Konut Yapı Kooperatifçiliği Dersi 1. Ünite Özet

Genel Kooperatifçilik Bilgisi

Giriş

Kooperatifçilik, bireylerin tek başlarına gerçekleştirmeleri zor olan, karşılıklı olarak yarar sağlayacakları işler için, ekonomik güçlerini birleştirmeleri sonucunda oluşan ve kamu otoritelerinin boşluğunu dolduran bir işletme modelidir ve bankacılığın temellerini oluşturur.

Uluslararası Kooperatifler Birliği (ICA)’ne göre, 2,6 milyon kooperatif ve 1 milyardan fazla kooperatif ortağı bulunmaktadır.

Kooperatifçiliğin Gelişimi

İlk olarak İngiltere’de 1844’te başlayan kooperatifçilik, 18. yüzyılın sonlarındaki Endüstri Devrimi’nin yarattığı hızlı değişim ve dönüşüm ve buna bağlı işsizlik, göçler ve kentleşme gibi sebepler ile zor duruma düşen işçilerin durumunu biraz olsun iyileştirmekte etkin bir hareket olmuştur.

İlk kooperatif denemesi Robert Owen ’ın New Lenark’da kendi fabrikalarında işçilerin yaşam koşullarını iyileştirmesiyle başlamış olup bunu Dr. William King “The Cooparator” (Kooperatifçi) adlı dergideki sistemsel düşünceleri ve hayata geçirdiği “Union Shop” (Birleşik Mağaza) takip etmiştir ve kooperatif sayısı bu dönemde 300’e yükselmiştir.

Modern anlamda ilk tüketim kooperatifi Rochdale Öncüleri (28 dokuma işçisi) tarafından 1844’te Manchester’da kurulmuştur.

Fransa’da Charles Fourier , Phillippe Buchez gibi isimler bireyselciliğe ve rekabete dayanan toplum yapısına karşı çözüm üreten bir anlayış olan, üretimin üreticinin kontrolünde yapılması anlayışını hayata geçirerek ve devlet destekli kooperatif modelleri önererek üretim kooperatifçiliğinin temellerinin atılmasını sağlamışlardır.

Almanya’da H. Schulze Delitzsch ve F. Wilhelm Raiffeisen, ezilen halka sosyal yardım yapmanın kalıcı çözüm sağlamayacağını öne sürerek esnaf kredi kooperatifçiliği ve tarım kooperatifçiliğinin öncülüğünü yapmışlardır. Raiffeisen , 1872’de bugünkü Raiffeisen Bank’ın temellerini oluşturan bağımsız kooperatif bankalarını kurmuştur.

Türkiye’de kooperatifçilik hareketi Mithat Paşa’nın kurduğu Memleket Sandıkları (devlet eliyle kurulan ve güvencesiyle desteklenen tarımsal finans kurumları) ve sonrasında Atatürk öncülüğünde ilerlemiştir. Memleket sandıkları takas ekonomisinin para ekonomisine dahil olmasını sağlamıştır. 1888’de tarımsal sandıkların yerini daha modern bir örgütlenme olan Ziraat Bankası almıştır.

Türkiye’de modern kooperatifçilik Atatürk zamanında “Türk Kooperatifçilik Cemiyeti”nin kurulmasıyla ivme kazanmış, Atatürk sonrası dönemde ise 1960 anayasasında yer alarak gelişimini sürdürmüştür.

Kooperatifçiliğin Tanım, İlke ve Değerleri

Latince “Coope-ratio” sözcüğünden gelen kooperatif, benzer ekonomik problemleri olan bireylerin kar amacı gütmeyen bir dayanışma içinde birbirlerinin gereksinimlerini karşılamak için kurdukları ortaklıklara bağlı ticari işletmelerdir.

İlk olarak Rochdale Öncüleri tarafından benimsenen, kooperatifçiliği diğer işletmelerden ayıran ilkeler 1995 yılında güncel halını alarak 7 ilke olarak kabul edilmiştir.

  1. Ortaklıkta Gönüllülük ve Açıklık İlkesi
  2. Ortağın Demokratik Yönetimi İlkesi
  3. Ortağın Ekonomik Katılımı İlkesi
  4. Özerklik ve Bağımsızlık İlkesi
  5. Eğitim, Öğretim ve Bilgilendirme İlkesi
  6. Kooperatifler arası İşbirliği İlkesi
  7. Toplum Yararını Gözetme İlkesi

Kooperatif kurulurken üyelerin gönüllükleri esastır ve üyeler hiçbir ayrım gözetmeksizin kooperatife üye olabilir, çeşitli sorumluluklar alabilir ve kooperatiften yararlanabilir. Ancak bu herkesin istediği kooperatife üye olabileceği anlamına gelmez. Örneğin pancar üreticisi olmayan birinin, pancar üreticileri kooperatifine ortak olması mümkün değildir. Ortaklar, kooperatifin politikalarının oluşmasına ve kararların alınmasına aktif olarak katkıda bulunurlar. Seçilmiş temsilciler olarak görev yapan kadın ve erkek yöneticiler, ortaklara karşı sorumluluk taşırlar. Birim kooperatiflerde ortaklar, eşit oy hakkına sahiptirler (bir ortağa bir oy). Kooperatif üst örgütlerinde de, demokratik yönetim geçerlidir.

Ekonomik katılım bağlamında ortaklar kooperatif sermayesine katkıda bulunurlar ve bu sermaye üzerinden sınırlı faiz alırlar. Faiz fazlası yedek, ortakların yaptıkları alışveriş oranında dağıtılmak (risturn), ortakları diğer aktivitelerde desteklemek için kullanılır. Risturn ilkesi her kooperatifte uygulanmaz; ör: konut yapı kooperatifler.

Kooperatifler ortakları tarafından yönetilen özerk, kendi kendine yardım kuruluşlarıdır. Özerklik ve bağımsızlık ilkesi, 1995 yılında ilk olarak kabul edilmiş bir ilke olup, sermaye işletmelerinin devletle ilişkilerinde sahip oldukları bağımsız yapının, kooperatif işletmeler için de geçerli olmasını ifade etmektedir.

Kooperatifler; ortaklarına, temsilcilerine, yöneticilerine ve çalışanlarına kooperatiflerinin gelişimine daha fazla katkı sağlayabilmeleri için, eğitim ve öğretim sağlarlar. Ayrıca kooperatifler, kooperatifçiliğin yararları ve yapısı hakkında kamuoyunu, özellikle de gençleri ve düşünce önderlerini bilgilendirirler.

Kooperatiflerin geliştirilmesi için ILO (Uluslararası Çalışma Örgütü) tarafından kabul edilen ILO 193 No’lu Tavsiye Kararı, 2002 yılında ilan edilmiştir. Toplum yararını gözetme ilkesi bağlamında, ortaklarınca onaylanan politikalar doğrultusunda, yaşadıkları toplumun sürdürülebilir kalkınması için çalışmalarda bulunurlar.

Kooperatifçilik temel değerleri aşağıdaki şekilde maddelenebilir:

  • Kendi kendine yardım
  • Kişisel sorumluluk üstlenme
  • Demokrasi
  • Eşitlik
  • Adalet
  • Dayanışma

Kooperatif İlişkileri

Kooperatifler, ortaklarının ekonomik çıkarlarının yanı sıra, sosyokültürel ihtiyaç ve isteklerini de karşılamaya çalışan, devlet, sendikalar ve piyasa ile çeşitli şekillerde ilişki ve etkileşim içerisinde olan ticari işletmelerdir (S:16, Şekil 1.4).

Kooperatif ortakları, kooperatiflerde ortak çıkarlar etrafında bir araya gelmiş olan özel ya da tüzel kişilerdir. Bu ortaklar, kooperatiflerde sahip, yatırımcı ve müşteri konumunda yer alırlar.

Yasal açıdan, Türkiye’de konut yapı kooperatifleri 1163 sayılı yasaya göre kurulup faaliyet gösterirler. Bununla birlikte Türkiye’de kooperatiflere ilişkin iki ayrı yasa daha bulunmaktadır. Bunlar 1581 Sayılı Tarım Kredi Kooperatifleri ve Birlikleri Kanunu ile 4572 Sayılı Tarım Satış Kooperatifleri ve Birlikleri Hakkındaki Kanun’dur.

Kooperatifçiliği ekonomik kalkınmada önemli bir araç olarak gören, az gelişmiş ülkelerdeki kooperatifçilik yapıları, devletin yasal düzenlemeleri yapmasının ötesinde kooperatiflerin kuruluşunu başlatmakta, yönetim organlarını oluşturmakta, eğitim ve finansal destek sağlamaktadır. Ancak dünyadaki en başarılı kooperatifler serbest piyasa ekonomisine göre çalışan devlet ve kooperatif ilişkilerinde kooperatiflerin bağımsızlık ve özgürlüğünü esas alan, devletin kooperatif işlerine karışmadığı, bağımsız ve özerk kooperatiflerdir.

Devlet kooperatif ilişkileri dört ana başlıkta incelenebilir:

  • Serbest Sistem
  • Karşılıklı Yardım Sistemi
  • Vesayet Sistemi
  • Devletçilik Sistemi

Türkiye’de kooperatifçilik ilişkileri Tarım Satış ve Kredi Kooperatiflerinin kurulmasıyla tavandan gelen bir hareket olarak başlamış ve çeşitli bakanlıklarla kooperatiflerin gelişimine katkı sağlanmıştır.

Kooperatif Türleri ve Bağlı Oldukları Bakanlıklar

Türkiye’de kooperatifler “tarım” ve “tarım dışı” olmak üzere ikiye ayrılır.

Tarım kooperatifi çeşitlerine örnek olarak; Tarımsal Kalkınma Kooperatifleri, Su Ürünleri Kooperatifleri ve Sulama Kooperatifleri gösterilebilir.

Tarım dışı kooperatiflere örnek olarak ise; türleri ise Çocuk Bakım Hizmetleri Kooperatifleri, Deniz Yolcu Taşıma Kooperatifleri, Elektrik Enerjisi Üretim ve Tüketim Kooperatifleri gösterilebilir.

Türkiye’de kooperatiflerin bağlı olduğu bakanlıklar (S:24, Şekil 1.5) Ticaret Bakanlığı, Tarım ve Orman Bakanlığı (tarım amaçlı kooperatiflerin bağlı olduğu), Çevre ve Şehircilik Bakanlığı (konut yapı kooperatifleri ve üst kuruluşlarının bağlı olduğu)’dır.


Yaz Okulu Sınavı
4 Eylül 2021 Cumartesi