aofsoru.com

Yaşlılarda Görülebilecek Sorunlar Ve Bakım Hizmetleri Dersi 6. Ünite Özet

Kronik Obstrüktif Akciğer Hastalığı Ve Bakımı

Giriş

Kronik obstrüktif akciğer hastalığı (KOAH), yaşlılarda sık görülen bir hastalıktır. KOAH genellikle 50’li yaşların sonu ve 60 yaşlardaki ortaya çıkması nedeniyle KOAH hastalığı yaşlı hastalıkları grubunda yer almaktadır.

Kronik Obstrüktif Akciğer Hastalığı

Kronik Obstrüktif Akciğer Hastalığının Tanımı

Kronik, uzun süredir devam eden; obstrüktif ise tıkayıcı/daraltıcı anlamına geldiğinden KOAH hastalığı toksik gaz ve partiküllere karsı hava yolları ve akciğerlerin kronik inflamasyonu olup genellikle ilerleyici ve kalıcı hava akımı kısıtlanması ile karakterize, önlenebilir ve tedavi edilebilir bir hastalıktır.

KOAH’da toksik gaz ve partiküllere maruz kalma sonucu akciğerlerde inflamasyon meydana gelir. İnflamasyon sonucunda; aşırı mukus üretimi, hava yollarında fibrozis, daralma, akciğer parankim yapıda ve damarlarda hasar oluşur. Bütün bunlar hava hapsine ve hava akımının kısıtlanmasına yol açar.

Kronik Obstrüktif Akciğer Hastalığında Risk Faktörleri​​​​​​​

KOAH, genetik yatkınlık ve çevresel etkenlerle etkileşim sonucu ortaya çıkan kronik bir hastalıktır. Sigara içmek hastalığın en önemli nedeni olmakla birlikte toksik gaz ve partiküllere maruz kalma risk faktörleridir. Ayrıca yaş ve cinsiyet, düşük sosyoekonomik durum, yetersiz beslenme, enfeksiyonlar, akciğerlerin büyüme ve gelişimindeki sorunlar hastalığın ortaya çıkmasında etkili olan diğer risk faktörleridir.

Kronik Obstrüktif Akciğer Hastalığında Semptomlar

KOAH’ta görülen en önemli semptomlar;

  • Nefes darlığı,
  • Öksürük,
  • Balgam çıkarma,
  • Hışıltılı solunum ve göğüste sıkıntı hissi

Semptomlar gün içinde değişkenlik göstermekte ve sabah saatlerinde daha yoğun hissedilmektedir.

Göğüs ağrısı, yorgunluk, iştahsızlık, kilo kaybı, hipoksi, siyanoz, ödem, baş ağrısı, anksiyete ve depresyon KOAH’da görülen diğer semptomlardır.

Kronik Obstrüktif Akciğer Hastalığında Tanı

KOAH’ın tanısında öykü, fizik muayene ve spirometrik ölçümler önemlidir. KOAH olduğu düşünülen her olguda hastadan; detaylı bir tıbbi öykü alınmalı ve kronik semptomlar, sigara içme durumu, mesleki maruziyet, iç/dış ortam hava kirliliği, kronik akciğer hastalıklarına ilişkin aile öyküsü, alevlenmeler, hastaneye yatışlar, komorbiditeler, komplikasyonlar ve hastanın kullandığı ilaçlar sorgulanmalıdır.

Kronik Obstrüktif Akciğer Hastalığında Tedavi

KOAH hastalığının tedavisinde;

  • Farmakolojik Tedavi
  • Non- Farmakolojik Tedavi
  • Cerrahi Tedavi

olmak üzere üç temel tedavi yöntemi söz konusudur.

Hasta Eğitimi

Hasta eğitimi Non-Farmakolojik Tedavi yöntemleri arasında yer almaktadır. KOAH hastalığına tanı konulduktan sonra tedavi sürecinde hasta ve hasta yakınları mutlaka bilgilendirilmelidir. Hasta eğitiminin tıbbi adı Pulmoner Rehabilitasyon olarak adlandırılmaktadır. Pulmoner Rehabilitasyon’un amaçları arasında;

  • Semptomları azaltmak,
  • Hastanın fonksiyonel ve emosyonel durumu optimize ederek günlük yaşama katılımı ve yaşam kalitesini arttırmak,
  • Hastalığın sistemik etkilerini geri döndürerek ya da stabilize ederek sağlıkla ilişkili harcamaları azaltmak,
  • Uzun dönem sağlıkla ilişkili davranış değişikliğini sağlayabilmek yer almaktadır.

Kronik Obstrüktif Akciğer Hastalığında Bakım

KOAH’lı hastanın bakımında dikkat edilmesi gereken konular şunlardır:

  • Risk faktörlerinden kaçınma
  • Akciğerleri temizleme teknikleri
  • Solunum egzersizleri
  • Oksijen tedavisi
  • Etkili inhalasyon yöntemleri
  • Egzersizin eğitimi
  • Doğru beslenme
  • Enerji tasarrufu teknikleri
  • Atakların erken fark edilmesidir.

KOAH Hastalığında Risk Faktörlerinden Kaçınma

  • Maruziyetten Kaçınma
  • Sigaranın Bırakılması
  • Aşı

Akciğerleri Temizleme Teknikleri

Balgam çıkarma, KOAH’ın en önemli semptomlarından biridir. Zor çıkan balgam, KOAH hastalarında önemli bir sorundur. Akciğerlerin temizlenmesi yani balgamın çıkarılması ile hasta, tekrarlayan enfeksiyonlardan korunmuş olur.

Solunum Egzersizleri

KOAH’lı hastalara diyafragmatik solunum ve büzük dudak solunumu teknikleri öğretilmeli ve hastaların bu teknikleri doğru bir şekilde yapmaları sağlanmalıdır.

Diyafragmatik Solunumunda;

  • Rahat bir pozisyon seçilmeli,
  • Bir el önde göğüs kafesinin hemen altında diğer el de göğüs kemiğinin üzerinde olacak şekildekonulduktan sonra, nefes alıp verilmeli ve solunum kaslarının hareketler hissedilmeli,
  • Yavaş derin bir nefes alındıktan sonra kontrollü olarak nefes verilmeli,
  • Dinlenilmeli ve dinledikten sonra bu işlem 2-3 kez tekrarlanmalıdır.

Büzük Dudak Solunumunda ise;

  • Önce burundan yavaşça nefes alınmalı,
  • Islık çalacakmış gibi dudaklar büzülüp, nefes yavaşça büzülmüş olan dudaklardan üflenmeli,
  • Nefesin dışarı çıkması için güç harcanmamalı ve nefes kesilene kadar işlem sürdürülmelidir.

Oksijen Tedavisi

KOAH hastalarında oksijen tedavisi için oksijen konsantratörü ve oksijen tüpü kullanılır.

Oksijen Tedavisi Alırken Dikkat Edilmesi Gereken Kurallar:

  • Oksijen tedavisinin günde en az 15-16 saat (özellikle geceleri) uygulanması gerekir.
  • Önerilen oksijen akış hızının dışına çıkılmamalıdır.
  • Oksijen konsantratörünün düzenli bakımı yapılmalıdır.
  • Nazal kanül ve nemlendiriciler temiz tutulmalı, kirlendiğinde değiştirilmelidir.
  • Oksijen gazının yanma özelliği olduğu için oksijen cihazlarının yanında kibrit, çakmak yakılmamalı ve sigara içilmemelidir.

Etkili İnhalasyon Yöntemleri

  • Ölçülü Doz İnhaler Kullanımı
  • Kuru Toz İnhaler
  • Handinhaler Kullanımı
  • Turbuhaler Kullanımı
  • Diskus Kullanımı
  • Aeresol Kullanımı

Nebulzatör Tedavisi

Nebulzatör Tedavisi: Nebulzatör, solunum sıkıntısının çok fazla olduğu durumlarda ilaçları hava yollarına Daha iyi iletebilmek amacıyla kullanılmaktadır. Bu araç, aparat kullanılırken dikkat edilecek bazı hususlar vardır:

  • Nebulizatörün kullanım kılavuzu dikkatli bir şekilde okunmalıdır.
  • Nebulizatör ağızlıkla veya maskeyle kullanılabilir. Acil durumlarda maske tercih edilmelidir.
  • Nebulizatörün düğmesi açıldıktan sonra sakin bir şekilde nefes alıp verilmelidir.
  • Nebulizasyondan sonra yüz yıkanmalıdır.
  • Nebulizatörün kılavuzda belirtildiği şekilde temizlenmediği takdirde mikroplar için uygun bir ortam olabilmektedir.
  • Temizlemeden önce ürünün elektrik bağlantısı kesilmelidir.
  • Nebulizatör, nemli bir bezle 2-3 günde bir silinerek tozları alınmalıdır. Temizlik, su ile nemli bir bez ile yapılmalıdır. Temizlik bezine sabun veya temizleyici maddeler sürülmemelidir.
  • Nebulizatör kitinin temizliği, ılık su ile yapılmalıdır.
  • Nebulizatör haznesi ve kablosu her kullanımdan sonra sabunlu su ile temizlenmeli, iyice durulanmalı ve kurutulmalıdır.
  • Nebulzatörün içine bez sürülmemelidir.
  • Nebulizatör seti düzenli ve kullanım yoğunluğuna bağlı olarak 15 günde bir veya ayda bir değiştirilmelidir.
  • Nebulizatör kuru ve direkt güneş ışığı almayan bir alanda saklanmalı ve tüylü alanlar üzerinde (halı, battaniye) bırakılmamalıdır.
  • Nebulizasyon 10-15 dakika kadar sürer. 20 dakikadan uzun sürüyorsa teknik servis aranmalıdır.
  • Nebulizatör sadece ataklar sırasında tercih edilmeli sürekli inhaler tedavi yerine kullanılmamalıdır.

KOAH Hastalarının Egzersizlerinde Dikkat Etmeleri Gereken Noktalar:

  • Egzersizden önce ısınma sonrasında soğuma hareketleri yapılmalıdır.
  • Egzersiz sırasında hafif kıyafetler ve spor ayakkabısı giyilmelidir.
  • Egzersiz, yemek yedikten en az bir saat sonra yapılmalıdır.
  • Egzersiz yaparken yeterli sıvı alınmalıdır.
  • Egzersiz olarak yürüyüş yapılacaksa mümkün olduğunca düz yolda veya zeminde yapılmalıdır.
  • Soğuk havalarda dışarda egzersiz yapmak yerine kapalı alanlar tercih edilmelidir.

Aşağıdaki durumlarda ise egzersizler sonlandırılmalıdır.

  • Göğüste ağrı ya da baskı hissinin olması
  • Baş dönmesi ya da mide bulantısı olması
  • Soğuk soğuk terleme olması
  • Hırıltının aşırı bir şekilde artması
  • Eklem veya kaslarda aşırı ağrı olması
  • Çok yorgunluk hissedilmesi

KOAH Hastalarının Beslenme Konusunda Dikkat Etmeleri Gereken Noktalar:

  • Yemekler yavaş ve iyi çiğnenerek yenilmelidir.
  • Yemek yerken dik oturulmalıdır.
  • Çiğneme ve yutmayı kolaylaştırmak için yumuşak ve sulu besinler tercih edilmelidir.
  • Fazla sıvı alınması; solunum yollarının nemlenmesini, mukusun yumuşamasını ve kolay atılmasını sağlar. Bu nedenle sıvı alımı artırılmalıdır.
  • Posalı yiyecekler kabızlığı ve ıkınmayı önlediği için posalı (lifli) besinlerin alımı artırılmalıdır.
  • Gaz yapıcı yiyecek ve içecekler midenin gerilmesine neden olarak solunumu zorlaştırdığı için gaz yapıcı yiyecek ve içeceklerin alımı azaltılmalıdır.
  • Yüksek karbonhidratlı besinler (şekerli, nişastalı ve unlu besinler) solunum güçlüğüne yol açabileceğinden bu besinler mümkün olduğunca az tüketilmelidir.

Enerji Tasarrufu Teknikleri:

Aşağıda verilen basit önlemlerle gün içinde harcanan enerji en aza indirilebilir.

  • Ev içinde taşınması gereken tüm malzemeler tekerlekli bir masa veya araba ile itilerek gerekli yerlere götürülmelidir.
  • Giyinme, duş alma, makyaj yapma, yemek pişirme ve benzeri aktiviteler oturarak yapılmalıdır.
  • Ev içinde sürekli kullanılan malzemeler kolay ulaşılabilecek yerlere konulmalıdır.
  • Eğilme, gerilme ve uzanma gibi hareketler mümkün olduğunca az yapılmamalıdır.
  • Yemek yedikten sonra yiyeceklerin sindirilmesine yardımcı olmak için dinlenilmelidir.
  • Banyo tabureye oturarak, duş kullanarak yapılmalı ve banyo sonrası kurulanmak için bornoz kullanılmalıdır.
  • İhtiyaç duyulduğunda mutlaka dinlenilmelidir.

Atakların (Alevlenmeler) Erken Fark Edilmesi:

Alevlenmeler genellikle enfeksiyonun neden olduğu, KOAH’ın belirti ve bulgularının kötüleştiği durumdur. KOAH hastaları yılda yaklaşık 1-4 kez alevlenme yasarlar. Ataklar daha çok kış aylarında olmakla birlikte herhangi bir zamanda da olabilir. En sık görülen atak nedeni enfeksiyonlardır. Atakların erken fark edilmesi için enfeksiyon gelişip gelişmediği kontrol edilmelidir.

Enfeksiyonun belirtileri;

  • Balgamın sarı yeşil renge dönüşmesi
  • Balgam miktarında artma
  • Daha sık veya daha şiddetli öksürme hissi
  • Aktivite veya istirahat durumunda kısa kısa soluk almak
  • Solunum sırasında hışıltı sesinin olması
  • Soğuk algınlığına ait belirtilerin olması (burun akıntısı, boğaz ağrısı, titreme ve ateş)
  • Nefes darlığında artıştır.

Ağır ataklar, hasta için korkutucudur ve paniğe neden olur. Atak olması durumunda günlük kullanılan ilaçlar yetersiz kalır ve hastaneye gitmek gerekir.


Yukarı Git

Sosyal Medya'da Paylaş

Facebook Twitter Google Pinterest Whatsapp Email