Türk İslam Edebiyatı Dersi 4. Ünite Sorularla Öğrenelim

Türk-İslam Edebiyatında Belagat Başlıca Edebi Sanatlar

1. Soru

Belâgat, kaç kısma ayrılır?

Cevap

Belâgat üç kısma ayrılır: Meânî, Beyan ve Bedî’.


2. Soru

Belâgat'in sözlük anlamı nedir?

Cevap

Arapça “be-le-ga” kökünden gelen belâgat, sözlükte, sözün “fasih ve açık seçik olması” demektir.


3. Soru

Belâgat bir edebiyat terimi olarak neyi ifade eder?

Cevap

Belâgatin bir edebiyat terimi olarak iki manada kullanıldığı görülmektedir.

  • Birincisi meleke ve kabiliyet manasını taşır. Batı dillerinde “eloquence/elokuans” kelimesiyle karşılanan belâgatin bu yönü “bir fikrin yazılı ve sözlü olarak yerinde, yeterince ve zamanında ifadesi” manasına gelir. Bu tanım klasik belâgat kitaplarında “Sözün fasih olmak şartıyla muktezâ-yı hâle mutabık olması” şeklindedir.
  • Kelimenin, batı dillerinde “rhetorique/retorik” terimiyle karşılanan ve belâgat ilmini ifade eden ikinci anlamı ise “en açık, akıcı, zamanında ve yerli yerinde söz söyleme/yazma kâidelerini inceleyen” bir ilmî disiplinin adı şeklinde tanımlanabilir. Bu tanım klasik belâgat kitaplarında yine “Kelâmın fasih olmak şartıyla muktezâ-yı hâle mutabık olmasının usûl ve kaidelerini bildiren” ilim şeklinde yer almıştır.

4. Soru

"Beyan" bölümünün konuları nelerdir?

Cevap

Beyân konuları ise şöylece sıralanabilir: Lafzın manaya delâleti, hakikat, mecaz, kinâye, teşbih, istiâre, mecâz-ı mürsel, ta’riz vb.


5. Soru

Sekkâkî'nin Miftahu’l-Ulûm adlı eserinin önemi nedir?

Cevap

Bu eserin üçüncü kısmını belâgat konularına ayrılmıştır.


6. Soru

Telhisü’l-Miftâh ve El-İzah eserleri kime aittir?

Cevap

Şam camii hatibi, Türkçe, Farsça ve Arapça bilen ünlü dil bilgini Hatip el-Kazvini (ö.1338) ise, es-Sekkâkî’nin Miftâhu’l-Ulûm’unun bu bölümünü tercüme, kısaltma ve değerlendirme suretiyle Telhisü’l-Miftâh’ı, daha sonra da bunu açıklayan el-İzah’ı kaleme almıştır. Çok rağbet gören bu eserler sondaki asırlarda
bütün İslâm dünyasında defalarca şerhedilmiş ve devrin çeşitli ilim müesseselerinde okutulmuştur.


7. Soru

Türk belâgat literatüründe klasik özellikteki ilk Türkçe eser hangisidir?

Cevap

Türk belâgat literatüründe klasik özellikteki ilk Türkçe eser, örnekleri bakımından
zayıf olsa da Ahmed Hamdi’nin Belâgat-ı Lisân-ı Osmânî adlı kitabıdır (İstanbul 1293).


8. Soru

Recaizade Ekrem’in Talîm-i Edebiyat’ı neden önemlidir?

Cevap

Recaizade Ekrem’in Talîm-i Edebiyat’ı bu alanda atılmış önemli bir adımdır. Bu eserin diğer mühim tarafı ise batı retoriğinden de faydalanarak konuları çeşitlendirmesi ve klasik belâgat bahislerine bile farklı izahlar kazandırmasıdır. 


9. Soru

İnşâ ne demektir?

Cevap

İnşâ, Türk, Arap ve Fars edebiyatlarında “Resmî yazışmalarda kullanılan nesir dilini ifade eden edebî tür ve dil bilimi” için kullanılmış, zamanla genel olarak her türlü nesir ve düz yazı karşılığını da kazanmıştır. Bu çerçevede inşâ “yazıların münşî adıyla anılan usta yazarların beğenecekleri özelliklere sahip olması için bilinmesi gerekenleri öğreten fen” olarak tarif edilmiştir (Taşköprüzâde, I, 250).


10. Soru

Secî ne demektir?

Cevap

Klasik anlayışta secî mensur bir sözün son kelimesinin, şiirde ise mısraın son kelimeleri olan ve kafiyesini meydana getiren iki fâsılanın tek bir harfte birleşmesidir.


11. Soru

Klasik anlayışta secî, kaç sınıfa ayrılmıştır?

Cevap

Klasik anlayışta secîyi oluşturan kelimeler arasındaki ses benzerliğinin azlığı veya çokluğu esasına dayalı olmak üzere üç çeşit secî vardır: Yalnız fâsılalar sonundaki harflerin aynı olduğu mutarraf secî, fâsılaların vezin bakımından birbirine uygun olduğu mütevazi secî ve cümlenin iki tarafının sonunda yer alan kelimelerin revî harfinin vezin ve harf sayısı bakımından birbirine uygun olmasıyla gerçekleşen murassa‘ veya müvâzî seci.


12. Soru

Recâizâde Ekrem’e göre kaç çeşit secî bulunur?

Cevap

Yerlerini esas alarak secileri yeniden tasnif eden Recâizâde Ekrem’e göre ise iki çeşit secî vardır. Birincisi cümle ve fıkraların arasında olup bir kelime ile birbirine bağlanmayan mutlak secîdir.  Mukayyed veya rabtî secî denilen ikincisi cümle ve fıkraların sonunda bulunup aralarında bir kelime ile bağ kurulan şekillerdir. 


13. Soru

“Bir düşüncenin gereğinden fazla sözle ifade edilmesi” anlamına gelen belâgat terimi hangisidir?

Cevap

“Bir düşüncenin gereğinden fazla sözle ifade edilmesi”ne ıtnâb denir.


14. Soru

"İktibas" ne demektir?

Cevap

“Kur’an ve hadisten alınmış bir ibareyi beyte/mısraa/cümleye yerleştirmek” demektir.


15. Soru

Teşbihin iki ana unsurunun yani benzeyen ve benzetilenin kullanıldığı teşbihe ne ad verilir?

Cevap

Beliğ teşbih denir.


16. Soru

Yalnızca benzeyenle yapılan, benzetilen öğeni zikredilmeyip okuyucunun onu belirlemesini sağlayacak bir ipucunun mevcut olduğu istiare türü hangisidir?

Cevap

Kapalı İstiaredir. 


17. Soru

Bir kelimenin gerçek anlamı dışında kullanılması ne demektir?

Cevap

Mecaz, bir kelimenin gerçek anlamı dışında kullanılmasıdır.


18. Soru

İrsâl-i Mesel ya da Îrâd-ı Mesel ne demektir?

Cevap

İrsâl-i Mesel ya da Îrâd-ı Mesel, bu sanat manzum yahut mensur bir ifadede söze destek sağlamak, onu daha kolay benimsetmek için herkesçe kabul edilmiş bir başka sözü, özellikle “atasözünü kullanma” olarak tanımlanabilir.


19. Soru

“Başka bir şaire ait olan mısranın bir şiirde kullanılması” ne demektir?

Cevap

“Başka bir şaire ait olan mısranın bir şiirde kullanılması” tazmin terimiyle karşılanır.


20. Soru

Şeyhî’nin: “Melek misin yâ perîsin yâ rûh-ı kudsî aceb/Bu hüsn ile bu melâhat beşerde buluna mı?” beyti hangi sanata örnek olabilir?

Cevap

Şeyhî’nin: “Melek misin yâ perîsin yâ rûh-ı kudsî aceb/Bu hüsn ile bu melâhat beşerde buluna mı?” beytinde başvurduğu tecâhül güzel bir örnektir. Şair, sevgilisinin güzelliğini övmek için onun insan üstü bir varlık olmadığını bildiği halde bilmez görünmekte onu melek, peri hatta Cebrâil’e benzeterek güzelliğini abartmaktadır.


21. Soru

Ta‘lîm-i Edebiyyât’tan önceki edebiyat nazariyesine dair eserlerde ve klasik belâgat kitaplarında hangi terim görülmez?

Cevap

Ta‘lîm-i Edebiyyât’tan önceki edebiyat nazariyesine dair eserlerde ve klasik belâgat kitaplarında teşhis terimi yer almadığı gibi başka bir adlandırma ile de geçmez. Teşhis ve intakı “mecazın en etkili türleri” diye tanımlayan Recâizâde Mahmud Ekrem bunların gerçek sanatkârlar tarafından kullanıldığında söze bir değer katabileceğini, aksi takdirde anlatımda basitliğe düşüleceğini ileri sürer.


22. Soru

Fuzûlî ''Su Kasidesi''ndeki: ''Hâki pâyine yetem der ömrlerdir muttasıl/Başını taştan taşa vurup gezer âvâre su'' beytinde suyun gürül gürül akışını, Hz. Peygamber’in ayağının toprağına ulaşabilmek için hasretle başını taştan taşa vurarak akması şeklinde göstermek, hangi sanatı örnekler?

Cevap

Fuzûlî ''Su Kasidesi''ndeki: ''Hâki pâyine yetem der ömrlerdir muttasıl/Başını taştan taşa vurup gezer âvâre su'' beytinde suyun gürül gürül akışını, Hz. Peygamber’in ayağının toprağına ulaşabilmek için hasretle başını taştan taşa vurarak akması şeklinde göstermek Hüsn-i ta‘lîl sanatını örnekler.


Kayıt Yenileme (Ders Ekle Sil)
7 Şubat 2022 Pazartesi