aofsoru.com

Film ve Video Kültürü Dersi 6. Ünite Sorularla Öğrenelim

Televizyon Ve Kültür

1. Soru

Kitle iletişim araçlarının bireyin toplumsallaşma sürecindeki etkileri nelerdir?

Cevap

Kitle iletişim araçları ve kültür arasındaki ilişkide kültürü oluşturma, tamamlama veya değiştirme gibi özellikler ön plana çıkmaktadır. Birey başta aile olmak üzere, sosyal çevre eğitim kurumları ile var olan kültürel yapıya uyumlu bireyler yetişmeyi, yeni rol ve davranış modellerinin temelinde yatan norm ve değerleri topluluğun bütün üyelerine kabul ettirmek ister.


2. Soru

İletişim ve kültür alanında kitle iletişiminin önemine yönelik ilk araştırmalar ne zaman gerçekleştirilmeye başlanmış, bu araştırmalar hangi konuları ele almıştır?

Cevap

Yirminci yüzyılın ilk çeyreğinde Batı Avrupa ve Amerika Birleşik Devletleri’nde yapılan toplum bilim incelemelerinde, iletişim ve kültür alanlarının önemi güçlü bir biçimde vurgulanmaya başlamıştır. I. Dünya savaşı öncesini de kapsamak üzere, savaş yılları ve sonrasında ortak ideallere ve bir ulusal topluluğa bağlılık anlamında bir aidiyet fikrini güçlendirmede kitle iletişim araçlarının ve iletişimin önemi araştırılmıştır. 


3. Soru

Kitle iletişim araçlarının yayınlık kazanması bireylerin dış gerçekliği algılamasında hangi yönlerden değişiklere yol açmıştır?

Cevap

Endüstrileşme ile birlikte 19. yüzyıl sonrasındaki toplumlarda, kişilerin toplumsallaşması ve dünyayı öğrenmesi, kitle iletişimi aracılığıyla olmuş, anlatan ve dinleyen dünyalar ayrılmaya başlamıştır. Bu süreç içinde dış gerçekliğin algılanması kişisel yaşam deneyimlerinin ötesine geçerek kitle iletişim araçları tarafından oluşturulmaya başlanmıştır. 


4. Soru

McLuhan’a göre kitle iletişim araçlarını tarihsel hangi kategoriler içerisinde incelenmelidir?

Cevap

McLuhan kitle iletişim araçlarını tarihsel olarak üç bağlam içinde ele alır. Bunlar:

  • Kabile Çağı (1500’ler öncesi): Temel iletişim aracı olarak kendisini konuşma ya da şarkı biçiminde "söze" bağlaması.
  • Kabileleşmeden Çıkma Çağı (1500 - 1900): Özellikle baskı biçimindeki mekanik medyanın ortaya çıkışı ve egemenliği.
  • Yeniden Kabileleşme Çağı (1900’ler sonrası): Televizyon ve radyo gibi elektronik kitle iletişim araçlarının egemenliği.

5. Soru

İletişim tarihinde birer devrim olarak nitelendirilebilecek en önemli gelişmeler nelerdir?

Cevap

İletişim tarihinde birer devrim olarak nitelendirilebilecek en önemli gelişmeler İ.Ö. dördüncü yüzyılda yazının bulunması, 15. yüzyılda matbaanın işlerlik kazanması ve 19. yüzyılın ortalarından itibaren de telgraf, radyo, sinema, televizyon ve bilgisayar gibi modern teknolojilerin insan yaşamına girmesidir.


6. Soru

McLuhan’a göre kitle iletişim araçlarının yer aldığı tarihsel bağlamlar hangi gelişmeler ile sonlanıp yeni dönemler başlamıştır?

Cevap

Mcluhan’ın bahsettiği "kabile çağı"ndan "kabileleşmeden çıkma çağı"na geçiş Johannes Gutenberg tarafından matbaanın icadıyla başlamıştır. Böylece sözlü iletişimdeki kabileleşme modeline daha az bağımlı olmayı da beraberinde getirmiştir. Yazılı kitle iletişim araçları kabileleri ayırmıştır. İnsanları daha bireyselleştirmiş, daha bağımsız bir yaşama ve öğrenme biçimi oluşturulmuştur. Elektronik kitle iletişim araçlarıyla birlikte de yirminci yüzyıl yeni bir kabileleşme çağı olarak bu süreçte yerini almıştır. Başta televizyon olmak üzere teknolojiler insanları birbirine yakınlaştırmaya başlamıştır.


7. Soru

Elektronik kitle iletişim araçlarının sosyo-ekonomik sınıf, kuşak, etnik ve diğer farklılıkları üzerindeki etkileri nelerdir?

Cevap

Elektronik kitle iletişim araçlarının icadıyla birlikte okuryazarlık yetisi gerektirmeden bilgiye erişim herkes tarafından paylaşılmıştır. Araştırmacılar, elektronik kitle iletişim araçlarının sosyo-ekonomik sınıf, kuşak, etnik ve diğer farklılıkları sildiğini söylemektedirler.


8. Soru

Kültürel bir kurum olarak televizyonun işlevleri nelerden oluşmaktadır?

Cevap

Geniş bir izleyici kitlesine sahip olmasından dolayı çok fazla beğeni kültürüne seslenerek bir bakıma toplumsal bir uyum oluşturma görevi de üstlenen televizyon, büyük bir kitleyi ve bu kitlenin birçok alt kültür, alt izleyici grubunu kapsadığından diğer kitle iletişim araçlarına göre kitle kültürünü oluşturmada daha etkin bir araç olarak gösterilmektedir. Başka bir açıdan sınıfsız bir kitle iletişim aracı olarak da nitelendirilmektedir.


9. Soru

Televizyonun içinde bulunduğu hakim ekonomik, politik, sosyal yapı ile olan ilişkisi nasıl kurulmaktadır?

Cevap

Televizyon içinde bulunduğu toplumsal yaşamın söylemlerini yeniden üreterek kitlelere aktarır. Böylece televizyon kurulu endüstriyel düzenin ve devletin kültürel bir kolu olmuştur. Süregelen inanç ve davranışları koruma, dengeleme ve destekleme hizmeti gören merkezileşmiş bir sistem özelliği kazanmıştır.


10. Soru

Kültürel çalışmaların televizyona yönelik yaklaşımı hangi görüşler etrafında şekillenmektedir?

Cevap

Kültürel çalışmalar ise yalnızca izleyicileri pasif kurbanlar olarak değerlendirmenin sınırlılıklarına tepki olarak değil, aynı zamanda televizyon metinlerinin izleyicilere anlam ve etki empoze ettiğine ilişkin görüşe de yanıt verme amacına yöneliktir. Son yıllardaki çalışmalar izleyicilerin televizyon ile deneyimlerinin belli yönlerini kontrol etmek için, içerikten nasıl kendilerine özgü anlamlar çıkardıklarını göstermiştir.


11. Soru

Eleştirel kuram altında yapılan çalışmaların televizyona yönelik görüşleri hangi unsurlar üzerine odaklanmaktadır?

Cevap

Eleştirel kuram altında yapılan çalışmalar; televizyon programları gizledikleri ideoloji ya da anlamlar açığa çıkarılmak üzere çözümlenen birer metin olarak ele alırlar. Bu yaklaşım, ideolojik ve felsefi düzlemde, daha genel bir toplum ve kültür anlayışındaki ve toplumbilim çözümlemelerinin metodolojik yöntemlerindeki bir dönüşümle paralel bir görünümdedir. Bu çalışmalar televizyon söylemini incelerken taklit, temsil, ideoloji ve öznellik sorunları üzerinde yoğunlaşmıştır.


12. Soru

Televizyonun kültürel bir dışa vurum amacı olarak rolü nedir?

Cevap

Televizyon aracılığıyla yayılan mesajlar var olan kültürel yargıları ve değerleri yansıtır ve bireyin toplumdaki rolleriyle ilgili algılamalarını da oluşturur. Televizyonda sunulan, sonuçta toplumsal yapı ve gerçeklik içinde biçimlendirilen güçlerin karşılıklı etkileşiminin bir sonucudur. Televizyon diğer kitle iletişim araçları gibi toplumsal yapıda hâkim olan imajları yaratan ya da planlayan ileti sistemleri ve sembolleri üretir. Başka bir deyişle televizyon, çağdaş kültürlerde değişikliği üreten ve aynı zamanda var olan değerleri ve normları sürdüren kültürel bir araçtır.


13. Soru

Televizyonun öykü anlatma fonksiyon nedir bu fonksiyon nasıl ortaya konulur?

Cevap

Televizyon hem dünyaya hem de bilme yollarına ilişkin bilgimizi yönlendirir. Dünyaya televizyonun gösterdiği pencereden bakarız. Burada bir çerçeveleme söz konusudur. Bizim gördüğümüz bu çerçevenin içindekilerdir. Bu, aslında tamamlanmamış bir dünyadır; biz bu tamamlanmamış dünyayı yeniden inşa etmeye çalışırız. Bu süreçte televizyonun öykü anlatma özelliği karşımıza çıkar. Bu öyküler kim ve ne olduğumuzu, değerlerin ve tutumların nasıl düzenlendiğini, anlamların nasıl yüklendiğini ve değiştiğini anlamamıza yardım ederler. Televizyon bir öykü anlatıcısı olarak sembolik dünyamıza hâkimdir ve kafamızdaki imajların belirlenmesinde önemli rol oynar.


14. Soru

Geoger Gerbner’in kültürlendirme kuramına göre televizyon mesajlarını değerlendirebilmek için dikkat edilmesi gereken unsurlar nelerdir?   

Cevap

Bu unsur:

  • Varoluş: Televizyonun çıktıları nedir, içerik nasıldır ve hangi sıklıkla yapılır?
  • Öncelikler: Ne önemlidir, nasıl göze çarpar, hangi unsurlar merkezdedir ve daha kuvvetli verilir?
  • Değerler: Kültürel mesaj sistemleri içinde hangi değer yargıları vurgulanır?
  • İlişkiler: Ne neyle ilişkilidir, mesajın yapısal anlamları nedir? 

15. Soru

Televizyon program türleri hangi kıstaslar kullanılarak oluşturulmaktadır?

Cevap

Türlerin sınıflandırılmasında hem kültürel norm hem de yapım sınırlandırmaları ile ilgili gelenekler belirgindir. Geleneksel yapılar herhangi bir şekilde tekrar edilirler. Bunlar kullanıldıkları belirli bir tür içinde tanıdık, önceden haber verici ve türle ortaklık içinde olan elementlerdir. Bu geleneksel yapılar; karakter, öykü, ortam, kostüm ve dekor, müzik, ışık, diyalog, görsel biçim gibi ögeleri içerir.


16. Soru

Türlerin izleyici ile kurduğu ilişkide ortak toplumsal söylem nasıl oluşturulur?

Cevap

Türün kodları ve geleneksel yapıları bir toplumda belirli bir zamandaki baskın değerleri, toplumsal normları ve inançları yansıtır; ancak sabit veya değiştirilemez değildirler. Tür kavramı dönemsel, kültürel ve geleneksel olarak değişime açıktır. Türler ve onların gelenekleri kültürel gelişmeler gibi değişir. Biz bir dönem “normal” “kabul edilebilir” olarak gördüğümüzü bir sonraki yıl görmeyebiliriz.


17. Soru

Stereotip kavramı ilk olarak kim tarafından hangi anlama gelecek biçimde kullanılmıştır?

Cevap

Walter Lippmann, 1922 yılında yazdığı "Kamuoyu" adlı kitabında, stereotiplerin "çevremizdeki sosyal gruplarla ilgili kafamızdaki resimler" olduğunu ifade etmiştir.


18. Soru

Kitle iletişim araçlarında stereotip kullanımının sonuçları nelerdir?

Cevap

Stereotipleme ideolojinin farklı sosyal, ulusal ve ırksal gruplar hakkında bozulmuş mitler yaratarak kültürü pekiştirmesinin bir örneğidir.  Televizyon egemen stereotipleri doğalmış gibi yansıtarak, bunların yeniden üretilmesine yol açar. Televizyon temsilleri üzerindeki hegemonik mücadele stereotipler ile daha da yoğunlaştırılır.


19. Soru

Toplumsal gerçekliğin üretilmesinde temsillerin oynadığı rol nedir?

Cevap

Temsiller içinde bulunulan kültürden alınırlar ve içselleştirilerek benliğin bir parçası haline gelirler. İçselleştirilen bu temsiller benliği, söz konusu kültürel temsillerde içkin olan değerleri de benimseyecek şekilde yoğurur. Temsiller toplumsal gerçekliğin nasıl inşa edileceğine ilişkin olarak, başka bir deyişle toplumsal yaşamın ve toplumsal kurumların şekillenmesinde hangi figür ve sınırların baskın çıkacağı konusunda önemli bir rol oynarlar.


20. Soru

Stuart Hall’a göre televizyon söyleminde yer alan kod açılım biçimleri nelerdir?

Cevap

Stuart Hall’a göre televizyon söyleminde üç farklı kod açımlama biçimi bulunur. Bunlar:

  • Baskın egemen durum: Mesajın tam olarak vericinin istediği biçimde alınması.
  • Anlaşmalı - müzakereli kodlama: Mesaj ya mantıklı/evrensel yelpazede verilir ya da doğal/kaçınılmaz gibi meşrulaştırılır.
  • Karşıt kod açımlama: İzleyici doğru anlar ve tümüyle farklı biçimde alternatif referans çerçevesi ile karşılık verir.

Yukarı Git

Sosyal Medya'da Paylaş

Facebook Twitter Google Pinterest Whatsapp Email