aofsoru.com

Turizm Ulaştırması Dersi 2. Ünite Özet

Karayolu Ulaştırması

Giriş

Karayolları, turizm kaynaklarına ulaşımı hem kitlesel hem de bireysel olarak sağlayan ve insanlara seyahatleri esnasında serbestlik sağlayan ve zevkli kılan bir ulaştırma türüdür. Karayolu ulaştırması günümüzde, özellikle turizm endüstrisinde, çok önemli bir yere sahiptir. Hızla gelişen teknoloji sayesinde karayolu ulaşım araçları da istenen konfor, güven ve hıza kavuşmaya başlamıştır. Bu da turizm faaliyetlerini olumlu etkilemektedir.

Karayolu Ulaştırması

Karayolları, kervanlarla malların taşındığı ilk çağlardan beri önemini koruyan ve insanlar tarafından en çok yararlanılan bir ulaştırma türüdür. Özellikle insanlık tarihinin ilk dönemlerinde göçebe hayatının gelişimi, ulaşım ihtiyacını doğurmuş, bu da insanların birbirlerini ve eşyalarını karayollarında taşımalarına neden olmuştur. Yeryüzünde, aynı kıta üzerinde, yol yapımı için gerekli masraflar yapıldığı takdirde karayoluyla ulaşılamayacak nokta yoktur. Karayollarının önemli bir özelliği de gereksinim duyulan kadar kaliteli veya gereksinim duyulan asgari niteliklere sahip farklı yollar yapılabilir olmasıdır. Karayolu ulaşım araçları, aynı zamanda değişik amaçlara uygun olarak kullanılabilecek çok geniş seçeneklere sahiptirler. Üstelik karayolları, ilk yapım yatırımı olarak diğer ulaştırma çeşitlerine göre hem daha ucuz hem de daha kısa sürede yapılabilme özelliğine sahiptir. Tüm bu bileşenler bir araya geldiğinde, dünya üzerinde en çok kullanılan, en yaygın ve en ücra köşelere kadar ulaşan ulaşım ağının karayolu ulaşım ağı olacağı açıktır.

Temel Kavramlar

Karayolu Ulaştırması Faaliyetleri

Karayolu ulaştırması faaliyetleri taşınanın niteliğine göre iki ana gruba ayrılır:

  • Yolcu taşımacılığı
  • Eşya taşımacılığı

Karayolu yolcu taşımacılığı faaliyetleri ise aşağıdaki gibi gruplandırılabilir:

  • Şehiriçi veya banliyö taşımacılığı
  • Taksi taşımacılığı
  • Otobüsle tarifeli uzun mesafe taşımacılığı
  • Charter, paket tur ve diğer arızi servisler
  • Havaalanı mekikleri
  • Okul ve personel servisleri

Karayolları

Kara ulaştırma araçlarının gidiş gelişini temin amacıyla inşa edilen yapının bütününe yol denir. Üzerinde motorlu taşıtların hareket etmesine imkân sağlamak üzere kamunun yararlanmasına açık olan arazi şeritleri, köprüler, tüneller, her türlü sanat yapıları, koruma yapıları ve diğer alanların bütününe karayolu denir. Otoyollar yüksek standartlara sahip, trafik seyrinde asgari hız sınırlaması uygulanan, seyahat hızı yüksek ve üzerinde erişme kontrolünün uygulandığı karayollarıdır. Belediyeler veya diğer kurumların sorumluluğunda bulunan yollar dışında kalan ve transit trafiği illere, limanlara, tersanelere, havaalanlarına, demiryolu istasyonlarına ve sınır kapılarına kesintisiz olarak ulaştıran ana karayollarına devlet yolu denir. Geliş ve gidiş trafiği, ayırıcı bir engel ile birbirinden ayrılmış olan ve birden fazla gidiş ve geliş şeridi bulunan karayollarına bölünmüş yol denir. Devlet ve il yolları ağı dışında kalan köyü; köye ve bağlılarına, il, ilçe ve bucak merkezleri ile devlet ve il yollarına bağlayan yollara köy yolu denir.

Motorlu Taşıtlar

Karayolu ulaştırmasının temel elemanlarından biri taşıtlardır. Karayolunda insan, hayvan ve yük taşımaya yarayan araçlara “taşıt” denir. Taşıtlardan makine gücü ile yürütülenlere “Motorlu Taşıt”, insan ve hayvan gücü ile yürütülenler ile bir araç tarafından çekilen römorklara “Motorsuz Taşıt” denir. Motorlu taşıtları yolcu taşıtı, yük taşıtı ve diğer taşıtlar olarak gruplandırmak mümkündür. Otomobil, minibüs, otobüs ve motosiklet yolcu taşıtlarıdır. Kamyonet, kamyon, çekici, arazi taşıtı ve triportör yük taşıtlarıdır. İtfaiye aracı, arazöz, cankurtaran (ambulans), kurtarıcı, motor karavan, sakat aracı, zırhlı araç gibi özel amaçlı taşıtlar ile traktörleri de içeren yol ve iş makineleri diğer taşıtlardır. Diğer taşıtların birincil işlevi ulaştırma dışında belli bir işin yapılmasıdır.

Yakıt Tüketimi ve Enerji Verimliliği

Karayolu ulaştırmasında araçların yakıt tüketimi genellikle 100 kilometrede tüketilen hacimsel yakıt miktarı olan “litre/100 km” ile ifade edilmektedir. Yakıt tüketimi hıza ve ulaştırmanın yapıldığı ortama göre farklılık göstermektedir ve broşür ya da reklamlarda yer alan belli şartlarda ölçülmüş değerler bir işletmeci açısından önem arz etmemektedir. Esas olan alınan işe karşılık tüketilen yakıt miktarıdır. Ulaştırma sektöründe yolcu taşımacılığında alınan iş yolcu-kilometre ile ifade edilir:

Alınan iş= Biletli yolcu sayısı × Taşıma mesafesi (km)

Yapılan işe genellikle arz edilen (iş) koltuk-kilometre adı verilir.

Arz edilen iş= Koltuk kapasitesi ×Taşıma mesafesi (km)

Alınan işin, arz edilen işe oranına ise yolcu yük faktörü veya doluluk oranı denir.

Bu bilgiler çerçevesinde karayolu ulaşım araçlarının yolcu taşımacılığında kullanımında yakıt tüketimi ve enerji verimlilikleri ile ilgili olarak aşağıdaki sonuçlara varmak mümkündür.

  • Yolcu yük faktörleri yüksek olduğunda otobüs gibi toplu taşıma araçlarının enerji verimlilikleri yüksektir.
  • Elektrik enerjisinin hidroelektrik santrallerden elde edildiği durumlarda, şehiriçi ve iliçi taşımacılıkta otobüsler enerji verimliliği bakımından elektrikli raylı sistemlerin gerisindedirler.
  • İster benzinli, ister dizel olsun otomobiller her zaman için enerji verimliliği bakımından otobüslerin gerisindedirler.
  • Ulaşım zamanı faktörü göz önünde bulundurulduğunda YHT otobüsün önüne geçmektedir.
  • Ulaşımın şehir içinde veya şehirlerarasında yapılması araçların enerji verimliliklerini değiştirmektedir.

Karayolu Ulaştırmasının Gelişimi

Karayolu ulaştırması önceleri eşyaların yaya veya sedyeler kullanılarak taşınmasıyla başlamıştır. Bu tür taşımada özel yollara ihtiyaç duyulmadığından insanların sürekli geçerek oluşturdukları patikalar da ilk yollar olmuştur. Evcilleştirilmiş hayvanlar örneğin öküzler, taşımacılıkta kullanılmıştır. Ama atların evcilleştirilmesi ulaştırma açısından önemli bir dönüm noktası olmuştur. Karayolu ulaştırmasının gelişiminde en önemli aşamalardan diğeri de tekerleğin icadıdır. Tarihçilere göre en eski uzun mesafeli yol 2.800 kilometre civarındaki uzunluğuyla Anadolu ve Güneybatı Asya’dan geçerek Akdeniz’i, Basra Körfezi ile birleştiriyordu. Hiç şüphesiz ki eski çağların bilinen en uzun yol ağı İpek Yolu’dur. Bu yol ağı milattan öncesinden başlayarak, yeniçağın başlarına kadar yüzlerce yıl boyunca doğu ile batı arasındaki bağlantıyı sağladı. Antik çağların en iyi yol inşaatçıları Romalılardı. MÖ dördüncü yüzyıl ile MS 400 arasında, Roma İmparatorluğu’nun hakim olduğu topraklar üzerinde yaklaşık 80.000 kilometre uzunluğunda bir yol ağı oluşturmuştu. İlk trafik kurallarının da Romalılar tarafından oluşturduğu anlaşılmaktadır. Romalılardan sonra ortaçağda tekerlekli araba kullanımı neredeyse ortadan kalktı. Ortaçağ boyunca en önemli taşıma aracı yeniden at oldu. Ancak, tekerlekli arabalar 16’ıncı yüzyıldan başlayarak tekrar yaygınlaşmaya başladı. 18’inci yüzyılda İskoç mühendis John Loudon McAdam bugünkü modern yol teknolojisinin başlangıcı olan toprak ve kırma taş karışımı agrega yol kaplamasını (makadam) uyguladı. 19’uncu yüzyılda demiryolunun ve trenin icadı karayollarının gelişiminde bir duraklama dönemi yaşanmasına neden oldu. Ancak, otomobille birlikte yol makinalarının icadı ve gelişmesi 20’inci yüzyılın başlarından itibaren dünyanın her tarafında yol yapımını hızlandırdı. 1920’lerde Almanya, Amerika Birleşik Devletleri ve İtalya’da otoyollar yapılmaya başlandı. Günümüzde dünya karayolu ağının toplam uzunluğu, otoyollarda dahil olmak üzere, 100 milyon kilometreyi geçmektedir. Bu uzunluk dünya demiryolu ağının yaklaşık olarak 90 katıdır.

Atlar, tekerlek ve arabadan sonra motorlu araçların icadı karayolu ulaşımında devrim niteliğindeki diğer bir adım olmuştur. Motorlu araçların gelişimi buhar makinasının icadıyla başlamıştır.

1900’lerin başlarında Almanya, Amerika Birleşik Devletleri ve Fransa en önemli otomobil üreticileri konumuna gelmişlerdi. O yılların popüler üreticileri olan Almanya’da Daimler-Benz, Opel; Amerika Birleşik Devletleri’nde Ford ve General Motors; Fransa’da Peugeot ve Renault bugünde önemli otomotiv üreticileri arasındadırlar. Ford firmasının sahibi Henry Ford, otomobili halkın aracı yapmak üzere T Modelini geliştirmiş ve 1908 yılında piyasaya sunmuştur. T Modelinin üretimi otomotiv endüstrisinde ilk seri üretimin başlangıcı olmuştur. Otobüs önceleri çeşitli denemelerde bulunulmuşsa da bir 20’inci yüzyıl ürünüdür. İlk düzenli şehiriçi otobüs servisi 1904 yılında Londra’da başlamıştır. Otobüslerin esas gelişimi dizel motorunun tekâmülünden sonra olmuştur.

Son yıllarda artan çevre duyarlığı, ekonomik davranma eğilimleri karayolu ulaştırmasında hibrid ve elektrikli araç kullanımına yönelişi göstermektedir. Hidrolik veya rüzgâr enerjisi gibi yüksek verimli kaynaklardan elde edilen elektriğe dayalı araçlar daha az enerji ile daha çok iş yapabilmektedirler.

Türkiye’de Karayolu Ulaştırması

Türkiye Cumhuriyeti’nin ilk yıllarında çok ihmal edilen karayolları, yanlış politikalar yüzünden yıllar geçtikçe önemini artırmıştır. Türkiye’de karayolu taşımacılığı en olumsuz ve güç koşullara karşın, ön planda tutularak kitle taşımacılığı ikinci plana itilmiştir.

Karayolları

Karayollarının Tarihçesi

19. yüzyılın ikinci yarısından itibaren ülkemizde kasabaları kentlere, kentleri iskele ve demiryollarına bağlayan karayolları yapılmış ancak Osmanlı İmparatorluğu'nun son yıllarında ve uzun savaş yıllarında bu yollar bakımsız kalmıştır. 1910 ve 1913 yıllarında ulaşım çalışmalarına daha çok önem verilmiş, yeni kanunlar çıkarılarak, karayolu, demiryolu ve limanlar konusunda planlama çalışmaları başlatılmış ve bu uygulamalar Cumhuriyet döneminde de devam etmiştir. 1942/1943 yıllarında ise mevcut karayollarının çağdaş standartlara yükseltilmesi çalışmaları başlamıştır. Yeni tekniklerle yeni yollar yapılması, bunu gerçekleştirecek kadroların eğitilmesi ve ülke çapında faaliyet gösterecek bir teşkilatın kurulması çalışmalarına başlanılmasına karar verilmiştir. Ülkemizde karayollarının yapımına II. Dünya Savaşı'ndan sonra önem verilmeye başlanmıştır. Bir taraftan ABD yardımı, diğer taraftan 1950 yılında çıkartılan Karayolları Kanunu uyarınca yol yapımının Karayolları Genel Müdürlüğü'ne verilmesi, aynı zamanda karayolları yapımına ayrılan ödeneğin arttırılması karayolu yapımını hızlandırmıştır.

Karayollarının Bugünkü Durumu

Türkiye’nin karayolu ağı otoyollar, devlet yolları, il yolları ve köy yollarından meydana gelmektedir. Bunların haricinde turistik yollar, orman yolları ve şehiriçi yollar mevcuttur. Otoyolların, devlet ve il yollarının plan, proje, yapım, bakım ve işletilmesi Karayolları Genel Müdürlüğü’ne verilmiştir. Turistik yolların yapım ve bakımı, Kültür ve Turizm Bakanlığınca sağlanan finansmanla Karayolları Genel Müdürlüğü tarafından yapılmaktadır. Köy yolları İl Özel İdare Müdürlüklerinin, orman yolları Orman ve Su İşleri Bakanlığı’nın, şehiriçi yolları ise belediyelerin sorumluluğundadır. Karayolları Genel Müdürlüğü’nce yayınlanan bilgilere göre 1 Ocak 2012 tarihi itibariyle otoyollarımızın uzunluğu 2.119 kilometre, devlet yollarımızın uzunluğu 31.372 kilometre, il yollarımızın uzunluğu 31.558 kilometredir. Bu yolların 20.273 kilometrelik kısmı bölünmüş yoldur. Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) tarafından yayınlanan verilere göre 2010 yılındaki köy yolu uzunluğu ise 302.398 kilometredir.

Motorlu Kara Taşıtları

Tarihçe

Osmanlı arşivlerine göre ilk otomobil 1904 yılında Reji İdaresi tarafından ithal edilmiştir. Gümrük yöneticileri bu araca, “kendi kendine hareket eden” anlamında “zatü'lhareke” adını takarlar. Ancak, devrin hükümeti, İstanbul sokaklarının otomobil işlemesine müsait olmadığı gerekçesiyle, aracın kente girişinin yasaklanmasına ve geldiği yere iadesine karar verir. Otomobilin İstanbul'a kalıcı bir biçimde gelebilmesi, 23 Temmuz 1908 tarihinde ilan edilen II. Meşrutiyet sonrasına rastlar. Bazı kaynaklarda belirtildiğine göre, kullanma amacıyla İstanbul’a ilk otomobili getiren, Basra mebusu Züheyirzade Ahmet Paşa'dır. 1908-1914 yılları arasındaki dönemde, çoğu resmi olmak üzere, İstanbul'da 100-150 otomobilin bulunduğu tahmin edilmektedir. 1926 yılı başında Türkiye’deki motorlu araçların toplam sayısı tahminen; motorlu arabalar 3.200– 3.304; kamyonlar 1000–1200, motosiklet yaklaşık 400 civarındadır. 1939 yılına gelindiğinde ise motorlu taşıt sayısı 10.684’e ulaşmıştır.

Türkiye İstatistik Kurumu’nun 2010 yılı verilerine göre Türkiye’de trafiğe kayıtlı 7.544.871 otomobil, 208.510 otobüs, 386.973 minibüs, 726.359 kamyon, 2.399.038 kamyonet ve 2.389.488 motosiklet bulunmaktadır. Türkiye’de karayolu yolcu taşımacılığı otomobil dışında büyük ölçüde otobüs ve minibüs kullanımına dayalıdır. 2010 yılı istatistiklerine göre Türkiye’de toplam enerjinin %22’si ulaştırma sektöründe kullanılmıştır. Karayolunun ulaştırma sektörü içindeki enerji tüketim payı %84’tür.

Motorlu Kara Taşıtları Üretimi

Türkiye’de ilk motorlu kara taşıtı üretim tesisi Ford Motor Company’nin 1929 yılında İstanbul’da kurduğu montaj fabrikasıdır. Ancak, Büyük Buhran’dan etkilenen bu fabrika 1934 yılında kapatılmıştır. 1954 yılında ise Türk Willys Overland Ltd. orduya cip ve kamyonet üretmeye başlamıştır. Bir yıl sonra da Türk Otomotiv Endüstrisi A.Ş. bir kamyon fabrikası kurmuştur. Türkiye’nin gerçek anlamda ilk yerli otomobili 1961 yılında Eskişehir’de Tülomsaş’ta üretilen “Devrim” olmuştur. Seri üretimi başarılan ilk yerli marka otomobil Anadol olmuştur. Bir İngiliz firmasına tasarlatılan ve Ford motor kullanan Anadol’un üretimi 1966 yılında başlamış ve 1982 yılına kadar sürdürülmüştür. 1960’ların sonlarına doğru Fiat lisanslı otomobilleri Murat markasıyla üreten Tofaş ve Renault lisanslı otomobilleri yine Renault markasıyla üreten Oyak-Renault otomobil fabrikaları kurulmuştur. İlk otobüs üretimi ise 1963 yılında İstanbul Otobüs Karöseri San. A.Ş. tarafından Magirüs otobüslerinin montajı ile olmuştur. 2012 yılı itibariyle Türkiye’de motosiklet hariç motorlu araç üreten 16 firma bulunmaktadır. Bu firmaların iki tanesi tamamen yabancı sermaye, dokuz tanesi yabancı sermaye paylı yatırımlar olup, on üçü lisansa dayalı olarak yabancı markaların üretimini yapmaktadırlar.

Turizm Endüstrisi ve Karayolu Ulaştırması

Karayolu ulaşımını turizm açısından cazip kılan başlıca faktörleri aşağıdaki gibi sıralayabiliriz:

  • Daha ucuz maliyetli olması
  • Zaman esnekliği,
  • Güzergâh esnekliği
  • Erişim kabiliyeti
  • Taşıma kabiliyeti

Özel veya kiralık otomobille seyahatlerde, grup taşımalarında kalkış ve varış saatleri kullanıcının isteğine ve ihtiyacına göre ayarlanabilir. Aynı varış noktasına gidiş için farklı güzergâhlar seçilerek, ilgi çeken yerlerin görülmesi imkânı vardır. Özel veya kiralık otomobille seyahatlerde, seyahatin amacı gereği ihtiyaç duyulabilecek kayak takımları, kano, dalgıç eşyaları, sörf tahtası, müzik aletleri, bisiklet gibi eşyanın taşınması daha kolaydır. Yeni nesil otobüsler klima, tuvalet ve lavabo, CD/DVD oynatıcılar, sıcak içecek kolaylıkları, mikrodalga, buzdolabı ve tekerlekli sandalye ile erişim kolaylıklarıyla donatılabilmektedir. Bunların yanında karayolları grup halinde seyahat etme imkânı da sağladığı için, turizm endüstrisinin karayollarından yararlanmaması düşünülemez. Özellikle otobüsler ucuz olmaları nedeniyle tur operatörleri tarafından paket turlarda kullanılan araçlardır. Bu olumlu yanları yanında, karayolu ulaştırma araçlarının, özellikle otomobillerin, yüksek yolcu yük faktörü (doluluk oranı) ile çalıştırılmadıklarında; yakıt tüketimleri yüksektir, emisyonlar ve gürültü ile çevreye olumsuz etkileri vardır. Kaza riski daha yüksektir. Yüksek nüfus yoğunluğuna sahip ve yol alt yapısı yetersiz yerlerde trafik tıkanıklıklarına yol açmaktadırlar. Ancak, bu olumsuz yanları, yüksek doluluk oranında toplu taşımacılık ile giderilebilir.

Turistik Otobüs İşletmeleri

Tur programlarındaki yerel ulaşımda tercih edilen otobüsler çoğunlukla seyahat acenteleri tarafından özel turist taşımacılığı yapan turistik otobüs işletmelerinden kiralanır. Turistik otobüs işletmeleri, seyahat işletmelerine her yılın başında o yıl uygulayacakları ücretleri yazılı olarak teklif şeklinde gönderirler. Tura çıkacak grup büyüklüğüne göre otobüs işletmesinden minibüs, midibüs veya büyük otobüs kiralanabilir. Otobüs firmaları seyahat işletmesi tarafından istenilen vasıta türü ve büyüklüğüne göre fiyat uygulamaktadırlar.

Araç Kiralama (Rent a Car)

İnsanları araç kiralamaya yönelten başlıca dört ana neden vardır: İş seyahatleri, tatiller, kendi arabalarının kullanılamayacak durumda olması ve yük ve/veya eşya taşıma gereksinimi. Araç kiralama işlevini yerine getiren araç kiralama şirketleri, doğrudan tüketiciye araç kiralayabildikleri gibi, belirli bir komisyon karşılığında anlaşmalı seyahat acentaları, tur operatörleri, havayolu işletmeleri ve toptancı şirketler (car rental brokers) aracılığı ile de tüketiciye hizmet verirler. Araç kiralama şirketleri havayolu, demiryolu şirketleri, oteller ve otel zincirleri, seyahat acenteleri ile oluşturdukları iş birlikleri aracılığıyla bunların veya kendilerinin müşteri programları kapsamında ayrıcalıklı kiralama seçenekleri sunmaktadırlar. Kiralama işlemi, en az bir yıllık geçerli bir sürücü belgesine sahip, geçerli kredi kartı olan ve 25 yaşından küçük olmayan kişilere yapılır.

Karayolu Taşıma Yönetmeliği ve Yetki Belgeleri

Karayolu Taşıma Yönetmeliği kamuya açık karayolunda motorlu taşıtlarla yapılan yolcu ve eşya taşımalarını, taşımacı, acente, taşıma işleri komisyonculuğu, taşıma işleri organizatörlüğü, nakliyat ambarı işletmeciliği, kargo işletmeciliği, lojistik işletmeciliği, terminal işletmeciliği, dağıtım işletmeciliği ve benzeri taşımacılık faaliyetlerini yapanlar ile taşıma işlerinde çalışanları, taşımacılık faaliyetlerinde yararlanılan her türlü taşıt, araç, gereç, yapı, tesis ve benzerlerini kapsar. Karayolu Taşıma Yönetmeliğine göre karayolu taşımacılığı faaliyetlerinde bulunacaklar yetki belgesi almak zorundadırlar. Karayolu yolcu taşımacılığı ile ilgili yetki belgesi türleri aşağıdaki gibidir:

  • A türü yetki belgesi: Ticari amaçla otomobille yolcu taşımacılığı yapacak gerçek ve tüzel kişilere verilir.
  • B türü yetki belgesi: Otobüsle uluslararası ve yurtiçi yolcu taşımacılığı yapacak gerçek ve tüzel kişilere verilir.
  • D türü yetki belgesi: Otobüsle yurtiçi yolcu taşımacılığı yapacak gerçek ve tüzel kişilere verilir.
  • F türü yetki belgesi: Ticari amaçla yolcu taşımacılığı alanında acentelik yapacak gerçek ve tüzel kişilere verilir.

Karayolu Taşıma Yönetmeliğinde taşımacılık faaliyetlerinin genel kuralı aşağıdaki gibi ifade edilmiştir: “Taşımacılık faaliyetleri; ekonomik, seri, elverişli, güvenli, çevreye kötü etkisi en aza indirilecek, fert, toplum ve çevre sağlığı ile bunların güvenliğini olumsuz yönde etkilemeyecek ve kamu yararını gözetecek tarzda serbest rekabet ortamında gerçekleştirilir.”


Yukarı Git

Sosyal Medya'da Paylaş

Facebook Twitter Google Pinterest Whatsapp Email