Giysi Seçimi Dersi 4. Ünite Özet

Giysi Seçiminde Renk

Giriş

Renk, eski çağlardan beri büyüsel amaçlarla, tapınma törenleriyle, düşmandan gizlenebilmek, düşmana korkunç görünebilmek veya güzelleşmek içgüdüleriyle kullanılmaya başlanmış ve yer alan önemli bir olgudur. Günlük yaşamımız içinde, gerek psikolojik ve sosyal mesajların bir sembolü olarak gerekse işlevsel olarak kullanılır. Tekstil ürünlerinde renk, ürünün kullanım amacı ve koşullarına göre düzenlenmelidir.

Renk-Rengin Varlığı ve Yapısı

Renk insan davranışlarını ve psikolojisini etkileyen, günlük yaşamdaki karar ve seçimlerimizde etken olan önemli bir olgudur. İlk çağlardan itibaren simgesel ve sembolik bir iletişim aracı olarak kullanılan renk üzerine bilim adamları geçmişten günümüze kadar çok sayıda çalışma yapmıştır.

Renk, değişik dalga boylarındaki ışık ışınlarıdır. Dalga boyunun uzunluğuna ve sayısına göre değişik tonlar oluşmaktadır. Nesneleri görebilmemiz, ayırt edebilmemiz için gerekli bir faktördür. Bir nesnenin rengi yalnızca ışığın var olduğu ortamda algılanır. Işık olmadan renk olmaz. Isaac Newton’un Güneş Tayfı olarak adlandırdığı çalışması, renk ile ilgili yapılan ilk bilimsel çalışmalardandır. Prizma içinden geçirilen gün ışığından yedi renk elde edilirken, deneyin tersi uygulandığında ise beyaz ışığa ulaşılmaktadır (S:62, Şekil 4.1). Jacob Christoph Le Blon 1731 yılında yaptığı çalışmada pigmentlerden meydana gelen boyaların temel renklerinin kırmızı, sarı ve mavi olduğunu ispatlamıştır. Rengi ışık olarak kabul eden fizikçilerden olan Albert H. Munsell’in renk dairesi de bu çalışmalara farklı bir boyut katmıştır (S:62, Şekil 4.2). Johannes Itten ise renk zıtlıkları, tamamlayıcı renk şemaları, renklerin bir arada kullanımı ve bu birlikteliklerin uyumu temeline dayanan bilimsel araştırmalar yapmıştır (S:63, Şekil 4.3). Sonuç olarak renk cisim (pigment) ve ışık olarak vardır.

Rengin görülüşü, ışığın cinsi gibi dış koşullara bağlı olarak değişebilir. Tekstil ürünlerinde renklerin nasıl göründüğü onu oluşturan tekstil malzemesinin elyaf cinsi, yüzey dokusu gibi etmenlere bağlıdır.

Rengin Görülmesi ve Algılanması

Rengin varlığı ve gözümüze ulaşması rengin fiziksel boyutudur. Fizyolojik ve psikolojik boyutu rengin görülmesini ve algılanmasını sağlamaktadır. İnsan tarafından renklerin görülmesi, ışığa, ışığın cisimler tarafından yansıtılmasına ve göz yardımıyla beyne iletilmesi süreci içerisinde gerçekleşir. Cisimler belli ve sabit bir renge sahip değillerdir. Işık kaynağına ya da ışığın geliş açısına göre değişkenlik gösterirler. Ayrıca boyanın uygulandığı yüzey dokusu da renk algısında önemli rol oynayan etmenlerdendir.

Fizyolojik Açıdan Renk

Görme Eylemi fizyolojik bir olaydır. Yansıdıkları nesnenin form, renk, doku gibi özelliklerini taşıyan ışınların nesne üzerindeki yansımaları çevremizdeki varoluşların görülmesini sağlamaktadır.

Görme eylemini gerçekleştiren organ göz, göz akı (kornea), renkli tabaka (koroit) ve ağsı tabaka (retina) dan oluşmaktadır. Göz bebeğinden geçen ışınlar görüntüyü retina üzerine düşürür. Retinadaki sinirler tarafından beyne iletilen görüntü beyin tarafından değerlendirilir ve görme eylemi gerçekleşir (S:64, Resim 4.2).

Psikolojik Açıdan Renk Etkileri

Psikolojik olarak renk beynimizde oluşan bir duyumdur ve algılanışı kişiden kişiye değişir. İnsanların renklere karşı verdiği tepkilerde kişilik oluşumlarının, eğitim durumlarının, bilinçaltındaki duygularının vb. birçok şeyin etkisi vardır. Renk ile insan psikolojisi arasında mutlak bir ilişki vardır. Renklerin psikolojik etkilerinin tamamen doğada bulunan bazı fiziksel gerçeklerden kaynaklandığı düşünülmektedir. Psikolojik araştırmalarda renk, uyarıcılığına, çekiciliğine ve gücüne göre incelenir. Renklerin insan psikolojisi üzerinde etkileri bireyler bazında değişkenlik gösterse de toplumsal boyutta çeşitli kabuller içermekte ve bu veriler bilimsel yöntemlerle desteklenmektedir. Bu nedenle giysi seçiminde renk ve rengin psikolojik etkileri önem kazanmaktadır.

Kırmızı ; En çok dikkat çeken renktir. Titreşimi en kuvvetli ve dinamik olandır. Güçlülük, canlılık, ani öfke anlamı taşır. Dikkat ve uyarı rengi olmanın yanı sıra aşk, tutku, güç, heyecan hissi uyandırır. Psikolojik olarak bu renge bakmak kan basıncında artışa neden olur, solunumu ve kalp atışını hızlandırır.

Turuncu; Sarı ve kırmızının karışımından oluşur. Dinamizmi, girişkenliği, iyimserliği, coşkuyu ifade eder. Yaşam gücünü arttırır, rahatlama ve neşe duygusu yaratır. Canlandırıcı ve zihinsel aktiviteleri uyarıcı etkisi vardır.

Sarı; Renklerin en aydınlığı ve parlağıdır. Canlılığı, coşkuyu, iyimserliği ve gençliği ifade eder. Dikkat ve uyarının rengidir, zihni açar. Uzun süre bakıldığında kanın damarlarda daha düzenli akmasını sağlar.

Yeşil; Sarı ve mavinin eşit oranda karıştırılması ile elde edilir. Mavi renge yaklaşan daha soğuk, sarı renge yaklaşan ise sıcak algılanır. En rahat algılanan renklerdendir. Doğanın rengidir. Büyüme, uyum tazelik ve doğurganlığı simgeler.

Mavi; Huzuru temsil eder, soğuk ve dingindir. Gerginliği azaltır, huzur, genişlik soğukkanlılık, sükunet, olgunluk dürüstlük anlamı taşır. Sakinleştirici etkisi vardır, kan basıncını azaltır, solunumu ve kalp atışını yavaşlatır. Sosyal bir imajı vardır, kararlılık ve bağlılık izlenimi yaratır.

Mor; kırmızı ve mavi rengin eşit oranda karıştırılması ile elde edilir. Duygu rengidir. Ruhsal esenlik ve sonsuzluk çağrışımı yapar. Hükümdarlık ve din sembolü olarak kullanılır. Korunma güdüsü sağlar, korku stres, şok durumlarında tercih edilir. Genellikle yas ve hüzün ve melankoli rengi olarak kabul edilir.

Kahverengi; Sağlamlık, olgunluk, rahatlık, ciddiyet ve güven hisleri uyandırır. Korunma ve sığınma duygusu verir.

Pembe; Mutluluk, nezaket ve masumiyet duygularını ifade eder.

Gri; Siyah ve beyazın farklı birleşimlerinden oluşmaktadır. Belirsizlik ve ciddiyeti çağrıştırır. Sisli, puslu, üzüntülü sıkıntılı duyguları ifade eder.

Siyah; İyi-kötü, gündüz-gece, yaşam-ölüm gibi zıtlıkları ifade eder. Saygınlık, seçkinlik, yapısal kuvvet, sonsuzluk gibi duyguları uyandırır.

Beyaz; Saflık, temizlik, dürüstlük ve masumiyeti çağrıştırır. Açıklık, boşluk, sonsuzluk etkisi yaratır. Yeni başlangıçların simgesidir.

Moda Tasarımında Renk ve Rengin İşlevi

Moda Tasarımında Kullanılan Yaygın Renk Terimleri: Moda, tekstil ve boya endüstrisinde renkleri ayırt etmek ve birleştirmek için yaygın olarak kullanılan terimler aşağıda belirtilmiştir.

Spektrum: Prizmadan ışıyan beyaz ışık gibi mordan kırmızıya kadar bütün aralıklardaki renkler.

Ana Renkler: Kırmızı, sarı ve mavi ana renklerdir. Ana renkler olmadan diğer renkler elde edilemez.

Tamamlayıcı Renkler: Kırmızı-yeşil (yeşil: sarı-mavi karışımından elde edilir), mavi-turuncu(turuncu: kırmızısarı karışımından elde edilir), sarı-mor (mor: kırmızı-mavi karışımından elde edilir) optik olarak zıt renklerdir; renk çemberinde birbirlerinin karşısında görünürler.

Benzeşik Renkler: Renk çemberinde ardışık olan ortak bir tona sahip olan renkler, (örn. mavimor, mor ve kırmızımor)

İkincil Renkler: İki-ana rengin karıştırılmasıyla oluşan renklere ikincil renkler denilmektedir. Sarı renk ile kırmızı rengin karışımı ile turuncu renk elde edilmektedir. Böylelikle turuncu renk ikincil renk olarak adlandırılmaktadır.

Değer: Griler arasındaki varyasyonu ölçen atıf; bir rengin açıklığını ya da koyuluğunu belirtir. Her tonun değeri değişebilir-kırmızı renk; açık pembe ya da koyu bordo olabilir. Renk değeri “valör” değer olarak da tanımlanmaktadır.

Titreşik Renk: Eşit değerdeki tamamlayıcı renkler bir araya konulduğunda gerçek yoğunluklarının üstünde görsel bir yoğunluğa sebep olurlar; aynı zamanda eş zamanlı zıtlık olarak da bilinirler.

Ton: Rengin grileştirilmesi sonucu oluşan değere rengin tonu denilmektedir.

Derin Zengin: Koyu konsantre yoğun, doymuş renk olarak adlandırılmaktadır.

Pastel: Beyaz renk ile ton açılmış renk olarak tanımlanmaktadır.

Sıcak Renkler: Ateşle, güneş ışığıyla, heyecan ile ilişkili renkler; turuncu, sarı, eflatun gibi.

Soğuk Renkler: Gökyüzü, deniz, buz, barış ile ilişkili renkler; mavi, mor, beyaz gibi.

Nötrler: Bej, gri, kahverengi, haki, zeytin rengi gibi üçüncü derece renklerdir.

Bastırılmış Renk: Siyah, beyaz, gri ya da kendi tamamlayıcı rengi ile tonu azaltılan renkler bastırılmış renk olarak adlandırılmaktadır.

Monokromatik Renkler: Monokromatik renkler tek bir öz tona sahip, ışık-gölge ya da açık- koyu tonlardan oluşan renklerdir. Beyaz ve siyah kullanılarak rengin öz tonu kirletilmektedir. Başka bir deyişle rengin öz tonu beyaz renk ile açıklaştırılarak ya da siyah ile koyulaştırılarak çeşitlendirilmektedir. Renk uygunluğuna dayanan bir görsellik oluşturulmaktadır.

Zemin Rengi: Baskın zemin tonu olarak adlandırılmaktadır.

Diğer Renk: Güçlü bir görsel etkisi olan düşük oranda kullanılan renk

Armoniler: Birlikte dengeli ve sevimli görünen iki ya da daha fazla renk olarak tanımlanmaktadır.

Zıtlıklar: Yan yana yerleştirildiklerinde farklılıklarını güçlü bir şekilde vurgulayan renkler; genellikle renk çemberinde birbirlerinin tam zıttı olan tonlardır. (örn. Turuncu-mavi)

Tamamlayıcı renkler: Renk zıtlıklarından meydana gelmektedir. Tamamlayıcı renk şemasında renk eşleşmeleri, seçilen rengin öz tonunun renk dairesinde karşıtlığının bulunması ile gerçekleşmektedir. Bu zıtlık, aslında iki rengin bir araya gelmesiyle oluşan görselliğin bütünleyici etkisidir.

Çıkarımsal Renkler: Çıkarımsal birleşimde ise renkler pigment dediğimiz renk yansıtıcılığı bulunan öğeler tarafından üretilir. Çıkarımsal tanımı pigmentlerin yansıtıcılık özelliğinden ötürü kullanılmaktadır. Yüzey üzerine pigment eklendikçe yansıyan ışığın şiddeti azalır. Pigmentler arttıkça yüzeyin ışık emiciliği artar. Bu da gözümüze yansıyacak olan rengin ışık şiddetini azaltır. CMY (Cyan, Magenta, Yellow) renk modeli çıkarımsal bir modeldir. Çıkarımsal ana renklerin maksimum oranda uygulandığı bir yüzey ışık yansıtıcılığını büyük ölçüde yitirir ve siyaha yakın bir renk verir.

Pigmentsizliğin hali beyaz demektir. Gözümüz toplamsal birleşim yönteminin üç ana rengi olan kırmızı, yeşil ve maviyi algılar.

Toplamsal Renkler: Renkler belirli oranlarda birbirleriyle birleştikçe yeni renkler oluştururlar. Toplamsal birleşimde rengi oluşturmak için ışık kullanılır. Işığa başka bir ışık eklendiğinde ışık şiddeti artar. RGB (Red, Green, Blue) renk modeli toplamsal bir renk modelidir. Kırmızı, yeşil, mavi renkte üç ışık, maksimum ışık şiddeti ile bir aydınlatma yaptıklarında beyaz renk elde edilir. Bu sistemde ışıksızlık hali siyah demektir.

Optik Karışımlar : İki farklı renk birlikte örüldüğünde ya da dokunduğunda oluşan etki optik olarak adlandırılmaktadır. Kumaşın atkı ve çözgüsündeki renk ayrıcılıkları farklı açılardan bakıldığında renkte hafif bir değişim etkisi yaratmaktadır. Genellikle optik karışımlar jarse, pamuklu ve ipekte kullanılır. (S:83-86, Şekil 4.4- 4.11)

Renklerin bilimsel tanımları, onların duyumsamalarını ya da yarattıkları duyguları tam olarak vermezler, dolayısıyla renkler tanıdık ve dünya hakkında paylaşılan bilgiler doğrultusunda adlandırılabilmektedir ama bu bir uzmana bir eşleştirme için gerekli nettonu söylemek için yeterli değildir. Bunu yapmak için bir dizi ticari renk eşleştirme sistemleri geliştirilmiştir. Moda ve tekstilde en fazla kullanılanlar PANTONE Profesyonel Renk Sistemi ve sistemleridir. Bunlar Albert Munsell tarafından geliştirilen ton, değer ve parlaklığa göre renklerin ölçüm metotlarından ilham alınarak geliştirilmiştir.

Kullanım Alanlarına Göre Tekstil Ürünlerinde Renk

Giyim tekstilinde renk: Rengin insanlar için ya dil (bildirişim-komunikasyon) ya da çevre kalitesi olarak anlamı vardır. Giysilerde kullanılan renkler kişiliğin bir tür ifadesidir. Kıyafetlerde dini inanışların, iklim şartlarının, medeniyetlerin, mesleklerin, mizaç ve huyların hatta ekonomik şartların ve diğer sosyal faktörlerin büyük etkisi olmuştur. Kişi giysisini ve rengini seçerken onu kendisine yaklaştırma isteğinin yanı sıra giysinin ona ne kadar prestij sağlayacağını ve kendisini başkalarından ne kadar ayıracağını düşünmektedir. İnsanlar giysi renklerini psikolojik durumlarını yansıtmak amacıyla da kullanabilirler. Giysideki renk tercihleri konusunda modanın da etkisi büyüktür. Giyside renk tercihinde mevsimlerin de etkisi vardır. Renk tercihlerini belirlemelerindeki en önemli faktörler ise farklı yaş ve cinsiyetlere sahip olmalarıdır.

Çocuk-Kadın-Erkek Giysilerinde Renk

Çocuklarda renk tercihi içsel olarak gelişir. Çoğunlukla canlı renklerden etkilenip onlara yönelirler. Renk seçimleri bebek doğduğunda cinsiyet vurgusu ile başlar. Çocuk giysilerinin en önemli elemanı olanı olan renk çocuğun ruhsal ve bedensel olarak rahat edebilmesi için de önem taşır. Renk çocuğun yaş ve cinsiyetine uygun seçilmelidir. Tercihleri etkileyen faktörler arasında kitle iletişim araçlarını, mevsimsel etkileri, çocuğun kendi zevk ve beğenisi gibi faktörleri de sıralamak mümkündür. Yaş ilerledikçe renk tercihleri karmaşıklaştığı ve saf ve doygun renklerden karışık yapılı renklere doğru gittiği gözlemlenmektedir. Bu tercihler kadın ve erkekte de farklılık göstermektedir. Kadının kendini görsel olarak ifade etmek için kullandığı giysilerinde renk tercihlerinde kendi renk beğenisi, moda, kültür düzeyi, yaşı, vücut yapısı, ten rengi gibi faktörlere göre değişikliğe uğradığı görülmektedir. Erkek giyiminde de öncelikli olarak renk tercihleri kültür ve ekonomik düzey, vücut yapısı, yaş ve içlerinde yaşadıkları toplum yargıları gibi çeşitli faktörler göz önüne alınarak yapılır.

İş Giysileri ve Üniformalarda Renk

Çeşitli mekânlarda çalışırken işle uyumluluğu sağlanması için, iş giysilerinin bu mekânlara, aktivitelere, şartlara ve en önemlisi bireyin vücuduna uygun olarak tasarlanması gerekir. İş giysilerinde estetik kaygılar en aza indirgenmiş, işlev ise öne çıkmıştır. Bazı iş giysilerinde renklerin uyarıcı ve koruyucu etkilerinden faydalanılır. Farklı renklerdeki giysi çalışanın görülebilirliğini arttırarak onu olası kazalardan korur. Bundan dolayı bu renkler uyarı rengi olarak da kullanılırlar. Üniformalar, giyilmesi kurumlar ve yönetmelikler tarafından zorunlu kılınmış giysilerdir. Çalışma ortamına göre giysinin biçim, kumaş ve renk seçimi yönlendirilir. Bir standarda veya yönetmeliğe göre, uzun süre için belirlenmiş renklere “uniform renkler” denir. Bazı üniformalarda kullanılan renkler sembol haline gelmiştir.

Sportif Giysilerde Renk

Dağcılık kayak gibi bazı spor dallarında şartların zorluğundan dolayı bazı koruyucu tedbirlerin alınması gerekmektedir. Bu sporlarda giysinin kolay görülebilir renkte olması büyük önem taşır. Ayrıca kolektif spor dallarında tek tip giyinme kaygısı güdülür. Bu durum hem oyuncuların hem de izleyicilerin takibini kolaylaştırmak amacıyla standart form ve renk anlayışına gidilmesine sebep olmuştur.

Modadaki trendler dünya moda merkezince “Premiere Vision” adı verilen tasarım fuarında belirlenmektedir. Kumaş deneyimi olan profesyoneller ile stil ajanslarındaki profesyonellerin deneyimlerinin birleşmesi ile elde edilen veriler bir sonraki sezonda öne çıkarılacak trendlere yön vermektedir. Daha sonra bilgiler moda evlerine verilmekte ve Paris’ten bütün dünyaya dağılmaktadır. Dünya moda merkezlerince öne sürülen renklerin moda olması da yalnızca renge bağlı değildir. Onun uygulanabileceği tekstil malzemesinin de yeteri kadar üretilebilmesi ve istemi karşılayabilmesi gerekmektedir. Günümüzde moda birçok iş kolunu içine alan bir endüstri üretiminin ve uluslararası bir dağıtımın sonucudur. Bütün bu değişik iş kollarının teknik ve ekonomik eşgüdümünün zorluğu, moda rengi olarak sınırlı sayıda renk alternatifleri seçmeyi zorunlu kılar. Konuya tüketici olarak bakıldığında; renk modasını belirleyen etkenleri; branşlar arası endüstriyel üretim, tüketicinin renk değiştirme gereksinimi, koordineli ve zamanlanmış fuarlar, toplumun ve modanın renk dilini anlatım aracı olarak kullanması olarak 4 başlık altında toplanabilmektedir. Sonuç olarak moda tüketiciyi etkisi altına alıp renk beğenisini etkileyen bir olgudur.

Moda Olgusu ve Renk Trendleri

“Moda” değişiklik ihtiyacı veya süslenme özentisi ile toplum yaşantısına giren geçici yenilik anlamına gelmektedir. Yalnızca giyime özgü olmayıp, belirli bir süreçte kişilerce kabul gören yaşam biçimi, konuşma, yürüme yeme içme gibi tavırları yansıtabilmektedir. Moda dünya ölçüsünde bir olgudur ve güncel ve geçerli toplumsal olayları yönlendirir. Toplumsal değişimler, ekonomi değişimler, teknolojik gelişmeler, sanat akımları, din, dil, ırk, kültür gibi etmenler modayı doğrudan ya da dolaylı olarak etkiler. Belirli dönem ve olayları ifade edebilen güçlü birer sembol olan renklerin moda kavramı içindeki rolü yadsınamaz büyüklüktedir.

Moda Değişimleri

Trend, bir gidişin, bir sürecin kısa ve uzun dönemde aldığı doğrultu ya da kazandığı eğilimdir. Moda trendleri hangi modanın hangi doğrultuda ilerlediğini belirlemektedir. Toplum ve kişiler sürekli bir değişim içindedir ve moda da bu değişime dâhildir. Moda ve buna bağlı gelişen giyim ile ilgili sergilenen tavırlar kültür bazlıdır. Ait olunan toplumdaki değişiklikler bireye de yansımaktadır. Bu değişim süreci müzik, sanat felsefe, ekonomi, kültür vb. alanlardaki değişimlerle ilişkilidir. Moda trendlerinin dünya üzerinde yayılımı önceleri yıllar almaktayken gelişen iletişim yolları ile moda anında erişilebilir bir hal almıştır. Tasarımcının süreçteki rolü, içinde bulunulan zamanın ruhunu yansıtabilmek ve bunu ifade eden stiller yaratabilmektir. Ancak yeni bir moda kişilerce kabul görür ise işlevsel hale gelebilmektedir.

Renk Trendlerinin Belirlenme Süreci

Renk, tasarım ve moda dünya üzerinde tamamen özgür bir şekilde yayılmaktadır. Rengi çözümlemeye karşı duyulan ihtiyaç, günümüzde şimdiye dek hiç olmadığı kadar önemli hale gelmiştir ve renk tahminciliği, değişen moda dünyasının ihtiyaçlarını ve taleplerini karşılamak için olmazsa olmazlardan biridir. Renk trendlerini belirlemek sezgilerin kombinasyonuyla ilgili bir süreç olmakla birlikte iyi bir öngörü ve piyasa araştırması da gerektirmektedir. Renk tahminciliği metodolojisiyle ilgili çok az bilgi bulunan oldukça karmaşık ve sezgisel bir süreçtir. Bireysel bir çalışma ya da ekip çalışması ile renklerin, kumaşların, ürünlerin ve aksesuarların tayinleri yapılır ve yakın gelecekte yaklaşık iki sene sonra tüketicilerin beğenisine sunulacak bitmiş ürünler belirlenir.

Renklerin tahmin süreci, birikim, değerlendirme, analiz etme, bilgileri yorumlama, tüketiciler tarafından arzu edilen renk gruplarını sezinleme, ilham ve yaratıcılığın bir bütünüdür. Renk tahminciliği sektörde farklı bir yere sahiptir ve konu ile ilgili trendleri öngörme ve yaratma olmak üzere iki ayrı görüş mevcuttur. Elde Edilen bilgiler trend tahmin paketleri olarak tekstil ve moda endüstrisine sunulmaktadır. Renk tahmincileri üreticiler ve tüketiciler arasında kalan iletişim boşluğunu doldurmuş ve avantajlı bir köprü oluşturmuşlardır. İnternet tabanlı hizmet veren “Trendstop” sezondan 18 ay önce sezona ait renk paletler, desen önerileri ve renk kombinasyonları olarak verdiği hizmetle renk tahminciliği alanında uygun bir örnek olacaktır.


Yaz Okulu Sınavı
4 Eylül 2021 Cumartesi