Bankalarda Kredi Yönetimi Dersi 6. Ünite Özet

Gayrinakdi Krediler

Giriş

Bankaların faiz veya faiz ve komisyon karşılığında, belli bir vadeye bağlı olarak ödünç para verilmesi şeklinde nakit olarak kullandırdıkları kredilere nakdi krediler denir. Bir işin yapılmasını, bir malın teslimini veya bir borcun ödenmesini taahhüt eden kimselerin bu taahhütlerini, belirlenen koşullara uygun olarak yerine getireceklerini veya borçlandıkları paraları vadelerinde ödeyeceklerini taahhüt etmek amacıyla banka tarafından karşı tarafa hitaben garanti verilmesi şeklinde kullandırılan kredilere ise gayrinakdi krediler denir. Gayrinakdi kredide faiz yürütülmemekte, bankalar sadece komisyon almaktadırlar.

Gayrinakdi krediler, bankanın para ödemediği, yani riskin gerçekleşmesi halinde zararın sorumluluğunu yüklendiği, ödemeyi korkulan olayın ortaya çıkması halinde yaptığı kredileridir. Banka, müşteri ile sözleşme yapan kişiye, müşterisinin vadede borcunu ödeyememesi halinde zararı ödeme garantisi vermektedir. Bankanın para ödemesi yapmadan müşterisine belli bir süre için satın alma gücü sağladığı kredilere Bankalar Kanunu’nda gayrinakdi kredi denmektedir. Gayrinakdi kredilerin ortak özelliği şudur: Banka kredi kullanan gerçek ya da tüzel kişiye nakit bir ödeme yapmaz ancak onun adına sorumluluk yüklenir ve belli bir taahhüdün altına girer. Banka girdiği bu riske karşılık nakit kredilerdeki gibi faiz almaz. Onun yerine komisyon alır.

Yasal bir tanımı bulunmamasına rağmen Bankacılık Kanunu’nun 48. maddesinde “…teminat mektupları, kontrgarantiler, kefaletler, aval, ciro kabul gibi gayrinakdi krediler” denilerek örnekleri sayılmış ve gayrinakdi krediler, kredi kullanan tarafın yararlandığı finansman araçları arasında yer almıştır.

Teminat Mektubu

Teminat mektupları, bankaların yurt içinde ve yurt dışında bulunan gerçek ve tüzel kişiler lehine bir malın teslimi, bir işin yapılması veya bir borcun ödenmesi gibi benzer konularda, muhatap kuruluşa (mektubun verildiği kişi) hitaben verdikleri ve borcun lehtar (lehine mektup tanzim edilerek kefil olunan kişi) tarafından yerine getirilememesi halinde mektup tutarının banka tarafından ödenmesi taahhüdünü içeren kredilerdir. Bankanın teminat mektubu ilişkisine taraf olmasıyla müşterisine nakit kredi kullandırmaması, buna karşılık kredi saygınlığının ve güvenirliliğinin müşteri tarafından kullanılmasına izin vermesidir.

Banka müşterisi, müşteri ile sözleşme yapılacak kişi ve banka (lehtarın taahhüt ettiği işi garanti eden taraf) olmak üzere üç taraf, teminat mektubunu taraflarını oluşturur.

Teminat mektuplarında garanti edilen risk muhtemel bir olayı ifade etmektedir ve garanti edilen riskin kamu düzenine, ahlak ve adaba aykırı olmaması ve suç oluşturmaması gerekmektedir. Aksi halde garanti sözleşmesi hukuken geçersiz olacağından bankanın ödeme yükümlülüğü ortadan kalkacaktır. Teminat mektubunda garanti edilen risk, lehtar ile muhatap arasındaki ilişkiden bağımsız olarak teminat mektubunda belirtilen risk ile sınırlıdır.

Türkiye’de yerleşik olan Türk vatandaşları arasında düzenlenen teminat mektuplarının Türkçe düzenlenme zorunluluğu vardır. Ayrıca teminat mektuplarının meblağının Türk lirası veya dövize endeksli Türk lirası olarak düzenlenmesi gerekmektedir. 32 sayılı karar uyarınca Türkiye’de yerleşik kişilere yabancı para üzerinden teminat mektubu verilmesi, mektup konusunun uluslararası ihale ile ilgili olması halinde mümkün olmaktadır.

Teminat mektupları türlerine göre üçe ayrılır:

  1. Konularına göre teminat mektupları: Geçici, kesin, avans teminat mektupları, gümrüklere, mahkeme ve icra dairelerine, vergi dairelerine hitaben verilen teminat mektupları ve serbest konulu teminat mektupları.
  2. Geçerli olduğu sürelere göre teminat mektupları: Vadeli ve vadesiz teminat mektupları olmak üzere ikiye ayrılır.
  3. Bankanın yükümlü olduğu meblağa göre teminat mektupları: Limitli (ödeme tutarı belirli) ve limitsiz teminat mektupları olmak üzere ikiye ayrılır.

Konularına göre teminat mektupları:

Geçici teminat mektupları, mektup metninde belirli bir süre için geçerli olduğu belirtilerek düzenlenen teminat mektuplarıdır.

Kesin teminat mektubunda lehtar, mektupta belirtilen yükümlülüğü yerine getireceğinin garantisini belirmekte ve yükümlülüğün kısmen veya tamamen yerine getirilmemesi halinde, kredi mektubundaki tutarın banka tarafından muhataba ödeneceği garanti edilmektedir.

Avans teminat mektupları, müteahhit ve imalatçıların kamu veya özel ihalelerini kazanmaları halinde işe başlamaları için peşin avans miktarının bir banka tarafından garanti edilmesidir.

Gümrüklere hitaben verilen teminat mektupları, banka tarafından gümrük müdürlüğüne hitaben verilmektedir. Çünkü gümrük mevzuatı uyarınca Gümrük idareleri gümrük vergi, resim ve cezalarının ödenmesini sağlamak amacıyla bir banka tarafından teminat verilmesini gerekli görebilirler.

Mahkeme veya icra dairelerine hitaben verilen teminat mektupları, yürütmenin durdurulması, ihtiyati haciz, ihtiyati tedbir, ihtiyati haciz veya ihtiyati tedbirin kaldırılması, icraya taahhütte bulunulması, ihalenin fesih davası açılması, ihale üzerinde kalan alıcının ihale bedelini taahhüt, yurt dışında bir kişinin Türkiye’de dava açması ve diğer konularda mahkemelere ve icra dairelerine verilen vadesiz teminat mektuplarıdır.

Vergi dairelerine hitaben verilen teminat mektupları, tarh edilen vergi ve cezalarına itiraz edilmesi veya verginin takside bağlanmasını sağlamak amacıyla verilir.

Serbest konulu teminat mektupları ise yukarıda belirlenen teminat mektupları dışında her konuda resmi dairelere, özel ve tüzel kişilere hitaben verilmektedir.

Geçerli olduğu süreye göre teminat mektupları:

Vadesiz teminat mektupları, üzerinde geçerlilik süresi bulunmayan teminat mektuplarıdır. Vadesiz teminat mektuplarından dolayı bankaların sorumluluğu zaman aşımı süresi sonuna kadar devam eder. Zaman aşımı süresi 10 yıldır.

Vadeli teminat mektupları ise belli bir vadeye tabidir ve belirtilen vadeye kadar mektubun tazmini yazılı olarak bankadan istenmesi halinde teminat mektubundaki meblağ muhataba ödenir. Mektup metninde vade tarihine kadar tazmin talebinde bulunulmadığı takdirde teminat mektubunun hükümsüz hale geleceği şeklinde bir ifadenin bulunması gerekmektedir.

Bankanın yükümlü olduğu meblağa göre teminat mektupları:

Limitli teminat mektuplarında ödeme talep edilmesi durumunda bankanın ne kadar para ödeyeceği teminat mektubu metninde kesin olarak belirlenmiştir.

Limitsiz teminat mektuplarında ise bankanın ödemeyi garanti ettiği tutar teminat mektubu metninde yer alsa da, “...verildiği tarihten itibaren hesaplanacak kanuni faiz ve gecikme cezası ile birlikte ödeneceği…” şeklinde bir ifadenin metinde yer alması, ödeme anında mektupta yer alan tutarın çok daha üzerinde bir ödemenin yapılacağını göstermektedir.

Kontrgarantiler

Müşterisi ile kontrgaranti sözleşmesi imzalayan banka, korkulan olayın gerçekleşmesi ve kendisinin garanti alana ödemede bulunması ihtimalini düşünerek durumunu güvence altına almayı istemektedir. Böylece bankanın garanti edilene ödemede bulunması halinde müşterisine başvurup ödediğini geri alabilmesi için gerekli hukuki dayanak yaratılmaktadır.

Kabul Kredisi

Kabul kredisinde banka, müşterisinin satım, eser, kira, vekalet vb. gibi bir sözleşmenin taraflarınca kararlaştırılan bedeli içeren poliçeyi kendi üzerine çekmesine izin vermekte ve bu poliçeyi kabul etmeyi taahhüt etmektedir. Kabul kredisinde keşideci, lehtar ve muhataptan oluşan üçlü bir kambiyo ilişkisi bulunmakta ve muhatabın poliçe üzerine imza koyarak kambiyo ilişkisine dahil olmasıyla kabul kredisi düzenlenmiş olmaktadır. Kabul kredisinin özelliği bir bankanın muhatap sıfatıyla yer aldığı bir poliçenin ödeneceğine olan güvenin artmasıdır.

Aval ve Ciro Kredisi

Aval, Bankacılık Kanunu’nun 48. Maddesinde bankaların verebileceği gayrinakdi krediler arasında sayılmaktadır. Bankaların verdiği aval esas itibariyle bankanın kredi borçlusuna nakit ödeme yapmadan onun lehine sorumluluk altına girdiği işlemlerden biridir.

Ciro kredisinde banka, müşterinin keşide ettiği veya kabul eden muhatap olarak kambiyo sorumluluğu üstlendiği senede, cirosunu koymakta ve böylece ciro zincirinde yer alıp sorumluluk yüklenmektedir.

Akreditif

Uluslararası ticarette ortaya çıkan riskleri ortadan kaldırmak ve azaltmak için güvenli bir ödeme aracı olarak akreditif ortaya çıkmıştır. Uluslararası bankacılıkta, geniş anlamı ile vesikalı / belgeli krediler olarak anılan akreditif, uluslararası ticarette mal bedellerinin ödenmesi konusunda geliştirilmiş özel bir finansman tekniği olarak karşımıza çıkmaktadır. Akreditif işlemi esas itibariyle uluslararası ticarette güven sorununun aşılması ve dış ticaret uygulamasının bir sonucu olarak ortaya çıkmıştır. Akreditifin bir kredi işlemi olmadığı ve uluslararası ticarette başvurulan bir ödeme aracı olduğu genel olarak kabul edilmektedir.

Bir akreditif işleminde genellikle üçlü bir ilişki söz konusudur. Bunlar:

  1. Akreditif Amiri: Akreditifi açtıran, akreditif talimatını veren alıcı ya da ithalatçı konumundaki gerçek veya tüzel kişidir.
  2. Akreditif Bankası (Amir Banka): Akreditif amirinin, yani müşterinin açması için akreditif talimatını verdiği bankadır.
  3. Akreditif Lehtarı: Akreditifi açılan ithalatçıya denir.

Temel tarafların yanında akreditif ilişkisine ihbar bankası veya muhabir bankası, teyit bankası ve rambursman bankası katılır.

Uygulamada çeşitli akreditif türleri mevcuttur. Bunlar:

  1. Akreditif sorumluluk kıstası açısından; dönülebilir ve dönülemez akreditif,
  2. Ödeme sorumluluğu açısından, teyitli ve teyitsiz akreditif,
  3. Banka uygulamasında kullanış amacı açısından, yenilenen (revolving) akreditif, sırt sırta akreditif, devredilebilir akreditif,
  4. Ödeme şekline göre, kırmızı ve yeşil kayıtlı akreditif ve de garanti akreditiftir.

Akreditifin belli başlı üç fonksiyonu bulunmaktadır. Bunlar:

  • Güvence işlevi,
  • Ödeme işlevi,
  • Kredi işlevidir.

Akreditifin hem ihracatçıya hem de ithalatçıya sağladığı bir kısım yararlar şunlardır:

  • İhracatçılar, ithalatçının ülkesindeki politik riskten korunur.
  • İhracatçıya acil finansman kolaylığı sağlar.
  • İthalatçı ithalat bedelini belli bir vadede bankaya ödeyebilme ve banka kredilerine oranla düşük faiz ve komisyon giderleri karşılığında kendini finanse edebilme olanağı elde eder.
  • Akreditif koşullarını kendi yararına belirleyebilen ithalatçı, bu koşullar yerine getirilmeden banka tarafından ihracatçıya ödeme yapılmayacağından emin olmaktadır.
  • İthalatçı, ithal ettiği malların bedelini peşin ödeme yerine, ödemeyi ihracatın gerçekleşmesine kadar geciktirebilme olanağı elde eder.

Prefinansman Kredisi

İhracat ve döviz kazandırıcı faaliyetlerle ilgili mal ve hizmet alımlarının finansmanında kullanılmak üzere firmaların bizzat yurt dışındaki alıcıdan veya uluslararası finans kurumlarından sağladıkları döviz ya da efektiflerin Türkiye’deki bankalar aracılığı ile (garanti verilerek veya verilmeyerek) yurda getirilerek Türk lirasına çevrilip (istisnalar hariç) azami18 ay vadeli kullandırılan kredilerdir. Bu krediler döviz olarak kullanılamaz. Bu kredide banka, prefinansmanın yurt dışına döviz olarak ödeneceğinin garantisini verdiğinden dolayı, gayrinakdi kredi olarak kabul edilmektedir.

Prefinansman kredisinin süresi en fazla 18 aydır. Ancak istisnai durumlarda (Dahilde İşleme İzin Belgesi ve Vergi, Resim ve Harç İstisnası Belgesi kapsamında olmayan gemi inşa ve ihracının finansmanı ve diğer faaliyetler için kullanılabilecek kredilerde) bu süre 24 aydır.


Yaz Okulu Kayıt ve Ders Seçme
1 Temmuz 2024 Pazartesi