCK m.220) ve silahlı örgüt suçları (TCK m.314) ile terör suçlarından tutuklu ve hükümlü olanların müdafilik veya vekillik görevini üstlenmiş olmalıdır.
  • Avukat hakkında suç işlemek amacıyla örgüt kurma (TCK m.220) ve silahlı örgüt suçları (TCK m.314) ile terör suçları nedeniyle kovuşturma açılmış olmalıdır.

Muhakemesi

Cumhuriyet savcısının yasaklamaya ilişkin talebi hakkında, müdafi veya vekil hakkında açılan kovuşturmanın yapıldığı mahkeme tarafından gecikmeksizin karar verilir. Bu kararlara karşı itiraz edilebilir. İtiraz sonucunda yasaklama kararının kaldırılması hâlinde avukat görevini devam ettirir.

Süresi

Müdafilik görevinden yasaklama kararı, kovuşturma konusu suçla sınırlı olmak üzere, bir yıl süre ile verilebilir. Ancak kovuşturmanın niteliği itibariyle bu süreler altı aydan fazla olmamak üzere en fazla iki defa uzatılabilir. Kovuşturma sonunda mahkûmiyet dışında bir karar verilmesi hâlinde kesinleşmesi beklenmeksizin yasaklama kararı kendiliğinden kalkar.

Yabancı Uyruklu Avukatın Görüşmesi

Türkiye Cumhuriyeti’nin taraf olduğu uluslararası sözleşmelere ve karşılıklılık esasına uygun olmak koşuluyla yabancı ülkelerde haklarında soruşturma veya kovuşturma yapılmakta olan, yabancı ülke veya uluslararası yargı mercilerinde dava açmak isteyen, leh veya aleyhine açılmış davası olan Türk vatandaşı veya yabancı uyruklu hükümlülerle yabancı uyruklu avukatları, bu soruşturma ve kovuşturma, açılacak veya açılmış davalarla sınırlı olmak ve vekâletname sunmak koşuluyla görüşebilir. Vekâletnamesi olmayan yabancı uyruklu avukatlar, hükümlü ile Türkiye barolarına kayıtlı bir avukatla birlikte görüşme yapabilir.

Ziyaret ve Görüşlerde Uyulacak Esaslar

  • Kurum güvenliğini tehlikeye sokacak davranışlarda bulunamaz, kurum güvenliği için alınan ve uygulanan yasal ve idari tedbirlerin değiştirilmesini isteyemezler.
  • Kurumun düzen ve güvenliğini, hükümlülerin sağlığını bozabilecek nitelikteki eşya ve maddeler ile her türlü iletişim araçları ve taşıma izin belgesi olsa da silahlar kuruma sokulamaz. Ziyaret ve görüşlerde hükümlülere para, kıymetli evrak ve eşya verilemez.
  • Kurum görevlileri ve dış güvenlik görevlileri dahil olmak üzere, sıfat ve görevi ne olursa olsun, ceza infaz kurumlarına girenler duyarlı kapıdan geçmek zorundadır. Bu cihazların bulunmadığı yerlerde arama ve kontrol elle yapılır. Ancak MİLLETVEKİLLERİ, MÜLKÎ AMİRLER, HÂKİM, CUMHURİYET SAVCILARI VE BU SINIFTAN SAYILANLAR, AVUKATLAR, NOTERLER, CEZA İNFAZ KURUMLARI VE TUTUKEVLERİ KONTROLÖRLERİ, İZLEME KURULU BAŞKAN VE ÜYELERİ, ULUSLARARASI SÖZLEŞMELERLE YETKİLERİ TANINMIŞ KİŞİ VE KURULUŞLARIN TEMSİLCİLERİ, CEZA İNFAZ KURUMU VE TUTUKEVİ KORUMA BİRLİK KOMUTANI İLE KURUM MÜDÜRÜNÜN ÜSTLERİ AĞIR CEZAYI GEREKTİREN SUÇÜSTÜ HÂLLERİ DIŞINDA ELLE ARANAMAZ.
  • Ceza infaz kurumlarına giren avukatlarca savunmaya ilişkin olduğu yazılı olarak beyan edilen belge ve dosyalar incelemeye tabi tutulmaz.
  • Konusu suç teşkil etmemekle birlikte ceza infaz kurumlarına sokulması yasak olan her türlü eşya, çıkışta sahibine verilmek üzere idare tarafından muhafaza altına alınır.
  • Hükümlüler, odalarından çıkış ve dönüşlerinde ayrı yerlerde ve farklı memurlarca üst ve eşya aramasına tabi tutulur.
  • Aramalarda insan onuruna saygı esastır.

Ziyaret ve görüşlerde kurallara uymayan heyet ve kişilerin ziyaret ve görüşmeleri sürdürmelerine derhâl son verilir. Suç oluşturan davranışlar, ilgili idari ve adli makamlara bildirilir.

Beden Eğitimi ve Boş Zaman Etkinlikleri

Cezaevi kütüphaneleri, kamu kütüphaneleriyle iş birliği yaparak hükümlülerin ilgi alanları, gereksinimleri ve kapasitelerine göre, eğitici olup boş zamanın değerlendirilmesi bakımından son derece büyük önem taşımaktadır. Nitekim BM ASK 40’ta infaz kurumlarında kütüphane bulunması gerekliliği ifade edilmektedir. BM ASK 78’de ise “Hükümlülerin ruhsal ve fiziksel sağlıkları için her kurumda eğlendirici ve kültürel faaliyetler düzenlenir” hükmüne yer verilmektedir. Konu 5275 sayılı CGTİHK’da da düzenlenmektedir. “Beden eğitimi” başlığını taşıyan m.87’ye göre; “(1) Hükümlünün toplumsal, ruhsal ve bedensel gelişmelerini sağlamak amacıyla fizik ve ruhsal sağlık durumlarının elverdiği ölçüde spor, beden eğitimi ve eğlendirici etkinliklere katılmasına müsaade olunur ve olanaklar ölçüsünde yer ve araç sağlanır. (2) Açık havada çalışmayan veya kapalı ceza infaz kurumlarında bulunan hükümlüye, hava koşulları elverdiği ölçüde, günde en az bir saat açık havada gezinme olanağı verilir. Bu süre içerisinde bireysel spor da yapılabilir. Kurum dışındaki etkinliklere açık ceza infaz kurumları ile çocuk eğitimevlerinde bulunan hükümlüler katılabilirler.”

Yine “Kütüphane ve kurslardan yararlanma” başlığını taşıyan m.88/1’e göre de “Hükümlü, çalışma saatleri dışında ve belirlenecek düzene göre idarece tertiplenen kurslara katılabilir ve kütüphaneden yararlanabilir. Bu konudaki programlar uzmanların önerileri ve hükümlünün istekleri dikkate alınarak kurum yönetimince belirlenir."

Yeniden Topluma Kazandırmada Ortaya Çıkan Sorunlar

Yeniden topluma kazandırmanın temel sorununun, süresinin belirsizliği olduğu söylenmektedir. Gerçekten yeniden topluma kazandırma programlarının, hâlen hüküm giymiş olanları kontrol amacıyla kullanılabilirse de ilk defa suç işleyenler ile suç işlemeyi alışkanlık hâline getirenler için yararlı olmadığı iddia edilmektedir. Suç işleyerek elde edilen yarar, işlemeden elde edilenden daha fazla olduğu sürece suç işlemenin önüne geçilemez. Dolayısıyla hırsız ya da uyuşturucu satıcısı yeniden sosyalleştirilmiş olsa dahi onun yerini kısa sürede başkaları alacaktır. Kaldı ki birkaç istisna dışında, yeniden topluma kazandırma programlarının mükerrer suçluluğu önleyemediği pek çok araştırmayla ortaya konmuştur. Yeniden topluma kazandırma programlarının başarıya ulaşması bakımından ortaya çıkan sorunlardan bir kısmı da hükümlü ve infaz süreciyle ilgilidir. Gerçekten çoğu zaman hükümlü infaz amacına ulaşmada birlikte çalışmaya hazır değildir. Son zamanlarda düzeltici/onarıcı adalet düşüncesi çerçevesinde suçluları yeniden topluma kazandırmanın önemli aşamalarından birinin de suçlunun işlediği suçun sonuçlarını tüm yönleriyle kavrayabilmesini ve bu amaçla sorumluluk üstlenmesini sağlamak olduğu ileri sürülmektedir. Bu çerçevede uzlaşma failin yeniden topluma kazandırılmasında önemli rol oynayabilir.

İnfaz Kurumlarında Bulundurulabilecek Eşyalar

İnfaz kurumlarında bulunan tutuklu ve hükümlüler, kural olarak koğuş, oda ve eklentilerinde kişisel eşya, gıda, tıbbi malzeme ve diğer ihtiyaç maddelerini bulundurabilir. Hangi eşya ve maddelerin bulundurulabileceği “Ceza İnfaz Kurumlarında Bulundurulabilecek Eşya ve Maddeler Hakkında Yönetmelik”te ayrıntılı olarak düzenlenmiştir.

Mutfak Teşkilatı Olan Ceza İnfaz Kurumlarında Bulundurulabilecek Gıda Maddeleri

Koğuş, oda ve eklentilerinde kantinden temin edilebilen sebze, meyve ve diğer gıda maddeleri bulunabilir. Ceza infaz kurumunda, annesiyle birlikte kalan çocuklara ve süt emziren annelere, cins ve miktarı doktor tarafından belirlenen ihtiyaç duydukları gıda maddelerini bulundurmalarına izin verilir.

Mutfak Teşkilatı Olmayan Ceza İnfaz Kurumlarındaki Gıda Maddeleri ve Kullanılacak Malzemeler

Mutfak teşkilatı bulunmayan ceza infaz kurumlarında, yemek yapılabilecek herhangi bir yerin olmaması durumunda, hükümlülerin kaldıkları koğuş, oda ve eklentilerinde, idare tarafından verilen ve yemek yapmada kullanılacak her türlü gıda maddesi ve malzemesinin yeteri kadar bulundurulmasına izin verilir.

Yeme ve İçmede Kullanılan Araç ve Gereçler

Koğuş, oda ve eklentilerinde, her hükümlü için kantinden temin edilmek şartıyla bir adet uç kısmı sivri olmayan on santimetre uzunluğunda bıçak, plastik veya yumuşak metalden imal edilmiş çatal, yemek ve çay kaşığı, 0.50 mm. kalınlığında iki adet metal yemek tabağı ve ikişer adet cam su bardağı ile çay bardağı ve tabağı bulundurulabilir.

Giyim Eşyaları

Hükümlülerin koğuş, oda ve eklentilerinde birer adet palto, manto ve mont, iki adet ceket veya ceket yerine kullanılabilen hırka, dört adet pantolon ve/veya etek, bayan için iki adet elbise, birtakım eşofman, dört adet gömlek, iki adet kazak, iki takım pijama, bir spor ayakkabısı, bir kışlık ayakkabı, bir iskarpin, üç adet tişört, iki adet kravat, bir adet kemer, gerektiği kadar iç çamaşırı, çorap, bir terlik, havlu ve bir bornoz ile kaşkol bir adet şapka bulundurulmasına izin verilir.

Süreli veya Süresiz Yayınlar ile Kitaplar

Hükümlü, mahkemelerce yasaklanmamış olması koşuluyla süreli ve süresiz yayınlardan bedelini ödeyerek yararlanma hakkına sahiptir. Resmî kurumlar, üniversiteler, kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşları ile mahkemelerce yasaklanmamış olması koşuluyla Cumhurbaşkanlığınca vergi muafiyeti tanınan vakıflar ve kamu yararına çalışan dernekler tarafından çıkartılan gazete, kitap ve basılı yayınlar, hükümlülere ücretsiz olarak ve serbestçe verilir. Eğitim ve öğretimine devam eden hükümlülerin ders kitapları denetime tabi tutulamaz. Kurum güvenliğini tehlikeye düşüren veya müstehcen haber, yazı, fotoğraf ve yorumları kapsayan hiçbir yayın hükümlüye verilmez.

Elektrikli Eşyalar

Koğuş, oda ve eklentilerinde, kantinden temin edilmek koşuluyla bir adet otuz yedi ekran televizyon ile elektrikli su ısıtıcısı, saç kurutma makinesi ve büro tipi buzdolabı ile kurumun bulunduğu coğrafi bölgenin iklim koşulları dikkate alınarak, her koğuş veya odada bir adet vantilatör bulundurulmasına izin verilebilir. Ayrıca her hükümlü, kurum kantininden satın almak kaydıyla bir adet kulaklıklı küçük el radyosu bulundurabilir.

Temizlik

Hükümlüler, koğuş, oda veya eklentilerinde, kantinden temin edilmek koşuluyla kişisel ve çevresel temizliklerini temin için tarak, saç fırçası, sabun, kese, diş macunu, diş fırçası, tıraş sabunu, şampuan, parfüm, krem, saç boyası, çakısı bulunmayan tırnak makası, plastik saplı tıraş bıçağı, beş adet plastik elbise askısı, çamaşır mandalı ve gündelik hayatta kullanılan plastik eşyalar ile idarece uygun görülen uzunlukta çamaşır ipi bulundurabilir.

Bulundurulabilecek Hayvanlar ile Diğer Eşyalar

Hayvanlar: Hükümlüler, oda sistemine geçmiş ceza infaz kurumlarının koğuş, oda ve eklentilerinde, bir adet kafes ile bir çift kanarya, bülbül veya muhabbet kuşu gibi küçük kafes kuşu bulundurabilir.

Diğer Eşyalar: Hükümlüler, kendilerine idare tarafından verilen nevresim takımı ve battaniye dışında, kantinden temin edilmek şartıyla bir adet nevresim takımı ve iklim koşulları değerlendirilerek idarenin uygun göreceği sayıda battaniye bulundurabilir.

Kantinden temin edilmek koşuluyla her odada bir adet, on kişiden fazla mevcudu olan koğuşlarda ise iki adet, kumar niteliğinde olmayan ve idarece belirlenen, satranç takımı gibi oyunlara ait malzemeler bulundurulabilir.

Açık Ceza İnfaz Kurumları ve Çocuk Eğitimevlerinde Bulunacak Eşyalar

Açık ceza infaz kurumlarında ve çocuk eğitimevlerinde bulunan hükümlüler, kapalı ceza infaz kurumlarında bulundurulabilecek eşyalara ek olarak, ceza infaz kurumunun güvenliğini tehdit etmemek ve kanunlara aykırı olmamak koşuluyla cins ve miktarı idare ve gözlem kurulu tarafından belirlenen giyim, gıda ve diğer eşyalarını koğuş, oda ve eklentilerinde bulundurabilir.

İnfaz Kurumlarında Arama

Oda Eklentileri ile Üst ve Eşyada Arama

Kurumlarda, odalar ve eklentilerinde, hükümlülerin üst ve eşyasında habersiz olarak her zaman arama yapılabilir. Kurumun tamamında her ay bir kez mutlaka arama yapılır. Aramalar, gerektiğinde dış güvenlik görevlileri veya kolluk kuvvetleriyle veya diğer kamu görevlilerince ortaklaşa gerçekleştirilebilir.

Çıplak Olarak veya Beden Çukurlarında Arama

a. Çıplak arama, hükümlünün utanma duygusunu ihlal etmeyecek şekilde ve kimsenin görmemesini sağlayacak tedbirler alınarak gerçekleştirilir.
b. Arama sırasında önce bedenin üst kısmındaki giysiler çıkarttırılır, bedenin alt kısmındaki giysiler üst kısmındaki giysiler giyildikten sonra çıkarttırılır. Bu giysiler de mutlaka aranır.
c. Çıplak arama sırasında bedene dokunulmaması için gerekli özen gösterilir. Aranan kişinin beden çukurlarında bir şeyin bulunduğuna dair makul ve ciddi emarelerin bulunması hâlinde öncelikle hükümlüden madde veya eşyanın kendisi tarafından çıkartılması istenir, aksi hâlde bunun zor kullanılarak gerçekleştirileceği bildirilir. Beden çukurlarındaki arama, cezaevi tabibi tarafından yerine getirilir.
d. Çıplak olarak mümkün olan en kısa süre içinde bitirilir.

Güvenlik Tatbikatı ve Sayım

Kurum en üst amiri, Cumhuriyet başsavcısına bilgi vermek suretiyle önceden hazırlanan olağanüstü hâl planlarına göre kurumun fiziksel özelliği ve mevcudunu değerlendirerek yılda en az iki kez olmak üzere uygun gördüğü zamanlarda diğer kamu görevlilerinin katılımıyla isyan, firar, yangın ve benzeri olaylara karşı tatbikat yaptırır (Tüzük m.46/5). Sayımlar, Tüzüğün 22’nci maddesinde belirtilen güvenlik ve gözetim servisi görevlileri tarafından, dörtlü vardiya hizmetinin uygulandığı kurumlarda sabah, akşam ve gece olmak üzere günde üç kez, diğer vardiya hizmetlerinin uygulandığı kurumlarda ise her vardiya değişiminde yapılır (Tüzük m.46/6).

Disiplin Ceza ve Tedbirleri, Ödüllendirme

Hükümlü hakkında kurumda, düzenli bir yaşamın sürdürülmesi, güvenliğin ve disiplinin sağlanması bakımından kanun, tüzük, yönetmelikler ile idarenin uyulmasını emrettiği veya gerekli kıldığı davranış ve tutumu sergilemekle yükümlüdür. Aksi hâlde, eyleminin niteliği ile ağırlık derecesine göre Kanunda belirtilen disiplin cezaları uygulanır (m.37/1).

Kınama

Kınama cezasını gerektiren eylemler şunlardır:

  1. Mektuplarda tehdit, hakaret ve sövme gibi çirkin ifadeler kullanmak
  2. Hükümlü ve tutuklulara karşı edep ve nezakete aykırı şekilde konuşmak veya davranışlarda bulunmak
  3. İdareden habersiz mektup göndermek
  4. Görevlilere hediye vermek veya buna kalkışmak
  5. Görevlilere herhangi bir taahhütte bulunmak
  6. İdarece belirtilen miktardan fazla para bulundurmak
  7. Hükümlü kimliğini yanında bulundurmamak
  8. Yatma planına uymamak
  9. Ceza infaz kurumlarının duvarlarına yazı yazmak, resim yapmak veya afiş yapıştırmak
  10. İdarece verilen eşya ve benzeri şeyleri kötü kullanmak
  11. Kişisel temizliğe veya çevre temizliğine dikkat etmemek
  12. İdarece alınan sağlık önlemlerine uymamak
  13. Kurumda gereksiz gürültü yapmak

Bazı Etkinliklere Katılmaktan Alıkoyma

Bazı etkinliklere katılmaktan alıkoyma cezası, hükümlünün bir aydan üç aya kadar süreyle kurumun kültürel ve spor etkinliklerine katılmaktan yoksun bırakılmasıdır (m.40/1).

Ücret Karşılığı Çalışılan İşten Yoksun Bırakma

Ücret karşılığı çalışılan işten yoksun bırakma cezası, hükümlünün kurum yönetiminde ücret karşılığı çalıştığı işten bir aydan üç aya kadar yoksun bırakılmasıdır (m.41/1).

Haberleşme veya İletişim Araçlarından Yoksun Bırakma veya Kısıtlama

Haberleşme veya iletişim araçlarından yoksun bırakma veya kısıtlama cezası, hükümlünün bir aydan üç aya kadar mektup, faks ve telgraf almak ve yollamaktan, televizyon izlemekten, radyo dinlemekten, telefon etmekten ve diğer iletişim araçlarından yararlanmaktan tamamen veya kısmen yoksun bırakılmasıdır (m.42/1). Bununla birlikte, hükümlüye gelen mektup, faks ve telgraflar, disiplin cezasının infazından sonra kendisine verilir. Aynı türden olsa bile sonraki disiplin cezasının infazına bu işlem yapılmadan başlanamaz (m.42/3).

Nihayet anne, baba, eş, çocuk ve kardeşlerin ölüm veya ağır hastalıkları ile doğal afet hâllerinde yapılması gereken haberleşmeler ve avukat ile ilişkilerde bu madde hükmü uygulanmaz (m.42/4).

Ziyaretçi Kabulünden Yoksun Bırakma

Ziyaretçi kabulünden yoksun bırakma cezası, hükümlünün bir aydan üç aya kadar ziyaretçi görüşüne çıkarılmamasıdır (m.43/1). Bununla birlikte, resmî ve yetkili merciler ile avukatlar ve yasal temsilcilerle görüşmelerde bu madde hükmü uygulanmaz (m.43/3).

Hücreye Koyma

Hücreye koyma cezası, hükümlünün eylemlerinin nitelik ve ağırlığına göre bir günden yirmi güne kadar, açık havaya çıkma hakkı saklı kalmak üzere, geceli ve gündüzlü bir hücrede tek başına tutulması ve her türlü temastan yoksun bırakılmasıdır (m.44/1). Hücre, yaşamsal gereksinmeleri karşılayacak biçimde düzenlenir (m.44/4). Hücreye konulan hükümlünün, resmî ve yetkili merciler ve avukat ile görüşmesine engel olunmaz (m.44/5).

Çocuk Hükümlüler Hakkında Uygulanabilecek Disiplin Tedbirleri

Çocuk hükümlüler hakkında uygulanabilecek disiplin tedbirleri, çocuğun disiplin cezası gerektiren eyleminin gerçekleşme riskinin bulunması hâlinde bu riski ortadan kaldırmak veya soruşturma sürerken giderilmesi güç ve imkânsız zararların doğmasını önlemek amacıyla uygulanan ve ceza niteliği taşımayan koruma ve önleme amaçlı tedbirlerdir.

Çocuk Hükümlüler Hakkında Uygulanabilecek Disiplin Cezaları

Uyarma: Uyarma cezasını gerektiren eylemler şunlardır:

  1. Yatakhane, atölye, etüt salonu, kütüphane ve buna benzer yerlerde sigara içmek
  2. Aynı alanı veya etkinliği paylaştığı arkadaşlarının rahatsız olmasına neden olacak biçimde gürültü yapmak veya davranışlarda bulunmak
  3. Yattığı odayı ve yatma yerlerini izinsiz değiştirmek
  4. Yatma ve kalkma zamanına uymamak
  5. Sayımı geciktirmek veya geç çıkmak
  6. İzin alması gereken durumlarda diğer odalara izinsiz gitmek
  7. Yemek yeri varken odalarda yemek yemek, yiyecek bulundurmak
  8. Kurum görevlilerine, kurumu ziyaret eden kişilere, kurum dışında katıldığı faaliyetlerin görevlilerine ve arkadaşlarına kaba veya saygısız davranmak
  9. Kişisel durumu, adresi ve buna benzer konularda kurum görevlilerini yanlış bilgilendirmek, yalan söylemek
  10. Kılık ve kıyafetine, kişisel temizliğine dikkat etmemek
  11. Katıldığı etkinlikler ve derslerle ilgili olarak bulundurması gereken araç ve gereçleri yanında bulundurmamak
  12. Kurum içinde katılması gereken faaliyetlere katılmamak, geç katılmak veya katıldıktan sonra izinsiz ayrılmak
  13. Siyasi partilere, bu partilere bağlı yan kuruluşlara ait amblem, rozet, yazı, slogan, bildiri, ilan, broşür ve buna benzer eşyaları bulundurmak, asmak, teşhir etmek ya da üzerinde taşımak

Kınama: Çocuğun, daha önce uyarı cezası verilmesine sebep olan davranışı ikinci kez tekrarlaması hâlinde, davranışının sonuçlarına ikinci kez dikkatinin çekilmesidir.

Onarma, Tazmin Etme ve Eski Hale Getirme

Disiplin cezası gerektiren eylemin sonuçlarının, istekli olması koşulu ile çocuk tarafından onarma, tazmin etme veya eski hâle getirme suretiyle giderilmesidir.

Harcamalara Sınır Koyma

Çocuğun daha önce onarma, tazmin etme ve eski hâle getirme cezası verilmiş olan davranışı ikinci kez tekrarlaması hâlinde çalışması karşılığında aldığı ücret ve ailesinden gelen paranın haftalık harcama limitinin üçte birinin otuz gün süre ile kesilmesidir.

Bazı Etkinliklere Katılmaktan Alıkoyma

Çocuğun otuz güne kadar sosyal, kültürel ve sportif faaliyetlere katılmaktan yoksun bırakılmasıdır.

Teşvik Esaslı Ayrıcalıkları Geri Alma

Çocuğun, daha önce bazı faaliyetlere katılmaktan alıkoyma cezası verilmiş olan davranışı ikinci kez tekrarlaması hâlinde teşvik esaslı ayrıcalıkların otuz gün süre ile geri alınmasıdır.

İzin Ertelenmesi

Disiplin cezasını gerektiren eylemin niteliğine ve ağırlık derecesine göre çocuğun izninin altmış güne kadar ertelenmesidir.

Kapalı Ceza İnfaz Kurumuna İade

Kapalı ceza infaz kurumuna iadeyi gerektiren eylemler şunlardır:

  1. Kurum içinde veya dışında yaralayıcı, öldürücü her türlü alet, silah ve patlayıcı madde kullanmak suretiyle herhangi bir kimseyi yaralamaya teşebbüs etmek, yaralamak
  2. Bir kimseyi rızası hilafına alıkoymak
  3. Şiddet ve tehdit ile kurum görevlilerinin görevini engellemek
  4. Firara teşebbüs etmek veya firar etmek
  5. Kasten kurumun bina, eklenti ve donanımları ile taşınır ve taşınmaz mallarını yakmak veya yakmaya teşebbüs etmek, ağır hasar vermek
  6. Hükümlü ve tutukluları idareye karşı kışkırtmak, isyan çıkartmak veya isyana teşebbüs etmek
  7. Adam öldürmek veya öldürmeye teşebbüs etmek
  8. Cinsel saldırı, çocukların cinsel istismarı ve cinsel tacizde bulunmak veya bunlara teşebbüs ve bu tür davranışlara kışkırtmak
  9. Görevlilere, diğer çocuklara işkence yapmak veya yaptırmak

Odaya Kapatma Cezası

Kapalı infaz kurumunda bulunan çocuğun, aynı fıkrada belirtilen eylemlerde bulunması hâlinde beş güne kadar açık havaya çıkma hakkı saklı kalmak üzere, gece ve gündüz tek başına bir odada tutulmasıdır.

Kanunilik İlkesi ve Disiplin Cezaları

CGTİHK m.37-46 arasında düzenlenmiş bulunan eylemlerin tanımına uymayan ve kanunda tanımları yapılmamış bulunan eylemler, nitelik ve ağırlıkları bakımından bunlara benzediklerinde, aynı maddelerdeki disiplin cezaları ile karşılanırlar (CGTİHK m.48/1).

Disiplin Soruşturması: Disiplin Soruşturması Yapma

Kınama ve bazı etkinliklerden alıkoyma cezaları kurumun en üst amiri tarafından verilir ve uygulanır (m.47/1). Hükümlülerin diğer disiplin cezalarını gerektiren eylemlerinin öğrenilmesinden itibaren derhâl ve en geç iki gün içinde kurum en üst amirince atanan bir görevli tarafından soruşturmaya başlanır (m.47/2). Soruşturma en geç yedi gün içerisinde tamamlanır ve düzenlenen rapor ve ekleri disiplin kuruluna sunulur. Soruşturma süresi eylemin ve soruşturmanın niteliğine göre infaz hâkiminin yazılı onayı ile yedi güne kadar uzatılabilir(m.47/3) Disiplin cezaları disiplin kurulunca evrak üzerinden görüşülerek en geç üç gün içinde karara bağlanır. Disiplin kurulu, yasada yazılı disiplin cezası uygulanmasına veya disiplin cezası verilmesine yer olmadığına karar verebilir. Disiplin kurulu kararları gerekçeli olarak yazılır ve kararda şikâyet mercii ve süresi açıkça gösterilir (m.47/5).

Disiplin Cezalarının İnfazı

  1. Hücreye koyma cezasının infazına, infaz hâkiminin onayı ile başlanır. Hücreye koyma cezasına ilişkin diğer hükümler saklı kalmak üzere, kesinleşen disiplin cezalarının infazına derhâl başlanır. Birden fazla disiplin cezası verilmiş olması hâlinde bu cezalar kesinleşme tarihleri sırasına göre ayrı ayrı infaz edilir. Bir cezanın infazı tamamlanmadan diğerinin infazına başlanmaz.
  2. Disiplin cezalarının tamamı infaz edilip kaldırılmadıkça koşullu salıverilme işlemi yapılmaz ancak bu süre hak ederek salıverme tarihini geçemez.
  3. Hücreye koyma cezasına ilişkin disiplin cezalarının infazından önce ve infazı sırasında hükümlü, hekim tarafından muayene edilir. İlgilinin bu cezaya katlanamayacağı anlaşılırsa cezanın infazı sonraya bırakılır veya hekiminin belirleyeceği aralıklarla infaz edilir. Koşullu salıverilme tarihine kadar hükümlünün iyileşemeyeceğinin tam teşekküllü Devlet veya üniversite hastanesi sağlık kurulu raporu ile saptanması hâlinde hücreye koyma cezası infaz edilmez; yerine ziyaretçi kabulünden yoksun bırakma cezası iki katı süreyle uygulanır. Raporlar infaz dosyasına konulur.

Disiplin Cezalarının Kaldırılması

İnfaz edildiği tarihten itibaren disiplin cezasının kaldırılmasında ve iyi hâlin kazanılmasında aşağıda belirtilen süreler esas alınır;

  1. Kınama cezası on beş gün.
  2. Bazı etkinliklere katılmaktan alıkoyma cezası bir ay,
  3. Ücret karşılığı çalışılan işten yoksun bırakma cezası üç ay,
  4. Haberleşme veya iletişim araçlarından yoksun bırakma veya kısıtlama cezası üç ay,
  5. Ziyaretçi kabulünden yoksun bırakma cezası üç ay,
  6. Hücreye koyma cezası 44’üncü maddenin ikinci fıkrasındaki hâllerde altı ay, üçüncü fıkrasındaki hâllerde bir yıl,
  7. Hücre cezasına karşılık ziyaretçi kabulünden yoksun bırakma cezası, (f) bendinde belirtilen süre sonunda disiplin cezası almamak ve iyi hâlli olmak koşuluyla (a) ve (b) bentlerinde belirtilen cezalar kurum en üst amiri tarafından, diğer bentlerde belirtilen cezalar, kurumun en üst amirinin önerisi ve disiplin kurulu kararıyla kaldırılır.

Çocuk hükümlüler hakkında verilen disiplin cezaları;

  1. Uyarma ve kınama cezaları kararla birlikte,
  2. Onarma, tazmin etme ve eski hâle getirme cezası yedi gün sonunda,
  3. Harcamalarına sınır koyma cezası otuz gün sonunda,
  4. Bazı etkinliklere katılmaktan alıkoyma cezası otuz gün sonunda,
  5. Teşvik esaslı ayrıcalıkları geri alma cezası otuz gün sonunda,
  6. İznin ertelenmesi cezası altmış gün sonunda,
  7. Kapalı ceza infaz kurumuna iade cezası altmış gün sonunda,
  8. Odaya kapatma cezası doksan gün sonunda,

Kendiliğinden kalkmış sayılır. (a) bendi hariç, bu fıkradaki diğer süreler karar tarihinden, firar hâlinde infaz tarihinden itibaren başlar.

Disiplin Ceza ve Tedbirlerine İtiraz

Disiplin cezalarına ve tedbirlerine karşı İnfaz Hâkimliğine şikâyet ve itirazda bulunulabilir. Bu durumda 16.5.2001 tarihli ve 4675 sayılı İnfaz Hâkimliği Kanunu hükümleri uygulanır

Kurum İçinde Zorlayıcı Araçların Kullanılması

Kurum içinde hiçbir hâlde zincir ve demire vurmak tedbir olarak uygulanamaz. Kelepçe ve bedensel hareketleri kısıtlayıcı araçlar ise ancak.

  1. Yetkili makamın önüne getirildiğinde çıkarılmak kaydıyla sevk ve nakil sırasında kaçmayı önlemek için,
  2. Hekimin talimat ve gözetiminde olmak üzere tıbbi nedenlerle,
  3. Diğer kontrol usullerinin yetersizliği hâlinde hükümlünün kendisine veya başkalarına zarar vermesine veya eşyayı tahrip etmesine engel olmak için kurum en üst amirinin emriyle kullanılabilir. Bununla birlikte çocuk hükümlüler bakımından kelepçe ve bedensel hareketleri kısıtlayıcı araçlar yetkili makamın önüne getirildiğinde çıkarılmak ya da sevk ve nakil sırasında kaçmayı önlemek için olsa dahi uygulanmaz (m.50).

Ödüllendirme

Gerek yetişkin ve gerekse çocuk hükümlülere kurum içindeki veya dışındaki genel durumları, iyileştirme etkinliklerine ilgileri ve uyumları, kurum düzenine karşı tutumları, kendilerine verilen işlerdeki gayretleri gibi beklenen davranış ve tutumları gösteren hükümlülere teşvik esaslı ayrıcalıklar tanınır (m.51).


Yaz Okulu Sınavı
4 Eylül 2021 Cumartesi