aofsoru.com

Sınıf Yönetimi Dersi 6. Ünite Özet

Plan-Program Düzeni

Giriş

Plân, program, gelecekte nelerin nasıl yapılacağını, hangi kaynakların nasıl kullanılacağını gösteren bir araçtır. Bu yönüyle plân ve program, geleceğin bugünden görülmesini sağlar. Bu çok önemli bir yarardır. Bir işin plânı ve programı yapılmışsa, o iş büyük ölçüde bitirilmiş, geriye sadece belirlenenlerin yapılması, yani uygulama kalmıştır. İşlerin asıl zor kısmı, plân ve programının yapılmasıdır. Hedeflerin belirlenmesi, kaynakların sağlanması, hedeflerle kaynaklar arasındaki ilişkilerin kurgulanması, plân ve program yapma işidir.

Öğretim Etkinliklerinin Plânlanması

Plân ve program, kaynak kullanımını ekonomikleştirir, hedeflere götürücüdür, geleceğe bilinçle hazırlanma fırsatı verir, eksiklikleri, gereksenenleri önceden gösterir, hedeflere ulaşma zamanı ve düzeyi hakkında, uygulama öncesinde bilgi sağlar. Bütün bu nedenlerle, eğitsel etkinlikler ciddi ve titiz bir plân gerektirir.

Plân bir araçtır, eğitsel hedeflere götürmeye hizmet etmesi gereken bir araç. Bir plânı kimin yaptığı o kadar önemli değildir. Bir eğitim plânının ön değerlendirmesinde şu sorulara yanıt aranmalıdır:

  • Öğretmenin bir plânı var mıdır?
  • Bu plân eğitsel hedeflere ulaştırıcı mıdır?
  • Öğretmen bu plânı uygulayarak eğitsel hedeflere ulaşabilmekte midir?

Amaç plân yapmak ya da yapmamak değil, öğrencileri eğitsel hedeflere ulaştırmaktır. Buna hizmet eden plân, iyi plân; bu plâna uygun ders işleyen öğretmen, iyi öğretmendir.

Amaç, Plân-Program İlişkileri

Eğitim, bireylerin istenen davranışları göstermeleri, istenmeyenleri de değiştirme- leri olarak tanımlanabilir. Burada sözü edilen “istenen” lerin neler olduğu Millî Eğitim Temel Kanunu’nda açıkça belirlenmiş, ders programlarında açıklanmıştır. Bunlar, Türk Millî Eğitimi’nin amaçlarıdır. Eğitim Bakanlığı, okullar, yöneticiler, öğret- menler, dersler, programlar ve bunlar için ayrılan kaynakların hepsi, bu “amaç”ları gerçekleştirmenin “araç”larıdır. Bu durumda, önce amaçlar, yani ulaşılmak istenen sonuçlar ele alınmalı, diğer kaynak ve araçların hepsi, bu amaçlara götürücülükleri esas alınarak gündeme alınmalı ya da alınmamalıdır.

Plân ve programların değerlendirme ölçütleri de amaçlardır. Bunlar, amaçlara ne derece ulaştırmışlarsa o kadar “iyi” olarak değerlendirilirler. Eğitimde amaç, Millî Eğitim Temel Kanunu’nda belirlenen amaçlara öğrencilerin ulaştırılmasıdır.

Eğitimde bir dersin programı, (okutulacak konular listesi) bakanlıkça hazırlanarak okullara gönderilir. Bu program, o dersin amaçlarını gerçekleştirecek uygunlukta olmalıdır. Öğretmen, o dersin amaçlarından yola çıkarak, bu programı kullanarak, o amaçlara ulaştırıcı etkinliklerin yıllık, günlük, ünite plânlarını yapar.

Amaçlara Uygun Program Düzeni Oluşturmak

Bu iş için önce amaçlar sıradizini incelenmelidir. Millî Eğitim Temel Kanunu’nda yazılı olan Türk Millî Eğitimi’nin amaçları geneldir, eğitsel çabalar için genel hedefler koyar, ayrıntıya inmez. Ayrıntılı amaçlara, amaçlar sıradizini ile bakanlığın gönderdiği programlarda bulunan açıklamalarla ulaşılır.

İyi bir ders programı esnek olmalı, öğrenilenlerin uygulanmasına hizmet etmeli birden fazla grubun, sınıfın katılabileceği ortak projelere yer vermeli, öğrenci merkezli, kapsam olarak dar ama içerik olarak zengin olmalıdır.

Eğitim Plânlarının Yönetimi

Uygun öğrenme düzenlemeleri yapılırsa, herkes öğrenebilir. Bu düzenlemelerden biri de eğitim plânlarıdır. Yıllık plânlar, bir yıllık geleceği ayrıntıya inmeden görmeyi sağlar. Ders plânları ve günlük plânlar, geleceğin dar bir kısmının derinlemesine görülüp düzenlenmesine fırsat verir. Gelecekteki her değişim bilinemeyebileceğinden, plânın, gelecekteki değişmelere uyarlanabilecek esneklikte olması gerekir. Bu nedenle, öğretmenin plânlara ek çalışmalar koyması iyi olur. Bir uygulamayı gerçekleştirecek öğrenci grubunun o gün okula gelmemesi, bir araç veya makinanın arıza yapması, elektriklerin kesilmesi,... gibi durumlarda, plânlara yeni şekiller verilebilmelidir.

Plânlarda sıra, süreklilik ve bütünlük özellikleri gözetilmelidir. Sıra , içeriğin mantıksal bir düzen içinde verilmesidir. Önce öğrenilmesi gerekenler önce, bunların bilinmesine gerek duyulan etkinlikler sonra yer almalıdır. Süreklilik , öğrenmenin geçmiş ile gelecek ilişkisinin kurulmasıdır. Bir eğitsel durum, geçmiş bilgi ve etkinliklerden yararlanmalı, gelecektekiler için hazırlık oluşturmalıdır. Bütünlük, bir öğrenmenin, başka etkinliklerde de işe yarayacak şekilde plânlanması, bir derste kazanılanların, o dersin diğer dilimlerinde veya başka derslerde kullanılmasıdır.

Bir ders plânının ana bölümlerinin, hazırlık, uygulama, denetleme, pekiştirme dilimlerinden oluştuğu söylenebilir.

Hazırlıklar, öğrencilerin tanınması, hazır bulunuşluk düzeylerinin, ilgi ve gereksinimlerinin bilinmesi, hedef ve davranışların belirlenmesi, ortam ve olanakların incelenmesi, kaynak araç-gereç, deney, uygulama, gezi ve gözlemlerin, sürelerin, ders ortamlarının belirlenmesi, bunlar için meslektaşlar, uzmanlar, denetçiler, yöneticiler ve çevre ilgilileriyle görüşülmesi türü çalışmaları içerir.

Uygulama süreci, giriş, kazanım ve kullanım basamaklarıyla verilebilir. Giriş, ilgi çekme, amaç ve beklentiler, önem, yöntemin paylaşılması, geçmiş ve gelecek öğrenmelerle ilişkileri açıklama türü etkinliklerden oluşabilir. Kazanım, bilgilerin paylaşılması, bütünleştirilmesi, yapılışını, örneklenişini görme, yapma, özetleme, değerlendirme türü etkinliklerle olur. Kullanım, kazanılanların, gerekli ve uygun durumlarda davranış olarak gösterilmesidir. Bir derste kazanılanlar, aynı dersin diğer dilimlerinde, farklı derslerde ve günlük yaşamda kullanılabilmelidir. Uygulamaların sonunda denetim yapılır.

Pekiştirme, hedef davranışlarda alışkanlığın ve ustalığın sağlanması amacına yöneliktir. Bu süreçte kişi bilgiyi yineleme yanında, değişik durumlarda uygulayarak kullanabilmelidir. Ödevler bu amaçlara yöneliktir. Ödev, ders dışında veya derste, birey veya grupla yapılabilir. Arkadaş, destek, yardımlaşma ilişkisinin hedeflendiği ödevlerin grupça yapılması gerekir.

Hedef davranışların, önceden kazanılmış davranışlardan hangileriyle ilişkilen- dirileceği veya birlikte kullanılacağı da belirlenmelidir. Binişimli hedef davranışlarda, bir hedef davranışın gösterilebilmesi için, önceden öğrenilen davranışın önce gösterilmesi gerekir. Böylece öğrencinin önceki hedef davranışları ne derecede ve ne ölçüde gösterebildiği de belirlenerek, onlarla ilgili düzeltme ve geliştirme çalışmaları yapılabilir.

Plânlanan değerlendirme sütununda yalnızca değerlendirme ve geliştirme soruları yer almaz. Bu sütunda, plânın yapımı ve uygulanması sürecinde karşılaşılan olumlu-olumsuz durumlar, plân tekrar yapılıp uygulandığında değiştirilmesinin, eklenip çıkarılmasının daha iyi olacağı durum ve uygulamalarla ilgili bilgiler yer alır, düzeltme ve geliştirme önerileri bulunur. Eğer bir plânın değerlendirme ve geliştirme sütununa bir şey yazılmasına gerek görülmemişse, ya plân çok iyi hazırlanıp uygulanmış, ya da öğretmen eksiklikleri, daha iyileri görememiştir. Plân çok iyi hazırlanıp uygulanmışsa, ya da çok küçük değişiklikler önerilmişse, o plânın daha sonraki yıllarda uygulanması için, o yılların öğrencilerinin ilgi ve gereksinimlerine, yeni bilgilere, yeni araç-gereçlere göre yapılacak küçük düzeltme, ekleme, geliştirmelere göre farklılıklar oluşturularak, plânın tümü yenilenmeden kullanılması sağlanabilir. Plânlar, gösterilmek için değil, hedef davranışlara öğrencileri ulaştırmak içindir.

Örnek; Amaçlar arasında, öğrencilerin tamamının etkinliklere katılımının sağlanması varsa, küçük grup çalışmalarından yararlanılmalıdır. Plân, araçlardan uygulamalara, her şey için “en iyi”, “en uygun” olanı içermelidir. Bu iki kavramın ölçütü ise, ulaşılmak istenen hedef davranışlardır.

Hangi öğretim yöntemi, tekniği kullanılacaksa, onlarla ilgili araç-gereçler sağlanmalı, öğrenci özellikleriyle yöntem ve tekniklerin özellikleri ilişkilendirilmeli, başarı olasılığı yüksek tutulmalı, herkesin başarabileceği işler plâna alınmalı, başarı ödüllendirilmelidir.

Plânlarda görselliğin ve uygulamanın artırılması, öğrenmeyi de etkili kılar. Bilgisayar ve onunla birlikte kullanılan araçlar, öğrenme sürecini kısaltır, düzeltme ve geliştirmeyi sistemlileştirip kolaylaştırır, özdenetimi sağlar, başkalarına gereksinimi azaltır, yaparak, yaşayarak öğrenme fırsatı verir, sorumluluğu çoğaltır, bilgi ve örneğe ulaşmayı, ondan yararlanmayı kolaylaştırır.

Uygulama, çözümleme, birleştirme, değerlendirme geliştirme türü hedef davranışlara ulaşma, bu tür araçlarla daha kolay olur, çalışmaların çoğaltılıp çeşitlendirilmesi fırsatları oluşur. Ama bilgisayar teknolojisinin her şey olduğu da düşünül- memelidir. Bilgisayar, verdiklerimizi geri verdiğinde iyi bir kopyacı, ama sizin becerilerinizi geliştirmede sizin işinizi yaptığında iyi bir aldatıcıdır. Çünkü gelişmesi, öğrenmesi, düşünmesi, yapması, yanılması, bozması, düzeltmesi, sonunda hedef davranışlara ulaşması gereken bilgisayar değil, öğrencidir.

Ders araçları önce öğretmence gözden geçirilip kullanılmalıdır. Araçların çalışıp çalışmadığı, öğrenci kullanımına uygun olup olmadığı, hedef davranışlara plândaki gibi götürüp götürmeyeceği böylece belirlenebilir. Gözlem ve deneylerin de önce öğretmence yapılıp denenmesi iyi olur. Böylece plânın ana amacı gerçekleşir. Nelerin olacağı önceden görülebilir.

Plânın ödev diliminde, öğrenciye göre ödev yer almalıdır. Yoksul bir öğrenciye pahalı bir araç gerektiren ödev vermek, ek çalışmalar yapabilen bir öğrenciye, ona basit gelecek bir ödevi önermek, kaynaklara ulaşma sıkıntısı olandan, bol kaynak incelemeyi gerektiren çalışma istemek, sıkıntılar yaratır. Öğretmen, öğrencilere “şunları yapın, bunları getirin.” demeden önce, bilgileriyle onları yapıp yapamayacaklarını, olanak bulup bulamayacaklarını, ilgilerini çekip çekmediğini, zaman açısından onları ne derece sıkıntıya sokacağını, hedef davranışlara katkı özelliklerini... düşünmelidir.


Yukarı Git

Sosyal Medya'da Paylaş

Facebook Twitter Google Pinterest Whatsapp Email