aofsoru.com

Avukatlık Ve Noterlik Hukuku Dersi 4. Ünite Özet

Avukatın Yükümlülükleri

Avukat-Müvekkil İlişkisinden Kaynaklanan Yükümlülükler

Aydınlatma Yükümlülüğü : Avukatın aydınlatma yükümlüğünün kapsamı, somut olayın özellikleri ve şartları çerçevesinde belirlenir. Avukatın aydınlatma yükümlülüğü, müvekkilinin konuya ilişkin gerekli bilgiye sahip kılınmasına yöneliktir. Avukatın bu yükümlülüğünün kapsamı, müvekkilin kültür düzeyine, hukuki bilgisizliğine göre belirlenmelidir. Avukatın üstlendiği vekâlet görevi aydınlatma yükümlülüğünün yerine getirilmesini zorunlu kılar. Ancak bu yükümlülüğün yerine getirilmesinin vekil eden sebebi ile güçleştiği veya olanaksızlaştığı durumlarda avukat bu yükümlülüğü yerine getirmeye zorlanamaz.

Sadakat Yükümlülüğü : Sadakat yükümlülüğü, avukatın vekil edenine karşı olan diğer mesleki yükümlülüklerinin de temelini oluşturur. Sadakat yükümlülüğünün temelinde avukat ile vekil eden arasındaki özel nitelikte güven ilişkisi yer alır.

Sadakat yükümlülüğü, gerek vekâlet görevinin yerine getirilmesi sırasında, gerekse de vekâlet görevi bittikten sonra devam eder. Bu yükümlülük kapsamında avukat kendisine duyulan güvene uygun biçimde vekil edenin menfaatlerini korumalı ve kendi menfaatini vekil edeninkine tabi kılmalıdır.

Sadakat yükümlülüğünün alt gerekleri aşağıdaki gibidir:

  • Uygunsuz işlerin reddi zorunluluğu,
  • Çatışan menfaatleri temsil etmekten kaçınma yükümlülüğü,
  • Taraf değiştirmekten kaçınma yükümlülüğü (taraf değiştirme yasağı).

Edimini Özenle İfa Yükümlülüğü : Avukatın üstlendiği vekâlet görevini özenle yerine getirme yükümlülüğü, Avukatlık Kanunu’nun 34. maddesinde düzenlenmiştir. Avukatlık kamu güvenliğine mazhar hizmetlerden biri olarak yüksek özen yükümlülüğünü gerektirir. Avukatlık gösterilmesi gereken özenin objektif nitelikte olması gereken bir meslektir. Avukatın özen yükümlülüğünün gereklerini yerine getirmemesi, hukuki yaptırımların (maddi-manevi tazminat) yanı sıra, disiplin yaptırımlarına maruz kalmasına da sebep olabilir. Özen yükümlülüğünün avukat tarafından gereği gibi yerine getirilmemesi durumunda menfaatlerinin boşa çıkmasından doğan vekil eden zararının avukat tarafından tazmini gerekir. Avukatın özen yükümlülüğünün gereğini yerine getirmediği hususunda ispat yükü vekil edene düşer. Yine avukat özen yükümlülüğünün gereklerini yerine getirmediğinde Avukatlık Kanunu’nun 34. maddesine aykırılık söz konusu olur ve böyle bir durumda üzerine düşen edim yükümlülüğünü özenle ifa etmeyen avukata disiplin cezası verilmesi gerekir.

Edimini Şahsen Yerine Getirme Yükümlülüğü : Avukat, kural olarak üstlendiği işi bizzat yapmakla yükümlüdür. Verilen vekâletnamede avukat başkasını tevkile yetkili kılınmış ise, yazılı sözleşmede aksine hüküm bulunmadıkça, vekâlet verilen avukat bu işi başka bir avukat ile birlikte veya başka bir avukata vererek takip ettirebilir. Avukatın üstlendiği bir işi tevkil yetkisi dâhilinde bir meslektaşına devretmesi halinde, tevkil olunan avukat, işi şahsen yerine getirmekle yükümlü olan tevkil eden avukatın yerine kaim yani alt vekil olur. Tevkil eden avukatın yerine geçen, alt vekil konumunda bulunan tevkil edilen avukat, bağımsız olarak hareket eder.

Tevkil eden avukat, tevkil ettiği meslektaşının kusurlarıyla meydana getirdiği zarardan tevkil edilen avukat ile birlikte müteselsilsen sorumlu olur. Buna karşılık, avukatın hizmet sözleşmesiyle çalıştırdığı hukukçulara, şahsen ifası önemli olan bazı işleri bırakması halinde bile, bu kimseler hukuken alt vekil değil; fakat yardımcı kişi konumunda bulunduklarından, bu kişilerin vekil edene verdiği zararlardan dolayı avukatın sorumluluğu, Borçlar Kanunu’nun 100. maddesi uyarınca olur.

Vekâletten Uygun Olmayan Zamanda Çekilmekten Kaçınma Yükümlülüğü : Avukat kural olarak üstlendiği işi sonuna kadar takip etmek ve vekil edenine bilgi vermek zorundadır. Ancak avukat-vekil eden ilişkisi, özel nitelikte bir güvene dayandığından, güvenin sarsılması durumunda gerek avukat bakımından herhangi bir sebep göstermeden vekâletten çekilmek, gerekse de vekil eden bakımından yine sebep göstermeden avukatı azletmek hakları mevcut bulunmaktadır.

Belli bir işi takipten veya savunmadan kendi isteği ile çekilen avukatın bu işe ait vekâlet görevi, durumun vekil edenine tebliğinden itibaren on beş (15) gün süreyle devam eder.

Avukatın görülmekte olan bir davada vekâletten çekilmesi halinde, bu duruma ilişkin olarak ilgili mahkemeyi de bilgilendirmesi gerekir. Mahkemeye vekilin istifasının ulaşması ile birlikte vekilin vekâlet görevi son bulur.

Vekil Edenin Talepleri Dairesinde Vekâlet Görevini Yürütme Yükümlülüğü : Avukatın yürüttüğü mesleki faaliyette başarı ve masraf rizikosunu sonuçta vekil eden taşımaktadır. Bu yüzden, avukat, görevini vekil edenin haklı talepleri dairesinde yürütür.

Vekil Eden Menfaatlerini Koruma ve Savunmada En Güvenilir Usulün İzlenmesi Yükümlülüğü : Avukatlık faaliyeti sürdürülürken, vekil edenin hakkına ulaşması için birçok hukuki yolun varlığıyla karşılaşılması çok sık rastlanılan bir durumdur. Böyle bir durumda avukat vekil edenin menfaatini koruma ve savunmada en güvenilir olan yolu izlemelidir.

Vekil Edenine Yol Gösterme ve Tavsiyede Bulunma Yükümlülüğü : Avukat, hukuki uyuşmazlığın çözümünde ilk olarak olayın hukuki niteliğini tespit eder ve yapacağı hukuki yardımın türü ve yöntemini belirler. Avukatın mesleki faaliyetleri öncelikle vekil edeni aydınlatma yükümlülüğünün yerine getirilmesiyle başlar. Bunun ardından ise avukatın vekil edenine yol gösterme ve tavsiyede bulunma yükümlülüğü gelir. Bu yükümlülüğün dört alt gereği vardır:

  1. Dava rizikosuna dikkat çekme yükümlülüğü,
  2. Masraf rizikosuna dikkat çekme yükümlülüğü,
  3. Avukatın yargısal nitelikte olmayan faaliyetine ilişkin istişare yükümlülüğü,
  4. Sulh olunması sırasında avukata düşen dikkat çekme yükümlülüğü.

Üstlendiği Her İş İçin Dosya Tutma Yükümlülüğü : Avukatlık Kanunu’nun 52. maddesine göre, avukat üzerine aldığı her iş veya yazılı mütalaasına başvurulan her husus hakkında düzenli dosya tutmakla yükümlüdür. Dosya tutmayan avukat, bu yükümlülüğünü ihlal etmiş olur. Av.K. m. 53’ e göre, avukat yaptığı görüşmelerden gerekli saydıklarını bir tutanakla tespit eder. Tutanağın alt tarafı görüşmede bulunanlar tarafından imzalanır.

Elinde Bulundurduğu Dava Evrakı ile İlgili Yükümlülükleri : Avukatlık Kanunu’nun 39. maddesine göre avukat, avukatlık ücreti ve yapmış olduğu giderler kendisine ödenmedikçe, elinde bulunan evrakı geri vermekle yükümlü değildir.

Evrakı Saklama Yükümlülüğü : Av.K. m. 39 gereğince avukat, kendisine tevdi olunan evrakı, vekâletin sona ermesinden itibaren üç yıl süre ile saklamakla yükümlüdür. Saklama yükümlülüğü, iade yükümlülüğünün güvence altına alınması amacından kaynaklanır. Aynı maddenin I. fıkrasının 2. cümlesi gereğince evrakın geri alınmasının vekil edene yazı ile bildirilmesi suretiyle, üç yıllık sürenin üç aya indirilmesi de mümkündür.

Evrakın Vekil Edence İncelenmesine Katlanma Yükümlülüğü : Her somut olayda olayın özelliklerine göre yorumlanmak ve hakkın kötüye kullanılması yasağı ihlal edilmemek kaydıyla, avukat vekil edenin gerekli evrakları inceleme yetkisine katlanmak zorundadır.

Hesap Verme Yükümlülüğü : Avukatın hesap verme yükümlülüğü Avukatlık Meslek Kurallarının 43. maddesinde, “Vekil eden adına alınan paralar ve başkaca değerler geciktirilmeksizin vekil edene duyurulur ve verilir. Vekil eden ile ilgili bir hesap varsa, uygun sürelerde durum yazıyla bildirilir” hükmü ile düzenlenmiştir.

Sır Saklama Yükümlülüğü : Sır saklama yükümlülüğü, Avukatlık Kanunu’nun 36. maddesinde ve Meslek Kurallarının 37. maddesinde düzenlenmiştir. Bu yükümlülük, avukatın vekil edeniyle arasında kurulmuş bulunan ve karşılıklı sadakat gerektiren özel nitelikteki güven ilişkisine dayanır. Bu yükümlülük sayesinde, vekil eden kendisini temsil eden avukatına haklarını koruması konusunda tam bir güven duyar. Avukat vekil edenin tanıklık konusundaki rızasına rağmen tanıklık etmeyebilir.

Avukatın sır saklama yükümlülüğü, vekâlet görevi son bulduktan sonra da devam eder. Vekâlet ilişkisi sebebiyle öğrenilen işletmeye özgü ticari bir husus veya vergiyle ilgili bir bilgi veya siyasi nitelikteki bir husus da avukat tarafından gizli tutulmalıdır. Ancak, avukatın meslek sırrı ile bağlılıktan kurtulabilmesini sağlayan bazı haller bulunmaktadır. Bunlar;

  • Vekil edenin rızası,
  • Iztırar Hali
  • Avukatın Özel Hukuka Dayanan Tazminat İstemi, Ceza Hukukuna Dayanan Yaptırım veya Meslek Hukukuna Özgü Disiplin Cezası Tehdidi Altında Bulunması Hali

Avukat-Mahkeme İlişkisinden Kaynaklanan Yükümlülükler

Avukatın aslında iki yönlü işlevi vardır. Avukat, bir taraftan hukukun uygulanması ve adaletin gerçekleştirilmesi yararına faaliyet gösterir; diğer taraftan ise avukat vekil edenin kişisel menfaatlerini korur. Ancak avukatın vekil edenin kişisel menfaatlerini koruma işlevi hukuk ve yasalarla sınırlıdır. Avukat, vekil edeninin menfaatlerini, mevcut hukuk düzenini ihlal ederek veya dolanarak koruyamaz.

Gerçeğin Bulunmasına Katkı Sağlama Yükümlülüğü : avukat hukuken önemli olan tüm bilgi ve belgeleri ileri sürmeli, bu hususları ortaya koymalı ve bu konuda özenli çalışmalı, dava malzemelerini ayıklamalı, yargılama ile ilişkili olmayanları yargılamadan uzak tutmalıdır. Uyuşmazlığa uygulanacak mevzuatı tespit yargıcın görevidir ama avukatın bu konudaki katkıları da çözüme yardımcı olur.

Teklif Olunan Bir İşi Haksız veya Yolsuz Bulduğunda Red Yükümlülüğü : Vekil edenin, avukata vekâlet vermesine sebep olan konuda bir dava açmanın sonuç vermeyeceği belli olmasına rağmen, avukat tarafından dava açılacak olursa, Av.K. m. 38/a hükmü ihlal edilmiş olur. Hukuken himayeye değer herhangi bir menfaat bulunmamasına rağmen dava açılması ise doğruluk ve güven kuralına uygun davranma konusundaki yükümlülüğün ihlali anlamına gelir.

Davayı Sürüncemede Bırakmaktan Kaçınma Yükümlülüğü : Avukat davanın olabildiğince çabuk sonuçlandırılması için gerekeni yapmakla yükümlüdür. Avukat bu yükümlülüğü ihlal ederek davanın başlangıcında veya davanın yürütülmesi sırasında yapılan usulü işlemler ile ilgili yargılamayı yavaşlatamaz. Aksi halde HMK gereğince celse cezası ile cezalandırılır.

Tanıklarla Temasa Geçmek ve Onları Etkilemekten Kaçınma Yükümlülüğü : Avukat, esasen tanık olarak dinlenebileceklerle ilişki kurmamalıdır. Avukatlık Meslek Kurallarının 24. maddesine göre, avukat ileride tanık olarak dinlenecek kimselerden istisnai hallerde bazı hususları öğrenmek mecburiyetinde kalsa bile, bu kişileri etkilemiş olma şüphesi altında kalmaktan kendisini korumalıdır. Bu bağlamda avukat tanıklara tavsiyede bulunamaz, ne şekilde tanıklık edecekleri veya yargıç önünde nasıl hareket edecekleri hakkında onlara talimat veremez.

Bilirkişilerle İlişkisi Bakımından Tabi Olduğu Yükümlülük : Avukatın tanıklarla olan ilişkilerde dikkat etmek zorunda olduğu hususlar, avukatın bilirkişilerle olan ilişkisi açısından da geçerlidir. Avukat bilirkişiler ile olan ilişkilerde de, bu hususlara dikkat etmelidir. Bu bağlamda avukatın, bir bilirkişiyle hazırlanan bir bilirkişi raporunun değiştirilmesini sağlayacak şekilde bir ilişki kurması meslek kurallarına aykırı olur. Bu durum ceza hukuku anlamında da suç teşkil eder.

Avukatın Yargılama Mercileri ve Resmi Makamlarla İlişkilerinden Kaynaklanan Yükümlülükleri

Avukatlık Meslek Kurallarının 17. maddesinde, avukatın yargıç ve savcılarla ilişkisinde, avukatlık hizmetinin özelliklerinden kaynaklanan ölçülere uygun davranmak zorunda olduğu, bu ilişkilerde karşılıklı saygının esas olduğu belirtilmiştir. Avukat, yargıçları ve diğer resmi mercilerde görevli olanları, adli olmayan yollardan etkilememelidir.

Avukatlık Statüsünden Kaynaklanan Yükümlülükler

Avukat, mesleğe girişi ve avukat statüsünü kazanması ile birlikte pek çok yükümlülük altına girer. Avukatın statüsel yükümlülüklerinin başında bir büro edinmek ve baro levhasına yazılmak gelir. Ayrıca avukat mesleğini icra etmeye başladığı andan itibaren baro keseneklerini ödemek, baronun olağan ve olağanüstü genel kurul toplantılarına katılmak, baro organlarında almış olduğu görevleri yerine getirmek, CMK m. 150 gereğince görevlendirildiği işleri görmek, baro levhasında yazılı bürosundan başka yerlerde, mahkeme salonlarında veya adliye binası içinde başka bir yerde iş sahipleri ile hukuki danışma ve iş kabulü amacı ile bir araya gelmekten kaçınmak, hâkim veya Cumhuriyet Savcısının eşi, sebep veya nesep itibarıyla usul ve füruğundan veya 2. dereceye kadar hısımlarından ise, davada avukatlık etmekten kaçınmak, meslekle bağdaşmayan nitelikte bir başka işi yapmaktan kaçınmak; TBB ve baro organlarındaki görevleri dolayısıyla öğrendiklerini açıklamaktan kaçınmak ile yükümlü olur.

Yine avukatın çıkar karşılığı iş temin etmek, çekişmeli hakları edinmek veya bunların edinilmesine aracılık etmek, iş temin etmek için reklam sayılabilecek her türlü teşebbüs ve harekette bulunmak, özellikle tabelalarında ve basılı kâğıtlarında avukat unvanı ve akademik unvanları dışında bir sıfat kullanmaktan kaçınmak biçiminde yükümlülükleri de vardır.


Yukarı Git

Sosyal Medya'da Paylaş

Facebook Twitter Google Pinterest Whatsapp Email