aofsoru.com

Yaşlı ve Hasta Bakım Hizmetleri Dersi 2. Ünite Özet

Yaşlılarda Görülen Biyolojik Ve Sosyal Değişiklikler

Giriş

Yaşlanma döllenmeyle başlar ve insan organizmasındaki bütün sistemlerin geri dönüşümsüz fonksiyon kaybı olarak tanımlanabilir.

Artık tüm ülkelerde görülen toplum yaşlanmasıyla bakıma ihtiyacı olan yaşlı sayısı artmaktadır. Tıbbi tarafının yanı sıra sosyal boyutu da olan yaşlılığın birey ve toplum açısından ne olduğu, sosyal kurumların tutumu ve sosyal politikaların neler olduğu gibi kavramlar önem kazanmaktadır.

Dünya Sağlık Örgütü yaşlılığı 65 yaş ve üzeri dönem olarak görmekte ve fizyolojik, sosyal, ekonomik, kronolojik, psikolojik sınıflandırmalar yapmıştır.

Yaşlılıktaki biyolojik değişiklikler ;

Fizyolojik yaşlanma kaçınılmazdır ve bir organizmada organların yaşlanma hızı farklı olmakla birlikte bireyden bireye de değişir.

Yaşlanma 50-60’lı yaşlarla birlikte hızlanır ve dış görünüşte değişimle belirginleşir.

Biyolojik yaşlanma tüm yaşamı kapsayan gittikçe ilerleyen bir süreçtir.

Yaşlanma biyolojisini açıklarken kullanılan teorilerde yaşlanma sürecini etkileyebilecek faktörlerin arasında genetik faktörler, çevresel zarar vericiler ve birikimi, bağışıklık sistemi ve değişiklikler yer almaktadır.

En dikkat çekici fizyolojik değişiklikler kalp damar sistemi ve solunum sitemi ile ilgili olanlardır.

Kişilerdeki yaşlanmaya bağlı olabilecek biyolojikfizyolojik değişikliklerle hastalıklara ait değişikliklerin bilinmesi gerekmektedir.

Kardiyovasküler sistem değişiklikleri;

Yaşlılıkta kalp kası hücrelerinin boyutlarının büyümesi nedeniyle kalp ağırlığında bir miktar artış meydana gelir.

Damar sertliği giderek artar.

Yaşlılarda kardiyovasküler hastalıklar en önemli hastalık ve ölüm nedenidir.

Ayağa kalktığımızda özellikle sistolik tansiyonumuzdaki belirgin düşüklük nedeniyle ortaya çıkan ortostatik hipotansiyon problemi yaşlı bireylerde daha sık olarak karşımıza çıkmaktadır.

Kalp kasının kasılma gücünün azalmasıyla kalbin dakikada pompaladığı kan miktarında azalma olur.

Hipertansiyon: kalbin kanı pompalarken damar duvarında oluşturduğu basınçtır, atardamarlarda kolajen ve düz kas oranı artarken elastik doku oranı azalarak hipertansiyon riskini arttırır.

Damarlardaki değişiklikler yaşlanmayla birlikte belirgin hale gelir, atardamarlar sertleşir, kısalır ve kalınlaşır.

Solunum sistemi değişiklikleri;

İlerleyen yaşla birlikte akciğerlerde silier kapasite azalır, savunma mekanizması zayıflar ve yaşlı bireyler akciğer enfeksiyonuna daha yatkın hale gelirler.

Sindirim sistemi değişiklikleri;

Yaşlılıkta sindirim siteminin hareket kapasitesi, salgı içeriği ve emilim düzeyi azalmaktadır.

Yaşın artmasıyla birlikte beş duyuda azalma olmaktadır.

Mide asiditesi azalır, Vit B12 yeterince emilemez ve eksikliğine bağlı pernisiyöz anemi ortaya çıkar, ve kabızlık problemi sık görülür.

Dişlerde de hem içerik hem de görüntü açısından değişiklikler yaşanır.

Sindirim yavaşlar, düşük mide asiditesi de kalsiyum emilimini azaltmaktadır.

Boşaltım sistemi değişiklikleri; Böbrek kitlesi ve fonksiyonlarındaki azalma nedeniyle böbrek yetmezliğine gidiş yaşlılarda daha kolaydır, işime sıklığı artar, idrar tutamama ve idrar yolu enfeksiyonu şikayeti sık görülür.

Genital sistem değişiklikleri; Kadınlarda östrojen azalmasına bağlı olarak vajen mukozasında kuruluk, tüplerde büzülme, rahim hacminin azalması ve memede küçülme dikkat çeker, erkeklerde prostat bezi büyüme eğilimindedir, testisler küçülür.

Kas iskelet sistemi değişiklikleri; Kemik dokusunun miktarı azalır; eklemin kıkırdak dokusunun azalması nedeniyle eklemde kısıtlılık oluşur ve bu durum eklemi travmalara açık hale getirerek kireçlenmeye neden olur; boylarının kısalması beklenen bir bulgudur.

Başın vücudun ve gövdenin yerçekimine karşı duruşunu sağlayan kas yapıları güçsüzleşir, kişiler kamburlaşır, bel kasları zayıflar.

Damarsal yapıdaki değişim nedeniyle beyne kan gitmesi azalır ve baş dönmesi ortaya çıkar, bu da yaşlının hareketini kısıtlar.

Kemik yıkımı artar, kemik erimesi gözlenir.

Denge kurmak ve dengeli yürümek aktivitesinde kısıtlılıklar ortaya çıkar.

Sinir sistemi ilgili değişiklikler; Yaşla birlikte öğrenme hızı, bilgiyi hatırlama hızı, motor kuvvet azalır; refleksler yavaşlar; kognitif fonksiyonlarda çok belirgin değişiklik olmaz.

İşitme ve görme sistemlerindeki değişiklikler; İşitme kaybı yaşlı bireyler arasında oldukça sık görülen bir problemdir, nedenleri;

  • Kulağa giden damarların özelliklerinin bozulması, eskisi gibi kan taşıma görevini yerine tam getirememesi
  • İşitmede çok önemli görevi olan işitme sinirinin de yaşlanması ve özelliğini kaybetmesi
  • Beyindeki işitme merkezinde problem olması, yaşla birlikte işlevinde azalma olmasıdır.

Kulak kiri miktarının da yaşla birlikte artmış olması işitme kalitesinin azalmasında etkilidir.

Daha hızlı ve daha çok bağırarak konuşurlar bu da ses irritasyonuna neden olur.

Yaşlanmanın en net görüldüğü organ gözdür, nesnelere odaklanma azalır ve görme kalitesi etkilenir.

Göz kamaşması, ani ışık değişikliği gece görüşünün ışığın azlığı nedeniyle bozulması gibi nedenlerle yaşlılar travmalara karşı dikkatli olmalı ve gece araba kullanmamalıdırlar.

Yaşlılarda görülebilecek gözle ilgili sağlık sorunlarının başında,

  • Görme keskinliğinde belirgin azalma
  • Göz yaşında belirgin azalma gelir.

Yaşın ilerlemesiyle birlikte önce yakın daha sonra da uzak gözlük ihtiyacı hissedilir.

Gözün gören noktası ile ilgili problem varsa kişi cisimlerin ortalarını göremez.

Yaşın artması ile birlikte glokom sıklığı da artmaktadır, tedavi edilmezse körlüğe kadar gidebilir.

Göz yaşında belirgin azalma, batma hissi yaşla birlikte dikkat çeker.

Gözden beyine giden sinirlerde zayıflama yaşlıların daha kolay düşmesine yol açar.

Derideki değişiklikler;

Kollajen liflerinin azalması, çevresel faktörler deride kırışıklıklar ve sarkmalara neden olur.

Derimizin işlevleri,

  • Vücut ısısını düzenlemek
  • Terlemeye yardımcı olmak
  • Vücut sıvılarının korunmasını sağlamak
  • Altında bulunan organları, zararlı olabilecek dış etkenlerden korumak ve enfeksiyon etkenlerinin girişine engel olmaktır.

Derinin fonksiyonunun zayıflamasıyla yara iyileşmesi ve vücut ısısının düzenlenmesi zorlaşır, kahverengi lekelenmelerde artış görülür.

Yağ bezleri sayı ve işlev olarak azalır, ter bezlerinin sayısı ve büyüklüğü azalır, tırnaklar matlaşır ve çabuk kırılır, saç grileşir, zor uzar.

Bağışıklık sistemindeki değişiklikler;

Bağışıklık siteminin fonksiyonlarında yavaşlama ile enfeksiyon hastalıklarına duyarlılık artar ve enfeksiyonlar daha ciddi seyredebilir.

Enfeksiyonlarla mücadelede ve bağışıklık sistemini güçlendirmede diyetin önemi oldukça fazladır.

Alerjik şikayetlerin azalması ise sevindirici bir bulgudur.

Yaşlanmayla bağlı biyolojik değişiklikler için bkz. s31, grafik 2.1.

Temel Sosyal Değişiklik

Yaşlılık fiziksel değişikliklerin yanı sıra sosyal değişiklikleri de beraberinde getirir. Sosyal yaşlanmayla ilişkili olarak çeşitli teoriler:

  • Yaşamdan geri çekilme teorisi: Kişinin yaşamdan ayrılması kavramı ortaya çıkar.
  • Aktivite teorisi:Yaşlıların aktif bir şekilde yaşamın içinde olmasıdır.
  • Devamlılık teorisi: Yaşlılar kaybettikleri sosyal rollerin yerine geçebilecek başka roller kazanırlar.
  • Eksiklik teorisi: Zihinsel yeteneğin azalmasının yaşlılığa bağlanmasıdır.
  • Alt kültür teorisi: Yaşlıların ortak özelliklerinin birleşerek bir alt kültür oluşturmasıdır.
  • Yaşa bağlı tabakalaşma teorisi: Yaş gruplarına göre sosyal konumları belirleyip tabakalara ayırmaktır.
  • Modernleşme teorisi: Modernleşmeyle yaşlının statü ve rol kaybı fazlalaşır.
  • Etiket teorisi: Yaşlıya etiket yapıştırılmakta ve bir çok rolden soyutlanmaya çalışılmaktadır.

Sosyal yalnızlaşma ;

Sosyal politikalar , ekonomik durum yaşlıların statüsünü belirleyen en temel unsurdur. Çocukların evden ayrılması, eş kaybı gibi durumlar sosyal yalnızlaşmayı getirir. Yalnızlık hissinin iki boyutu vardır:

  • Duygusal :Yaşlının kendini güven içerisinde hissetmesi duygusal yalnızlık sorununa engel olur.
  • Sosyal yalnızlık: Kişinin etkinliklerde aktif rol almaması, kendi yaşıtları ile etkin bir iletişim kuramamasıdır.

Yaşlılıktaki sosyal problemler zaten var olan sağlık sorunlarının daha da ağır yaşanmasına neden olur.

Türk toplumu geleneksel anlayışı içerisinde yaşlısının yanında olmasına rağmen değişen hayat koşulları nedeniyle çekirdek aileye dönüşüm söz konusudur.

Yaşlılar ve ekonomik durum;

Emeklilikle birlikte kişilerin normal kazandıkları ücret miktarının azalması ve yaşanan sağlık sorunları nedeniyle yaşlılar emeklilik sonrası çok ciddi maddi problemler yaşamaktadırlar.

Yoksul kesimde yaşayanlarda ve düzenli işi olmayanlarda işsizlik hali yaşlılarda daha belirgindir. Kadın yaşlılarda yalnızlık ve yoksulluk daha sık görülmektedir. Bunun nedenleri:

  • Kadınların daha fazla ve ciddi sağlık problemi yaşaması,
  • Sosyal güvence sıkıntısı,
  • Dul maaşının düşüklüğü,
  • Kronik hastalıkların kadınlarda daha sık olmasıdır.

Yaşam şekli;

Yaşlıların sosyalleşmesini,

  • Yerleşim yerinin kırsal ya da kentsel bölge olması • Aile bireylerinden uzak olup olmamaları
  • Geleneksel aile yapısı etkilemektedir.

Kırsal alanda yalnız yaşayan yaşlılar için çevre desteği devam etmekle birlikte, şehir merkezinde yaşlılar huzurevi ya da yaşlı bakım evi gibi merkezlerde kalmaktadırlar. Yaşam kalitesi kötü olan ve sosyal problemler yaşayan yaşlılar temel olarak:

  • ileri yaş ( 80 ve üzeri)
  • gelir düzeyi oldukça düşük
  • kronik hastalığı olan, hatta bu hastalık nedeniyle bağımlılığı olanlar
  • sürekli ilaç kullanmak zorunda olanlar
  • çok az arkadaşı olup zaten bunları görmekte zorlananlar
  • akrabalarından çok uzakta oturanlar
  • ev dışı uğraşları olmayanlar yada zaman ayıramayanlardır.

Sosyal statü ve rol;

Kişiler yaşlandığında bağımlı ve tüketici gibi görünmelerinde toplumların yaşlılara çizdiği rol etkin olmaktadır.

Bu çizilen roller içerisinde:

  • yaşlıların kendi yaşıtlarıyla vakit geçirmek istedikleri
  • hoşgörülü , anlayışlı olmadıkları
  • yaşlılığın son derece sabit bir dönem olduğu
  • yaşlıların sağlıklı olamayacakları
  • üretken olamayacakları gibi ifadeler vardır.

Yaşlıların sevilen ve sayılan bireyler olduğu düşüncesi hakim olan toplumlarda yaşlılar kendilerinin işe yaradığını düşünecek ve ruhsal sıkıntıları azalacaktır.

Kişiler kaliteli ve aktif yaşam hedefini gözetmeliler. Yaşlı ayrımcılığı ileri yaş grubundaki bireylere karşı oluşan ön yargıyı tutum ve davranışlar yoluyla ortaya koymaktır.

Yaşlıya yönelik şiddet, bağımlı hale gelen hasta bireylere bakıcıları tarafından uygulanan sıkıntılı bir durumdur.

Yaşlı istismarı ve ihmali de bir şiddet türüdür ve en çok şu alanlarda yaşlı istismarı gözlenmektedir.

  • fiziksel
  • ekonomik
  • duygusal
  • ihmal
  • terk etme

Şiddetle başa çıkmak için planlama yapılması ve uygulamaya geçilmesi son derece önemlidir.

Sağlıklı yaşlanma ön koşulu olarak yapılması gerekenlerin grafiği için bakınız: s39 grafik 2.3

Toplumla Bütünleşme

Sosyal rehabilitasyonda sosyal sağlığı sağlamak ve korumak ana hedeftir. Bu sosyal ortamlarda yaşlının sıkıntısı olduğu zamanlarda bunların çözümü için verilen hizmete de sosyal hizmet adı verilmektedir. Yaşlılar:

  • sorunlarını çözebilecek güçtedir, fakat farkında değildir
  • sorunları çözecek gücü yoktur, sosyal hizmetlerle bu güç yeniden kazandırılmalıdır
  • ya da ortamı gereği, ne yapılsa o sorunu çözecek güç kazandırılamaz.

Öncelikli olarak yaşlı grup bu problemlerden hangi aşamadadır ona karar verilmeli sonrada sosyal hizmet adına gereken yapılmalıdır.

Sosyal çalışma üç aşamadan oluşur:

  • Sosyal bakım: İhtiyacı olan bireylerin temel gereksinimlerini karşılamaktır.
  • Sosyal tedavi: Davranışsal problemlerinin belirlenmesi ve çözümü için gerekli tekniklerden yararlanılmasıdır
  • Sosyal rehabilitasyon: Topluma katılımı hedefleyen bir çalışmadır.

Yaşlılara yapılan bu sosyal hizmetler kişinin güçlü olan yönleri ve aile üyelerinden destek alan toplum tabanlı bakım yaklaşımı çerçevesinde olmalıdır.

Sosyal hizmet uzmanı toplum temeli yaklaşımda önemli bir elemandır.

Ülkemizde SHÇEK tarafından oluşturulan yönetmelik 2008 yılında yürürlüğe girmiştir.

Bkz: s 40 tablo 1 de Türkiye’de ki huzurevi sayısı ve kapasiteleri.

Bu kuruluşların ortak hedef koruyucu ve önleyici sosyal hizmetlerin bütüncül yaklaşımla sunulmasıdır.

Yaşlılara sunulan bir diğer sosyal hizmet kavramı da evde bakım hizmetleridir.

Buradaki amaç:

  • kişilerin kendi ortamında ve aile çevresiyle yaşamlarını sürdürmeleri,
  • evlerinde yaşayan yaşlıların sosyal ve psikolojik ihtiyaçlarını gidermek,
  • çeşitli aktivitelere yaşlıyı da katmaktır.

Evde bakım hizmetleri içerisinde,

  • evde yardım,
  • evde takip hizmeti,
  • evde tıbbi bakım,
  • süreli bakım,
  • eve yemek servisi,
  • evde bakım onarım tamirat işleri,
  • telefonla yardım servisi yer almaktadır.

Sağlıklı yaşlanabilmek için toplumların bilinçlendirilmesi ve gerekli önlemlerin alınması şarttır.


Yukarı Git

Sosyal Medya'da Paylaş

Facebook Twitter Google Pinterest Whatsapp Email