aofsoru.com

Eğitim Sosyolojisi Dersi 8. Ünite Özet

Bilgi Toplumunda Eğitim Ve Öğretmenlik Mesleği

Eğitim Okul ve Değişim

Bireylerin olduğu gibi toplumların da üretme, yaratma ve sorun çözme güçlerinin gelişmesi ve kültürel kimliklerinin oluşması gördükleri eğitimin türüne, içeriğine, niteliğine ve yapısına bağlıdır. Sosyal, ekonomik ve teknolojik gelişmelerin toplumsal değişimi hızlandırdığı çağdaş toplumda, ancak eğitiminin amacını, sürecini, içeriğini ve uygulanışını da sürekli yenileyerek, yeni nesilleri sadece bugün için değil gelecek için de hazırlayarak değişime uyum sağlanabilir. Araştırmalara göre, daha yüz yıl önce mevcut mesleklerin sadece yüzde beşi özel bilgi ve beceri gerektirmekteydi. Bugün ise mesleklerin yüzde yetmişi “uzmanlık bilgisi gerektiren iş” olarak sınıflandırılmaktadır (Darling-Hammond, 2005,s.4). Hızlı sosyal, kültürel ve teknolojik değişime uyum sağlayamayan sıradan bir okul sistemi, toplumsal ve teknolojik değişimin etkisiyle çocuklarını eğitme gücü zayıflayan aile ve kitle iletişim araçlarının sağladığı içeriği kontrol edilemeyen yaygın eğitim, bilgi çağında yaşayacak insanı eğitemez.

Toplumsal Değişim ve Öğretmenlik

Sanayi toplumundan bilgi toplumuna geçiş süreci hem yaygın ve örgün eğitimi hem de öğretmenlik mesleğini çok yönlü etkilemektedir. Bu toplumsal ve teknolojik dönüşüm, topluma bilgi sunan ve bireylerin öğrenmesini sağlayan kurumlara kendiliğinden “eğitici” bir işlev yüklemiş ve ana-babanın eğitici rolüne olduğu kadar öğretmenlik mesleğine de rakip olan, onun geleneksel gücüne meydan okuyan ve itibarını sarsan yeni kurumlar ortaya çıkarmıştır. Modern toplumun ürünü olan bu yeni bilgi ve iletişim kurumlarının belli başlılar dergi ve gazeteler, sinema, radyo, televizyon, internet (Google, You tube, Face book TeacherTube, SchoolTube, StudentTube, Diigo, Google Earth), sivil toplum örgütleri ve benzeri kurumlardır. Bu yeni eğiticiler, hem ana-baba gibi geleneksel yaygın eğitimcilerin hem de profesyonel öğretmenin bilgiye sahip olma ayrıcalığını ortadan kaldırarak, onların eğitici işlevlerini zayıflatmaya başlamıştır. Bilgi toplumunun yaygın “eğiticileri” olan bu yeni bilgi ve iletişim merkezleri en fazla öğretmenlik mesleğini, özellikle de öğretmen eğitimini ve öğretmenin sahip olduğu bilgi sahibi olma ayrıcalığını etkilemiştir. Bilgi toplumunda sorun bilgiye ulaşmak veya bilgiyi aktarmak değil, eleştirel bir yaklaşımla mevcut “bilgi okyanusunda “doğru” bilgiyi bulup kullanmak ve daha da önemlisi “bilginin kendisini üretecek beceri ve yaratıcılığa sahip olmaktır.

Bilgi Toplumunda Öğretmen

Bilgi çağı, bütün geleneksel kurum ve mesleklere olduğu gibi öğretmenlik mesleğine de meydan okumakta ve onu değişime zorlamaktadır. Her aile, toplum ve devlet çocuklar› kendi ideallerine göre eğitmek ister. Geleneksel toplumda olduğu gibi günümüz toplumunda da eğitim her ne kadar ailede başlamaktaysa da, çağdaş toplumda hem milli kültür hem de meslek eğitiminin planlı ve verimli olarak yapıldığı kurum okul, sorumlusu da öğretmendir. Okulun yan› sıra, küresel bilgi toplumunda ortaya çıkan, yukarda da sözünü ettiğimiz güçlü bilgi ve iletişim kurumları yetişen nesilleri aile, okul ve öğretmenler kadar, hatta bazı konularda onlardan daha fazla etkilemektedir. “Çocuklarımızı kim eğitiyor” endişesinden kurtulmak ve onları bu yeni “eğitici” odaklardan yararlanabilecek ama onların olası zararlı etkilerinden korunabilecek bilgi, beceri ve erdemle yetiştirmek için, yeni bir eğitim sistemine ve yeni bir öğretmen modeline ihtiyaç vardır. Her alanda olduğu gibi eğitimde de rekabet küresel boyutta yaşanmakta, küresel ölçekte en iyi olan en fazla beğenilmekte ve en güçlü eğitici etkiyi yapmaktadır. Küresel bilgi toplumunda çocukları, gençleri ve hatta ana-babaları, bu içeriği sürekli artan ve değişen küresel bilgi ve kültür “sağanağına karşı hazırlamak ve onları, bu “sağanağı,” “bereketli yağmurlara” dönüştürecek bilgi ve beceri ile donatmak, okulun ve öğretmenin işidir. Bu değişimden en çok etkilenen kurum yaygın ve örgün boyutuyla eğitim, dolayısıyla da çocuklarımız olmaktadır. Ana-babanın çocuklarına ayıracak yeteri kadar vakti olsa bile, öğrenilecek bilgi ve becerinin katlanarak arttığı, bilgisayar teknoloji ve programlarının eğitimde kullanıldığı, bilgi toplumunda ana-babanın çocuklar üzerindeki eğitici etkisi giderek azalmaktadır. Okullar giderek ailenin görev ve sorumluluklarını da üstlenmeye başlamıştır. Öğretmenle çocuk arasındaki ilişki ve etkileşim diğer bütün mesleklerden farklı, uzun süreli ve çok boyutludur. Özellikle de modern toplumunda, öğretmen ve öğrenci arasındaki ilişki ve etkileşim bütün zamanlardan daha uzun ve yoğun yaşanmakta, hem çocuğun birey olarak gelişimi hem de toplumun geleceği için hayati bir anlam kazanmaktadır. Öğrenilmesi gereken bilgi ve becerinin katlanarak arttığı çağdaş toplumda eğitim ve öğretim ancak uzman bir kurum olan okulda yapılabilir. Bir okulu başarılı veya başarısız kılan, öğrencilerin bireysel yeteneklerini geliştirmelerini, kendilerine, ulusa ve insanlığa faydalı bilgi, beceri ve değerlerle yetişmelerini sağlayan en önemli güç öğretmendir.

Öğretmenin Nitelikleri

Bir tohumun uygun bir ortamda ve usta bir Bahçıvan’ın elinde bir meyve ağacına dönüşmesi gibi, insanın bedensel, zihinsel ve duygusal potansiyeli de ancak anne-baba ve öğretmenin sağladığı bilgi ve sevgiyle kuşatılmış bir ortamda açılır, büyür ve gelişir. Bu anlamda insanın büyümesini, gelişmesini ve sahip olduğu potansiyeli kullanır hale gelmesini sağlamak tüm toplumların gelişimin merkezindeki gerekliliktir.

Öğretmenlik Mesleği

Meslek, “bir kimsenin geçimini sağlamak için yaptığı sürekli iş ve birbirine bağlı bilimsel veya felsefi düşünceler birliği; bir fikir çevresinde toplanmış çeşitli bilgiler, dizge, sistem” olarak tanımlanmaktadır. Ülkemizde öğretmenlerin yasal konumu, 1739 Sayılı Milli Eğitim Temel Kanunu’nun 43. maddesi ile düzenlenmiştir. “Öğretmenlik, devletin eğitim, öğretim ve bununla ilgili yönetim görevlerini üzerine alan özel bir ihtisas mesleğidir. Öğretmenler, bu görevlerini Türk Milli Eğitiminin amaçlarına ve temel ilkelerine uygun olarak ifa etmekle yükümlüdürler. Öğretmenlik mesleğine hazırlık genel kültür, özel alan eğitimi ve pedagojik formasyon ile sağlanır. Yukarıda belirtilen nitelikleri kazanabilmeleri için, hangi eğitim kademesinde olurlarsa olsun, öğretmen adaylarının yükseköğrenim görmelerinin sağlanması esastır. Yukarıda yasa ifadelerinde de görüldüğü gibi, öğretmenlik yüksek öğrenim gerektiren özel bir uzmanlık alanıdır. Ancak, ülkemizde öğretmenlik mesleği, meslekleşme konusunda önemli bazı sıkıntılarla da karşı karşıyadır.

Meslekleşme Koşulları Açısından Öğretmenlik

Bir uğraş alanının profesyonel meslek olarak kabul edilebilmesi için bazı şartları taşıması gerekmektedir. Tezcan’a (1996) göre, meslekleşme koşulları şunlardır:

Uzmanlık Bilgisi - Örgün Eğitimden Geçme

Ülkemizde öğretmenler, uzmanlık eğitimi alarak yetiştirilmektedirler. 16 Mart 1848’de, ilk öğretmen okulunun açısından beri, öğretmenliğin bir okulu olması gereği kabul edilmektedir. öğretmen ihtiyacının karşılanmaması ve özellikle fen edebiyat fakültelerinin öğretmen yetiştirmiyoruz tavrı içerisinde hemen hemen tüm mezunlarının öğretmen olarak istihdam edilmeleri mesleğin gelişimini olumsuz olarak etkilemektedir. Ayrıca toplumsal ve ekonomik gelişmeye paralel olarak eğitimde yeni uzmanlık alanları (eğitim psikolojisi, eğitim yönetimi, eğitim teknolojisi, ölçme değerlendirme, vb.) ortaya çıkmıştır. Öğretmenler bu alanlarda da çalıştırılmaya başlayınca, hem bu alanların gelişmesi hem de öğretmenlik mesleğinin gelişimi, bu durumdan olumsuz olarak etkilenmiştir. Tüm bunların yanında Milli Eğitim Bakanlığı öğretmen yeterliklerini tespit ederek öğretmen yetiştirme konusunda kuramsal anlamda önemli bir adım atmıştır.

Giriş Denetimi

Meslek örgütleri ve devlet, giriş denetimi ve mesleki uğraş vereceklerin standartlarının belirlenmesinde temel konuma sahiptir. Talim ve Terbiye Kurulu hangi alanlardan mezun olanların “Öğretmenlik Meslek Bilgisi Sertifikası (Pedagojik Formasyon)” almak şartıyla öğretmen olabileceklerini belirlemiştir.

Meslek Ahlakı (Etik)

Öğretmenin iyi bir konu uzmanının olmasının yanında güvenilir olması da gerekir. Eğitimde fırsat eşitliğinin sağlanması, öğrenciler arasında herhangi bir ayırım gözetmeme, öğrenci-öğretmen ilişkilerinde belli kuralların dışına çıkmama, öğrencileri dershaneye gitme, özel ders alma gibi konularda zorlamama, öğrencileri, notla korkuyla, tehdit yoluyla korkutmama, kendi inanç ve fikirlerini öğrencilere zorla kabul ettirmeme, eğitimde yer alan etik değerlere örnek olarak verilebilir.

Çalışma Özgürlüğü

Meslek olmanın diğer bir koşulu da tam bir çalışma özgürlüğüne sahip olmaktır. Ülkemizde öğretmenlerin büyük çoğunluğu, devlet okullarında görev yapmaktadır büyük ölçüde devlete çal›flan öğretmenler devletin gözetim ve denetimine tabidirler

Meslek Kuruluşları

Meslek kuruluşları açısından öğretmenlerimiz büyük bir deneyime sahiptirler. Ülkemizde öğretmenlerin örgütlenme hareketleri 1908 yılına kadar uzanmaktadır (Akyüz, 1978). Günümüzde başlıca eğitim sendikaları şunlardır. Eğitim Bilim ve Kültür Emekçileri Sendikası (EĞİTİM SEN), Türkiye Eğitim ve Öğretim Hizmetleri İşkolu Kamu Çalışanları Sendikası (TÜRK EĞİTİM SEN), Demokratik Eğitimciler Sendikası (DES), Eğitimciler Birliği Sendikası (EĞİTİM BİR).

Hizmet Koşulları

Öğretmenlerin hizmet koşulları, diğer profesyonel meslek mensuplarına göre göreli olarak daha dezavantajlıdır. Kalabalık okul ve sınıflar, köylerde çalışma ve bazı temel gereksinmelerin bile karşılanmaması, öğretmenlerin hizmet koşullarını olumsuz olarak etkilemektedir

Toplumca Meslek Olarak Tanınma

Öğretmenlik, toplum tarafından meslek olarak kabul gören meslekler arasındadır. Özellikle Türk toplumunda bir takım kültürel faktörler de öğretmenliği olumlu olarak desteklemektedir.

Öğretmenin Standartlaşan Nitelikleri

Öğretmenlik mesleğinin standartlarının belirlenmesi ve yasal bir zemin kazanması son yirmi yılda mesleğe yönelik en belirleyici gelişmelerden biridir. Özellikle Amerika Birleşik Devletleri’nde 1980’lerde gelişmeye başlayan, “eğitimin belirli standartlara göre yapılması gerektiği” görüşü giderek güçlenmiş bu gün, anaokulundan üniversiteye kadar eğitimin her kademesinde ve hemen her seviyedeki sınıf ve ders için geliştirilmiş standartlar vardır. Öğretmenler, öğretim üyeleri, programlar ve kurumlar kendileriyle ilgili standartlara göre öğretim ve etkinliklerini düzenlemekte ve bu standartlara göre değerlendirilmektedir. Eğitimde standartlaşma hareketi, bütün eğitim kurumlarını olduğu gibi öğretmen eğitimini de çeşitli bakımlardan etkilemeye devam etmektedir. Bu bağlamda, öğretmen eğitimi programlarını akredite eden mesleki kuruluşlar bu programlar için ya yeni standartlar belirlemekte veya zaten var olan akreditasyon şartlarını standartlara dönüştürmektedirler (NCATE, 2006; INTASC, 1992; NBPTS, 1989)

Öğretmenlik Standartlar

Türkiye’deki öğretmen eğitimi programından mezun olan öğretmenler, öğretmenlerin sahip olması gereken genel nitelikleri tanımlayan aşağıdaki öğretmenlik standartlarını karşılamalıdır.

Genel kültür: Öğretmen adayı, Türkçe, matematik, fen bilimleri ve bilgisayar teknolojisinin temel bilgi ve becerilerine sahiptir, Türk kültürünü ve tarihini bilir, Atatürk’ün görüş ve ideallerini anlamıştır, demokratik değerlere inanır ve onları yaşar, eleştirel düşünme becerisi gelişmiştir, çevre bilincine sahiptir, küreselleşmeyi anlamıştır ve uyguladığı öğrenim etkinlikleri, sahip olduğu zengin genel kültür bilgi ve becerisini yansıtır.

Alan bilgisi: Öğretmen adayı, öğreteceği alanın yapısını, temel kavramlarını ve araştırma yöntemlerini anlar ve öğrettiği konular› öğrencileri için anlamlı hale getirecek öğrenme deneyimleri yaratır.

Öğrencinin gelişimi ve öğrenmesi: Öğretmen adayı, çocukların ve gençlerin nasıl geliştiğini ve öğrendiğini anlamıştır; uyguladığı eğitim etkinliklerinde onların fiziksel, zihinsel, sosyal ve duygusal gelişimlerini destekleyecek öğrenme fırsatları sağlar.

Öğrenciler arasında farklılıklar: Öğretmen adayı, öğrencilerin öğrenmeye yaklaşımlarındaki farklılıkları anlar ve farklı sosyal, ekonomik ve kültürel çevrelerden gelen veya bireysel yetenekleri farklı olan öğrencilere uygun öğretim fırsatları yaratır.

Öğretim stratejileri: Öğretmen adayı, öğrencilerin öğrenme, eleştirel düşünme, problem çözme ve uygulama becerilerini geliştirmek için, “öğrenci” ve “öğrenme” merkezli öğretim stratejileri uygular.

Öğrenme ortamları: Öğretmen adayı, yapıcı sosyal etkileşimi, öğrenmeye aktif katlımı ve öğrencilerin kendi kendini motive etmesini sağlayıcı bir öğrenme ortamı yaratırken, hem bireyi hem de grubu motive edecek bir yaklaşım sergiler.

İletişim bilgi ve becerisi: Öğretmen adayı, sınıfta aktif sorgulamayı, birlikte çalışmayı ve birbirini destekleyici etkileşimi geliştirmek için etkili sözel, beden ve medya iletişim tekniklerini kullanır.

Öğretimin planlanması: Öğretmen adayı, okutacağı konulara, öğrencilere, topluma ve müfredatın amaçlarına ilişkin bilgiyi esas alan öğretim etkinliklerini planlar ve uygular.

Deneyimlerinden ders alarak gelişme: Öğretmen adayı, yaptığı seçimlerin ve davranışların öğrenme topluluğu içindeki öğrenciler, veliler ve diğer meslektaşları üzerindeki etkilerini sürekli değerlendiren ve aktif bir şekilde mesleki gelişme için fırsatlar kollayan, deneyimlerini analiz eden ve onlardan ders alan bilinçli bir uygulamacıdır.

Toplumsal ilişkiler, çevreyle işbirliği ve meslek ahlakı: Öğretmen adayı, öğrencilerin öğrenmesini, sağlık ve mutluluğunu desteklemek için velilerle, ailelerle, okuldaki meslektaşlarıyla ve çevredeki toplumla iletişim kurar, görüşür ve etkileşir; öğretmen adayının çevreyle ilişki ve etkileşimi mesleki değerleri yansıtır.

İdealizm, çalışkanlık ve fedakârlık: Öğretmen adayı, öğrencilerin gelişmesine, öğrenmesine, sağlık ve mutluluğuna, onların Türkiye’yi çağdaş uygarlık seviyesinin üstüne çıkartacak bilgi, beceri ve erdemler kazanmasına ve öğretmenlik mesleğinin ve onurunun korunması ve daha da yüceltilmesi idealine kendisini adamıştır.

Demokrasi kültürü ve insan hakları: Demokrasi kültürünü özümsemiş olan öğretmen adaylar› sahip oldukları demokrasi bilgisini, inandıkları demokratik değerleri ve geliştirdikleri demokratik beceri ve davranışları sınıf içinde ve dışında sergiler, öğrencilerine de bu bilgi, değer, beceri ve davranışları özümsetmek için gerekli öğretim etkinliklerini uygular.

Eleştirel düşünce: Öğretmen adayları, eğitim kuram ve stratejilerine eleştirel bir bakış açısıyla yaklaşır ve öğrencilerine eleştirel düşünme becerisi kazandırmak için gerekli öğretim etkinliklerini uygular

Çevre bilinci ve değeri: Öğretmen adayının doğal kaynaklara ve çevreye ilişkin bilgi ve değerleri gerçekleştirdiği öğretim etkinliklerinde ve kaynakları kullanımında görülür.

Öğretmenlik standartları ve nitelikleri, eğitim fakültesi yönetici ve öğretim üyeleri ile işbirliği yapılan ilk ve orta dereceli okulları öğretmen ve yöneticileri tarafından tartışılarak geliştirilmelidir.


Yukarı Git

Sosyal Medya'da Paylaş

Facebook Twitter Google Pinterest Whatsapp Email