Toplum ve İletişim Dersi 8. Ünite Özet

Mobil İnsana Doğru: Yeni Medya

Yeni Medya

Tarihsel süreç içinde bilginin akışının ve kullanımıyla birlikte iletişim araçlarına ait özelliklerde de değişim meydana gelmiştir. Yeni medya içim söylenecek ilk şey, geleneksel medyanın “analog” yapısından “sayısal” olana geçiştir. Ancak, günümüzde medya teknolojileri hızla ilerlediği için bugün yeni olan bir teknoloji çok kısa bir sürede eskimektedir. Örneğin CD’den DVD’ye geçiş yaşanmış ve DVD de yüksek depolama sistemine sahip bir hafıza kartıyla karşılaştırıldığında DVD teknolojisinin daha eski olduğu söylenebilir. Yeni medya, bilgisayar altyapıları ve bilgi teknolojileri ile iletişim araçları ve yayıncılığın birleşmesiyle oluşmuş bir teknoloji ve medyayı ifade eder. Bu, bütün olarak sayısal bir medya olarak düşünülebilir.

Analogdan Sayısala Geçiş

Analog Nedir?: Matematikte oran orantı eşitliğini tanımlayan ve Yunanca kökenli olan analog (Analogos) terimi, orijinalinden fiziksel ve kimyasal yollarla yeniden yapılan bir kopyayı ve orijinalle kopya arasındaki karşılaştırmayı ifade eder. Metal bir paranın yüzeyine kâğıt koyup üzerinden kuşun kalem ile taranması ile yapılan işlem analog bir kayıt ve kopya örneğidir. Kitap dergi, gazete, fotoğraf, film, ses ve video bantları, radyo dalgaları(iletim sinyalleri), televizyon birer analog kayıttır.

Sayısal(Dijital) Nedir?: Sayısal, her türlü bilginin (metin, ses, fotoğraf, görüntü vb.) analogdaki fiziksel nesneler yerine soyut sembollere, diğer bir deyişle nümerik değerlere dönüştürülmüş halidir. Medyada yer alan bilginin bilgisayarda okunabilir hale getirilmesine “sayısallaştırma” denir. Her türlü sayısal kelime, görüntü ve sesin 0 ve 1’lerle temsil edildiği bir dizilim vardır. Örneğin “A” harfinin karşılığı “01000001”dir.

Yeni medyanın sahip olduğu bu sayısal bilginin özellikleri şunlardır:

  • Soyutluk
  • Yönlendirilebilirlik
  • Ağa bağlanabilirlik
  • Yoğunluk
  • Sıkıştırılabilirlik
  • Tarafsızlık

Yeni Medyanın Özellikleri

Çoklu Ortam (Multimedia): Çok sayıda iletişim aracı arasındaki bağlantıların etkileşimli tek bir iletişim ortamında ya da çok sayıda iletişim ortamı arasındaki bağlantıların etkileşimli tek bir iletişim aracında gerçekleştirilmesi çoklu ortam olarak adlandırılır. İnternet, kablolu ve etkileşimli televizyonlar gibi medya ortamları sayısal teknolojinin sağladığı çoklu ortam özelliği sayesinde seslerin, metinlerin ve görüntülerin birbiriyle yapılandırılmasını ve etkileşimli kullanılmasını sağlar. Yeni medya, “3. nesil (3G) cep telefonlarında en ileri düzeyine ulaşmış, insanlar cep telefonlarıyla zaman ve mekân sınırlanması olmadan internete bağlanıp alışveriş yapabilmekte, televizyon izleyebilmektedir.

Etkileşimlilik (Interactivity): Etkileşimlilik, “İletişim sürecine etkileşim amacıyla katılmış, teknik düzenlemeler vasıtasıyla izleyici/alıcının kaynak olabilmesi veya program içeriği üzerinde kontrolü arttırmasıdır.” Etkileşimlilik, üç özellikle tanımlanabilir:

  1. Elektronik postaların, konuşma gruplarının oluşturduğu internet aracılığıyla insanların sürekli etkileşim içinde olduğu bir diyalog.
  2. Cevap verme süresinin birkaç saniyeden daha uzun olmadığı eş zamanlı bir diyalog
  3. İzleyicinin ya da alıcının, izlediği medya içeriği üzerinde kontrolünün olduğu bir iletişim ortamı.

Hipermetin (Bağlantılı Metin): Yunanca kökenli olan “hiper (hyper)” kelimesi, üzerinde, ötesinde ya da dışında anlamındadır. Hipermetin, bir metnin kendisinin üstündeki, ötesindeki ve dışındaki diğer metinlere bağlantılar ağı sağlayan metindir. Dipnotlama, indeksleme ya da kaynakçalar ve sözlükler hipermetnin öncülleridir. Hipermetin, metinlerin birbirine bağlanmasını sağlayan bağlantıları diğer bir deyişle linkleri kullanarak kişinin bilgiye kendine özgü yollarla ulaşmasına imkân sağlar. Kişiler bu sayfaya tıkladığı zaman web sayfasına ulaşır. Bu şekilde içinde başka sayfalara bağlantı içeren dokümanlara hipermetin (hypertext) denir. Bu bağlantıyı sağlayan objeye de hipermetin bağı (hyperlink) denir. Dünya üzerinde farklı sunucularda bulunan web sayfaları birbirine hipermetin bağıyla bağlanır ve bu sayede küresel bir yapı oluşur.

Geleneksel video gibi analog bir sistemde, kayıtlı bir manyetik bandın 10. dakikasındaki bir görüntüye ulaşmak için makaranın o görüntüye kadar ileri sarılması gerekir. Ancak bu bilgi sayısal olarak kodlandığında görüntüye ulaşmak “anlık” bir sürede olacaktır. Analog ve sayısal kitle iletişiminin izleyici, geri bildirim, işlevler, program içerik uygunluğu, düzenleme, hikâye anlatma, dağıtım kanalları açısından benzerlikleri ve farklılıkları bulunmaktadır.

Sayısal Metinlerin Tüketimi ve Üretimi

Tüketim: Yirminci yüzyılın ilk yarısında medyanın tüketimi tek düzeydi ve benzerlik taşıyordu. Dünyanın her yerinde aynı filmi izleyen izleyici, yaygın gazetelerde aynı haberi okuyan gazetece okuyucuları, aynı radyo programını dinleyenler ve aynı televizyon programını izleyenler bulunmaktaydı. Yirminci yüzyılın son yarısında (1980-2000) ise medya metinleri insanların hayatına hızla giriş yaptı. Yaygın gazetelerin bölgesel ve coğrafi özel baskıları, ulusal yayıncılık yapan TV kanallarının yanı sıra bağımsız uydu ve kablolu kanallar, evlerdeki ağa bağlanabilen bilgisayarlar geniş oranda iletişim ve medya tüketimi sağladı. Sonrasında da mobil telefonlar ve tüm alanı kapsayan bilgisayar sistemleri medyanın günlük yaşantısı içinde serbestçe kullanılmaya başlandı.

Geleneksel radyo ve televizyon yayıncılığı, büyük bütçeler, binalar, platformlar ve direkler isteyen ‘radyo dalgaları’yla yayılmaktadır. ‘ Koaksiyel ’ kablo dağıtım sistemleri bu tür yayıncılığın yardımcı unsurlarındandır. Bu tür yayıncılık, dağıtımın tek bir merkezden çok alıcıya diğer bir deyişle tek bir giriş sinyalinin birçok tüketim noktasına dağıtıldığı merkezi bir modeldir. Yeni medyanın dağıtım sisteminin merkezindeki teknoloji bilgisayar sunucularıdır. Sunucular aynı zamanda, birden çok giriş ve çıkışın olduğu ağ yapılanması cihazlarıdır.

Üretim: Mevcut yayıncılık teknolojilerinin bilgisayar tabanlı iletişimle birleşmesi medya üretiminde yeni alanların ortaya çıkmasını sağlamıştır. 1980’li yılların bağımsız televizyon yapımcılarını 1990’larda sayısal içerik üreten yapımcılar izlemiştir. 2000’li yıllarda ise bu yapımcılara “ev yapımcıları” eklenmiştir. Yirmi birinci yüzyılda kolay ulaşılabilir internet ve bilgisayar teknolojisi iler yeni iş alanları ve meslekler duyulmaya başlamıştır. Mevcut medya şirketleri, sahip oldukları avantajları yeni durumları içerisinde konumlandırırken, bunu da “bilgi ekonomisi” olarak adlandırmaktadırlar.

Medya Yöndeşmesi

Yöndeşme (convergency), telekomünikasyon, medya ve bilgisayar teknolojisi ile altyapılarının bir araya gelmesidir. Bu yapılanma üç seviyede gerçekleşir:

  1. Teknolojik Yöndeşme
  2. Endüstriyel Yöndeşme
  3. İçerik ve Hizmet Yöndeşmesi

Teknolojik Yöndeşme: Günümüzde saniyede yaklaşık bir milyar işlem yapan mikroişlemciler, bilgisayarları güçlendirip hareketli görüntü gibi yüksek kapasiteli verilerin işlenmesini ve de, kişisel bilgisayarların da ucuzlamasını sağlamıştır. Öte yandan, tüm dünyayı bir örümcek ağı gibi saran çok büyük kapasitelere kadar sayısal bilgileri ışık hızıyla taşıyan bir süper iletken olan fiber optik kablo teknolojisi vardır. Bu teknoloji sayesinde, eski bakır televizyon kablolarının ve koaksiyel televizyon kablolarının taşıyabildiği bilgiden yaklaşık 150.000 kez daha fazla veri taşıyabilen optik lazer ışınları dünyanın bir ucundan diğer ucuna ulaşmaktadır. Günümüzde, kablolu iletişim sağlayan yayınılar, kullandıkları eski bakır ve koaksiyel kabloları fiber optik kablolarla değiştirmektedirler. Yöndeşmenin bugün için en son noktası ise telekomünikasyonun en gelişmiş modeli hücresel mobil iletişimi (cep telefonu) ile avuç içi bilgisayarların (PDA - Personal Digital Assistant) ve internetin birleşmesi sonucunda her türlü sayısal veri (metin, ses ve video) alışverişinin gerçekleşmesidir.

Endüstriyel Yöndeşme: Yeni medya sistemi sadece teknolojik bir değişimi ifade etmez. Bilgisayar ve bilgi işlem endüstrileri, telekomünikasyon şirketleri ve medya sektörü arasındaki anlaşmalar, birleşmeler ve devralmalar bu endüstriyel yönlendirmeyi oluşturmaktadır. Seksenli ve doksanlı yıllarda özellikle telekomünikasyon alanındaki kamusal tekellerin özelleştirmeler yoluyla özel sektörün ve en önemlisi de çok uluslu şirketlerin eline geçmesi bu yöndeşmenin de önünü açmış oldu. Teknolojik yöndeşmeyle birlikte kısmen kendi içlerinde yöndeşmeyi gerçekleştirmiş üst düzey organizasyonlar, örgütsel ve teknolojik olarak birbirlerine gereksinim duymaktadırlar. Türkiye’de de uydu ve kablo haberleşmesinin Türkiye Telekomünikasyon Kurumundan ayrılarak (2004’te) Türksat adı altında yarı özelleşmesi, 2005’te de telefon ve internet altyapısına sahip Türk Telekom’un özelleştirilmesi (%55’i özelleştirildi) bunlara örnek gösterilebilir. Ancak bu konudaki en büyük ve en önemli birleşme, Ocak 2000’de, dünyanın en büyük internet hizmet sağlayıcısı AOL’nin (America OnLine) yaklaşık 182 milyar dolar karşılığında geleneksel medya devi Time-Warner’ın bir kısmını satın alması oldu.

İçerik ve Hizmet Yöndeşmesi: Yöndeşmiş ürünler ve hizmetler, kullanıcının isteği ile şekillenmiş hizmet servisleri, sayısallaşmanın ve etkileşimin sağladığı geniş olanaklar ve geniş ağ altyapısının avantajları ile ortaya çıkan enformasyon ve medya içeriği şeklidir. Sayısal televizyon, televizyon üzerinden web sitelerine geçişe izin vermesi ve metin tabanlı enformasyonun kullanılmasına olanak tanıması görüntülü, sesli ve metin tabanlı içeriklerin de bir araya gelmesini sağladı. Örneğin, belgesel programlar ile online ansiklopedilerin bağlanması sayesinde izleyici programı izlerken içerisindeki enformasyona daha geniş biçimde erişeceği etkileşimli menülere ulaştı.

Yeni İletişim Teknolojileri, Yeni Medya ve Değişim

Dünya, 1970’lerde başlayan ve son yirmi yıl içerisinde de hızlanarak devam eden yapısal bir dönüşüm süreci içerisindedir. Bu süreç, yeni bir teknoloji paradigmasının ortaya çıktığı çok yönlü bir süreçtir. Teknoloji, toplumlarda pek çok ekonomik, kültürel, toplumsal değişikliğe yol açarken toplum da kendi ihtiyaçlarına, değerlerine ve teknolojiyi kullananların ilgilerine bağlı olarak teknolojiyi şekillendirir. Bu şekillenmenin 21. yüzyıldaki karşılığı bütün dünyayı fiber optik kablolarla ve uydularla saran ağlardır. Bu nedenledir ki, “ağ toplumu” kavramı bu yeni teknoloji paradigması ile toplumsal organizasyonların etkileşiminin bir sonucunu ifade eder. Kısacası, “ağ toplumu”, ağ yapısının düğüm noktalarında toplanan bilgi temelli enformasyonu üreten, işleyen ve dağıtan mikro işlemci ve bilgisayar tabanlı enformasyon ve iletişim teknolojileri tarafından işletilen ağ yapıları üzerinde ortaya çıkan toplumdur. Bu, birbirine bağlanmış düğümlerin bir sistemidir. Bu sistem açık ve esnek bir yapıdır.

Değişen Ekonomi: Her şeyden önce toplumsal yapıyı ekonomik girdileri üzerinden değerlendirmek önemlidir. Çünkü yapının ekonomik biçimi sanayi sonrası toplumun ekonomik yapısından oldukça farklıdır. Sanayi toplumunun makinelere dayanan seri üretiminin egemen olduğu ekonomik yapının yerini, bilgiye dayalı ve ağ üzerinde işleyen bir ekonomik yapı almaktadır. Bu  nedenle “bilgi ekonomisi” ya da “ağ ekonomisi” olarak adlandırılır. Bu ekonomik biçim, bilginin üretimi, dağıtımı ve yönetimini organize eden etkili bir biçimdir. Var olan üretime dayalı ekonomilerin bu yapıya uyarlanması verimliliğin hızlı artmasını sağlamıştır. Bilgi ve ağ ekonomisinin yarattığı bu hızlı değişim küresel anlamda dört temel değişikliği de işaret eder:

  1. Ağ endüstrileri gelişmektedir. Bu, ne kadar çok mobil telefon, bilgisayar ya da internet kullanıcısı varsa ağ üzerindeki tüm yapıların kuramsal olarak daha değerli olacağı yaklaşımına dayanır.
  2. Bilgi ürünleri, doğası gereği rakipsiz ve tükenmezdir. Dolayısıyla yatırım maliyetleri karşılandıktan sonra maliyetsiz olarak sonsuz sayı da kopyalanabilir.
  3. Hiçbir ürünün aynı olmadığı kişiselleştirilmiş ürünler ortaya çıkmakta ve yaygınlaşmaktadır.
  4. Sermayenin küresel hareketliliği ekonomilerin işleme sistemini temelden değiştirmektedir. Bu yeni ekonomik yapı aynı zamanda iş gücünün de dönüşümüne yol açmıştır. İş gücündeki bu artışın en temel nedeni ağ yapılarının etki alanının kişiye sunduğu özel olanaklardır.

Değişen İletişim Biçimleri: Ağ toplumunun merkezinde yer alan en temel özellik, içerisinde medyanın da yer aldığı iletişim alanındaki dönüşümdür. Bu dönüşümün birincil tanımlaması, ağ iletişiminin “birçok noktadan birçok noktaya” doğru bir iletişim sürecini ifade etmesidir. Bu hem bireyler arası iletişimin “noktadan noktaya” hem de kitle iletişiminin “noktadan kitleye” olan süreçlerinin birleşimidir. Bu birleşmenin ortaya çıkardığı temel özellikler şunlardır:

  • İleti, uzmanlaşmış bireyler tarafından oluşturup düzenlendiği gibi, her bir birey tarafından da oluşturulabilir, düzenlenebilir ve dağıtılabilir.
  • İleti, bir kişiden bir kişiye, bir kişiden belirlenmiş ya da belirlenmemiş bir kitleye, bir gruptan ya da kuruluştan bir kitleye ve hatta tek tek bireylere gönderilebilir.
  • İletiyi alan kişi, yani alıcı, aldığı iletiye anında geri bildirim gönderebilir.
  • İleti, çok hızlı bir şekilde birden çok kanal aracılığıyla eş zamanlı ve eş zamansız dağıtılabilir.
  • Alıcı, kendi kontrolüyle, ağa bağlanabilir bir araç yardımıyla iletileri seçebilir ya da engelleyebilir.
  • Alıcı, araçlara sahip olmak koşuluyla, istediği anda ve ortamda istediği iletiyi alabilir ya da arayabilir ve bunu hareket halindeyken de yapabilir.

Yeni iletişim sisteminin merkezinde “bireysellik” yer almaktadır. Bireyin kendi ihtiyaçlarına ve seçimlerine göre belirlediği iletişim türü ve ağı, gerçekleşen iletişimin yeni medya teknolojileri üzerinden bireyselleşmesini sağlamıştır. “Bireyselleşen Kitle İletişimi”, kişinin kendi kendine yönettiği ve kontrol ettiği bir kitle iletişim sistemidir. Sistem tüketicinin üretici konuma gelmesini sağlarken aynı zamanda, tüketicinin ürettiği içeriği rahatça dağıtabileceği araçları da sağlamaktadır. Örneğin, internette kişilerin kendi kayıt cihazlarını kullanarak ürettiği görsel işitsel ürünleri paylaştığı alanlar mevcuttur.

Kişiselleşen sayısal kitle iletişiminin son dönemlerdeki anahtar kelimelerinden biri de mobil iletişim kavramıdır. Kablosuz iletişimin bu yeni formları mobil telefon iletişiminden, SMS, WiFi ve WiMax’e (Worldwide Interoperability for Microwave Access) uzanan bir yelpazede yer almaktadır. İletişim teknolojilerinin bugün için bu uç noktasının kitle iletişiminde “mobil TV” olarak ortaya çıkması ağ toplumunun “hipersosyal” yapısına, mobil insan çağına işaret etmektedir.

Yeni medyanın özellikleri, toplumların ekonomik, politik ve sosyal yaşamlarında önemli değişikliklere yol açmaktır:

  • Enformasyon miktarında artış
  • İletişim sürecinde hızlanma
  • Alıcının kontrolünün artışı
  • Kitlesel yayıncılıktan dar kapsamlı yayıncılığa yönelme
  • Kitle iletişiminde sahiplik ve kontrolün azalması
  • Etkileşim kapasitesinde artma.

Yaz Okulu Sınavı
4 Eylül 2021 Cumartesi