Kalem Mevzuatı Dersi 3. Ünite Özet

Hukuk Yargılaması İlk Derece Mahkemelerinde Yazı İşleri Ve Uygulama Usulleri

Giriş

Bir davanın hangi mahkemede görüleceği görev ve yetki kuralları ile belirlenir. Görevli ve yetkili mahkeme belirlendikten sonra dava açılır. Davanın usulen kabulü için dava şartlarının bulunması gerekmektedir. Dava, dava dilekçesi ile mahkemeye başvurulduğunda açılır. Davanın açılma tarihi kural olarak dava dilekçesinin kayıt edildiği tarihtir.

Adli Yargı İlk Derece Hukuk Mahkemeleri

Adli yargı ilk derece mahkemeleri özel mahkemeler ve genel mahkemeler olarak ikiye ayrılmaktadır. Genel mahkemeler, özel mahkemelerin görevleri dışında kalan tüm özel hukuka ilişkin uyuşmazlıkları çözmekle görevlidirler. Özel mahkemelerin kurulamadığı yerlerde, genel mahkeme olan asliye hukuk mahkemesi özel mahkeme sıfatıyla da ilgili özel mahkemenin görevini yapar. Genel mahkemeler, asliye hukuk mahkemeleridir. İş yoğunluğu dikkate alınarak, bir ilçe başka bir ilçenin yargılamalarına dâhil olabilir. Özel mahkemeler, belirli uyuşmazlıkları çözmek amacıyla kurulmuş olan mahkemelerdir. Özel mahkemeler; Sulh Hukuk Mahkemesi, Aile Mahkemesi, Asliye Ticaret Mahkemesi, İş Mahkemesi, Tüketici Mahkemesi, Kadastro Mahkemesi, Fikri ve Sınai Haklar Mahkemesi ve İcra Mahkemesidir.

Görev, konu bakımından belirli bir davaya o yerdeki mahkemelerden hangisi tarafından bakılabileceğini belirtir. Her uyuşmazlık, o uyuşmazlığı çözmekle görevli mahkeme tarafından çözülmelidir. Örneğin, ticaret hukukundan kaynaklanan uyuşmazlıklarda ticaret mahkemesi görevlidir. Aile hukukundan kaynaklanan uyuşmazlıklarda ise aile mahkemesi görevlidir. Görev ilişkisi kamu düzenindir. Bunun anlamı tarafların sözleşme yapmak suretiyle görevli mahkemeye karar verememesidir. Örneğin taraflar anlaşmak suretiyle boşanma davalarını asliye ticaret mahkemesinde açamazlar. Görevin kamu düzeninden olması nedeniyle mahkeme de görevli olup olmadığını her aşamada kendiliğinden inceler. Taraflar da davanın her aşamasında görevsizlik itirazını ileri sürebilir.

Yetki, coğrafi olarak hangi yerdeki mahkemenin bakacağına ilişkin durumu ifade eder. Davada hangi mahkemenin yetkili olacağı, taraflara veya davanın konusuna göre belirlenmektedir. Kural olarak her davada davalının yerleşim yeri mahkemesi yetkilidir. Örneğin Ankara’ da yerleşim yeri olan A, Bursa’da yerleşim yeri olan borçlu B’ ye dava açmak istediğinde kural olarak bu davanın, borçlunun yerleşim yeri olan Bursa mahkemelerinde açılması gerekir. Dolayısıyla yetki kuralları bir davanın hangi coğrafi yer mahkemesinde açılacağını gösteren kurallardır. Yetki kuralları kesin olmayan ve kesin olan yetki kuralları şeklinde ikiye ayrılır. Kesin yetki kurallarında sadece bir mahkeme yetkilidir. Davanın da sadece o mahkemede açılması gerekir. Kesin yetki kurallarının ileri sürülmesi aynı görev kurallarının ileri sürülüşü gibidir. Kural olarak yetki kuralları kesin değildir. Kesin olmayan yetki hallerinde ise bir davada birden fazla mahkeme yetkili olabilir. Davacı bu mahkemelerden istediğinde dava açabilir. Yetkinin kesin olmadığı hallerde kanundaki şartları taşımaları halinde taraflar anlaşarak bir başka mahkemeyi yetkili kılabilirler. Yetkinin kesin olmadığı hallerde ise yetki itirazının cevap dilekçesinde ileri sürülmesi gerekir. Yetki itirazında bulunan taraf yetkili mahkemeyi bildirmelidir. Aksi takdirde yetki itirazı dikkate alınmaz.

Çekişmeli yargıda, davalı ve davacı olmak üzere iki taraf vardır. Dava dilekçesiyle mahkemeye başvurmak suretiyle hukuki koruma isteyen kişiye davacı, kendisine karşı davacı tarafından hukuki korunma talep edilen kişiye de davalı denir. Davada iki tarafın bulunması dava şartıdır. Ayrıca tarafların, taraf ve dava ehliyetine sahip olmaları; kanuni temsilin söz konusu olduğu hâllerde, temsilcinin gerekli niteliğe sahip bulunması gerekir. Taraf ehliyeti medeni hukuktaki hak ehliyetine, dava ehliyeti ise medeni hukuktaki fiil ehliyetine karşılık gelir.

Dava şartları, mahkemenin uyuşmazlığın esasını inceleyebilmesi için varlığı veya yokluğu mutlaka gerekli olan şartlardır. HMK’da hangi hallerin dava şartı olduğu sayılmıştır. Mahkemenin bu dava şartlarını ilk önce incelemesi gerekir. Dava şartı yokluğunda, dava usulden reddedilir. Eksikliğin giderilmesi mümkün ise bu eksikliğin giderilmesi için mahkeme kesin süre verir. Bu eksikliğin giderilmemesi halinde dava şartı eksikliğinden dava usulden reddedilir. Dava şartlarından bazıları şunlardır: a) Türk mahkemelerinin yargı hakkının bulunması. b) Yargı yolunun caiz olması. c) Mahkemenin görevli olması. ç) Yetkinin kesin olduğu hâllerde, mahkemenin yetkili bulunması. d) Tarafların, taraf ve dava ehliyetine sahip olmaları; kanuni temsilin söz konusu olduğu hâllerde, temsilcinin gerekli niteliğe sahip bulunması. e) Dava takip yetkisine sahip olunması…

Dava, dava dilekçesi ile mahkemeye başvurulduğunda açılır. Davanın açılma tarihi kural olarak dava dilekçesinin kayıt edildiği tarihtir. Dava dilekçesinde yer alması gereken hususlar HMK 119. maddede belirtilmiştir. Dava dilekçesinde eksiklik olması durumunda, bu eksiliğin sonuçları ve yapılacak işlemler aynı maddede belirtilmiştir. Burada sayılanların verilen bir haftalık kesin süre içinde giderilmemesi halinde dava açılmamış sayılacaktır.

Açılmış olan dava, tevzi bürosundan mahkemeye gönderilir. Mahkeme tarafından öncelikle tensip tutanağı düzenlenir. Tensip tutanağında bulunması gerekli kayıtlar Bölge Adliye ve Adlî Yargı İlk Derece Mahkemeleri ile Cumhuriyet Başsavcılıkları İdarî ve Yazı İşleri Hizmetlerinin Yürütülmesine Dair Yönetmelik’ in 200. Maddesinde düzenlenmiştir.

Yazılı yargılama usulünde davanın 5 aşaması bulunmaktadır. Bunlar sırasıyla şu şekildedir; dilekçelerin verilmesi aşaması, ön inceleme aşaması, tahkikat aşaması, sözlü yargılama ve hüküm aşamalarıdır. Dilekçelerin karşılıklı verilmesinden sonra ön inceleme aşamasına geçilir (HMK m.137). Ön inceleme aşaması özellikle şu açılardan önemlidir; dava şartlarının incelenerek hâkimi bu konuda karar vermeye baştan zorlamak, ilk itirazların bir an önce incelenmesini sağlamak, davanın taraflarını sulhe teşvik etmek (Tarafların üzerinde serbestçe tasarruf edebilecekleri davalarda), uyuşmazlık konularını belirlemek (bu davanın yol haritası olacaktır), delillerin sunulması sağlamak ve getirilmesi gereken deliller için hazırlık işlemlerini gerçekleştirmek. Ön inceleme aşamasında tahkikata ilişkin olarak tanık dinleme, belge inceleme, bilirkişi görüşü alma, keşif yapma ve yemin teklif etmek gibi işlemler yapılmaz. Ön inceleme aşaması yazılı yargılama usulünde zorunludur. Ön inceleme aşaması tamamlandıktan sonra tahkikat aşamasına geçilir. Ön inceleme aşamasından sonra gerçeğin araştırıldığı, delillerin incelendiği aşama tahkikat aşamasıdır. (HMK m. 143 vd). Bu açıdan davanın en uzun aşaması tahkikat aşamasıdır. Tarafların davada ileri sürdükleri bütün iddia ve savunmalar birlikte incelenir.

Adli Yargı İlk Derece Mahkemelerinde Tutulacak Kayıtlar

Hukuk mahkemelerince tutulacak kayıtlar, Bölge Adliye ve Adlî Yargı İlk Derece Mahkemeleri ile Cumhuriyet Başsavcılıkları İdarî ve Yazı İşleri Hizmetlerinin Yürütülmesine Dair Yönetmelik’in 171. Maddesinde sayılmıştır. Mahkemeler ve hukuk dairelerinde aşağıda gösterilen kayıtların UYAP’ta tutulması zorunludur. Bu kayıtlar tarih, sıra numarası, hazırlayan veya onaylayan kişiye göre sorgulanabilir şekilde tutulur. Buna göre tutulacak kayıtlardan bazıları şunlardır; a) Esas kaydı, b) Karar kaydı, c) İstinaf kaydı, d) Temyiz kaydı, e) İstinabe kaydı, f) Değişik işler kaydı, g) Duruşma günleri kaydı, ı) Keşif günleri kaydı, i) Taşra istinaf veya temyiz kaydı, j) Satış talep edilen ortaklığın giderilmesi dosyalarının kaydına mahsus esas kaydı…

Çekişmesiz Yargıda Mühürleme, Deftere Geçirme ve Yemin Tutanağı Düzenlenmesi Usulü

Hukukumuzda çekişmesiz yargı işleri diye bir kavram vardır. Çekişmesiz yargı işlerinde taraf değil talep eden kavramı bulunmaktadır. Çünkü çekişmesiz yargı işlerinde karşı taraf yer almamaktadır. Örneğin ad-soyad düzeltilmesinde, yaş düzeltilmesinde, mirasçılık belgesi verilmesinde karşı taraf bulunmamaktadır. Bunlar çekişmesiz yargı işleridir.

Mühürleme, taşınır malların koruma altına alınması amacıyla bir yerde tutularak kullanılmasının önlenmesi veya bir taşınmazın kullanılmasının, değiştirilmesinin önlenmesi ya da belirli bir faaliyetin durdurulmasıdır. Taşınır mallar deftere geçirildikten sonra bir torba veya kapalı bir yere konularak muhafaza altına alınır ve uygun araçlarla mühürlenir. Taşınmazlarda mühürleme işlemi, taşınmaza giriş ve çıkışın engellenmesi veya bir faaliyetin önlenmesi şeklinde gerçekleştirilir.

Defter tutma, taşınır ve taşınmaz mallar ile borç, alacak ve hakların kayıt altına alınmasıdır. Defter tutma işlemleri, yazı işleri müdürü, yazı işleri personeli veya bilirkişi eliyle yaptırılabilir. Defter tutma işleminde, taşınır malların sıra numarası, cinsi, adeti, miktarı, nerede bulundukları, değeri; taşınmaz malların sıra numarası, tapu veya diğer tanım bilgileri, değerleri; borç, alacak ve hakların sıra numarası, niteliği, vadesi ve miktarı, borçlu, alacaklı ve hak sahibinin kimlik bilgileri, kayda geçirilir. Defter tutma işlemleri elektronik ortamda yapılır. Zorunlu hallerde fizikî ortamda yapılan işlemler gecikmeksizin elektronik ortama aktarılır. Defter tutma işlemi fizikî ortamda yapıldığı takdirde defterin her sayfası ayrı ayrı numaralandırılır, imzalanır ve mühürlenir.

Yemin tutanağı, mevzuat uyarınca hâkim huzurunda yemin etmeleri gereken kamu görevlileri, bilirkişiler ve diğer kişilerin yapacakları yemine ilişkin düzenlenen tutanaktır. Yemin tutanağında, mahkemenin veya hukuk dairesinin adı, hâkimin ve zabit kâtibinin adı ve soyadı, sicili, imzası; yemin eden kişinin adı ve soyadı, T.C. kimlik numarası, unvanı, imzası; yeminin yapıldığı yer, tarih ve saat; yeminin metni yer alır. Yemin tutanağı yaptırılan yeminin niteliğine göre taşıması gereken diğer kayıtları da içerir. Yemin tutanağı elektronik ortamda düzenlenir. Zorunlu hallerde fizikî ortamda yapılan işlemler gecikmeksizin elektronik ortama aktarılır.

Hukuk Yargılamasında Alınan Harçlar

Yargılama sırasında alınan harçlar 492 sayılı Harçlar Kanununa göre 1 sayılı tarifede yer almaktadır. Harçlar her yıl yeniden belirlenmektedir. Günümüzde harç ve miktarları, 31 Aralık 2018 tarihinde yayınlanan ve 1 Ocak 2019 tarihinde yürürlüğe giren Harçlar Kanunu Genel Tebliği’ne göre tespit edilmekte ve tahsil edilmektedir.

Başvurma harcı: Dilekçe veya tutanakla dava açma veya davaya müdahale veya tevdi mahallinin tayini, ihtiyati tedbir, ihtiyati haciz, tespiti delil ile ilgili taleplerde, 1) Sulh mahkemelerinde, icra tetkik mercilerinde, 20,40 TL 2) Asliye mahkemelerinde, idare mahkemelerinde, 44,40 TL 3) Bölge Adliye Mahkemeleri, Bölge İdare Mahkemeleri, Yargıtay, Danıştay’ da, 68,20 TL, 4) Anayasa Mahkemesinde, 364,60 TL. Mahkemenin yetkisizlik veya görevsizlik kararı vermesi sebebiyle yetkili veya görevli mahkemeye yeniden başvurması halinde bu harç alınmaz

Celse harcı: Taraflar veya vekilleri tarafından ertelenmelerine sebebiyet verilen celselerden. 1. Sulh mahkemelerinde, a. Konusu belli bir değerle ilgili davalarda dava konusu miktardan (25,10 TL’ den aşağı olmamak üzere) (Binde 2,27) b. Belli bir değer bulunmayan davalarda 25,10 TL 2. Asliye mahkemelerinde, idari yargı mercilerinde (44,40 TL’den az olmamak üzere) (Binde 2,27) Hukuk ve ticaret mahkemelerinde celse harcı, davadaki tarafların talep ve muvafakatleri üzerine ertelenmiş ise taraflardan ve evvelce yapılması mümkün olan bir işlemin yapılmamış olmasından dolayı ertelenmişse, ertelenmeye sebebiyet veren taraftan alınır. Her iki halde ertelemeye vekiller sebebiyet vermişse celse harcı vekillere yüklenir. Vekil veya taraflara yüklenilen celse harcı devam eden iki celsede ödenmezse bir misli fazlasıyla alınır.

Karar ve ilam harcı ise nispi harç ve maktu harç olmak üzere ikiye ayrılmaktadır. Nispi harçta dava konusu değerin, taşınmazın, nafakanın vd. belirli bir oranı olacak şekilde miktar tespit edilmekte ve tahsil edilmektedir. Bu oranlar anlaşmazlığın niteliğine göre farklılık arz etmektedir. Maktu harçlarda ise miktarlar oran üzerinden değil, değişmez şekilde belirlenmektedir. Örneğin, Bölge Adliye Mahkemeleri, İdare Mahkemeleri, Bölge İdare Mahkemeleri, Yargıtay ve Danıştay’ın icranın tehiri kararlarında 73,10 TL; Tespiti delail, ihtiyati haciz ve ihtiyati tedbir kararlarında 73,10 TL tahsil edilmektedir.

Temyiz, İstinaf ve İtiraz Harçları: a) Yargıtay hukuk dairelerine yapılacak temyiz başvurularında 218,50 TL, b) Danıştay’a yapılacak temyiz başvurularında 218,50 TL, c) Yürütmenin durdurulmasına ilişkin itirazlar dâhil olmak üzere bölge idare mahkemelerine yapılacak istinaf yolu başvurularında 121,30 TL, d) Bölge adliye mahkemeleri hukuk dairelerine yapılacak istinaf yolu başvurularında 121,30 TL.

Keşif Harcı: 2019 yılı için mahkemelerce re’sen veya istem üzerine verilen keşif ya da tespit kararlarını yerine getirmek için 314,00 TL harç alınmaktadır.

Kanunun belirlediği bazı durumlarda ise taraflardan harç alınmamaktadır. Harç alınmayan işlemlerden bazıları şunlardır: a) Değeri 50 Yeni Türk Lirasını geçmeyen dava ve takipler (Ticari senetlere ait takipler hariç), b) Vasi tayini ve azli, hâkimin reddi talebinin kabulü ve hâkimin istinkafına ait kararlar, c) Ayda 100 Yeni Türk Lirasını geçmeyen nafakalara ait dava ve takipler, “Birden fazla kişiler lehine nafakaya hükmedilmesine dair ilamlarda her kişi lehine hükmedilen miktar müstakil olarak nazara alınır. d) İcra ve iflas dairelerinin kusuru yüzünden yanlış yapılmış olan işlemlerin ıslahı ve iptaline dair tetkik mercileri kararları ile, bu iptal veya ıslah dolayısıyla yeniden yapılacak işlemler, e) Ticaret sicilinde re’sen yapılan düzeltmeler…


Yaz Okulu Sınavı
4 Eylül 2021 Cumartesi